ANKA
Wednesday, May 23, 2007 9:37:12 PM
ANKA...
"Yine ben... Her döndüğünde yanı başında olmanı istediğin hayalin "dedi...
ve yine yoktu orda sabahın ilk ışığını karşılarken göz bebeklerim...
Oysa "varım ben!!!" dedi.
"Gerçeğim !!"dedi
"Mümkünüm!!!"dedi...
ve hiç yankılanmadı sesi bir daha odamın duvarlarında....
Dedi ki o ..."sabret...devam et hayal etmeye..umud et"
"Katlan "dedi...
"Dayan " dedi
"Vazgeçme çok yakın "dedi...
ve öylece gitti hecelerim ,henüz bulmamışken anlamını mısralarımda...
"Sev " dedi...
"Çok sev " dedi...
ve "yan " dedi , "sen sade yan"...
ve ben doğarım küllerinden dedi sevdiğim kadın... [/B]
ya da ben öyle anladım.... [/B]
E.A.D.
Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş...
Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.
Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.
Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;
papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş(oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);
Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış;
baykuş yıkıntılarını özlemiş,
balıkçıl kuşu bataklığını.
Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.
Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.
Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki;
"SİMURG ANKA - Otuz Kuş" demekmiş.
Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş. Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan
sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.
Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır...













SelCan OZDEMIRKUL # Saturday, May 26, 2007 4:47:10 PM
farklı bir kültüre ait olsa da yanmakla ilgili güzel bir mit dir.
sayfanızda soramadım burdan sorayım kusuruma bakmazsanız, sanatçıya sorulmaz ama merakımı bağışlayın
Papatya ve uğur böceği orjinalmi?? harika, elinize sağlık... ve ne şans diycem öyleyse...
SelCan OZDEMIRKUL # Monday, May 28, 2007 5:01:10 PM
ben 4 alıyim 2 bedava olsun, olmazmı
ebatlar nohuttan büyük fasulyeden küçük lütfen
renk seçimi size kalsın, böyle kampanya yapmışsınız biz de o kadar seçici olmayalım, her şey devletten beklenmez yani...
çiçek papatya olsun yine lütfen, ama 19 yapraklı olsun, malum niyet tutlursa sonuç müsbet olur böylece...
teşekkürler, teşekkürler
güzel gören, güzeli gören gözleriniz, ve böylesi kampanyalar düzenleyen yüreğiniz dert görmesin efendim. başarılı çalışmalarınız ve kampanyalarınızın takipcisiyiz.
saygılar, hürmetler........
(intikam soğumuş, misler gibi olmuş tadından yenmez
Unregistered user # Tuesday, August 3, 2010 8:51:26 AM