Skip navigation.

exploreopera

| Help

Sign up | Help

BİR İSİM SORMAK BİLE BU KADAR ZORSA,GERİSİ NASIL GELİR KİM BİLİR ?

Rakı Duası

İç ab-u hayat neşe verir bedene,
Allah rahmet eylesin şu rakıyı icaad edene
Artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin
Mevlam kimseyi meyhanesiz yere düşürmesin...

Ehl-i Keyfe saygılar...
Muhabbetle.

Sorular

Hatırladıkça unuttuklarını, unuttuğunu sandığın şeyler unutulmuş olmaktan çıkar mı?
Hayat ne garibsin !

İki İhtiyar

İhtiyar ansızın içinden coştu,
Galiba o akşam biraz sarhoştu,

Dönüp karısına dedi gizlice
Beni seviyorsan gönülden eğer
Sözümü kırmazsın işte bu sefer
Gel, yalnız bırakma beni bu gece

İçimde var yeni bir heyecanım,
O kadar coşkun ki bu akşam kanım

Karısı sözünü kesip dedi ki:
'Yetişir, anladım nedir maksadın...
Galiba sen hala uslanmadın?
Neyse, bu seferlik razıyım; peki!'

Sofrada toplandı bütün aile.
İkisi umulmaz bir sevinç ile

Çok yemek yediler, çok gülüştüler.
Bu çapkın erkeğin yaşı doksandı.
Kadının on sene daha noksandı.
Yemekten kalkınca yorgun düştüler.

Horozlar, o sabah güneş doğarken
Bir çılgın kahkaha kopardı birden.

Geldi bir alaycı yüz güneşe de.
Uyandı hayretle iki ihtiyar;
Çünkü ikisi de sabaha kadar
Horlayıp durmuştu birer köşede!..

Orhan Seyfi Orhon

EN İYİ DOSTUM, BENİM!

EN İYİ DOSTUM, BENİM!

Ara sıra kendinizi dinlemeye de zaman ayırıyor musunuz? Bazen en uçuk fikirler gelmiyor mu aklınıza? Aşk, meşk ve adı konuluş bir çok içgüdüsel ve sebepsiz şey arasında bazen kendinize de zaman yırdığınız olur mu? Bazen lambayı kapatıp, ses çıkaran bütün nesneleri ve çevrenizdeki herkesi susturduktan sonra kendi kendinizi dinler misiniz siz de?

Gece karanlığında çıkıp şehrin sessiz yollarında yürür müsünüz? Ya da balkona çıkıp karanlıkta kendi karanlığınızın aydınlandığını görmek için çabalar mısınız? Çevrenizde aradığınız mutlulukların aslında sizin içinizde olduğunu hissettiniz mi hiç? Yorgunluğunuzun hat safhaya ulaştığı anlarda dinleneceğiniz vahaya bir dakikalık düşünme mesafesinde olduğunuzu okudunuz mu zihin haritanızda?

Aşka, sevgiye, dostluğa ve anlayışa olan susuzluğunuzu dindirmek için düşünce ırmağından bir damla yudumlayarak gidermek gelmedi mi hiç aklınıza? Bütün bütün herkesin sizi dışladığında, geceleri korkusunu üstünüze saldığında, gündüzleri insan kalabalıkları sizi boğarcasına üstünüze aktığında “ben dimdik buradayım ve sizin hepinize karşı koyacak gücün sahibi benim!” diyebildiniz mi hiç?

Yalnızlığın tadına vardınız mı? Düşüncenin gücüne ulaştınız mı? En büyük korkunuzun üzerine basıp “yendim seni” diyebilecek kadar cesaret sarhoşu oldunuz mu hiç? Sizin dışınızda gelişen eylemler yüzünden boğazınıza gelip düğümlenen her neyse bir hışımla tükürdünüz mü? Burnunuzun direği sızlarken göz yaşlarınıza “dur, ben ancak mutluluktan ağlarım” diyebildiniz mi?

İçinizden size istediklerinizi yapamayacağınızı söyleyen sese “kes sesini” dediniz mi var gücünüzle? Kulaklarınıza gelen sinek vızıltılarının “sen yapamazsın” deyişlerine “bekle ve gör, en iyisini henüz yapmadım” deme kararlılığını gösterdiniz mi hiç?

Eğer bunların hepsini yaptıysanız büyük ihtimalle yalnız kalmışsınızdır. Kazancınız ise sizi öbür dünyada bile yalnız bırakmayacak bir dosttur. Kendini bilene bütün dünya engel olmaya kalksa ne yazar? Kendiyle konuşan ne zaman kendine bir dost arar? En iyi dostunuz yine kendinizsiniz. Kendinizi ihmal ederseniz, yine kendinizi kaybedersiniz.

Dinçer AYDİÇ
Yazarı : Dinçer AYDİÇ
Kaynak : KİGEM.COM ÖZEL

ARIYORUM


Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum.
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayımlamıştı;


Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda
Türkçeden başka dil konuşulmaya diye,
Hatırlayanınız var mı?


Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı köyü, şehri
Fermana uyanınız var mı?


Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?


Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey,
Hanımağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?


Dükkânın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?


İlân tahtasının billboard, sayı tabelâsının skorboard,
Bilgi alışının birifing, bildirgenin deklârasyon,
Merakın uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?


Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde wellcome,
Çıkışında, good-bye okuyanınız var mı?


Korumanın, muhafızın body-guard,
Sanat ve meslek pirlerinin, duayen,
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?


Seki’nin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?


İş hanımızı plâza, bedestenimizi galleria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?


Yol üstü lokantamızın fast-food,
Yemek çeşitlerimizin mönü olduğu yerlerde,
Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?


İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?


Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa sponsorluk diyeniniz var mı?


Mesireyi, kır gezintisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air-bag,
Pekâlayı, oluru okey diye söyleyeniniz var mı?


Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri, oley oley,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?


Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe-show levhasının altında,
Acının da acısı, nes-kaaave içeniniz var mı?


Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?


Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik.
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?


Karamanoğlu Mehmet Bey i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı....
Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?


Yusuf YANÇ

GENÇLİK


GENÇLİK
Anlattı erenler: Bir bahar değil,
Âşıkın ömründe bin bahar varmış.

Hicranla ağaran bu saçlar değil,
Sevgisiz kalan kalb ihtiyarlarmış...

Sorardım sırrını hiç düşünmeden:
Bu fani gönlümün sevinci neden?

Beni günden güne meğer genç eden
Daima değişen maceralarmış!

Gönlümde kovalar eskiden beri
Sarışın kumralı, kumral esmeri.

Dolmadan boşalmaz birinin yeri.
Gönlümde, anladım, her dem baharmış.

Faruk Nafiz Çamlıbel


GENÇLİK


GENÇLİK
Anlattı erenler: Bir bahar değil,
Âşıkın ömründe bin bahar varmış.

Hicranla ağaran bu saçlar değil,
Sevgisiz kalan kalb ihtiyarlarmış...

Sorardım sırrını hiç düşünmeden:
Bu fani gönlümün sevinci neden?

Beni günden güne meğer genç eden
Daima değişen maceralarmış!

Gönlümde kovalar eskiden beri
Sarışın kumralı, kumral esmeri.

Dolmadan boşalmaz birinin yeri.
Gönlümde, anladım, her dem baharmış.

Faruk Nafiz Çamlıbel

No title


ÂŞK
Cihânı hiçe saymaktır adı aşk
Döküp varlığı gitmektir adı aşk


Elinde şükkeri ayruğa sunup
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk


Bela yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ona tutmaktır adı aşk


Bu âlem oddan bir denizdir
Ona kendini atmaktır adı aşk


Var Eşrefoğlu Rûmî bil hakikat
Vücûdu fâni etmektir adı aşk


Eşrefoğlu Rûmî

Umut


Umut Çelik Bir Zırh

Bir kara kaderdir.
Bir kara yazgıdır.
Tutturmuşuz bitmezinden...

Bir yara olmuş karamsarlık
İyileşmezinden...

Hasret gönlü parçalamış tut ki!
Gözlerde yaş dinmezinden...

Ve umut çelik bir zırh
Delinmezinden..!


Osman Hikmet ANIK

Yeni yıla girerken umutlarımızı yitirmemek ümidiyle...

Giz

ADAM OLMAK
çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
sen aklı başında kalabilirsen eğer
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya
yer bırakır
hem kendine güvenebilirsen eğer
bekleyebilirsen usanmadan
yalanla karşılık vermezsen yalana
kendini evliya sanmadan
kin tutmayabilirsen kin tutana

düşlere kapılmadan düş kurabilir
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
ne kazandım diye sevinir,ne yıkıldım diye yerinir
ikisine de vermeyebilirsen eğer
söylediğin gerçeği büken düzenbaz
kandırabilir diye safları dert edinmezsen
ömür verdiğin işler bozulsada yılmaz
koyulabilirsen işe yeniden

döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı turada yitirsen bile
yitirdiklerini dolamaksızın dile
baştan tutabilirsen yolunu
yüreğine sinirine dayan diyecek
direncinden başka şeyinkalmasa da herkesin
bırakıp gittiği noktaya
sen dayanabilirsen tek

herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
dostta düşman da incitmezse seni
ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
her saatin her dakikasına
emeğini katarsan hakçasına
her şeyiyle dünya önüne serilir.
üstelik oğlum adam oldun demektir.


Rudyard Kipling

Çeviren : Bülent Ecevit