..nasıl erkenden unuttuysan anılarımızın hatrını şimdi hatırlayışın da gecikmiş bir mektuptan farksız artık.. alıntı..
Saturday, May 11, 2013 8:22:14 PM
Soğuk akşamlara benzeyen yüzlerimizi sıcacıkk soba misali gülüşüyle ısıtan annem…
kuvvetimin üstünde isteklerden bulunmaktan hep kaçtım bunca zaman..geçmişimin hiçbir anıyla orantılanamayacak günler yaşasamda şimdilerde,senle olan hiç bir anıma değişmem..Seni Seviyorum annem ...maree
kuvvetimin üstünde isteklerden bulunmaktan hep kaçtım bunca zaman..geçmişimin hiçbir anıyla orantılanamayacak günler yaşasamda şimdilerde,senle olan hiç bir anıma değişmem..Seni Seviyorum annem ...maree
Thursday, May 9, 2013 10:52:07 AM
anlamasan da öylesine söyleyecegim sözler var..ama içine kapalı bir gün yaşama bıkkınlığı içinde, sözlerime hakim olamamanın korkusu agır basıyo..
şu beynimdeki kargaşayı biri gelse silse süpürse temizlese...
yapayalnız çok konuşma hastalıgına tutulmuş gibi kendi kendime sorup cevapladığım hatta söylendigim günlerden biri sanırım..nedenini bildigim halde bilmezden gelip bulup çıkarma kramplarına giriyorum birde üstüne üstlük..
maree
şu beynimdeki kargaşayı biri gelse silse süpürse temizlese...
yapayalnız çok konuşma hastalıgına tutulmuş gibi kendi kendime sorup cevapladığım hatta söylendigim günlerden biri sanırım..nedenini bildigim halde bilmezden gelip bulup çıkarma kramplarına giriyorum birde üstüne üstlük..
maree
Thursday, May 9, 2013 9:41:35 AM
Zamanın bir yerinde unutulmuş, harabe bir ev gibi yüregim.. yalnızlığımın köşesinden bucagından açılmış çukurlar… dolduramıyorum boşluklarımı..yagmurumun harabeme düşen şırıltısı..ve bunlara inat boşluga sımsıkıya tutunma çabam..
İnsanların anlamadığım dillerinden nefret edebilirligi örtbas etmek için ugraşılarım sanki boşluguma sebep..dinlendiremedigim bir sinir laçkalığı…ah bu demmm..
maree..
nemalandıkları yeri kesmemek adına yazamaz bazılarımız içinden geçeni ki bu yüzdendir ki benimseyemezler içinden geleni yazmayı seveni.maree
Monday, May 6, 2013 6:39:17 AM
"elbet bir bildiği var bu çocukların
kolay değil öyle genç ölmek
yeşil bir yaprak gibi yüreği
koparıp ateşe atmak
pek öyle kolay değil
hem öyle bir ağaç ki şu yaşamak denilen şey
her bahar yeniden yeniden tomurcuklanır da
yalnız bir bahar çiçeklenir..."
kolay değil öyle genç ölmek
yeşil bir yaprak gibi yüreği
koparıp ateşe atmak
pek öyle kolay değil
hem öyle bir ağaç ki şu yaşamak denilen şey
her bahar yeniden yeniden tomurcuklanır da
yalnız bir bahar çiçeklenir..."
neler döktürülür ayrı kalmanın anatomisine..ama susuyorum susku yeterli dercesine ,anlamamaya direnmekte bünye.. maree...
giderken son kez söylüyorum, dönersem yine söylerim..
Saturday, May 4, 2013 11:51:25 AM
“giderken son kez söylüyorum, dönersem yine söylerim
rakım sıfır, nüfus yok, şarkılar yalan
grameri bozuk bir topraktır ardımızda kalan”
rakım sıfır, nüfus yok, şarkılar yalan
grameri bozuk bir topraktır ardımızda kalan”
GECE NÖBETiNDEN MEKTUPLAR ..
Thursday, May 2, 2013 5:49:29 AM
Başka bir dünyanın kapı aralığındayım, bıraktığın yerde .. Kendimi kaybetmişliğimin, varlığımı arayışımın telaşındayım ... Yetişemeyecekmişim hissiyatları içerisindeyim .. Korkularımı yenmeye çalışırken, telaşımla örtbas etmelerdeyim .. Geç kalmamak için yarın, bugün olmam gereken yere dünden yola çıkıyorum .. Seni suçladığım zamanlar, durumlar, olaylar için, son mesajımın telefonun ekranına düşüşü gibi .. Madem bugün gideceksin, dün neden gelmedin suçlamasını kendime yapıyorum şimdilerde ..
Sen bugün gideceksen, ben dün neden dayanmadım kapına .. Uğruna döktüğüm gözyaşlarımı saklamak yerine, neden başucunda değildim ..
Nice zamanlar geçmiş,neler yaşanmış üstüne .. Köprünün altından ne sular akmış .. Kaç insan eskitmişim, kaç kişi tarafından eskitilip köşeye atılmışım .. Karalara bürünmüş günler yaşamışım ..Hasret kalmışım ..
Ya da sadece alışmaya çalışmışım .. Acıma alışmakta usta olmuşum ..Mecalim kalmamış sanki savaşmaya ..Yorgun düşmüşüm belki .. Bu yüzden seninle ateşkes zamanım gelmiş seninle ve kendimle .. Son cümle'm dökülüyor sanki tam da suan da açıdan çatlayan dudaklarımdan .. Ben seni affettim demeye gayret ediyorum .. Cümle'm bile sonunu bulmuyor .. Ben seni affetmek istiyorum .. Bir kere dahi olsa yardımına razıyım .. Seni affetmeme yardım et!.. Dün gelmeyişin için affedeyim seni .. Doğduğum aylara denk düşen gidişinle hüzün çöken zamanlarıma makul açıklaman olsun ..
Kendime söz verdiğim zamanlara yenik düşüyorum bu gece .. Gece nöbetine bıraktığım duygularımı tozlu raflara kaldırmıştım .. Mektuplarım, gözümden damlayamayıp, içime akıttığım yaşlardan ibaretti .. Ama ben yine yokluk ağırlığının altında kaldım .. Gece nöbetine durdum, mektuplar döküyorum geri dönüşü olmayan, çıktığın o yollardan sana ulaşsın diye ..
Sessizliğin bedeli ne eder ?.. Hırpalanmışlıkla mı ödenir yoksa ağırlığı mı hesap edilir ?.. Hırpalanmışlıklarımın haddi hesabı yok .. Ağırlığınınsa, altında ezilmemek için mücadelelerdeyim .. Rüşvet versem, siler mi izleri, kaldırır mı yükün altından beni .. Sessiz kaldım, sensiz kalmışlığım yetmezmiş gibi .. Hangi bedel karşılar, karşılığı olan neyle öderim sessizliğimin hesabı ..
Sesime oturmuş hüzünle, türküler yakıyorum uğruna .. Yaşamadın Sen diye diye inletiyorum, ruh alemimi .. Doğdun da, yaşamaya fırsatın olmadı .. Ve sen, hangi günahlarının kefaretlerini ödedin şu yalancı alemde .. Can yangıların, ağrıların kurtarıp alır mı seni sırattan ?..
Daha az canın yanır dediğini yaptım .. Uzunca mektuplar yazdım sana .. Yolladım adresine .. Biliyorum teslim alan olmayacak ve geri dönecek o mektuplar ama en azından, senin üstünde ağırlık kalmayacak dediğin de aklıma geldi yollarken .. Dayanamadım, yolladım .. İadeli olsun istememiştim, geri gelsin istemedim kendime .. Diretmiştin, güçlü olmam için .. Denedim yapamadım .. Üstümden bir boran geçti benim .. Teslim almam gerekiyormuş .. Ve senden cevap gelecekmiş gibi alıp, okuyacağım o satrları ..
Bilmem kaçıncı gece nöbetinin teslimindeyim şimdi .. Sağanak yağışlıyım bugün, dünkü bayramlıklarınıı giymiş çocuk hissinin aksine .. Devamı da bildiğin şeyler işte .. Seni benden koparan, izleri taşımaktayım .. Birbirini gönülden sevenlerin, kaderleri de ortak yazılırmış .. Ortak kaderimizin izleri, beynimde, sol yanımda,camın yarısında ..
Gittiğin yollardan, ardınşira geleceğim zamanlar gelene kadar burdayım .. Ne zamana vurursa vuslat, gönlüme elzem oluşun hafifletir yaşanan herşeyi ..
GECE NÖBETiNDEN MEKTUPLAR ..
29Nisan'13 .. 05:15 ..
Sen bugün gideceksen, ben dün neden dayanmadım kapına .. Uğruna döktüğüm gözyaşlarımı saklamak yerine, neden başucunda değildim ..
Nice zamanlar geçmiş,neler yaşanmış üstüne .. Köprünün altından ne sular akmış .. Kaç insan eskitmişim, kaç kişi tarafından eskitilip köşeye atılmışım .. Karalara bürünmüş günler yaşamışım ..Hasret kalmışım ..
Ya da sadece alışmaya çalışmışım .. Acıma alışmakta usta olmuşum ..Mecalim kalmamış sanki savaşmaya ..Yorgun düşmüşüm belki .. Bu yüzden seninle ateşkes zamanım gelmiş seninle ve kendimle .. Son cümle'm dökülüyor sanki tam da suan da açıdan çatlayan dudaklarımdan .. Ben seni affettim demeye gayret ediyorum .. Cümle'm bile sonunu bulmuyor .. Ben seni affetmek istiyorum .. Bir kere dahi olsa yardımına razıyım .. Seni affetmeme yardım et!.. Dün gelmeyişin için affedeyim seni .. Doğduğum aylara denk düşen gidişinle hüzün çöken zamanlarıma makul açıklaman olsun ..
Kendime söz verdiğim zamanlara yenik düşüyorum bu gece .. Gece nöbetine bıraktığım duygularımı tozlu raflara kaldırmıştım .. Mektuplarım, gözümden damlayamayıp, içime akıttığım yaşlardan ibaretti .. Ama ben yine yokluk ağırlığının altında kaldım .. Gece nöbetine durdum, mektuplar döküyorum geri dönüşü olmayan, çıktığın o yollardan sana ulaşsın diye ..
Sessizliğin bedeli ne eder ?.. Hırpalanmışlıkla mı ödenir yoksa ağırlığı mı hesap edilir ?.. Hırpalanmışlıklarımın haddi hesabı yok .. Ağırlığınınsa, altında ezilmemek için mücadelelerdeyim .. Rüşvet versem, siler mi izleri, kaldırır mı yükün altından beni .. Sessiz kaldım, sensiz kalmışlığım yetmezmiş gibi .. Hangi bedel karşılar, karşılığı olan neyle öderim sessizliğimin hesabı ..
Sesime oturmuş hüzünle, türküler yakıyorum uğruna .. Yaşamadın Sen diye diye inletiyorum, ruh alemimi .. Doğdun da, yaşamaya fırsatın olmadı .. Ve sen, hangi günahlarının kefaretlerini ödedin şu yalancı alemde .. Can yangıların, ağrıların kurtarıp alır mı seni sırattan ?..
Daha az canın yanır dediğini yaptım .. Uzunca mektuplar yazdım sana .. Yolladım adresine .. Biliyorum teslim alan olmayacak ve geri dönecek o mektuplar ama en azından, senin üstünde ağırlık kalmayacak dediğin de aklıma geldi yollarken .. Dayanamadım, yolladım .. İadeli olsun istememiştim, geri gelsin istemedim kendime .. Diretmiştin, güçlü olmam için .. Denedim yapamadım .. Üstümden bir boran geçti benim .. Teslim almam gerekiyormuş .. Ve senden cevap gelecekmiş gibi alıp, okuyacağım o satrları ..
Bilmem kaçıncı gece nöbetinin teslimindeyim şimdi .. Sağanak yağışlıyım bugün, dünkü bayramlıklarınıı giymiş çocuk hissinin aksine .. Devamı da bildiğin şeyler işte .. Seni benden koparan, izleri taşımaktayım .. Birbirini gönülden sevenlerin, kaderleri de ortak yazılırmış .. Ortak kaderimizin izleri, beynimde, sol yanımda,camın yarısında ..
Gittiğin yollardan, ardınşira geleceğim zamanlar gelene kadar burdayım .. Ne zamana vurursa vuslat, gönlüme elzem oluşun hafifletir yaşanan herşeyi ..
GECE NÖBETiNDEN MEKTUPLAR ..
29Nisan'13 .. 05:15 ..
Saturday, April 13, 2013 12:45:42 PM
..durduğumuz yer cenk meydanı değil ki sevgilim
ama istersen, yani ille de bir taraf seçeceksen eğer
sen aşktan yana ol
ben senden yana bertaraf olurum..
alıntı
ama istersen, yani ille de bir taraf seçeceksen eğer
sen aşktan yana ol
ben senden yana bertaraf olurum..
alıntı
Saturday, April 13, 2013 12:25:08 PM
.....özetle giderek yalnızlaşıyorduk. beni merak etmiyordu, ben onu özlemiyordum. hiç yazmadı bana, ben de onu aramadım. ikimizin hissizliği de yalandı aslında, şaka gibiydi. kalbim içine kapanmış gibi ağzımda atıyordu da canı çıkmıyordu sanki. ben aklımı dünya işleriyle bozdum, o dünyanın öteki yüzüne çevirdi yüzünü ve gözlerimiz birbirimizi bir daha aramaz oldu, ya da öyle bir şey nasıl olduğunu hatırlamıyorum. ayrılık diyenler var buna, ama bence değil. ölümle de ilgisi yok. ama ne bileyim işte izah et deseler edemem. yokluğu, her gün teker teker kerpetenle tırnaklarını sökmek gibi bir şey aslında..
emri olur inansın bu sözüme..
Saturday, April 13, 2013 12:09:24 PM
Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu…
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak…
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Zor olan budur.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu…
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak…
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Zor olan budur.
Şimdi artık tek başımayım...hiç değilse hakkını veriyorum yalnızlığın...
anlama beni..sakın anlama....
Tuesday, April 9, 2013 11:12:41 AM
''..aklımız çıkıyor ya yanlış bir şey söylemekten, bir çuval inciri ziyan etmekten, setleri yıkmaktan, içimizdeki putları devirmekten, kalbimizi aklımıza devşirmekten, aklımız avucumuzda sitemkar, hilekar, ürkek bir yelkovan.. susuyoruz ya öyle dibine dibine, en pas yutmuş halimizle, sessizliğimiz bile yanlış anlaşılma korkusundan.. öyle ya, ya incinirse!''
Tuesday, April 9, 2013 11:03:09 AM
Adı sürgün!...sanırım!.
Bir piyon kutuda ,diğerleri sokakta...
İlk hamlede gök düşecek ,yırtılacak yüzümdeki sığ perde, Kusacağım!!.
İlk adımda ,her biri birbirinden yırtıcı kahramanlar taşınacak dünyaya...Ellerimi saklayıp ,gözlerimi yumacağım!. Annemin göğsünde dağınık taraflarım birikecek , sorsana! azmı üşüyeceğim!!..
sürgüne gönderilmiş mektupların arasından seçilip okunacağım defalarca ,dinleyen olmayacak.
Sürgün ,diz kapaklarıma yapışan uzun bir yolun alnından eğilip ,bakacak gözlerime...
Ağlamak yok ,biraz daha gayret!!...Salya sümük eğrelti bir acı işte karşında!..sakın ha! yok yok ..ağlamak yok!.
Ellerimin sıvası döküldüğünden beri ,kuşları hangi renge boyasam tutmuyor...
Kalabalık dokunmalar ,yanlış kanatlar ,tek hamlede parçalanacak kadar ucuz bir gök..yakalamam!..
Ellerimi yıkık duvarların arkasında saklıyorum ,sıvası yok!.
Bakma gözlerime ,ne olur bakma!..orda insan yok!.
Uçurtmalar gayet resmi buğünlerde ,alıcısı yok!...
köhnemiş bilyeler etrafta avuçlayan yok!...
Uzağa bir sürgün bırakmışlar ,git al! diye bağırmış birisi ,gitmişim!!.
En az kendimde kalmışım! ,mızıkçılığım tutmuş en çok kendimden caymışım...
yol boyu ,soluksuz koşmuşum! ,düşmüşüm ,kanamışım ama hiç ölmemişim! ,yaşamışım hey!! yaşamışım!.
Az gülüp ,çok ağlayanlara fedakarlık etmişim...
vefa doğmamışken daha isim bulup ,sonra kazımışım yerinden!.
dizlerimin üzerine ,yere kapaklanınca kimsenin ceketine asılmadan ,ayağımın tekini bulup kalkmışım!...
Çelme takanları yazıp bir müsvetteye ,okumuşum her birine!!..
Kiralık evler değil ,kiralık ruhlar tutmuşum yanıma, yanım kirlenmiş...
Griye ,dönünce perdelerin rengi ,pencereleri kıranları ayıklamışım odalardan!.
Kim ne derse desin ,Gün geçtikçe büyüyorum ,odamda...sılaya kaç var ,bilmiyorum!.
Ama Sürgündeyim!! ,öyle diyorlar!...
______
susku
______
Monday, April 8, 2013 2:38:35 PM
Biraz gez, dünyanın hiç kimsenin olmadığını anlarsın.
Nereye kök salsan bir başkalık bir yabancılık taşıdığını.
Nereye adım atsan sona kaldığını.
O zaman anlarsın Âdem'den bu yana bu yerli olmadığını.
Mülkün Gerçek Sahibi bu kadar zahirken, toprak üzerinde kimsenin kimseye öncelik hakkı bulunmadığını, sadece bazılarının biraz erken geldiğini bazılarınınsa biraz geç kaldığını..
Nazan Bekiroğlu
Friends (3)
Shoutbox
Latest comments
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
|
| ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | ||











