Aklıma gelme diye dinleyemediğim şarkılar var benim.

Subscribe to RSS feed

Koşan Atlar Düşen Atları Hatırlatır.

























Gitmek mi Yitmektir, Kalmak mı ?

Onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
Titreme daha fazla kalbim.
Bağışla kendini artık onu da
Bırak gitsin, bırak gitsin
O senin en ezel gününden kaderin
Sen onu nasılsa bin kere daha
Seveceksin.

Resimde




çökük bir kapı
bir at kapaklanması resimde
sağnak da var - bir adam
sürekli ıslanıyor
gece

bir resim neyse odur
bir at
bir kere kapaklanmışsa
kapaklanmış bir attır o
[/FONT]


Raylar



Bir çentik at tarihe haydi uzat
Ellerini varır bulur ellerim





Kesit





bir resimdi işte
tandan ikindiye sarkan
kara kalem çalışılmış sürekli
ışık yoktu

önünde saçlarımızı tarardık
ölüm müydü o yalınlık
yoktu

ve gamzelerinin türevi
o canım kırışıklığında alnının
o ceylanda bir yığın kan yazması
yüzün yoktu

hani bütün hüzünlere nesnel karşılık diye
bir sınavda kullanılan su gibi
utangaç ve bir kez daha
acıtarak göğsümün sarplarını
yüzün yoktu

ne çok güz ölüsü böyle
diyorum küllerinde bir ateş çatsam

Yağmur (a) Çalan

gözleriniz bayım
göğüme ne kadar çok benziyor
bulutunuz olmalıyım sizin

siz ne kadar çok çıplaksınız
bensiz.


sizi düş esvabına sarmalıyım
toz pembe



...


saçlarınız bayım
kasketinizde saklanırken
üzerinde yılların yorgunluğu
ve mahmur akşamlarda
pervasız yağan karlar gibi
kendini sermiş tepenizde




sizin siyahınız olmalıyım bayım
siyah ve beyaz
-ying yang-

ikimiz kusursuz bir denge
karşıtlıklar içinde


içimde siz varsınız
içinizde ben varım





...

yağmurlarınız bayım
turâbımı yakan o
...



ben yağmura çalan kadın
siz yağmur çalan adam


buluşmalıyız çölünüzde
unutulmuş bir toprakta
diz çökmeliyiz

Bir Sana Tutkunum,Bir Sana Düşman.



Denizle tuz gibi karıştı aklım
Bir Sana Tutkunum,Bir Sana Düşman

Kalbim avucunda yok gizli saklım
Bir Sana Tutkunum,Bir Sana Düşman

Dalgalara yenik düştük yüreğim ,
Yelkenler perişan yerde direğim
Gel gitlere boyun eğdi yüreğim

Bir Sana Tutkunum,Bir Sana Düşman

Bir sevda zedeyim köhne kayıkta ,
Gönül anaforda can kayalıkta
Temmuz güneşisin sen aralıkta


Bir Sana Tutkunum,Bir Sana Düşman ..

Va Va Leili

Şubat

Ben bu içimin yankısı, ben bu içimin koruyla
Bu narı daha fazla taşıyamam.
Düşecek ellerimden, dağılıp dökülecek odaları,
Dayanamam

Benden sana mevsimlerden anne, uykularımdan tüller,
Ömrümden ağrılar sızmıştır.
Bu aşk bende bir imkânsızlık tasarımı gibi kaldı,
Kaldıramam

Adı şubat olan bu şiirde kalbim
Uzun bir nehir gibi ağrıyor. İnat yumağım çözüldü.
Sol omzundan siyah atımı, sana düştüğüm o eski şubattan
Çukurumu alıyorum.
Benden kalan boşluğa kırmızı bir araf düşüncesini koy.
Nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman
Bu kez o olsun beni sana hatırlatan.

Bir gün olur senin de düşerse elinden nar
Aşk bir gün seni de alır bir yerden bir yere koyar
Ne zaman ki kaplar gönül mülkünü kar
Çağır o zaman, anlatırım sana,
Bir ömür nasıl döne döne geçer turnalar.

Sanma ki inadımda sarı bir safra
Dilimde uçuşan rüzgârlı bir sayfa
Sözlerimde silinmiş bir şifre vardır.
Sökmedin beni çölden, yolum araftır.

geeeeeel kııyymaaaaa