Günahını sırtına yüklenen kaplumbağa gibi ölüm önünde öz benliğim yavaşlar

Sezai Karakoç

Subscribe to RSS feed

Tüm İslam aleminin Kadir Gecesi Mübarek olsun(Biraz erken oldu ama)

HARARAT

Ah güzelin aşkına, hâlâtına

Yandı yürek aşk harârâtına

Andiçeyim gayri güzel sevmeyim

Tanrı'ya vü Tanrı'nın âyâtına


Âh mine'l-aşk ve hâlâtihi

Ahraka kalbî bi-harârâtihi

Mâ nazare'l-ayni ilâ gayriküm

Ukâsimu billâhi ve âyâtihi




BESTE-İ KADİM

PENCGÂH ÂYîN-İ ŞERİFİ

Düşünüyorum

“Yavaşlığın düzeyi anın yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. yavaşlıkla anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.”

MONNA ROSA

MONNA ROSA

Monna Rosa, siyah güller, ak güller;
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Monna Rosa, siyah güller ak güller!

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
Monna Rosa bugün bende bir hal var,
Yağmur iğri iğri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni, perdeleri çek;
Monna Rosa, seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek;
Anla Monna Rosa ben öteliyim...
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağacının karanlığıdır
Elindeki elma ile başlayan...
Bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
Sıcak ve minnacık yüzündeki kan,
Zeytin ağacının karanlığıdır.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallarda durur,
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi...
Ellerinden belli olur bir kadın.
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman çok çabuk geçiyor Monna;
Saat on ikidir, söndü lambalar.
Uyu da turnalar gelsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
Zaman çok çabuk geçiyor Monn

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine;
Kiminin rengi ak kiminin rengi sarı.
Ah, beni vursunlar bir kuş yerine!
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar... su kenarında
Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa;
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza,
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı,
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak;
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler, o korkulu ten,
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
Bir tüy ki, can verir bir gülümsemen,
Bir tüy ki, kapalı geceye güne;
Altın bilezikler, o korkulu ten.

Monna Rosa, siyah güller, ak güller;
Gülce’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Monna Rosa, siyah güller ak güller!

SEZAİ KARAKOÇ

Söylenemez Aşk

Söylenemez aşk, hal diliyle hecelenir.
Söylenemez aşk, bir kapta duruldukça bulanan, bulandıkça durulan su gibidir.
Söylenemez aşk, damla damla gözyaşlarına vurulur.
Söylenemez aşk, ona tuza koşan kuzular gibi koşulur.
Söylenemez aşk, Ahmet Gazalinin su içtiği hikmet çeşmesinden sunulur.
Söylenemez aşk, müzmin bir baş ağrısında, uykusuzluktan kızarmış gözlerde tutulur.
Söylenemez aşk, söyleyememenin eşiğinde usanmadan durulur.
Söylenemez aşk, kalpten kalbe gerilmiş incecik bir iptir, hep onun üstünde yürünür.
Söylenemez aşk, reyhan reyhan kokulur.
Söylenemez aşk, hem simurgtur, hem simurgu arayan otuz kuştur.
Söylenemez aşk, bir Monna Rosa şiiridir bağrı yanıklar tabyasına okunur.
Söylenemez aşk, söylenirse bulut bulut hüzünlere bürünür.
Söylenemez aşk, söylenirse Adem ile Havvanın cennetteki tatlı mahçupluğunu tekrarlamak olur.
Söylenemez aşk, söylenirse mum söner, pervane divane olur.
Söylenemez aşk, söylenirse tüm kelimeler muamma olur.
Söylenemez aşk, söylenirse her sıla gurbet olur.

Ömer LEKESİZ

Sorsam mı Sormasam mı Derken

Makyaj soğuktan korur mu?

Er ya da Geç



Sevgili seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var,bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende,
Er geç baş başa verecek değil miyiz?


Hayyam

Sorsam mı Sormasam mı Derken

  • Flas belleğin içerisine dûa atsam muska yerine geçer mi?


Sesler

Balina sesleri
Dinlemek için

Dinazor Sesleri
Dinlemek İçin

Fırtına Sesleri
Dinlemek İçin

Voyager ve Voyager2 Sesleri için
Dinlemek İçin


Karıştırma Her Bir Eşyaya Beni



"Yılan sokmasın diye denizin ortasına kale yapan

Kral'ın kızını yine yılan sokarak öldürür."

"Yine gökyüzüne çelik zırhlar içinde,mikrop

geçirmez uzay istasyonu kursam ölüm(meleği) gine girer."

"Sultan Süleyman'a kalmayan dünya bize kalmaz."

"Yaşil kunduranın sahibi yatında ölü bulundu,

yanında kimse yoktu."

"Kemer Country'nin patronu Esad Edin,

köşte yaşadı,çadırda öldü."

Yani:

"İstikbalimizi Dünya ile sınırlı tutmayalım !"

Velhâsılı Kelâm:

<<
Allah Takdir Eder,

Kul Tedbir Alır,

Kader Güler(miş)
>>

Muhabbetle Kalın !