MEL...

Acını Seçmekte Özgürsün...

YAZIK...

Nietzsche der ki: '' Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi , hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz . Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır! Böyle bir seçimle iktidara gelenler , düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir . . .

ATA'mın ATATÜRK'ÜN SÖZLERİ... (anlayanlara!)PROF.ÜSTÜN DÖKMEN' den HAYATA DAİR...

Comments

nihanelan Monday, June 13, 2011 10:28:06 PM

inançsız bi adama göre guzel yazı.. cok dogru demıs.

MelikE-melike- Tuesday, June 14, 2011 1:31:41 PM

bence herkesin inancı kendine mesela din kisvesi altında siyaset yapanlar, dini duyguları sömürenler de sözde inançlı kişiler. söylediğin gibi önemli olan burda ne söylediği hatta daha da öenmlisi okuyanların bundan ne anladığı.
yorumun için teşekkürler.

nihanelan Tuesday, June 14, 2011 1:51:30 PM

İSTE EN KOTUSU BU . DINI ALET EDENDEN DAHA IYIDIR BENCE HIC INANMAMAK . EN AZINDAN KULLANMIYO DINI BEN TESEKKUR EDERIM BLOGUN GUZEL KALMADI SİZDEN AZALDIK BENCE BEN BUNU GÖRUYORUM ..

MelikE-melike- Tuesday, June 14, 2011 9:01:25 PM

okumayan, araştırmayan, geçmişini/tarihini bilmeyen dolayısıyla da geleceğinden bi haber, söylenen her şeye inanan koyun gibi bir toplum isteniyor öyle bir toplum ki daha neyi neden savunduğunu bilmeden 3 kuruş fazla kazanıyorum ya da dometesi daha ucuza alıyorum diye vatanının karış karış satılmasına göz yuman bir toplum. ama biz bizim gibi farkındaliğa sahip insanlar var oldukça tek kişi kalsak bile elimizden geleni hatta daha fazlasını yapacağımıza eminim...
düşüncelerin için teşekkürler.

nihanelan Tuesday, June 14, 2011 9:23:53 PM

cok dogru söledıniz ve özetledıniz turkıye nın halını turk gencıne yakısır bı sekılde ınanın ataturk u unutmamıs bı turk gencı gördugumde gurur duyuyorum ben tesekkur ederım..

NaSbedrunnisa Wednesday, June 15, 2011 5:12:31 AM

yüreğine minnet be arkdaşım ne güzel dillendirmişsin söylemek istediklerimizi...

Saygılar selamlar...

kalenderKalender Wednesday, June 15, 2011 4:49:27 PM

Aziz Nesin Nietzsche'nin söylediklerine benzer tespitlerde bulunmuş, büyük bir cesaretle de savunmuştu. Bildiğiniz gibi bu sorunla ilgili olarak başına gelmedik şey kalmamıştı. Sivas'ta (Madımak) yaşanan katliam hala hafızalarımızda. Kısaca tartışma yeni değil, düşünen, duyarlı kesimlerin gündeminden hiç düşmedi, insan profilimizin istenilen normlara kavuşacağı güne kadarda sürecek.

Ben de bu görüşlere katılmakla birlikte, bu türden tartışmaların alenen yapılmasını tehlikeli bulanlardanım. Elitist, tepeden bakan aydın tipinin halkla arasını açtığı için, aydının, aydınlatma görevini ıskaladığını düşünüyorum. Halk bu nitelemeye (cahil, koyun vb.) hassasiyet göstermekte haklı olarak kendisine hakaret olarak algılamakta, aydınla arasına uzlaşmaz çelişkiler koymaktadır. Oysa aydının görevi köprüleri atmak değil, kurmaktır.

Kendisine hiç ışık verilmeyen halkla, cumhuriyet dönemi aydın tipinin kronik sorunu haline gelen bu soğuk iletişimsizliğin devamından sizce kimler yararlanıyor? Tartışılan konuların zaman ve zemini iyi seçilmezse, istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bu topluma karşı sorumluluğu olduğunu düşünenlerin çok dikkatli olmasını gerektirir. Anlatmak istediğim şeyin kitle kuyrukçuluğuyla alakasının olmadığını belirtmeliğim.

Elbette her türlü sorun kendi mecrası ve mantığı içinde tartışılarak çözümlenmelidir. Söylemek istediğim şey; halkın hassasiyetlerini gözeterek, tepeden bakma kolaycılığından sakınılmalıdır.

MelikE-melike- Wednesday, June 15, 2011 6:33:47 PM

söyledikklerine kısmen katıldığımı belirtmeliyim. bahsettiğin elitist kesim dünkü chp bugünkü televizyonlardaki sözde aydınların düşünceleridir bunlar daha çok halkın anladığı değil halka inandırılmak istenen olgulardır. (madımak olayına hiç girmek istemiyorum çünkü, orda insanlar çok büyük acılar çekerek ölmüşlerdir ama olayın arkasındaki unsur kitlesel bir hareket değil daha çok terör örgütünün provokasyonudur. bu şahıslarda o dönemki kamera görüntülerinde tespit edilmiştir.)
ilk yorumumda da söylediğim gibi yazdıklarım ya da söylediklerim karşıdakinin ne anladığını daha önemli kılmakta. hepimiz halkız ve hepimiz bu milletin çocuklarıyız kullandığım sıfatlar yaftalamaktan ziyade bizim sokulmak istendiğimiz konumdur. kendilerine katılmayan herkesi ya dinsiz ya vatan haini "ergenekoncu" vb ilan ediyorlar aslında o bahsettiğin elitist aydınların düştüğü hataya kendileri düşüyorlar şahıs nezdinde olmasa da kitlesel olarak kendilerinden kısmen nefret ettiriyor kısmen de soğuk bakılmalarına sebep oluyorlar. bu durumun neticesinde yine kendilerinin ortaya koyduğu siz, biz ya da laik veya akp li anlayışını ortaya çıkartıyorlar.
tartışılan konuların zaman ve zeminine gelince 3. dönem iktidarını yaşayan bir anlayış hangi dönemde değerlenddirilmeli sence, 9 yıllık bir iktidar kendilerine ses çıkartana biz de dosyaların var ayağını denk al (aydın doğan a) deniyor. bu gün yaklaşık aynı süreyi iktidar olarak geçirmiş olan adnan menderes paldır küldür asılıyorken içinde yaşadığımız umutsuz dönemde birilerinin birilerini eleştirmesi hangi zamana denk gelmeliydi!
hiç ışık verilmeyen halk daha önce bu ve buna benzer siyasi görüşleri defalarca başına getirdi (menderes, demirel,çiller, erbakan,yılmaz,bugün de erdoğan)bunların hepsi ya liberal ya muhafazakar ya da herikisi. 88 yıllık Cumhuriyet döneminin yaklaşık olarak 60 yılını bu anlayış yönetmiştir.
son olarak bizim asıl sorunumuz sorunun ne asıl mecrasını ne de asıl yerini biliyoruz.

Write a comment

New comments have been disabled for this post.