29 harften yola çıkarak...

Sözlerim Yorulursa Susmalarımdan Kullanırım.

Subscribe to RSS feed

Sticky post

Deniz Fenerinden Yine Hoş Bir Proje Daha HOŞGELDİN BEBEK




İhtiyaç sahibi anne adaylarına müjde! Deniz Feneri, dünyaya gelecek bebekler için çok güzel hediyeler hazırladı.

Anne olmak ne zordur biliriz. Doğum öncesi onca sıkıntıya hiç gocunmadan katlanır analar. Doğumla birlikte hayatlarına bir yenilik, bir canlılık, bir mutluluk geleceği ümidi ile sabırla beklemelerini sağlar dokuz ay. Zengin, fakir tüm yuvalarda neşe kaynağıdır çocuk ama bazı evler vardır ki oralara neşeyle karışık hüzün hâkimdir. Zira bir masraf kapısı daha açılmıştır. Yeni kıyafetler, battaniyeler, zıbınlar, bezler.

Hastanedeyken başlar bu endişe, ana-babaların yüreklerinde.


[/ALIGN][/B][/SIZE]
İşte Deniz Feneri tam bu noktada yetişiyor imdada.

İhtiyaç sahibi ailelerin doğum sevinçlerini onlarla paylaşıyor ve maddi sıkıntılarına destek oluyor.

İhtiyaç sahibi annelere; içinde bebek çantası, zıbınlar, bebek giysileri, pijama takımları, tulumlar, montlar, önlükler, badiler, tişörtler, çocuk ayakkabıları, bebek bezleri, çoraplar, önlükler bulunan Hoş Geldin Bebek hediye setleri ulaştırıyoruz.

Gelin, bebek bekleyen annelere, onların sıkıntılarını azaltacak, dünyaya gözlerini açacak bebeğe ilk hediyesi olacak Hoş Geldin Bebek hediye setlerini birlikte verelim.



Sticky post

Deniz Feneri Derneği Ankara Şubesinde Yetimler Dileklerine Kavuştu

1001 Yetim 1001 Dilek projesi yardım severlerin destekleriyle yetimlerimizin yüzlerini güldürmeye devam ediyor.
Deniz Feneri Derneği Ankara Şubesinde bugün yapılan bir törenle çocuklar dileklerine kavuştu, onların heyecanına ve mutluluğuna sebep olmak sanırım herşeye değer.
Yardım severlerin, gönüllülerin ve çalışanların cümlesinden Allah razı olsun.


















Yüzlerinin gülmesini istediğimiz daha çok yetimimiz var unutmayın. Onların mutlu olmasına vesile olmak isteyenler, hala askıda bekleyen dileklerini gerçekleştirebilirler bu dileklere 1001 Yetim 1001 Dilek adresinden ulaşabilirsiniz.

Sticky post

1001 Yetim 1001 Dilek’11 adlı projede yer alan yetimlerden 12' si İstanbulu gezdi

1001 Yetim 1001 Dilek’11 adlı projede yer alan yer alan yetimlerden 12' si İstanbulu gezdi, Hiç görmediği yerleri tatmadıkları şevkati burada tattı.

Çocuklara İstanbul turunda; Ulaşım, Sağlık taraması, restorant, cafe, müze ve oyun ve faaliyet alanında bir çok bağışçı ve kuruluş destek verdi. Çocuklarımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına kadar 1 hafta boyunca gönüllerince eğlendi, abileri ablaları onlara hediyeler verdi. Şahsım adına konuşmam gerekirse bu projede yer almak onların heyecanına ortak olmak benim için çok güzel bir duyguydu. Emeği geçen herkez den Allah razı olsun
























Sticky post

Deniz Feneri Derneği Sudan'a sığınan Eritreli yetimlerin elinden tutuyor.



Deniz Feneri Sudan'a sığınan Eritreli yetimlerin elinden tutuyor.

Sudan’da faaliyet gösteren Abdullah B. Abbas Medresesi; eğitim verdiği yetim ve ihtiyaç sahibi öğrenciler için destek bekliyor.

Abdullah B. Abbas Medresesi, Sudan’ın Kessala ...şehrinin 15 km güneybatı kısmında, 29.000 kişilik nüfusunun % 90’ının yoksul olduğu Vüd Şerifi bölgesinde yer alıyor.

1992 yılında Eritreli muhacirlerin çocuklarının eğitimi için kurula okul hala aynı amaca hizmet ediyor.

400 çocuğun eğitim gördüğü okulda çocukların %80’i yetim kalanı da yoksul.

13 öğretmen ve 2 hizmetlinin görev yaptığı okulun aylık işletme gideri 2.880 Dolar yani yaklaşık 4.500 TL.

Yetimlerin okulda eğitim almaya devam edebilmesi için işletme giderlerinin karşılanması gerekli. Öğrenci ailelerinin bunu karşılaması imkansız.

Her bir öğrenci için aylık 100 TL kaynak oluşturulması halinde öğrenciler eğitimlerine devam edebilecekler.

Siz de Eritreli bir yetime destek olmak, ona eğitim ve iyi bir gelecek vermek ister misiniz?

Sticky post

Kazakistan Darul Erkam Vakfı, Deniz Feneri Derneği’ne bir teşekkürname gönderdi.




Kazakistan Darul Erkam Vakfı, Kazakistan’daki öğrencileri yaptığı yardım dolayısıyla Deniz Feneri Derneği’ne bir teşekkürname gönderdi.

Darul Erkam Vakfı Başkanı Halilullah Madcanov imzalı teşekkürnamede dile getirilenler şöyle;

"Kazakistan’ın Çimkent şehrinde bulunan Darul Erkam Kur’an Kursumuzda okumakta olan talebelerimize yapmış olduğunuz giyim yardımlarından dolayı minnettarız. Allahü Teala Türk Milletinin yapmış olduğu bu yardımları kabul etsin. Tüm öğrencilerimiz adına sizlere teşekkürlerimizi sunmak isteriz. Yardımlarınızın devamını istirham ediyoruz.

Yapmış olduğuğunuz bu yardımlariki millet arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirecektir. Hizmetlerinizin her geçen gün artarak devamını diler, hizmetlerinizde muvaffakiyetler dileriz.

Saygı ve hürmetle"



Deniz Feneri, Kazakistan Darul Erkam Vakfı’ndan gelen yardım talebine hızla cevap vermiş ve eğitim gören 61 öğrenci için giyim yardımları göndermişti.




Tüm öğrencilere başarılı bir hayat ve Kazakistan Darul Erkam Vakfı’na çalışmalarında başarılar diliyoruz.



Deniz Feneri Derneği, yeryüzünde yardıma muhtaç son kişiye ulaşıncaya kadar durmaksızın çalışmayı ilke edinmiş bir Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'dir.

Yaptığımız işler bizim için gururdur bunları paylaşmakta.




Sticky post

23 Nisan'a kadar bu sayfayı beğenen kişi sayısını 10.000 yapabilir miyiz acaba?




Yetimlerimizin Yüzünü Güldürelim..
Siz beğenirsiniz Arkadaşlarınız yardım eder belki vesile olur musunuz?



1001 Yetim 1001 Dilek Facebook Sayfamız

Sticky post

En Sevgili Gün, En Sevgilinin Günü Mevlit Kandili Hayırlara Vesile Olsun.




Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber’in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek O’na ümmet olmanın şuuruna erebilmek Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir Tesbih
Namazı kılalım bir de Hatm-i Enbiyâ yapalım.
O’na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.
Bu güzel günde en güzel feyzi almanızı dilerim

Duânızda Olmak Duâsıyla.

Sticky post

1001 Yetim 1001 Dilek’11 Başladı




Deniz Feneri Derneği, 2003 yılından beri her yıl düzenlediği 1001 Çocuk 1001 Dilek Projesini bu yıl yalnızca “yetimler” için gerçekleştiriyor.

Projenin amacı hem çocukların dileklerini gerçekleştirmek hem de onların bir yıllık ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bir havuz oluşturmak.

Bu yıl proje kapsamında, Türkiye’nin 81 ilinden ihtiyaç sahibi 1001 yetim çocuğun dilekleri, istekleri, duyguları, beklentileri ve söylemek istedikleri www.binbiryetim.com adresinden hayırseverlerle paylaşılacak.

Dilekleri, bağışçılar site üzerinden okuyarak ve mektupların orijinalini görerek gerçekleştirebilecek.
Projenin startı, en sevgili Yetim Hz. Muhammed Aleyhisselamın doğum günü olan 14 Şubat’ta veriliyor.

Deniz Feneri ilk etapta 100 yetime 50’şer TL karne hediyesi vererek başlatıyor projeyi.

1001 yetim çocuğun kalplerindeki coşku ve isteği yansıttıkları mektupları birlikte okumak ve birinin dileğinin gerçekleşmesine yardım etmek için; www.binbiryetim.com adresini ziyaret etmeniz yeterli.
[/ALIGN][/SIZE]





Konu ile ilgili bilgi veren Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz, Türkiye’nin her bölgesinden binlerce dilek topladıklarını, bu yıla kadar 23.300 çocuğun dileğinin gerçekleştiğini söyledi. İlk dileğin sekiz yıl önce gerçekleştirildiğini vurgulayan Av. Mehmet Cengiz, “Yüzlerde oluşan küçük bir gülümseme bizim en büyük mutluluğumuz. Projemize destek veren ve emeği geçen herkese şimdiden teşekkür ediyorum” dedi.










Sticky post

Deniz Feneri Derneği Facebook Sayfalarımız.

Sticky post

Merhamet diye bağırasım geldi!




Şair Ziya Akyürek Darfur'da yetimlerle buluştu. Onlara Türkiye'den selam götürdü. Biz de kendisine Darfur izlenimlerini sorduk:

Ziya AKYÜREK:

Yolumuz yetimlerin diyarına düştü. Darfur’a doğru yol aldık. Vardığımızda yanımızda elinden tutup götürdüğümüz on dört yüreği gözlerine inmiş arkadaşımız vardı. Çok yer gezdik orda, çok şeye şahit olduk. Ama bu yazının konusu gözlerinden ruhumuzu sallayan yetimler olduğundan, bu yazı da bir gezi yazısı değil bir gönlün itiraflarıdır.

Yetimlerin kaldıkları yerde diz çöküp kaldık. Seksen kişilik iki yüz kişilik yetimhanelere uğradık. Hepsinin elinde bir tahta vardı. Sorduğumuzda bu nedir diye, defterleri olduğunu öğrendik. Ne yersiniz ne içersiniz diye sorduk sabrın kahramanlarına, sevgiye susamışlara, gözleriyle kalbimizdeki zulmetleri yok eden has güllere. Bir öğün yemek yerlermiş; o da bir çeşit, bir dilim ekmekten ibaret. Üzerlerinde tek kıyafetleri var. Dünya bunlara kendini kabul ettiremiyor anladık. Ne var ne yok diye sordu oradan gelince bir dostum. Ona dedim ki: “Günahsız gözler gördüm. Boşluğa bakar gibi bakıyorlar. Bizi necip milletimizi çok seviyorlar. Ve elimizden annelerinin ellerinden tutar gibi tutuyorlar. Yüzlerinde görmediğim tebessümün gönüllerindeki tokluktan olduğunun farkına varıyorum. Başım önümde, bir yetimhanenin duvarına çöküyorum. Elimden Orhan Erdoğan tutuyor ve “Ziya hoca vakit koşturma zamanı” diyor. Evet, insanların meseleler karşısında boş duranlar ve koşturanlar diye ikiye ayrıldığını öğrendim. Meselenin altında ezilmek değil, meselelerin karşısında seher bereketi olmak gerekiyor. Derviş azığıyla yol alanlar gönülsüz koşuyorlar. Yetim yüreğimdeki sesi dinledim. Yetimler bilir sadece bayram günü bayramı özlemeyi, gelmeyenin yollarına intizar ile gelmeyeceğini bile bile bakmayı, bitmeyen geceleri, hayatı hayat kılan şeyin sevmek olduğunu, annenin babanın evlat için yıkılmaz bir devlet olduğunu… Ellerimden tuttular; ben mi onlarla ilgilendim onlar mı benle anlayamadım.”

Ve utandım… Şimdiye kadar ahesterevlik ettiğime, sevgime sınır koyduğuma, yalancı remillere sinir duyduğuma. Yok, yok olunca var olurmuş. Yetimler sabah uyanıyorlar. Davudi sesleriyle Kelamullah’ı okuyorlar. Zamanı ayaklarına çağıran bu yüzü yerdeler gönüllerimize en büyük nasihati ediyorlar. İnsanları sevmek ve sevdiğini belli etmek akılın yarısıdır, sözüne halleriyle işaret ediyorlar. Yokluğunun yetimi olduğumuz Efendimiz’i (sav) orada daha iyi anlıyoruz. Sevgili buyurmuş ki: “Eğer kalbinin yumuşamasını istiyorsan fakiri yedir, yetimin başını okşa!..” Kalbimizin tıkanmış damarlarından bir şeylerin aktığını hissetim. Yetim kelimesinin sırrına hep inandım. Kalbime ayrı bir dokundu yetim sözcüğü. Yetim yüzleri ise kalbimi deler geçer.

Bizim varlıktaki yokluğumuzu anladım gidince. Akşamın zulmeti ilk yetimhanelere çöküyor; ama onlar bu zifiri gecelere karanlıkları dağıtan bakışlar sunuyor ve gecenin en olmaz denilen yerinde varlık cilvesi gösterip azıklarını topluyorlar. Sabah ne yiyeceklerini düşünmüyorlar. Mutfakları olmadığından belki de…

Hangi elbiseyi giyeyim gibi bir dertleri de yok. Ağlarlardı belki de başlarını koyacak bir diz bulsalardı. Anne demenin tadını da öteye saklamış bu hayatı gün kadar ortada olan insanlar. Yokluğa kaç kere dillerinden anne sözü düştü kim bilir. Ama herkesin bildiği bir şey varsa, o da o sese karşı bir aksi sedanın olmayışıdır. Merhamet diye bağırasım geldi kaç kere. Ağlamak istedim saatlerce… Ağlayamadım. Gözyaşları bile duygulara elçilik etmedi, edemedi. Şiir yazayım dedim; baktım ki kelimeler kaçıyor dilimden, gönlümden. Tespihime baktım o da tane tane olmuş titreyen elerimde. Diyor ya bir dertli: “İki büklümdüm oldum dört büklüm”

Ben bir kul olarak bu kadar merhamet duyuyorsam, onları var eden ve varlığından haberdar eden zamanın içinde hikmetini gösteren ve yeryüzünde Hakîm, Mürettib, Mürebbi, Müdebbir ismiyle bize kendini gösteren Allah, elbette ki Rahmet nazarıyla onlara bakıyor. Bize ders veriyor ve sultanlığını bizi bir yetime muhtaç ederek anlatıyor. Biz muhtacız onlar değil. Bizim kalbimizin yumuşaması lazım. Ayette dendiği gibi:

"İman edenlerin zikrullah için kalplerinin saygı ile yumuşaması zamanı hâlâ gelmedi mi?" (Hadîd:16) Yetimlerin yanında Allah’a giden yolları gördüm.

Şimdi bana oralardan bir türkü söylemek kaldı herkes bunu duyana kadar. “Ey nefis sıyrıl hazan duygularından ve bir yeşillik ol. Sıyrıl hazan duygularından ve bir yeşillik ol, uçuşsun kuşlar, kuşçuklar çevrende.. Bir su kaynağı ol, koşsun bütün bağrı yanıklar semtine… Mumlar gibi eri ve etrafına ışıklar saç; hem öyle bir saç ki, mehtabı temâşâya dalmış olanlar, onu bırakıp da senin ikliminin pervanesi olsunlar. İnsanları tıpkı bir anne gibi öyle sıcak ve içten kucakla ki, hışmından korkanlar bile, tereddüt etmeden kendilerini senin kucağına atsınlar. Allah'ın sana ihsan ettiklerini sen de saç cömertçe etrafına; saç ki, insanı insanlara, Cennet'e ve Allah'a yaklaştıran en sırlı formül civanmertliktir.”

Orda kin yok, nefret yok, haset yok, gıybet yok… Ne mi var, şükür bestesinde sabırla pişmiş mecnunları yola koyan AŞK var AŞK…

Rukiye Günal
Haber Kültür.Net


February 2012
M T W T F S S
January 2012March 2012
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29