By غرباء stranger garibmuhacir. Sunday, April 25, 2010 7:26:42 PM
Hz.Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Kim korkarsa akşam karanlığında yol alır. Kim akşam karanlığında yol alırsa hedefine varır. Haberiniz olsun Allahın malı pahalıdır, haberiniz olsun Allah'ın malı cennettir."
Kaynak:Tirmizi, Kıyamet 19, (2452).
By غرباء stranger garibmuhacir. Sunday, April 25, 2010 7:15:40 PM
22. sure, şeytan, kuran meali, Rab
...
22 HAC / 1 . Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir.
22/ 2. Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; halbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
22/3. İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.
22/4. Şeytan hakkında, "Her kim onu dost edinirse mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler" diye yazılmıştır.
By غرباء stranger garibmuhacir. Saturday, April 24, 2010 5:04:04 PM
Garipler, khalid Yasin, The Strangers, Prophet muhammad
...
Garipler;insanların bozulduğu bir devirde sağlam / Salih kalabilenler,Allahın dinini tartışmayanlar ve tevhit yanlılarından hiç kimseyi herhangi bir günah sebebiyle tekfir etmeyenlerdir.
Ebu Derda; Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid,İman Kitabı,403
"İslam garip başladı, başladığı gibi (bir hale) dönecektir. Ne mutlu gariplere!"Müslim,iman,65
'Allah indinde en kıymetli kimseler, dinleri için yurtlarını terk eden gariplerdir.' İbni Mace
By غرباء stranger garibmuhacir. Friday, April 23, 2010 10:28:32 AM
Allah yolu, ırkçılık, takva, İmam Nevevi hadisler
...
Ebu Hureyre künyesiyle tanınan Abdurrahman bin Sahr radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Ey insanlar! Allah sizin bedenlerinize ve dış görünüşünüze değil, kalplerinize ve davranışlarınıza bakar. Allah sizi şeklinize, renginize, ırkınıza, kılık kıyafetinize, sahip olduğunuz makam, servet, güç gibi dünyevî özelliklere yahut yerine getirdiğiniz birtakım dinî formalitelere, kalıplaşmış hareketlere bakarak değil; kalbinizdeki iman, ihlâs ve samimiyet derecesine ve ortaya koyduğunuz davranışlara göre değerlendirir. Çünkü Allah katında yegâne üstünlük ölçüsü takvadır. Buna göre en değerli insan, Allah’a karşı en çok sorumluluk bilinci taşıyan, en takvalı, en erdemli insandır.”
Müslim, Birr 33. İbn-i Mace, Zühd 9
“Allah sizin dış görünüşünüze ve malınıza mülkünüze değil, kalplerinize ve davranışlarınıza bakar.”
Müslim, Kitabu’l-Birr 34
Ebu Musa el-Eş’arî künyesiyle bilinen Abdullah bin Kays radıyallahu anh anlatıyor:
Bir gün Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e:
Ya Rasulallah! Kahramanlık için, ganimet elde etmek için, ırkını yüceltmek ve sırf vatanını, milletini düşman istilâsından korumak amacıyla ya da gösteriş için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu. Allah’ın Elçisi şöyle cevap verdi:
Kim ki İslâm’ın yücelmesi ve Allah’ın dininin yeryüzünde egemen olması uğrunda savaşıyorsa, işte o Allah yolundadır. Ve ancak o kimsedir, öldüğü zaman şehitlik makamına erişecek olan. Bunun için, katıldığı savaş sadece Allah’ın dinine hizmet ve onu yayma gayesi taşımalı, İslâm’ın kabul etmediği gaye ve hedeflere yönelik olmamalıdır. Toprak kazanmak, ganimet elde etmek, ırkını yüceltmek veya kahramanlık gösterisinde bulunmak maksadıyla savaşmanın İslâm nazarında hiçbir kıymeti yoktur. Bununla birlikte, Allah yolunda savaşan bir kimsenin, aynı zamanda ganimet elde etme, vatanını ve namusunu koruma gibi meşru hedefleri de gözetmesi, onun asıl amacına zarar vermez.
Buhârî, İlim 45, Cihad, 15, Farzu’l–humus 10, Tevhîd 28; Müslim, İmâre 150, 151. Tirmizî, Fezâilü’l–cihad 16; Nesâî, Cihad 21; İbn-i Mace, Cihad 13
By غرباء stranger garibmuhacir. Friday, April 23, 2010 10:19:58 AM
Kuranı anlamak, Fatiha suresi, Mahmut Kısa Meali, Meal tefsir
...
1. FATİHA SURESİ
Fatiha; giriş, açış, başlangıç demektir. Bir bitki tohumu nasıl o bitkinin dallarını, yapraklarını, meyvelerini ve diğer özelliklerini özünde barındıran bir çekirdek programı ise, Fatiha da Kur’an-ı Kerim’in özü ve özetidir. Peygamberliğin ilk yıllarında indirilmiştir. Bütün olarak gönderilen ilk sure olup, yedi ayetten oluşmaktadır.
Fatiha, Yüce Yaratıcı huzurunda kulun, en içten şükran ve minnettarlık duygularıyla O’na yönelişi, O’nun sınırsız kudreti ve merhameti önünde saygıyla boyun eğişidir.
Fatiha, Allah ile kulu arasında ezelî ve ebedi, şerefli bir kulluk antlaşmasıdır.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
1. Hamd, âlemlerin Rabb’i Allah’a. Her türlü övgü ve teşekküre lâyık olan sadece O’dur. Gerçek anlamda övülmek O’nun hakkıdır ve yalnızca O’na yaraşır. Çünkü kâinatı yoktan var eden, tüm canlıları besleyen, terbiye eden, yöneten ve yönlendiren gerçek efendiniz, sahibiniz, yöneticiniz O’dur. Her varlığı kendi yaratılışındaki hikmete uygun niteliklerle donatan, onları daima iyiye ve güzele yönlendirerek her şeye hedefini ve yolunu gösteren; kulağa duymayı, göze görmeyi, güneşe ışık vermeyi, kelebeğe uçmayı, çiçeğe açmayı, ağaca meyve vermeyi öğrettiği gibi, gönderdiği mesajlarla kullarına doğru yolu gösteren O’dur. O hâlde, bütün iyiliklerin, güzelliklerin kaynağı olan Rabb’inizi tüm kalbinizle överek yüceltmeli, en derin saygı ve şükran duygularıyla O’nun hükümlerine boyun eğmeli ve yalnızca O’na kul olmalısınız.
2. O Rahmandır, Rahimdir. Rahmandır; çok şefkatli, çok merhametlidir. Sizi sizden çok sever, size sizden daha yakındır. O’nun sonsuz rahmet ve şefkati, bu dünyada mümin kâfir ayrımı yapmaksızın herkesi kuşatmıştır. Rahimdir; rahmetini tamamlamak üzere bu Kitabı göndermiş ve onun ışığında yürüyen bahtiyarlara, âhiret hayatında sonsuz mutluluk ve kurtuluş müjdesini vermiştir.
O çok şefkatli, çok merhametli olmakla birlikte, hikmetli ve adaletlidir de:
3. Din Günü’nün mâlikidir. Gerçekleşeceğinde asla şüphe olmayan Yargı Günü’nün mutlak hâkimidir. O gün tüm insanlar yapıp ettiklerinden hesaba çekilecek ve hiçbir iyilik mükâfatsız, hiçbir kötülük cezasız kalmayacaktır. O gün, size dünyada emanet olarak verilmiş olan gücünüz, iradeniz ve tercih hakkınız elinizden alınacak ve ilahî hükümranlık tüm dehşet ve ihtişamıyla tecelli edecektir.
O hâlde ey Rabb’imiz, sana tüm içtenliğimizle söz veriyoruz:
4. Sadece sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz. Yalnızca sana ibadet eder, bütün emirlerine kayıtsız şartsız boyun eğeriz. İyiyi kötüyü, güzeli çirkini, doğruyu eğriyi belirlemede kendimize yalnızca ilâhî ölçüleri rehber ediniriz. Senin buyruklarına aykırı hükümler veren hiçbir güce —kim olursa olsun— asla boyun eğmeyiz. Sadece senden yardım dileriz. Her türlü iyiliğin, güzelliğin senin elinde olduğunu bilir, iznin ve onayın olmadıkça hiçbir dileğin gerçekleşmeyeceğine yürekten inanırız. Dertlerimize devayı, hastalığımıza şifayı, sıkıntılarımıza çareyi ancak sende arar, senden başka hiç kimseden, hiçbir varlıktan medet ummayız.
5. Ey Rabb’imiz! Bizi dosdoğru yola, insanın doğal yapısıyla, duyguları, eğilimleri ve ihtiyaçlarıyla birebir örtüşen, varlık kanunlarıyla tam bir uyum ve ahenk içinde olan o apaydınlık yola, insanlığı hem dünyada hem âhirette mutluluğuna ulaştıran İslâm yoluna ilet.
6. Nimet verdiğin kimselerin, insanlık tarihi boyunca tevhid sancağını elden ele taşıyan Peygamberlerin ve onların izinden yürüyen âlimlerin, şehitlerin, salihlerin yoluna...
7. Gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil ya Rab! Yahudiler örneğinde olduğu gibi, hakikati pekâlâ bildikleri hâlde dünyaya ve dünya nimetlerine tutkuyla bağlılıkları yüzünden ilâhî iradeye baş kaldırarak senin gazabına müstahak olan azgınların ve Hristiyanlar örneğinde olduğu gibi, batıl düşünceleri ve hurafeleri Allah’ın dinine ekleyerek hak yoldan sapan, âhireti kazanma adına dünyayı ve dünya nimetlerini inkâr eden şaşkınların yoluna bizi iletme! Onlara benzemekten, onlar gibi yaşamaktan bizi koru Allah’ım…
Allah’ın Elçisi (s) bu surenin sonunda “Âmin!” yani “Duamızı kabul eyle, ya Rab!” derdi.