Skip navigation.

Sign up | Lost password? | Help

Hattat Mahmut Şahin

"Kâtibinden bâkî kalır nice hatlar, nice bâkî hatlar bırakır fânî hattatlar."

STICKY POST

9 Haziran 2007 CRR İcazet Merasimi


*
Video Kaydı: Gül Kölük

STICKY POST

Sülüs İcazetname- Hattat Mahmut Şahin

STICKY POST

Hüsn-i Hat

Hüsn-i Hat

Yazının başlı başına bir sanat dalı olarak estetik boyutta kullanımını Hüsn-i Hat'ta görürüz.Önceleri kitabi mahiyet arzeden yazı daha sonraları duvarlarımızı süsleyen bir hal almıştır. Kur'an-ı Kerim'e karşı duyulan sonsuz saygı onun rastgele okunup yazılmasına mani olmuştur. İyi okuyabilme çabaları tecvid ilminin ve dini musikimizin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.Aynı inanç ve saygı güzel yazılması için Hat sanatını ortaya çıkarmıştır. Buna bağlı olarak tezhib, ebru, cilt, kağıtçılık, mürekkepçilik bile birer sanat kolu olmuştur.

İbn-i Mukle(ölümü 328) 'ye kadar Müslümanlar Kufi yazıyı kullanmaktaydılar. Nesih yazıyı ilk defa İbn-i Mukle bulmuştur. İbn-i Bevvab(ölümü 423) önceki yazıları tetkikle Muhakkak ve Reyhani yazılarını bulmuştur.

Türk Hat sanatının en büyük üstadı Şeyh Hamdullah'tır. Sonraları Hafız Osman, Mustafa Rakım Efendi, M.Esad Yesari, Kadıasker Mustafa İzzet, Şevki Efendi, Şefik Bey, Sami Efendi, Kamil Efendi, Necmeddin Efendi, Halim Efendi ve Hamid Bey gibi nice büyük üstatlarla zirveye ulaşmıştır. İsmi zikredilen büyük sanatkarlarla ve onların üstün çaba ve gayretleri ile bu eşsiz sanatımız hiç örselenmeden günümüze kadar ulaşmıştır.
Mahmut Şahin

Hattat Mahmut Şahin


Sülüs, nesih, talik, celi talik, şikeste talik ve rik`a hatları, Hattat Mahmud Şahin`in kamış kaleminden zikir sesi veren yazı nevilerini oluşturuyor.


Haftanın dört gününü İzmit, Eskişehir ve Bursa`da hat sanatı hizmetinde geçiren Hattat Mahmut Şahin`e Küçükköy`deki atölyesinde bir araya geldik...


Eskimez zamanlarda cemiyet içerisinde çok yönlü insanlara hazerfan denilirdi. Bu ibare çoğu kez sanatkârlar için kullanılırdı. Hazerfan Necmeddin Okyay da olduğu gibi. Necmeddin Efendi Üsküdar`ın en narin güllerini yetiştirir; en güzel talik istiflere imza atar, kendi mürekkebini imal edip hattat dostlarına hediye eder, yazı kâğıtlarını aharlar, ince bir ustalıkla ebru teknesinden en güzel çiçek ebrularını çıkarır, ismiyle müsemma bir şekilde değme okçularla ok yarıştırır, okları da kendi imal eder, en nahif Kuran-ı Kerim ciltlerine imza atardı. Merhuma, mezkûr hususiyetlerinden dolayı `Hazerfan` denmişti.


Hazerfan Necmeddin Okyay`ın `tilmizi` Prof. Dr. Ali Alparslan`ın (Allah yazdığı harflerin adedinde kendisine rahmet etsin) talebesi olan Hattat Mahmut Şahin, hocasının hocasının izinde giden müstesna bir kabiliyet.


Sülüs, nesih, talik, celi talik, şikeste talik ve rik`a hatları, Hattat Mahmud Şahin`in kamış kaleminden zikir sesi veren yazı nevilerini oluşturuyor. Bununla birlikte kadim ebruyu da öğrenen ve bir dönem öğreten Mahmut Şahin kimi yazılarının etrafını kendi ebrularıyla süslüyor; altın cetvellerini çekiyor, yazılarının mürekkebini yine eskimez yöntemlerle kendi imal ediyor, kâğıt aharlıyor, murakka yapıyor... Hazerfan bir sanatkâr o...


`Malın zekâtı kırkta bir; ilmin zekâtı yüzde yüzdür` diyen Mahmut Şahin, onlarca talebesine evinde ve atölyesinde hat sanatının inceliklerini öğretiyor; bununla birlikte haftanın üç gününü İzmit, Eskişehir ve Bursa`da geçirerek, klasik İslam sanatlarına sevdalı sanat âşıklarına hat dersleri veriyor.


Küçükköy`de minyatür bir hat sanatı müzesi


Mahmut Şahin, Küçükköy`deki evinin bulunduğu binadaki bir daireyi atölyeye çevirmiş.


Bu atölyenin duvarlarında uzayıp giden sülüsten nesihe, talikten divaniye kadar onlarca levha, ziyaretçilerine lisan-ı haliyle hat sanatının manevi halet-i ruhiyesini fısıldıyor...


Hazerfan Mahmut Şahin`in arşivi de burada... Hattatlar için de arşiv, önemli bir malumat kaynağı. Bu kaynakların satır aralıkları bir yandan hattatlara rehberlik ederken, diğer yandan da İslâm yazısı hadimlerinin klasik hat formuna kazandırdıkları derinlikleri gözlemleme imkânı sağlıyor. Mahmut Şahin, mütevazı bütçeyle `arşiv` kelimesinin içini dolduracak kadar bilumum hat sanatı efemerasına sahip olmuş...


Şahin`i ziyarete gittiğimde onu kimi zaman murakka; kimi zaman tashih yaparken, kimi zaman da eskimez hat üstatlarının yazılarını incelerken buluyorum... Küçükköy`deki mütevazı atölye, minyatür bir hat sanatı müzesi gibi... Küçüğünden büyüğüne, sülüsünden nesihine, divanisinden kûfisine kadar yüzlerce levha, duyabilenlere, hat sanatının eskimeyen güzelliklerini haykırıyor. Şahin`in hususi koleksiyonundaki bir levhada Cumhuriyet dönemi Türk hat sanatının müstesna kabiliyeti Mustafa Halim Özyazıcı size bir kelam-ı kibarı ile hitap ediyor, Hazerfan Necmeddin Efendi meraklısına meşk adabını öğretiyor, Mustafa Bekir Pekten, cihar-ı yârı güzin levhalarıyla sizi 15 asır öncesinin Medine-i Münevveresine götürüyor...


Hattat Şahin`in atölyesinde uzayıp giden hususi hat konuşmalarında sanat ve estetik güzellikler, içinden `muhabbet` ve `Muhammed` (sav) geçen sohbetlerle taçlandırılıyor.


HÜVE`L-HAYYU`L-BAKÎ


Unutmadan belirtelim! Hattat Mahmut Şahin mezar taşı kitabesi yazıyor. Şimdiye kadar onlarca `Hüve`l-Hayyu`l-Bakî` serlevhalı onlarca mezar taşı kitabesine imza atmış. Şahin, eşine, dostuna, yâranına, yazdırmak isteyen hemen herkese mezar kitabelerini bilabedel yazarak teslim ediyor. Bu da sanatçının bir nevi sanatının zekâtını oluşturuyor.


Gönlünü hat sevdasına kaptıran kişi arar ve bulur; kendine bir kapı açar. Mahmut Şahin`in hat serancamı da işte böyle başlamış. Bir arayışla, sevdayla… Bir zamanların feyizli kültür-sanat mekânlarından olan Caferağa Medresesi`nde Hattat Aydın Ergün`e talebe olarak Rabbi Yessir`e `besmele` çekmiş. Usul olduğu üzere kamış kalemi mürekkep hokkasına önce rik`a yazısı için daldırmış.


Hat sanatında; bir adım öte klasik İslâm sanatlarında usul çok önemlidir. Eskiler, bu keyfiyete mebni olarak `usul olmadan vusul olmaz` buyurmuşlar… Şahin, Rika yazısını ikmal ettikten sonra Hekimoğlu Ali Paşa Camii`nin efsanevi imamlarından, `hattın şeyhi` Üstat Hüseyin Kutlu`dan sülüs ve nesil derslerine başlamış.


Uzun yıllar süren titiz ve dikkatli çalışmalar neticesinde miladi takvimin yaprakları 2002 yılını işaret ederken Hüseyin Kutlu`dan sülüs ve nesih; 2004 yılını gösterirken de cennetmekân Ali Alparslan`dan talik icazeti almışâ€¦


Siz de bir gün gönlünüzü, `ruhani mühendisliğe`; hat sanatına kaptırırsanız, elinize bir kamış kalem almanız yeterli... Bir şekilde arar, Hattat Mahmut Şahin`i bulabilirsiniz. İstanbul`da, Kocaeli`de ya da Bursa`da...

İbrahim Ethem Gören / Dünya Bülteni-ÖZEL

Hattat Mahmut Şahin, hattı sanal alemde öğretiyor

Hattat Mahmut Şahin, hattı sanal alemde öğretiyor

Eskiler, hat sanatının zorluğundan kinaye olarak "iğne ile kuyu kazmak" tabirini kullanmışlar. Klasik İslâm-Türk sanatları, sanatkâr üstadların gayretleriyle, yakın tarihimizde kaybettiği can suyuna tekrar kavuşarak, toplum nezdinde hak ettiği mevkie doğru ilerliyor, insanlarımızın sanat anlayışı derinlik kazanıyor. Bu keyfiyette mazi ile irtibatını devam ettiren üstadların fedakârane gayretlerinin payı büyük. Bu süreçte bir yandan gelenekli sanatların iç dinamikleriyle alakalı usul ve prensipler kayıt altına alınırken diğer yandan da yeni sanatkârların yetiştirilmesi için gayret saf edilerek üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültelerinde, belediyelerin kurs mekânlarında, vakıf merkezlerinde hat, tezhip, minyatür, ebru gibi sanatlara yeni isimler ve imzalar kazandırılıyor…

Bu yazıda "güzel" sanatlarımızdan hat sanatı meşkine kısaca değinecek ve onlarca öğrencisine online hat sanatı hizmeti arz eden hat üstadı Mahmut Şahin ile konuya dair yaptığımız mülakattan satır başlarını sizlerle paylaşacağız.




Hattat Mahmut Şahin İstanbul, Bursa, İzmit ve Eskişehir'de hat sanatı sevdalılarına bu sanatın inceliklerini öğretiyor. Bulunduğu mekânda hat hocası bulamayanlara da e-posta ile hat sanatını öğretiyor.

Türkiye'nin pek çok vilayetinde sanat sevdalıları, hat gönüllüleri bulunuyor. Bununla birlikte yüreğine hat sevgisi düşen sanat sevdalılarına rehberlik edecek, yazı sanatının usul ve kaidelerini gösterecek bir hattat her ilde bulunamıyor. Arayan bulur, arayıp da bulamayanlara buradan ses verelim:

"Ruhani hendese" olarak tarif edilegelen hat sanatına sevdalı olanlar uzak diyarlardan e-posta ile usta hat hocası Mahmut Şahin'e ulaşıp meşklerini gösterme imkânına sahip.


Aşk olmadan meşk de olmaz

Hattat Mahmut Şahin teknolojiyi takip eden sanatkârlardan… Türkiye'nin dört bir yayında bulunan talebelerinin e-posta ile kendisine gönderdiği meşklerden çıkış alarak, hassasiyetle kontrol ediyor ve gerekli düzeltmeleri yaptıktan sonra talimli meşk kâğıdını tarayarak talebesine gönderiyor. Bu esnada talebenin gözü tatlı bir heyecanla e-posta kutusunda oluyor: "Acaba dersi geçtim mi? Hocamızdan ne gelecek, çıkartmalar nasıl olacak?"




Hat sanatı üstadın taliminde gizlidir


Hattat Şahin "Hat sanatında tekâmül etmek talebenin kabiliyetine bağlıdır. Yazı hocanın taliminde gizlidir, onu oradan usulünce alıp öğrenmek gereklidir. Sülüs yazıda icazet almak 7-8 seneyi bulabiliyor. Hat sanatında ilerlemenin yolu çok yazmaktan, hocaların talimini harfiyen yerine getirmekten geçiyor" dedikten sonra, kendisinin de çok kereler yazdığı, eskilerin "El-hattu mahfiyyun fî ta'lim'ul-ustâz. Ve kıvâmuhu fî kesret'il-meşk ve devâmuhû alâ dîn'il-İslâm." sözünü hatırlatıyor.

Sanatkâr dedelerimiz, hat sanatı literatürüne armağan ettikleri bu kelamda hat sanatının esrarının hocanın taliminde gizli olduğunu, talebenin bu sanatta terakkî edebilmesi için çok meşk etmesi gerektiğini ve hatta ilerlemenin olmazsa olmaz şartının İslâm'ı gereğince yaşamak olduğunu belirtiliyor.


Hat sadece güzel yazı değildir


Hat mutlaka sadece güzel yazı değildir. Güzel yazıyla birlikte; bir adım öte ondan daha fazla, güzel ahlâktır. Sanatkârın meşgul olduğu sanat onu dönüştürür yahut dönüştürmesi lazım gelir. Sanat ve estetikle meşgul olduğu halde sanatın izzetiyle paralel davranışlar geliştirmen sanatkârın toplum nezdinde eserleri makes bulamaz.



"Rabbi yessir"

Hattat Mahmut Şahin, "Bu sanatın elifbasından; "Rabbi yessir"den başlayacak olan talebe çok sabırlı olmalıdır. Ancak sanatta sabırlı olanlar neticeye ulaşabilir. "Rabbi Yessir"den başlayan talip önce müfredatı sonra da mürekkebâtı meşk ederek, sanatın inceliklerine vakıf olabilir." diyor.

Eskiler, hat sanatının zorluğundan kinaye olarak "iğne ile kuyu kazmak" tabirini kullanmışlar.


Fî sebilillâh


Eskiden talebeler üstadların dizinin dibine oturur, onlardan sanatla birlikte edebe ve ahlâka ilişkin güzellikleri de tevarüs ederdi…

Çağdaş medeniyet, gelenekli sanatların kimi hocalarını da iğdiş etti, hat dersleri "ücretli"; talebeler "müşte" oldu. Hattat Mahmut Şahin hocalarının; Ali Alparslan'ın, Necmettin Okyay'ın yolunu takip ediyor, dersleri bilabedel veriyor. İsteyen her zaman Küçükköy'deki evine ya da atölyesine giderek kendisinden "fîsebilillâh" hat dersi alabilir. Bunun için bir kâğıt, bir kamışkalem, bir hokka ve mürekkep yeterli. Talebeleri ve isteyen herkes Şahin'e hattat_mahmud@hotmail.com e-posta adresinden ulaşabilir.


Haftada bir satır meşk

Hüsn-ü hat talebesi haftada bir defa bir satır meşk ile hocasının karşısına gelir. Sinleri, sadları, kefleri defalarca yazar, yazar, yazar, meşk eder,.. Kamış kaleminden zikir sesleri yükselir. Talebe yedi günün geçmesini, hocasının huzurunda, yazıların keşideleri arasında bir nokta olmayı tahayyül eder.

Her meşkte en fazla iki hata olmalıdır


Mahmut Şahin, "Meşkte bir en fazla iki hata tolere edilebilir. Üç hata varsa meşki tekrar yazmasını isteriz" sözleriyle hat sanatı öğretimindeki titizliğe vurgu yapıyor ve

"E-posta ile hat dersi vermeye nasıl başladınız?" sorumuzu hocalarından misaller getirerek cevaplıyor: "Eskiden hocalarımız talebelerine mektupla hat dersi verirdi. ABD'li hattat Muhammet Zekeriya Hocam Ali Alparslan'dan ve Reisülhattatin Hasan Çelebi'den yıllar yılı mektupla ders aldı. Japon hat sanatçısı Fuad Kouichi Honda da uzun yıllar Çelebi Hoca'dan mektupla dersler aldı. Hat meşkleri Türkiye ile Japonya arasında gitti geldi, gitti geldi. Türkiye'den örnek verecek olursak Beatrice Cizmecioğlu Bursa'dan uzun yıllar "hattın şeyhi" Hüseyin Kutlu hocamıza yazı gönderdi. Bir zaman sonra "uzaklardaki" öğrenciler için dersler faksla verilir oldu.

Fakir, Bursa'ya, İzmit'e, Eskişehir'e talebelere ders vermek için gidiyor. Buralara diğer illerden de gelenler oluyor. 'İmkânları müsait olmayıp da bu şehirlere gelemeyen öğrenciler için ne yapabiliriz'i düşünürken bu fikir aklıma geldi. Talebelerimin az bir kısmı mektupla; önemli bir bölümü de artık e-posta ile derslerini gönderiyor. Posta ile gelenlere çıkış alıp çıkartma yapıyorum ve daha sonra tarayıp öğrencime geri gönderiyorum" .

Mahmut Şahin'e bu metotla Türkiye'nin pek çok vilayetinin yanı sıra sınırlarımızın ötesinden de talebeler ulaşma imkânına sahip. Katar'daki, Bosna Hersek'teki, İngiltere'deki talebeleri son cümlemize dâhil etmek gerekiyor...

Sülüs yazı ustası Hattat Mahmut Şahin kendisine gönderilen tüm e-postalara tek tek bakıp cevap veriyor. Dersine iyi çalışmış olanlara "aferin", "güzel", gibi teşvik edici ifadeler kullanıyor, geçemeyenler için ise "Dersini bir daha beklerim"le iktifa ediyor.


Salı, 08 Eylül 2009
İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni







Hattı Anadoluya Bağlayan Hattat

Gizemli bir şeydir kalemin mürekkebi bünyesinde tutması, sonra o mürekkebin bin bir türlü emekle hazırlanan aharlanmış kâğıt üzerinde bir şekle bürünmesi.

Hattla Yazılmış Bir Yazgı

Nerede bir sülüs levha görsem, bir hattatı cezbeden şeyin kamış kalemin aharlı kâğıt üzerinde gezinirken çıkardığı o munis ses olsa gerek diye düşünürüm. Gizemli bir şeydir kalemin mürekkebi bünyesinde tutması, sonra o mürekkebin bin bir türlü emekle hazırlanan aharlanmış kâğıt üzerinde bir şekle bürünmesi. Hattın cazibesi işte burada olsa gerek! Bu üç nesnesin hattatın elinde estetik bir form girmesinde.
Yıl 2007. Hat sanatına karşı nereden geldiği belirirsiz bir isteğin peşinde giderken bir çeşit tevafukla tanıdım Hattat Mahmut Şahin'i. Üzerinde Arapça harflerle “Ah Teslimiyet” ibaresi yazılı olan bir tabloyu odama astığımda merakla incelemiştim hattat Mahmut'un imzasını. Daha sonra belediyenin açtığı meslek edindirme kurslarından hat kursuna başladığımda, o imzanın sahibi olan Mahmut hocayı karşımda bulacaktım. Bu modern zaman dervişi, bu hat sevdalısı adamın, artık başarısız da olsa bir talebesi sayılırdım. Talebeliğim kısa sürdü! Ama en azından bu kısacık zaman dilimi bana yaptığım işin hiç de göründüğü kadar kolay olmadığını idrak etmeme vesile oldu. Yazma aşkı, etrafı sabırla çerçevelendirilmiş bir maceradır. O sabrı bünyesine yedirene aşk olsun! Bu macerada, sadece “Rabbi Yessir”i geçmek bile acemi bir hattatın yıllarını alabilecek kadar büyük bir ağırlık yükler insanın omuzlarına.

Yaklaşık on altı yıldır bu işle uğraşan Mahmut Şahin, Hafız Mehmet Bahri'nin oğlu olarak Almanya'nın Duisburg kentinde dünyaya gelir. Öğrenimini İstanbul'da Vefa Poyraz lisesinde tamamlayan Şahin, ilk hat dersine, Caferağa Medresesi'nde hattat Aydın Ergün'ün rahlesinde rıka yazısıyla başlar. Ardından Hekimoğlu Ali Paşa Camii'nde, adı son zamanların en önemli hattatları arasında geçen Hamit Aytaç'ın talebesi, Hüseyin Kutlu beyefendiden sülüs – nesih dersi alarak yazı çeşnisini artırır. Talik yazıya ise ünlü hattat Necmeddin Okyay'ın talebesi olan Prof. Dr. Ali Alpaslan'ın Süleymaniye Kütüphanesi'nde verdiği derslere iştirakiyle başlar. O, artık hat sanatında bir silsilenin devamıdır. Hat sanatındaki hoca talebe ilişkisi tıpkı tasavvufun seyr'i sülûkuna benzer bir silsile biçiminde ilerler. Yani kimin talebesi olduğun ve hangi silsileyi devam ettirdiğin önemli. 2002 yılında “sülüs – nesih” dalında Hüseyin Kutlu'dan, 2004 yılında ise talik yazıda, divan edebiyatı alanlında da hayli güzel eserler veren Prof. Dr. Ali Alpaslan'dan icazet alır. Artık talebelik dönemi ( ki bu dönem asla bitmez) prosedür gereği bitmiş, usta bir hattat olarak sırada bu işin yeni nesillere aktarımı kalmıştır.



Hattı Anadoluya Bağlayan Hattat

Hattat Mahmut Şahin'in kendine özgü birçok özelliğinden bahsedilebilir. Yazma hususunda oldukça cömerttir. Hat sanatını maddi bir kazanç kapısı yaparak esnaf adamlığı olmaktan itina ile kaçınmıştır. Neşeli, keyif dolu bir anlatımı vardır. Bir yandan yazarken diğer yandan da öğrencilerine heyecanlı meseleler anlatmaktan geri durmaz. Bu özelliklerin en kayda değeri ise hat konusunda gösterdiği engellenemez iştiyakı sayılabilir. Şahin, her türlü zorluğa rağmen İstanbul'dan kalkıp İzmit'e, Orhangazi'ye, Bursa'ya ve hatta Eskişehir'e günübirlik gidip gelmelerle oradaki talebelere hat sanatını ulaştırmaya çalışan gönüllü bir hat işçisidir adeta. Bu olağanüstü gayretinin altında ise elbette hocası Prof. Dr. Ali Alpaslan'ın talebelerine verdiği bir öğüdü yatar.

Bir gün Ali Alparslan'dan Anadolu'da bir üniversitede ders vermek üzere hoca istenir. Bu teklifi ilettiği talebesinden gelen cevap hocayı çok üzer: "Biz oturduğumuz yerden yeteri kadar para kazanıyoruz. İl il dolaşmanın bir manası yok." Alparslan hoca, 'Her şey para mıdır?' diye derin bir üzüntüye kapılmıştır. Daha sonra birkaç öğrencisine bu kırgınlığını aktarır ve "Herhangi bir maddi probleminiz ve eşinizle alâkalı bir sorununuz yoksa bu sanatları Anadolu'ya taşımalısınız. Çünkü orada böyle bir imkân yok. Sizin bir tarafınızda Hüseyin Kutlu, bir tarafınızda Hasan Çelebi, bir tarafınızda da Fuat Başar var. Bu yüzden bu sanatları öğretmezseniz vebal altında kalırsınız." diye öğütler.
Hattat Mahmut Şahin, yıllar sonra Ali Alparslan'ın bu sözlerini düstur kabul ederek 2004'te Anadolu'ya doğru yola koyulur. Çeşitli illerde hocası Hüseyin Kutlu'nun himayesinde dersler verir. Şahin'in bu çabaları, geçtiğimiz yıl Bursa'da daha da köklenir ve Bab-ı Nun Atölyesi'ni açmaya kadar uzanır. Hat, bu filizlenme ile diğer klasik sanatları da çekmeye başlar. Böylece bu güzel sanatı İstanbul'un dışına da taşımaya başlar.

Hattat Mahmut, hat konusunda talebelerini gayrete getirmek için bir yandan bu sanatın görkemli güzelliğini görünür kılarken bir yandan da hatla alakalı olarak edindiği kültürel birikimini tamamıyla ortaya serer. Hat konusunda ciddi bir arşive sahiptir ve bu konuda gerekli olan bütün envanteri ortaya sermek hususunda hiçbir beis görmez. Bir işte ustalaşmanın kibre bulanmış gizli saklılığı yoktur onda. Ben, ilk olarak Türk şiirinin usta şairi Ece Ayhan'a ait bir kitap ismi olarak duymuştum “Kolsuz Bir Hattat” ibaresini. Meğer gerçekten de tarih denilen o tozlu sayfada kolları olmadığı halde hatla uğraşan bir adam yaşamış. Kolları olmadığından hat sanatını ayak parmaklarıyla icra eden biri bu. Biz talebelerinin tembelliği ve işin zorluğuyla ilgili şikâyetleri üzerine Mahmut hocadan duymuştum böyle bir adamın hikâyesini. Hikâye şöyledir; aslen Bolulu olan Bi Desti Bi Pa Mehmed Efendi hat merakı yüzünden İstanbul'a gelir ve Soyulcuzade'den hat eğitimi almaya başlar. Elleri ve ayakları olmayan bu meraklı sanatkâr, hat icrasını iki bileği arasına sıkıştırdığı bir kalemle yazar. Yazmış olduğu bir En'am-ı Şerif dönemin padişahına gösterilir ve huzurunda bir satır sülüs ve iki satır nesih yazdırılır. Bu haliyle padişahın ilgisini çeken bu adam ömrünün sonuna kadar maaşa bağlanarak ihsanlarda bulunulur. Yeter ki azimli ol! O azim varsa eğer kolun olmasa da olur! Ayağınla yazarsın ama yine de yazarsın!


Önemli bir bilgi olarak; Yedi iklim dergisinin 202, 203, 204 Ocak, Şubat, Mart 2007 tarihli Sezai Karakoç Özel sayısında, üstada ait birçok güzel mısra talik, sülüs ve rıka yazılarıyla Mahmut Şahin tarafından kaleme alınmıştır.


GÖREV YAPMIŞ OLDUĞU YERLER

2004–2005 Bursa Kültür Turizm İl Müdürlüğü Hüsn-i Hat Eğitmenliği
2004–2006 Bursa Birlik Vakfı Hüsn-i Hat Eğitmenliği
2004–2009 Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi Konservatuarı Hüsn-i Hat Eğitmenliği
2004–2008 Kocaeli Meslek Edindirme Merkezi (KOMEK) Hüsn-i Hat Eğitmenliği
2004–2008 Bursa Yazarlar Birliği Hüsn-i Hat Eğitmenliği
2006–2009 Bursa Orhangazi Halk Eğitim Müdürlüğü Hüsn-i Hat Eğitmenliği
2006–2009 Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Belde Evleri Hüsn-i Hat Eğitmenliği
2008–2009 Bursa Bab-ı Nun Gelenekli Sanatlar Atölyesi Hüsn-i Hat Eğitmenliği
2009 Bursa Seyyid Usul Dergahı Kültür Merkezi
2009 Bursa Somuncu Baba Vakfı


HAT ÖĞRENİMİ

1991–1993 Caferağa Medresesi Hattat Aydın ERGÜN Rıka Yazısı
1993–2002 Hekimoğlu Alipaşa Camii Hattat Hüseyin KUTLU Sülüs-Nesih Yazısı
2000–2004 Süleymaniye Kütüphanesi Hattat Prof.Dr. Ali ALPARSLAN Talik Yazısı


İCAZET

2002 yılında Sülüs-Nesih Hattat Hüseyin KUTLU
2004 yılında Talik Hattat Prof. Dr. Ali ALPARSLAN


SİLSİLE

Hattat Hüseyin KUTLU Hocası Hattat Hamit AYTAÇ Hocası Hattat Nazif Efendi
Hattat Ali ALPARSLAN Hocası Necmeddin OKYAY Hocası Sami Efendi
Hattat Aydın ERGÜN Hocası Hattat Savaş ÇEVİK Hocası Hattat Kemal BATANAY



AÇTIĞI SERGİLER

2000 yılında Lalezar Sergisi Fatih-İstanbul
2003 yılında Gül Sergisi Cemal Reşit Rey- İstanbul
2004 yılında Ali Paşa Girişim Grubu Karma Sergisi İSTANBUL
2005 yılında Kültür Bakanlığı 731.Mevlana Vuslat Yılı Sergisi Konya
2005 yılında 4. Uluslararası Bursa Tasavvuf Sempozyumu Sergisi Bursa
2006 Vakıflar Haftası Sergisi Bursa
2006 Alvarlı Efe Hazretleri 50. Vuslat yılı Sergisi Cemal Reşit Rey-İstanbul
2006 Osmangazi Belediyesi Karabaşı Veli Kültür Haftası Etkinlikleri
2007 Nun Mektebi Sergileri 1-Ustalara Saygı Sergisi Fatih/İSTANBUL
2007 Nun Mektebi Sergileri 2-41 Kere Maşallah Sergisi Fatih/İSTANBUL
2007 Nun Mektebi Sergileri 3-41 Kere Maşallah Sergisi Gökdere/BURSA
2008 Kutlu Doğum Etkinlikleri Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed Grand Zorlu/TRABZON
2008 Kutlu Doğum Etkinlikleri İsm-i Nebi Sergisi Yakutiye Medresesi/ERZURUM
2008 Geleneğin Aynasında Sanat İsm-i Nebi Sergisi Bağlarbaşı Kültür Merkezi Üsküdar/İSTANBUL
2009 Bab-ı Nun Gelenekli Sanatlar Atölyesi Öğrenci Sergisi-Ördekli Kültür Merkezi/BURSA
2009 Süleyman Çelebi'nin İzinde Karma Sergi-Tayyare Kültür Merkezi/BURSA


Yavuz ALTINIŞIK

Kocaeli







Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu Bursa'da

Kutlu Doğum Haftası nedeniyle, Diyanet İşleri Başkanlığı, Uludağ Üniversitesi ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Bursa'da ortaklaşa düzenlenen 'Yazılışının 600. Yılında Bir Kutlu Doğum Şaheseri Uluslararası Mevlid Sempozyumu'na katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, birlik ve beraberlik mesajları verdi.
Tayyare Kültür Merkezinde düzenlenen sempozyum Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlarken, başta Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, olmak üzere, Vali Şahabettin Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, belediye başkanları, Uludağ Üniversitesinden rektör yardımcıları, öğretim üyeleri ve akademisyenlerden oluşan yoğun bir katılım oldu.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, günlük hengamelerin bitmeyeceğini ve dünyevi işlere takılıp kalmamak gerektiğini belirterek, "Ekonomik krizler, sıkıntılar günlük kavgalar hengameler bitmez, bunlara takılıp kalırsak, 60-70 yıllık hayatımızın çok sıradan bir şekilde tükenir. Biraz daha başımızı dik tutalım ve geniş ufuklu bakalım." dedi.
Türk milleti olarak Peygamber Efendimizin (SAV) sevgsi ile bütünleştiğini belirten Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, onun sevgisi ile mevlitler, naatlar tevşihler yazıldığını belirterek, "Bu gün burada önemli bir Mevlit programı düzenleniyor, bir ilim ziyafeti verilecek. Bu mevlitler bu naatlar, bu kasideler, bu tevşihler, bizim milletimizin Peygamber özleminin, Peygamber hasretinin, Peygamber sevgisinin satırlara dökülmüş şeklidir." dedi.
Bursa Valisi Şahabettin Harput ise, İslam dininin mübelliği, kainatın efendisi, alemlere rahmet olarak gönderilen, Allah'ın adını adıyla yazdığı, ve alemlerin hatırına yaratıldığı ve bir çok Peygamberin dahi ona ümmet olmayı arzu ettiği Peygamber Efendimizin'i anlamak kadar Mevlid'i Şerifi de anlamanın önemli olduğunu belirterek, "Teşrifleri ile kainatı karanlıklardan aydınlığa zulümden barış ve adalete, yönelttiği, düşmanlarının dahi emin sıfatını vererek aralarında ki sorunlarını dahi onunla çözmeye çalıştıkları, dünya ve ahiret saadetinin anahtarlarını elinde tutan, insana yaşama gayesi ve onurunu öğreten Hz Peygamberi anmak ve anlamak ne kadar önemli ise, onun doğumu ile ortaya çıkan bu en büyük insanlık hadisesini en duru, en içli, en mükemmel şekilde terennüm eden ve bu haliyle islam alemi ile özellikle Türk dünyasında Kuran'dan sonra en çok okunan eser olarak Mevlid'i Şerif'i ve onun müellifi Hz. Süleyman Çelebi'yi de anmak ve anlamak o kadar önemlidir." şeklinde duygularını dile getirdi.

Sempoyumun ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu; Vali Şahabettin Harput ve Bursa Milletvekili Ali Kul ile birlikte Teyyare Kültür merkezinde sergilenen Hat sanat sergisini gezerek sergi hakkında bilgi aldılar.


http://www.bursa.gov.tr/?sayfa=haber_detay&id=316

Bursa'da Mevlid Zamanı

Bursa`da Mevlid zamanı

Bursa, Mevlid-i Şerif müellifi Süleyman Çelebi`nin, meşhur eserinin yazılışının 600. yılı münasebetiyle bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapacak.


Süleyman Çelebi Merhum`un Bursa Ulucami`de görev yaptığı dönemde kaleme aldığı Mevlid-i Nebevi, 600 yıldır, sadece Mevlid Kandillerinde okunan bir metin değil, sevinçli ve acılı günlerimizde de bizi kuşatan, çoğaltan, huzura erdiren bir edebiyat şaheseri olarak karşımızda durmaktadır. Mevlid, Türkiye coğrafyasının dışına da sirayet ederek, Rumeli`deki Türk beldelerinde, Kafkaslar`da ve Kuzey Irak`ta okuna gelen mekânlar ötesi bir eserdir.


Mevlid`in yazılışının 600. yılı münasebeti ve Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla 13-17 Nisan 2009 tarihleri arasında Bursa`da bir dizi etkinlikler düzenleniyor.


Süleyman Çelebi Merhum`un da Mevlid`i, Kutlu Doğum`u vesile ederek yazdığı malum bir keyfiyet. Bu bakımdan Mevlid`in yazılışının 600. yılı dolayısıyla Süleyman Çelebi`yi, Türkçenin şaheseri olan Vesiletü`n-necât`ını ve bu eserle oluşturduğu geleneği anmak gayesine matuf olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi`yle birlikte programlar tertip ediyor.


13 Nisan 2009 sabahı Bursa`da Süleyman Çelebi`nin türbesinde başlayacak etkinlikler kapsamında 13-17 Nisan 2009 tarihleri arasında Tayyare Kültür Merkezi Cemal Nadir Sergi Salonu`nda Süleyman Çelebi`nin İzinde adıyla bir karma sergi; müftülük binasında kitap fuarı ve 16-17 Nisan 2009 tarihlerinde Tayyare Kültür Merkezi`nde `Yazılışının 600. Yılında Bir Kutlu Doğum Şaheseri Uluslararası Mevlit Sempozyumu` düzenleniyor.


16 Nisan 2009 akşamı, Tayyare Kültür Merkezi`nde Mevlithanlar Buluşması ve Tevşih İlahileri Konseri`nde ise Mevlithanlar, farklı dillerden mevlit okuyacak; Sadrettin Özçimi ve İbrahim Benlioğlu gibi değerli sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek konserde, Türkçeden başka, Arnavutça, Boşnakça ve Gürcü dillerinde mevlit kıraat edilecek. 17 Nisan 2009 günü akşamı, Mevlidin yazıldığı Ulucami`de Mevlit okutulacak.


16-17 Nisan 2009 günlerinde Türkiye`nin sahalarında uzman bilim adamları, uzmanlık alanlarına göre hazırladıkları bilimsel tebliğleri `Yazılışının 600. Yılında Bir Kutlu Doğum Şaheseri Uluslararası Mevlit Sempozyumu`nda sunma imkanı bulacak. Sempozyum, Mevlid, Hz. Peygamber ve Edebiyatımız, Süleyman Çelebi ve Çevresi, Mevlidin Kaynakları, Mevlid ve Toplumsal Hayatımız, Mevlid ve Osmanlı Coğrafyası, Mevlid ve Musiki Kültürümüz başlıklı altı oturumda ele alınıyor.


Karma sergi Süleyman Çelebi`nin izinde¦



Osmanlı Cihan Devleti`nin payitahtlarından Bursa, Mevlid-i Şerifi`in yazılışının 600`üncü yılı dolayısıyla nadide bir klasik İslam-Türk sanatları sergisini ağırlayacak.


Sanatkarlar, sergi münasebetiyle hat, tezhip, minyatür, ebru ve naht diliyle Sevgili Peygamberimize (sav) olan sevgilerini arz ederken, birbirinden güzel onlarca eser, yüreğinde İslâm sanatlarına açık kapı bulunanlara görsel ziyafet sunacak.


Hattat Mahmut Şahin`in ve Neslihan Duran'ın öncülüğünde düzenlenen sergiye, hatlarıyla Nurullah Özdem, Abdullah Aydemir, Ceyhun Öydem gibi, kalemi, kıvama erişmiş hattatlar katılıyor. Sergiye, Hattat Mahmut Şahin`in Bursa`da yıllardır emek verdiği Zafer Günal, Şefika Ülker, Sabriye Selçuk, Rümeysa Arslan, İhsan Çağlar, Hüseyin Avni Kabaçalı, Gül Kölük, Elif Yeşilırmak, Halil Özkan, Hanefi Ertürk, Mustafa Özay Altın ve Ali Özden gibi icazet talebelerinin de yazıları yer alıyor.


Sergide arz-ı endam edecek olan talik, celi talik, sülüs, nesih, celi sülüs ve tuğra formlarındaki eserlerin tamamının konusunu Hz. Muhammed Mustafa(sav) teşkil ediyor. Hattatlar ayeti-i kerimelerde, hadisi şeriflerde, kelam-ı kibarlarda ve Mevlid-i Nebevi`de Sevgili Peygamberimizi tavsif eden kelimatı baz alarak, birbirinden güzel eserler ortaya koymuşlar.


13-17 Nisan tarihlerinde Bursa Tayyare Kültür Merkezi`nde düzenlenecek olan sergide Bursa Büyükşehir Belediyesi`nin; Uludağ Üniversitesi`nin ve Diyanet İşleri Başkanlığı`nın imzası var.


13 Nisan Pazartesi günü saat 11:00`de Bursalı sanatseverlerin katılımıyla açılacak serginin kurdelesini Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu kesecek.


Sergi hakkında görüştüğümüz yakın dönem talik, sülüs, nesih ve tuğra hat nevilerinin ustalarından Mahmut Mahmut Şahin, serginin amacını `Hat sanatı kelam-ı ilahiye hizmet ediyor. Hattatlar, eski zamanlardan beri güzelin, en güzelin peşinde; mutlak güzelliğin sırrını arıyor. Mevlid-i Şerif`in yazılışının 600`üncü yıldönümü vesilesiyle bizler de hat sanatı diliyle Peygamber Efendimizin hatırasına san`at diliyle hürmet arz etmek için, en güzel eserlerimizi ortaya koymaya çalıştık. En güzel talik hatları, sülüs yazıları yazdık, en güzel gül ebrularını yaptık, en güzel nahtlara imza atmaya gayret ettik. Böylelikle ortaya gül kokulu bir sergi çıktı. Nihai hedefimiz, ilahi güzelliklere ve rızaya kapı aralamaktan ibarettir` cümleleriyle özetliyor.


Hattat Mahmut Şahin


Hattat Şahin`in Bursa`da güzel sanatlara, özellikle İslâm sanatlarına artan ilgiye dair görüşleriyse şöyle:


`Bursa`ya başlı başına bir sanat şehri dense sezadır. Ulucami bir yılın her günü açık olan ilahi bir hat festivali alanı... Bursalılar görerek, yaşayarak., hissederek bir şekilde bu sanatlara sevdalı olmuşlar. Bu onların genlerinde mevcut. Bundan dolayıdır ki her hafta onlarca öğrencilerimize Bab-ı Nun`da bir araya gelip hat meşk ediyoruz. Talebelerimizin arasından Mehmet Raşit Efendi Merhum gibi üstad hattatlar neden çıkmasın? Sanat azim ve sabır işidir. Bir de iltifat lazımdır. Eskilerin, `Marifet iltifata tabidir/Müşterisiz meta zayidir` sözünü de hatırdan çıkarmamak gerekir.`

İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni

YAZILIŞININ 600. YILINDA Bir Kutlu Doğum Şaheseri MEVLİD SEMPOZYUMU ve KARMA SERGİ

Bu sene, Süleyman Çelebi Mevlidi'nin yazılışının 600. yılıdır. Süleyman Çelebi'nin Bursa'da Ulucami'de görev yaptığı dönemde kaleme aldığı Mevlid, 600 yıldır, sadece Mevlid Kandillerinde okunan bir metin değil, sevinçli ve acılı günlerimizde de bizi kuşatan, çoğaltan, huzura erdiren bir şaheserdir. Mevlid, Türkiye'den başka, Romanya'dan Bosna-Hersek'e bütün bir Rumeli'de, Kafkaslar'da ve Kuzey Irak'ta da okunan sınırları aşmış bir eserdir.

Mevlidin yazılışının 600. yılı dolayısıyla, 13-17 Nisan 2009 tarihleri arasında Bursa'da bir kısım etkinlikler düzenlenecektir. Bilindiği gibi, 13-17 Nisan 2009 tarihleri arası Kutlu Doğum Haftası'dır. Süleyman Çelebi de Mevlid'i, Kutlu Doğum'u vesile ederek yazmıştır. Bu bakımdan Mevlid'in yazılışının 600. yılı dolayısıyla Süleyman Çelebi'yi, Türkçenin şaheseri olan Vesiletü'n-necât'ını ve bu eserle oluşturduğu geleneği anmak anlamlı olacaktır.

Mevlid'in yazılışının 600. yılı etkinliklerini, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'yle Diyanet İşleri Başkanlığı ortaklaşa düzenlemektedir.

13 Nisan 2009 sabahı saat 09:00'da Süleyman Çelebi'nin Türbesinde bir Basın Toplantısıyla başlayacak olan etkinlikler şunlardır:

13-17 Nisan 2009 tarihleri arasında Tayyare Kültür Merkezi Cemal Nadir Sergi Salonu'nda Süleyman Çelebi'nin İzinde adıyla bir Karma sergi açılacaktır.
13-17 Nisan 2009 tarihleri arasında TDV, Şehreküstü'de İl Müftülük Binasının yanında Kitap Fuarı açacaktır.
16-17 Nisan 2009 tarihlerinde Tayyare Kültür Merkezi'nde “Yazılışının 600. Yılında Bir Kutlu Doğum Şaheseri Uluslararası Mevlit Sempozyumu” düzenlenmiştir.
16 Nisan 2009 akşamı, Tayyare Kültür Merkezi'nde Mevlithanlar Buluşması ve Tevşih İlahileri Konseri olacaktır. Mevlithanlar, farklı dillerden mevlit okuyacaklar. Sadrettin Özçimi ve İbrahim Benlioğlu gibi değerli sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek olan konserde, Türkçeden başka, Arnavutça, Boşnakça ve Gürcü dillerinde mevlit okunacaktır.
17 Nisan 2009 günü akşamı, Mevlidin yazıldığı Ulucami'de Mevlit okutulacaktır.
16-17 Nisan 2009 günlerinde bilim adamları, uzmanlık alanlarına göre hazırladıkları bilimsel tebliğleri sunacaklar. Bosna Hersek, Tataristan, Makedonya, Bulgaristan ve Irak gibi farklı ülkelerden katılımcıların yer aldığı bu bilimsel etkinlikte, konuşmacılar ülkelerinden görsel malzemeler de getireceklerdir. Sempozyuma ülkemizden, Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Prof. Dr. Sadettin Ökten, Prof. Uğur Derman, Ö. Tuğrul İnançer, Prof. Dr. Emine Yeniterzi, Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Prof. Dr. Yekta Saraç, Prof. Dr. Kemal Yavuz, Prof. Dr. Osman Çetin, Doç. Dr. Rüya Kılıç gibi alanında uzman ilim ve sanat adamları katılacaktır.

Sempozyumda Mevlid, Hz. Peygamber ve Edebiyatımız, Süleyman Çelebi ve Çevresi, Mevlidin Kaynakları, Mevlid ve Toplumsal Hayatımız, Mevlid ve Osmanlı Coğrafyası, Mevlid ve Musiki Kültürümüz başlıklı altı oturumda ele alınacaktır. Prof. Dr. Raşit Küçük'ün başkanlığını yapacağı değerlendirme oturumunda, Prof. Dr. M. Saim Yeprem, Prof. Dr. Ümit Meriç ve Prof. Dr. Bilal Kemikli birer konuşma yapacaklardır.

Değerli basınımızın, kültürümüzün bu değerli eserine gereken önemi vermesini ve yapılacak etkinliklerden halkımızı haberdar etmesini ümit ederiz.


Prof. Dr. Bilal Kemikli



YAZILIŞININ 600. YILINDA
Bir Kutlu Doğum Şaheseri
ULUSLARARASI MEVLİT SEMPOZYUMU



PROGRAM
16-17 NİSAN 2009
Tayyare Kültür Merkezi-BURSA


DÜZENLEME KURULU
ONURSAL BAŞKAN

Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı


BAŞKAN
Prof. Dr. A. Saim KILAVUZ
Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi Dekanı


KOORDİNATÖR
Prof. Dr. Bilal KEMİKLİ, Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi.


ÜYELER
Prof. Dr. Mustafa KARA, Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi.
Prof. Dr. Osman ÇETİN, Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi.
Mahmut GÜNDÜZ, Bursa İl Müftüsü.
Yrd. Doç. Dr. A. İhsan KARATAŞ, Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi.


BİLİM KURULU
Prof. Dr. Ali YILMAZ Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Prof. Dr. Bünyamin ERUL Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Prof. Dr. Emine YENİTERZİ Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fak.
Prof. Dr. Hasan AKSOY Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Prof. Dr. İzzet ER Diyanet İşleri Başkanlığı
Prof. Dr. Kemal YAVUZ İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Prof. Dr. Nihat ÖZTOPRAK Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fak.
Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ Emekli Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Zeki ÖZCAN Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Doç. Dr. Cağfer KARADAŞ Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Yrd. Doç. Dr. Kemal ATAMAN Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi



Basın Toplantısı ve Sergi Açılışı

13 Nisan 2009, Pazartesi




SÜLEYMAN ÇELEBİ'Yİ ZİYARET VE BASIN TOPLANTISI
09.30 – 10.30


SERGİ AÇILIŞI:
Yer : Tayyare Kültür Merkezi
Saat : 11.00




SEMPOZYUM PROGRAMI
16 Nisan 2009
AÇILIŞ:
Yer : Tayyare Kültür Merkezi
Saat : 09.00 – 10.00


PROTOKOL KONUŞMALARI
Prof. Dr. Mete CENGİZ, Uludağ Üniversitesi Rektörü
Şahabettin HARPUT, Bursa Valisi
Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU, Diyanet İşleri Başkanı


AÇILIŞ KONFERANSI
Prof. Dr. Sadettin ÖKTEN, Bir Medeniyet Manzumesi: Vesiletü'n – Necât

ARA

BİRİNCİ OTURUM
HZ. PEYGAMBER VE EDEBİYATIMIZ

(11.00 - 12.20)


Prof. Dr. Hasan AKSOY
Oturum Başkanı

1. Prof. Dr. Nihat ÖZTOPRAK, Türk Edebiyatında Manzum Siyerler.
2. Yrd. Doç. Dr. Zülfikar GÜNGÖR, Bir Edebî Tür Olarak “Hilyeler”
3. Prof. Dr. Emine YENİTERZİ, Edebiyatımızda “Na'tlar”
4. Dr. Süleyman EROĞLU, Edebi Bir Tür Olarak Mevlitler-Şekil Özelliklerine Dair Bazı Değerlendirmeler
Müzakere: Prof. Dr. Ali YILMAZ, Yrd. Doç. Dr. Mustafa TATCI

ÖĞLE/ARA

İKİNCİ OTURUM
SÜLEYMAN ÇELEBİ VE ÇEVRESİ

(14.00 – 15.20)


Prof. Dr. Ali YILMAZ
Oturum Başkanı

1. Prof. Dr. Osman ÇETİN, Süleyman Çelebi Döneminde Siyasi Hayat
2. Doç. Dr. Rüya KILIÇ, Süleyman Çelebi Döneminde Bursa'da Dinî Ve Sosyal Hayat: Bursa'nın Tasavvufî Profiline Dair Bazı Mülahazalar.
3. Prof. Dr. Kemal YAVUZ, Süleyman Çelebi'nin Yaşadığı Zamanda Türk Edebiyatı
4. Prof. Dr. Yekta SARAÇ, Klasik Edebiyatımız Açısından “Mevlid”in Değeri
Müzakere: Prof. Dr. Mehmet ŞEKER, Doç. Dr. Alim YILDIZ

ARA

ÜÇÜNCÜ OTURUM
MEVLİDİN KAYNAKLARI

(15. 40 – 17.00)

Prof. Dr. Mefail HIZLI
Oturum Başkanı

1. Yrd. Doç. Dr. Ayşe Hümeyra ASLANTÜRK, Süleyman Çelebi Mevlid'inin Kur'anî Kaynakları
2. Doç. Dr. Salih KARACABEY, Vesîletü'n-Necât'ın Hadis İlmi Açısından Analizi
3. Prof. Dr. Ahmet Saim KILAVUZ, Mevlid'in Akaid ve Kelam Açısından Analizi
4. Doç. Dr. Salih ÇİFT, Tasavvuf Düşüncesi Açısından Süleyman Çelebi ve Mevlid'i
Müzakere: Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ – Prof. Dr. İbrahim HATİPOĞLU

ARA

DÖRDÜNCÜ OTURUM
MEVLİD VE TOPLUMSAL HAYATIMIZ

(17.15 - 18.35


Prof. Dr. Yaşar AYDINLI
Oturum Başkanı

1. Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL, Bir Tarihçi Gözüyle Mevlit
2. Doç. Dr. Abdurrahman KURT – Mehmet YANMIŞ, Mevlit Dindarlığı-Bursa Örneği
3. Prof. Dr. Hayati HÖKELEKLİ, Mevlitle İlgili İnanç ve Tutumlar.
4. Doç. Dr. Enver UYSAL, Vesîletü'n-Necât'ın Ahlakî Boyutu
Müzakere: Prof. Dr. Hüseyin PEKER, Yard. Doç. Dr. Kemal ATAMAN

AKŞAM:


Tevşih İlahileri Konseri ve Mevlithanlar Buluşması (Farklı Dillerde Mevlit)
Yer : Tayyare Kültür Merkezi
Saat : 21.00 – 22.30



17 Nisan 2009 Cuma



BEŞİNCİ OTURUM
MEVLİD VE OSMANLI COĞRAFYASI

(09.00 - 10.20)


Prof. Dr. Emin BALKAN
Oturum Başkanı

1. Şemseddin KUZECİ, Kerkük'te Mevlit Geleneği
2. Vedat AHMET, Bulgaristan'da Dini Kimliğin Korunmasında “Mevlid”in Rolü
3. Süleyman BAKİ, Makedonya ve Kosova'da “Mevlit Merasimleri” Ne İfade Eder?
4. Âmine Siljak - Jesenkovic, Bosna'da Dini Kimlik Problemi ve “Mevlit”
5. Prof. Dr. Refik MUHAMMEDŞİN, Tataristan'da Dini Kimliğin Korunmasında “Mevlid”in Rolü
Müzakere: Prof. Dr. Mehmet AKKUŞ, Yrd. Doç. Dr. İsmail SELİMOĞLU

ARA

ALTINCI OTURUM
MEVLİD VE MUSİKİ KÜLTÜRÜMÜZ

(10.45 – 11.50)

Prof. Uğur DERMAN
Oturum Başkanı

1. Yrd. Doç. Dr. Nuri ÖZCAN, Klasik Mevlit Okuyuşları ve Tevşih İlahileri
2. Öğr. Gör. Erdoğan ATEŞ - Ruşen COŞKUN, Mevlit İcrasında Farklı Bir Yöntem: Cumhur Mevlit
3. Cumhur Enes ERGUR, Prizren'de Halen Okunan Besteli Mevlit
Müzakere: Yrd. Doç. Dr. Emin IŞIK – Ö. Tuğrul İNANÇER

ÖĞLE/ARA

DEĞERLENDİRME OTURUM
(15.00 – 16.00)

Prof. Dr. Raşit KÜÇÜK

Oturum Başkanı
1. Prof. Dr. M. Saim YEPREM
2. Prof. Dr. Ümit MERİÇ
3. Prof. Dr. Bilal KEMİKLİ

KAPANIŞ KONUŞMASI
(16.00 – 16.10)

Mahmut GÜNDÜZ : Bursa İl Müftüsü
Prof. Dr. A. Saim KILAVUZ : U.Ü. İlahiyat Fakültesi Dekanı


Mevlit Programı:
Yer : Bursa Ulu Cami
Saat : 20.30


KATILIMCILAR

Ali Bardakoğlu, Prof. Dr. Diyanet İşleri Başkanı, ANKARA
Ahmet Saim Kılavuz, Prof. Dr., U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Abdurrahman Kurt, Doç. Dr., U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Ali Yılmaz, Prof. Dr. A.Ü. İlahiyat Fakültesi ANKARA
Alim Yıldız, Doç. Dr. C.Ü. İlahiyat Fakültesi, SİVAS
Ali İhsan Karataş, Yrd. Doç. Dr., U .Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Âmine Siljak-Jesenkoviç, Araştırmacı Saraybosna Şarkiyat Enstitüsü, BOSNA-HERSEK
Ayşe Hümeyra Arslantürk, Yrd. Doç. Dr., S.D.Ü. İlahiyat Fakültesi, ISPARTA
Bilal Kemikli, Prof. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Cumhur Enes Ergür, Müzisyen KBİTT Müziği Korosu, İSTANBUL
Emin Balkan, Prof. Dr. U Ü. Tıp Fakültesi, BURSA
Emin Işık, Yrd. Doç. Dr. Emekli Öğretim Üyesi, İSTANBUL
Emine Yeniterzi, Prof. Dr. S.Ü. Fen-Ed. Fakültesi, KONYA
Enver Uysal, Doç. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Erdoğan Ateş, Öğr. Gör. S.D.İlahiyat Fakültesi, ISPARTA
Hasan Aksoy, Prof. Dr. M.Ü. İlahiyat Fakültesi, İSTANBUL
Hayati Hökelekli, Prof. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Hüseyin Algül, Prof. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Hüseyin Peker, Prof. Dr. O.M.Ü. İlahiyat Fakültesi, SAMSUN
İbrahim Hatipoğlu, Prof. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
İsmail Selimoğlu, Yrd. Doç. Dr. U.Ü. Fen–Ed. Fakültesi, BURSA
İrek Muhammed, Araştırmacı, Rusya İslam Ün., TATARİSTAN
İzzet Er, Prof. Dr. D.İ. Başkan Yardımcısı, ANKARA
Kemal Ataman, Yrd. Doç. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Kemal Yavuz, Prof. Dr. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, İSTANBUL
M. Saim Yeprem, Prof. Dr. Diyanet Vakfı, ANKARA
Mahmut Gündüz, İlahiyatçı Bursa İl Müftüsü, BURSA
Mefail Hızlı, Prof. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Mehmet Akkuş, Prof. Dr. A.Ü. İlahiyat Fakültesi, ANKARA
Mehmet Şeker, Prof. Dr. D.E.Ü.İlahiyat Fakültesi, İZMİR
Mehmet Yanmış, Araştırmacı U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Mustafa Kara, Prof. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Mustafa Tatcı, Yrd. Doç. Dr. G.Ü. Eğitim Fakültesi, ANKARA
Nihat Öztoprak, Pof. Dr. M.Ü. Fen - Ed. Fakültesi, İSTANBUL
Nuri Özcan, Yrd. Doç. Dr. M.Ü. İlahiyat Fakültesi, İSTANBUL
Osman Çetin, Prof. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Ö. Tuğrul İnançer, Koro Şefi KBTTM Korosu, İSTANBUL
Raşit Küçük, Prof. Dr. M.Ü. İlahiyat Fakültesi, İSTANBUL
Refik Muhammedşin, Prof. Dr. Rusya İslam Ün. Rektörü, TATARİSTAN
Ruşen Coşkun, Uzman S.D.Ü., ISPARTA
Rüya Kılıç, Doç. Dr. H.Ü. Fen - Ed. Fakültesi, ANKARA
Sadettin Ökten, Prof. Dr. Emekli Öğr. Üyesi, İSTANBUL
Salih Çift, Doç. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Salih Karacabey, Doç. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Süleyman Baki, Araştırmacı Üsküp, MAKEDONYA
Süleyman Eroğlu, Dr. U Ü. Eğitim Fakültesİ, BURSA
Süleyman Uludağ, Prof. Dr. Emekli. Öğr. Üyesi, BURSA
Şemseddin Kuzeci, Gazeteci Türkmeneli TV, ANKARA
Uğur Derman, Prof. Türkpetrol Vakfı, İSTANBUL
Ümit Meriç, Prof. Dr. Em. Öğretim Üyesi, İSTANBUL
Vedat Ahmet, İlahiyatçı Müftü Yard., BULGARİSTAN
Vejdi Bilgin, Doç. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Yaşar Aydınlı Prof. Dr. U Ü. İlahiyat Fakültesi, BURSA
Yekta Saraç, Prof. Dr. YÖK Üyesi, ANKARA
Zülfikar Güngör, Yrd. Doç.Dr. A.Ü. İlahiyat Fakültesi, ANKARA



SÜLEYMAN ÇELEBİ'NİN İZİNDE KARMA SERGİ



Sanatçılar:


Abdullah Aydemir
Abdullah Furat
Ali Özden
Ayşe Şahin
Betül Sönmezalp
Büşra Başol
Cahide Abanoz
Ceyhun Oydem
Davut Bektaş
Eda Özbekkangay Çakır
Elif Başhan
Elif Birkan
Elif Kara
Elif Yeşilırmak
Eslem Önal
Esra Başol
Fatma Serra Öztürk
Gönül Senam Kölük
Gül Kölük
Halil Özkan
Hatice Feyza Zeyrek
Hüseyin Avni Kabaçalı
İhsan Çağlar
Kübra Saral
Leyla Okatan
Mahmut Şahin
Merve Toptan
Muhammed Hanefi Ertürk
Muhammed Mağ
Mustafa Özay Altın
Mutlu Çatalkaya
Neslihan Duran
Nurullah Özdem
Osman Öksüzoğlu
Ömer Önder Cankurtaran
Recep Ulu
Rumeysa Arslan
Rumeysa Günay
Saadet Zeliha Yelbey
Sabriye Selçuk
Sezgin Sağdıç
Sinem Ütkür
Şefika Ülker
Tulay Hayat
Tülay Toğal
Yasin Elmas
Yasemin Eryiğit
Zafer Günal




TEVŞİH İLAHİLERİ KONSERİ ve MEVLİTHANLAR BULUŞMASI


Sanatçılar:

Sadreddin ÖZÇİMİ, Neyzen
Ahmet Şahin, Neyzen
İbrahim BENLİOĞLU, Hanende
Hakkı ÖZÇİMİ, Tanbur
Yasin ÖZÇİMİ, Ney
Osman ÖKSÜZOĞLU, Ritim saz


Mevlithanlar:

Mahmut Şevket ÖZTÜRK, Türkiye
Muhammed MAVRJİ, Kosova
Flamur KASAMİ, Kosova
Cemal CRNKİÇ, Bosna
Nodari VANADZE, Gürcistan





YAZILIŞININ 600. YILINDA
Bir Kutlu Doğum Şaheseri
ULUSLARARASI MEVLİT SEMPOZYUMU
Mevlit Programı


Koordinatör:
İbrahim BENLİOĞLU UÜ İlahiyat Fakültesi

Konuşma:
Mahmut GÜNDÜZ Bursa İl Müftüsü

Ara Dua: Zekeriya Şekerci Ulu Camii İmam-Hatibi
Son Dua: İbrahim Aydın Ulu Camii Emekli İmam-Hatibi

Kuran-i Kerim Tilaveti
Mahmut Şevket ÖZTÜRK İlahiyat Fakültesi Camii İmam-Hatibi
Ayhan POLAT Yeşil Camii İmam-Hatibi
Ali KELEŞ Orhan Camii İmam-Hatibi

Mevlithanlar:
Tahsin KARANFİL Ulu Camii İmam-Hatibi
Abdullah YİĞİT Ulu Camii Müezzin-Kayyımı
İsmail AS Yeşil Camii Müezzin-Kayyımı
Mustafa FİLİZ Ulu Camii Müezzin Kayyımı


İlahi Grubu:
Hüseyin ATLI Ulu Camii Müezzin-Kayyımı
Mustafa NADİR Ulu Camii Müezzin-Kayyımı
Mücahit AYAZ Ulu Camii Müezzin Kayyımı


"Babı Nun Gelenekli Sanatlar Atölyesi" 1. Yılını Muhterem Hocamız Hattat Hasan Çelebi ile kutluyor...

Hatat Hasan Çelebi
"Muhterem Hocamız Hattat Hasan Çelebi'nin Bursa Gökdere Medresesi Kültür Merkezi'ndeki konuşmasını izlemek için üstteki linke tıklayınız"

Muhterem Hocamız Hattat Hasan Çelebi ve İstanbul'dan gelecek olan kıymetleri öğrencilerinin katılacağı "Babı Nun Gelenekli Sanatlar Atölyesi" 1. Yıl kutlaması 21 Şubat Cumartesi günü saat:11:00'de Bursa Yeşil Konak'da verilecek kahvaltı ile başlayıp yine aynı gün saat14:00'de Bursa Gökdere Medresesi Sanat Merkezinde hocamızın vereceği bir sohbet ile sonlanlanacaktır. Bilgilerinize...

0224 220 83 12