My Opera is closing 1st of March

berdush

bir berduşum evim yok mekanım yok sebebi ooo aşk... bir berduşum dilim yok lisanım yok zikrim ooo ağla aşka ağla bilsen ne çok sevmişim...

Hergün o aşıklar Öylesine yoksul geçerlerdi sokaklardan
Elleri ceplerinde,ceplerinde taşa dÖnüşmüş şuh mısralar
Geçer,giderlerdi tarifi imkansız sevdalara doğru....
Biraz kibirli,biraz mağrur,biraz buruk
Ve yaşadıklarından arta kalan pişmanlıklarla
Geçer ,giderlerdi duyardık..
Dudakları karanfil kırmızısı,saçları hasat yorgunu,kitaplarında sevdanın adresini
Adresini kaybetmiş dost mektupları gibi arar arardık....
Hep birşeyler eksik kalırdı...
Sonlayamadığımız aşkların ızdıraplarını
İçlerimizde duya duya hep hülyalar kurardık
Uzayan hüznü tarifsiz gecelerin zifiri karanlığında ağlardık.
Eskiyen defterlerin solgun yapraklarından
Birer düş kırıntısı,birer aşk eskisi diriltirdik içimizde ısınırdık.
Hergün o aşıklar bÖylesine yoksul geçerlerdi işte...
Kırık saat zembereği gibi her gün batımı akrep yelkovanı sokar Öldürürdü.
Zaman içimizde çürürdü,aşk çürürdü,su çürürdü..
Unutulmuş birkaç albüm kapağından şekiller ve sesler yankılanırdı
Uzayan geceye doğru susardık..
Kimi zaman aynaların gÖzbebeklerimize
Baka baka yalan sÖylediklerini hissederdik
Saçlarımıza yağan erimez karların kalbimize doğru uzayan yolculuğunda
Ayak izlerimizi arardık delice bir hırsla
Oysa izlerimizi ve gizlerimizi bir tek aynalar bilirdi
O dost bildiğimiz yalancı aynalar..
Hergün o aşıklar bÖylesine yorgun geçerlerdi sokaklardan
Anlayamadığımız bir anda sevgiyide tükettiler sononda
O evhamlı sevdalar evhamlı vakitlerde gelip
Canhıraş bir nezleye tutulmuş gibi son mumuda sÖndürdüler.
Mumlar ki gÖlgelerinde güzellikler yaşanırdı oysa..
Aslında tükenen Ömrümüzdü,geçen gün Ömürdendi bir anlamda
Nede olsa şiirler yazılabilirdi yeniden,yeniden sÖylenebilirdi türküler
Yeniden bulabilirdik adresini kaybetmiş dost mektuplarını
Yitirdiğimiz hülyamızı,unuttuğumuz rüyamızı arar bulurduk mutlaka..
Kimselerede belli etmezdik ağladığımızı
Sırlarımızı kalplerimize gÖmüp,ateşe atılmış bir gül gibi kururken
Bırakıp giderdik sokaklarında bahtiyar dolaştığımız şehirleri
Ozaman bu yarım kalan aşklar sevdalısını beklerdi mahsun....
Bizler mi çok seviyorduk hayatı
Yoksa yaşadığımız bedbinlikler mi yollarımızı kesiyordu?
Sevdalara yakışan da bu terkedişlermiydi yok!
Bu ürperişler,bu kaçışlar,bu korkular ebedi bir masalmıydı yoksa
Uzun geceler boyu dinlediğimiz?
Ayrılık sevda pusulasımıydı yoksa ?
Yoksa sevdalar bizleri esir mi almışlardı bÖyle?
Ondan mıydı ayrılıkların ağrıtan belası??

kaf dağının ardından geliyorum ...'Biz yeni bir hayatın acemileriyiz/ ...

Write a comment

New comments have been disabled for this post.