Skip navigation.

YAŞAMA DAİR HER ŞEY...

Hypnozun Seçtikleri

NERDEN NEREYE

,

Siz hiç aldığınız kitapları gizlice eve getirdiniz mi?

Sakın ne komik bir soru demeyin, 10 m2 bile olmayan küçücük odamı (benim bildiğim 3000, bilmediğim ne kadar kimbilir) yatağım dahil kitaplarla paylaşmak zorunda olan bana, annemin koyduğu yasaktır bu. "Bu eve bir daha kitap girmeyecek" şeklindeki söylemlerine karşılık kitap almaya devam eden ben, kitapları nereye saklayacağım endişesiyle kapıyı çalarım. Ne gariptir ki her seferinde de yakalanırım. Annelerden harika dedektif olur, neyi nereye gizlerseniz gizleyin elleriyle koymuş gibi gidip bulurlar.

Hatırladığım ilk kitaplarım "Ayşegül" serileriydi. O zamanlar okuma yazma bilmezdim. Ama zorla ve cebren çevremdekilere defalarca okutmam neticesinde hepsini ezbere bilirdim. Ayşegül Okulda, Evde, Ormanda vb. gibi serileri olan bu kitapların tamamı bende mevcuttu, olmayanları da kitapçıların önünde tepinip ağlayarak zorla aldırırdım. Oyuncak, şeker yada çikulata yerine kitap için ağlayan bu küçük kız görenleri hayrete düşürürdü. Annem ve babam benim normal olmadığımı düşünmeye başlamışlardı. En sevdiğim "Ayşegül Evde" adlı kitaptı. Konusu beni cezbetmişti sanırım. Ayşegül'ün annesi bütün bir gün evde yoktu. Ayşegül kafasına göre takıldı. Temizlik yaptı, bulaşık yıkadı, yemek ve hatta pasta bile yaptı. En sevdiğim kitabın konusuna bakınca şimdilerde hamarat bir ev hanımı olmalıydım ama bugün itibariyle bu karakterle hiç bir alakam yok, sanırım bütün gün evde yalnız, özgür Ayşegül fikri daha çok hoşuma gitmiş.



Sonra ve nihayet okula başladım böylece ilk aşkımla tanıştım. Cin Ali!!!
Cin Ali sürekli kasketle dolaşan yaramaz mı yaramaz, ordan oraya koşturup duran cin gibi bir çocuktu. Şimdiki çocuklarla kıyaslarsanız yanılırsınız. O zamanlara göre cin gibiydi, şimdilere göre "bunun neresi cin" şeklinde bir cümleyi hak edecek kıvamdaydı. Her neyse Cin Ali çok zengindi, atı, topu, topacı ve kuzusu vardı. Cin Ali'nin aşkından aralık ayı bitmeden okumayı sökmüştüm. Kırmızı Kurdele şeklinde madalyam bile vardı. Ve öğretmenimin hediyesi bir tomar Cin Ali serisi, ara tatili bunları okumakla geçiren tek aklı kıt çocuk bendim galiba.


"Cin Ali ve Berber Fil" hikayesinden bir sayfa size. Resimdekiler sırasıyla: Öndeki üç tane seyirciden en sağdaki Cin Ali :D Diğerleri kardeşi Suna ve ablası, ortadaki top, üstündeki özür dileyerek ayı, onun sağında ayakta duran palyaço p:


Son olarak bu bloğu okuyacak kadar sabırlı olan arkadaşlarıma promosyon olarak 1980'lerden romantik bir şarkı hediye ediyorum. Trio ve Da da da :D


GECİKMİŞ BİR YAŞ GÜNÜ KUTLAMASI

, , , ...

Yine çok kötü bir şey yaptım ve çok sevdiğim bir arkadaşımın doğum gününü unuttum. Beymen çok özür dilerim, sana en çok sevdiğin şiiri Cezmi Ersöz'den "Kendini Saklama Çiçekleri"'ni gönderiyorum. Müzik olarakta; gerçi sen Yasmin Levy seversin ama ben Celine Dion'dan I"m Alive' yi seçtim.
Umarım beni affedersin,awww
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN Beymen :love: ,
sevdiklerinle beraber uzun ve sağlıklı nice yıllara...:wizard:

Çok önemli not: Bundan sonra bana doğum gününü hatırlatmayan bütün arkadaşlarıma çok kızacağım. Ben yaşlı ve bunak bir kadınım, haber verin yahuu :bomb:


Biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle
içinde güvensizlik ağaçları,
küstüm otları
kendini saklama çiçekleri
Özlem kirli bir kan gibi yüreklerimizi boğmasın
yalnızlık karanllık bir orman gibi
çökmesin içimize diye
biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle
Önümüzde dokunuşlardan uzak,
İnsafsız ve çok uzun bir kış var diye
koca bir yaz kendini saklama çiçeklerini
suladık durduk yalnızca
Biz aşk bahçemizi küçük
çok küçük tuttuk seninle...


GECEYARISI ŞİİRLERİ

,

gidiyorum,
adım unutuluş olsun diye


Bir düğüm çözer gibi hayatımızda, su taneleri kadar berrak akıp gittiğimizde;
her zaman geceyle karşılaşırız.
Öyküler anlatırız gecelere, geceyarılarına; gizemli öyküler.
Ama düğümleri çözsek ne olur, bir yerde bir tarafta yer alsak, bir şeyi seçsek ne olur.
Çıldırtan soruların hayata karşı koyan her virgülünde,gecenin güzelliği vardır.
Sevgilim, sevgisizliğim, sevgilisizliğim; ne diyorsan gecede söyle bana yine
düğümleri çözüşümüzü ağlayışları kim görür ki, kim görür hayatın gecelerdeki aydınlık yüzünü
gündüzler gecelerin sanığı,gündüzler gecelere mahkumdur belki
çünkü her şey gecede daha sahici
geceyarıları bu yüzden yalnızdır biraz
zaten sahici olan her şey yalnızlaşmadı mı
her şey hayatın keskin bir bıçak gibi yüzünde incitmiyor mu insanı
inciten bu zamanda aldatış ve yalan yok mu
söyleyin gecelere onlar duysun sesimizi
belki yalnız geceyarıları çaresiz
belki bir geminin okyanuslarda batışı gibi yalnızlık batıyor sessizce
geceyarılarında bir yanımız acıyor
sürekli acımaktan ve acıyı hissetmekten kurtuluş yok
sanki acımak ve acıtılmak şimdilik kaçınılmaz
çünkü su üzerinde yüzen düşlerimiz ve hayatın aldatan mum ışıklarında bir yanımız hep incinecek
geceyarılarında gerçek sessizlikte gizlenecek içimiz, ağlayacak içimiz hiç yetmeyecek hayata
oysa geceyarıları kendini dinlerken insan bakar ki;

Ne çok çığlık bırakmışız yüreğimize, yüzümüze ve yeryüzüne...

Ünal Ersözlü
("Gidiyorum Adım Unutuluş Olsun Diye" adlı kitabından alınmıştır.)

YAP BOZ-MA

,


Yap boz tahtana
en son beni koy
son parça olduğundan
bütüne anlam veren

Yap
ama bozma

Yap boz tahtana en son beni koy
sürdürüyorsa ben olmayı bir parça
Ve ilk beni çıkar
güzü beklerken sararmamak için
hep yeşil kalmak için

Ümit Oktay Yılmaz
(Menekşe Yakınlığı adlı kitabından alınmıştır)

ZEHİR ZAKKUM ZAMANLAR

, ,


ömrüme zarar veren erkekler sevdim
cam kırıklarıyla sundular bana tenlerini
seviştikçe çoğalan ellerine inandım
uzun...çok uzun ayrılıklardan sonra
sabırsız bir çarmıh gibi açılan kollarına
çarmıh sarmaşığıydım usul usul dolandım
bana nazlı ölümler
korsan ürpertiler bana
bana aklı çelinmiş geceler kaldı

ömrüme zarar veren şiirler sevdim
aşka ait bir damar kesilmiş gibi
kızıl atlar boşandı içimin aynasından
kanadım sözlerde gözlerde pıhtılandım
infilaktı ihtilaldi laneti üstümeydi
sözlerin yalanından yılanından gözlerin
bana düş bana gizem
bana zehir zakkum zamanlar kaldı

ömrüme zarar veren şehirler sevdim
yıkılmayı sevdim hep o enkaz halimi
bir depremi tek başıma karşılayabilmek için
boşaltılmış şehirleri bekledim
harçsız kuleler örüp kaldırım taşlarından
gençliğimi felaket müjdesinde denedim
bana çığ bana boran
ve umarsız aysarı
ah! bunca zararına sevmenin
neresinden dönsem geçmiş zamandı


Nilay Özer
Download Opera, the fastest and most secure browser
December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31