Friday, August 31, 2012 10:14:23 AM
Ömer Faruk Dönmez
Beni buraya kapattılar çünkü saçmaladıklarını söylüyorum.
Rahatlarını bozuyorum. Alışmadıkları şeyler yapmalarını istiyorum. Hayatlarına sövüyorum.
Kaçık olduğumu düşünüyorlar. Kaçık olan kendileri.
O halde şimdi yeni bir karar alıyorum: buradan kaçmak için plan yapmaktan vazgeçtim.
Bunun yerine yine ters bir şey yapacağım ve herkesi bu deliğin dışına hapsedeceğim.
Sizi hapsediyorum ey insanlar!
Beni tıktığınız bu deliğin dışına hapsediyorum sizi!
Orda ne haliniz varsa görün!
Ömer Faruk Dönmez/ Hep Ayı Hikaye
Thursday, August 16, 2012 10:16:40 AM
Ömer Faruk Dönmez
Bir kalbi yoksa, insan nereye gidebilir?
Ömer Faruk Dönmez/ Hep Aynı Hikaye
Thursday, August 16, 2012 10:09:46 AM
Ömer Faruk Dönmez
Şu: Hayatın anlamını arıyordum, biraz felsefe okudum. Hah hah ha!
Felsefe bir işe yaramaz bayım, tıpkı diğer bilimler gibidir.
Yolunu bulmak için basit bir el lambası bundan daha iyidir.
Hem unutma, yürekte aşk olmazsa felsefe beyinde hararet yapar.
Şimdi obsessif nevroz mu tercih edersin yoksa servet-i fûnün´dan kalma bir verem mi?
Mendillere kan tükürebilirsin, ilaç kokulu hastanelerde sabahlayabilirsin ya da örneğin,
romanlara yakışır bir şekilde saat başı alman gereken ilaçların olabilir.
Hımm sanırım doktor haklıydı, uyumak üzereyim...
Şu beynimi bir durdurabilsem. Bir fişi olsa.
Fişi çeksem ve kurtulsam.
Uyusam. Her şeyi unutsam. Uyusam...
Fakat uyku vizesi almak için yarin dizlerinden başka nereye başvurabilirim ki?
Ömer Faruk Dönmez/ Hep Aynı Hikaye
Sunday, August 12, 2012 10:59:40 AM
Ömer Faruk Dönmez
İşte çayın da geldi.
üç şeker.
çayda eriyen kahrım olsa..
Ömer Faruk Dönmez/ Hep Aynı Hikaye
Sunday, August 12, 2012 10:27:41 AM
Ömer Faruk Dönmez
Şurda oturduk sevgilimize ilan-ı aşk etmek için şiir döktürüyoruz.
Derin bir kuyudan kovayla su çeker gibi; çekiyoruz en güzel,
en söylenmedik, en harbi cümlelerimizi kalbimizin derinlerinden...
Ömer Faruk Dönmez/ Hep Aynı Hikaye
Sunday, August 12, 2012 9:58:50 AM
Ömer Faruk Dönmez
Polis kayıtlarında adım eşkalim mevcut değil,
benden hiç kimse kuşkulanmıyor fakat,
birgün dayanamayıp dünyayı havaya uçurmaktan korkuyorum.
Beni bir yere kapatmalılar belki de..
Ömer Faruk Dönmez/ Hep Aynı Hikaye
Friday, October 14, 2011 9:45:57 AM
Ömer Faruk Dönmez
Ve tabi Filistin için mayhoş yardım kampanyaları…
Başörtülü yengeler kermeslerde yaş pastaların kremasıyla sarıyorlar
Gazzeli çocukların yaralarını…
Ben Hamza…
Yirmi bir yaşındayım.
Kova kova acı çekiyorum keder kuyularından.
Sizin bundan haberiniz var mı?
Ömer Faruk Dönmez/ Hamza
Wednesday, October 12, 2011 6:20:19 PM
Ömer Faruk Dönmez
Allahtan, Kurtuluş Savaşı yıllarında 'kamusal alan' diye bir mesele yoktu.
Aksi takdirde, cepheye mermi taşıyan çarşaflı kadın hapı yutmuştu.
Ömer Faruk Dönmez/ Hamza