Med-Cezîr

“Gönlüm uçmak isterken semavî ülkelere, Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere!”

Subscribe to RSS feed

“Kavuşmak…”



Ne görsem, ötesinde hasret çektiğim diyar;
Kavuşmak nasıl olmaz, mademki ayrılık var?

“Uzun Hikâye”


“O kadar kısaydı ki hikâyemiz,
birileri sorduğunda bizi,
boş ver ‘uzun hikâye’ diyemiyorum.”

“Puzzle”




“Hayata en çok benzeyen oyuncak puzzledır.
“Aşk” bir türlü kendine ayrılmış yere oturmaz.”

“Olur Mu?”

“İçimden dedim; gömülü bir ırmağın yalnızlığıdır bu,
beraber yürüyelim, olur mu?”

“Aklım…”



“Aklım mı?
O yüzsüz bir misafir...
Hep sende kalıyor…”

“Paramız Yoksa Da Haysiyetimiz Var”

“Hep kısa çöpü ben mi çekeceğim?
Hep bana mı denk düşecek çarkıfeleğin iflası?
Hep ben bileceğim, başkaları mı kapacak beş yüz milyarı?
Hep ben sevip, eller mi alacak Aslı’yı Leylâ’yı?
Batsın bu dünya!
Sende mi Leylâ?
İtirazım var yalana dolana…”


“Bırakma…”


“Ellerimizi tut…
Ellerimizde derman kalmadı…
Biz bıraksak da sen tut…
Bizi kendimize bile bırakma Rabbimiz!”

...




“Yanında uyumalıyım her gece kalbinin.
Ki kalbim, susmayı öğrensin artık…”

“Beklenen…”


“Kimse eksik,
Kimse fazla değil.
Bir sensin beklenen…”