Skip navigation.

exploreopera

| Help

Sign up | Help

kullanma ve kıllanma klavuzu

Şimdi elimizde 1adet 1arkadaş var..
Dişi ve dişli kendisi ve 1az prenses ayıptır söylemesi..
1az kaprisli, 1az şımarık, 1az ukala, 1az çekemez, 1az haddini bildiren, 1az bilmiş, 1az da işte yazabilse..

Şimdi bu kız en son 1ine mi aşıktı ne
1sene öncesine kadar emindi aşık olduğundan ve olunduğundan..
…Da şimdi bu arkadaş 1az dağıldı yine.
Ona ithafen yazılmış 1yazıdır bu..

Bu karşı cinsteki deli manyak 1az ilginçti ama 1az. Aslında o robot-uzaylı ayrımında uzaylılardandı ki belki de bu onları bağladı 11lerine..

Gelmelerden korktular; gitmelere alışamadılar. Aradan 1sene geçti, koptular, barıştılar, tripleştiler,savaştılar, oyunlar oynadılar ..


“bu düş ne zaman biter , sensizlik beni uzağa iter
gerçekler de olmasan da seni bulmaya değer.”


Diyerek kız yola çıktı, az gitt,i uz gitt,i dere tepe düz gitti..
Sonunda 1kasabaya vardı ve baktı ki; orda çocuk. Tanıştılar, konuştular, yolları aşındırdılar..
Sonra 2.kez kız gitti..

Sonra her şeyi yok ettiler; aralarda kocaman boşluklar… Tamamlanamayan cevapsızlıklar, verilen ve yokedilen umutlar, hayatlarla kavgalar, 1 gülüp ağlamalar, kaybedenler, kaybedilenler, yaşanamayanlar..
Acılar ve sonlar sanki 2kişinin kaderiydi bu olanlar..


“Durma hiç biri son gidiş olmadı
Durma hepsine ağladın buna da ağla
Sonuncusu bile acıtmaz
Acıtan yaralar derinlerde”



Bu şarkıydı dimi onları karşılaştıran; ya da bu şarkı habersizdi yazılırken, kaderin onları 1leştireceğinden..
Durmak, kalmak, gitmek ve ilerlemek; 1vagonla ulaşmak sana ve bana kolay mıydı acaba?

Zaman aktı gitti, bizim kız mailleri sakladı, kavgaları unuttu, öpüşmelerden kaçamadı, yüzleşmekten korkmuştu, korkularını söylemişti ama aradan 1sene geçmişti değişmişler miydi? 1sene içinde hep görüşmüşlerdi, konuşmuşlardı, aslında hiç kopmamışlardı, nasıl tanışmışlardı komik miydi? Hatırlanıyor muydu hala? “Durma”nın önemi neydi 2si için? Dönüşte uyuyan erkek tarafımız hayatının en güzel günlerinden 1ini unutmuş muydu acaba? Yada son buluşmada gara gelmeyi unutmalı mıydı acaba? Ya da erkenden beklemek zor mu gelmişti? Belki de hayatı kötüydü 1gece öncesinden ve belki de uykuya sığınmıştı, kıza sığınmayı göze alamayıp. Çünkü erkek korkuyordu bildiğim kadarıyla oynanmaktan, üzülmekten, kırılmaktan. Aslında aynı korkular değil miydi onları bütünleştiren, aslında farklı yaşanan hayatlar onları sarmamış mıydı? Uzun ilişkilerden ve uzun yollardan geçmemişler miydi? Kız mı eski sevgilisini unutamıyordu ya da erkek mi ya da eski sevgililer var mıydı hala mütemadiyen hayatlarında? Olmalılar mıydı? Onlarla mı ya da bizle mi devam edilmeliydi yola?

“belki bir gün özlersin ...
başka adamlarla
başka şehirlerde yürürken .”


Ya da...


“üzülmemek diye bişey yok
üzülmem gerek
severek unutmak olur işmi
bilerek uçuruma önden atlanır mı ki
kaybettiğinin yerine ne koysan dolmaz
boş bırakıcam yerini hep bomboş”


Böyle sözler söyleyecekler miydi 11lerine yada gerek var mıydı sözlere..
Daha başlangıçta açık değil miydi her şey neden hala cümlelere ihtiyaç vardı ki..
Çünkü galiba onlar sadece satır aralarını okuyabiliyorlardı henüz gözlerine bakıp okumayı çözememişlerdi..
Belki de fırsatlaır olmamıştı ya da yaratılamamıştı..

Peki hiç 1 gece uyumuşlar mıydı 11ilerine sarılarak?
Şehrin sokaklarında hiç kaçamakça el ele tutuşmuşlar mıydı?
Peki hiç dokunmak karşındakine, sigarayı paylaşırken yada tuzluğu uzatırken yada kapıyı açarken..
Bunu yaşamışlar mıydı?



“İçimde büyüyorsun deniz deniz,
Maviler kesiyor kendini boğazından,
Bir kız büyüyor kulesinde, dalga dalga.

Sen karşıma çıkan en güzel şeysin,
Bırak da sözlerim yüreğine değsin.
Yarın sensizlikle gelecekse,
Varsın ömrüm bugün bitsin.”



Ya da sensiz gün olamayacaksa, bugün bitsin diyebilirler miydi?
Ya o günler bitmeseydi?
Hani hatırlanır mı bilinmez ama “1gün” vardı, ona ne olmuştu?
1gün aslında o kadar uzakta değildi de onlar mı görememişti..



“benim küçük sevgilim
ben sana neler yaptım
kızdım sayfalarca
onlar bilmez onlar bilmez
yakarlar canımı
sanki yoksun gibi
sanki yalanmışız gibi”


Peki sayfalarca kırgınlıklar oldu mu?
Oldu.. “sana ne”, “bana ne” ,”kime ne” ler fazla mıydı ne?
Peki küçük sevgili oldu mu, oldu galiba emin değildi kız aslında ama emindi küçük prensten.. Oysa kendisi Heidi Prenses değil miydi zaten?



“yağmur var dışarda
soğuk ve sevimsiz
ıslanmak seninle
küçük ve önemsiz

gündüzler bitmek bilmezdi
gecelerim kabusla geçerdi

öfkeyle umutla korkuyla ve aşkla
sen başkasın hayalimden bir parçasın
sen geceleri pırıldayan bir yıldızsın gökyüzünde”


Yağmur yağmış mıydı beraberken, ya da yağmasa mıydı ne..
Islanmak mı sevgiliyle; eğer gerçekten o seninse..

1 zamanlar hayallerimiz de vardı değil mi?
Hatta 1rüya vardı..
Koca 1 sahne ışıklar , iyi müzisyenler, konser vedaları, alkışlar, sahneden inmeler ve sarılmalar.. Bu erkeği görmeden önceydi değil mi?


O zaman hayalimden 1parçamıydın hatırlayamıyorum ki..

Peki biz çocuk muyduk?
Flüt çalabiliyor muyduk, sakız çiğneyerek yürüyemiyenlerden miydik, yoksa yürürken aynı renk taşlara basmak mıydı marifetimiz, ya da biz şarkı söyleyebiliyor muyduk?

Peki
“okuduğun ilk roman
sevdiğin ilk adam
yasal acılarından
hatta yalnızlıktan
belki dolar gözlerin …”


O zaman bu şarkı var mıydı?
Gözünün yalnızlıklarnı silmek önemli miydi, 1000 bıçakla hangimiz geziyorduk, kime hayrandık o zaman, zamanında kendi ördüğün duvarlarına kızın adını mı fısıldamıştın, yoksa 1adın bile yok muydu?romanlar bitmemiş miydi zaten, sevgiler de yaşanmıştı geçmişten gelenler ilen, peki dolan gözler olmuş muydu?
Bence vardı onlardan da.. Ya sessiz harfler, galiba sessiz bekleyişler vardı..

Özlemek mi galiba sevmek için gerekli olan 1şeydi? O özlemek ki; mesela yollar katetmek ve gelip-gitmek ya da mesafeleri kısaltmak, hayallerini ve umutlarını hatırlamak..


“Sokaklar sakin geceler karabasan
Ellerim titrer
Kim bu ben mi, kim bu susan”


Rüyalardan kim vazgeçti ya da nasıl vazgeçildi..
Hangimizin elleri titrerdi?
En çok kim yağmurları sevmişti?
Galiba yağmurda sigara içmek güzeldi, ayrı ayrı yapılmıştı bu, ya beraber? Olmamıştı ama hava soğuktu..
Sen mi seviyordun yağmurları ben mi, yoksa 1zamanlar var olan 1aşk mıydı onlarınkisi.. Biz aşkı yağmurlara da mı kapatmıştık?


“küçük hesaplarla geçiyor yaşam
büyük kavgalar hep küçük şeyler için
arsız ayaklar altında alın teri
kırılgan naif elleri”


Şikayetler bundan değil miydi?
Farklılık aramak değil miydi suçlar, peki ya suçlular?..


“yağmur
geri verecek buharlaşan sevgimizi
yağmur
sessizce silecek kibirimizi”


Verdiğin ya da aldığın neyin ve nelerin vardı ki..
1aşk mıydı kızın ve erkeğin ki?
Kibir miydi 1tarafı hep engelleyen, ya da engellere teşvik eden..

Oysa bilmiyorsun sen;
“Senle ben batı doğu ama dünya yuvarlak..”



“..Siyah beyaz bir film gibiydin herkes uyurken izlediğim
..Her zaman gitmek istediğim tatil yerleri gibiydin
..En çok sevdiğim şarkıydın herkesten çok sevildin
..Ben küçük bir kız heyecanlı oyuncaklarım tahtadandı”



Evet hepsi kırıldı ya da kırıktı ya da kırdırıldı ama yapışmışlardı, ki sende ne kadar yapıştırıcı kalmıştı, ben de ki bitmişti artık?..

“Kalbim ellerim kadar küçük değil” di…


“Gecelerce seni bekledim
Belki hayalin gelir diye
Özlemime seni ekledim
Sensiz gün geçmesin diye”





Ve belki kızın ya da erkeğin umrundadır ama şunu 1isi farketti en azından;


Özledim seni bugün sebep yokken
Uzansam hayallere dokunurum sandım bak
Yıllar geçmiş üstümüzden
Hala ilk günkü gibi aklımdasın
Özledim seni, özledim seni..
Özledim seni, özledim seni..

Sen duyduğum en güzel cümlenin
En güzel öznesi
Tanrının unuttuğu bu kentte
Cennetten düşen bir manzara gibi
Özledim seni, özledim seni..
Özledim seni, özledim seni..

Söyleyecek çok sözüm vardı
Hepsi yarım kaldı
Neler ummuştum hayattan
Elimde ne kaldı
Kırılan kalbim miydi yoksa?
Karnımdaki bu sancıyla
Küflenmiş ruhum unutmadı
Unutmadı seni hala..









Kırmızı Oda..eser, eser...

Write a comment

You must be logged in to write a comment. if you're not a registered member, please sign up.