Skip navigation.

exploreopera

| Help

Sign up | Help

Gülü senin olsun bana dikenlerden söz et...

Bana şah damarımdan daha yakın olana sığınarak...

böyle...





I.sus…
-Demir kapıyı çaldı, kimse yoktu, sesini duyuracak oldu, cesaret edemedi.
-Yalnız mıydı?
-Galiba. Çünkü, cesaret edemedi…
-Yalnız olunca cesaret olmuyor öyle mi!
- Hayır! Cesaret olmayınca, yalnızlık oluyor, böyle !

II. sus…
-Merdiven başında, ilk basamağı çıktı, elleri titriyordu, adım atamadı.
-Korkuyordu o vakit!
-Galiba. Çünkü, ayaklarına hüküm veremiyordu.
-Korku olunca hükümsüz oluyor öyle mi !
-Hayır! Hüküm olmayınca korku oluyor, böyle !

III. sus…
-Kapıyı araladı, onu bekliyordu kitaplık, masa , sandalye ve bir buket kurumuş çiçek.
-Sevildiğini bilmesi gerekiyor.
-Galiba.Çünkü beklemek ne demek biliyordu.
-Sevilmek olunca bekleniyor öyle mi!
-Hayır! Beklemek olunca sevilemiyor, böyle !

IV.sus…
-Sandalye ye oturdu, içi boş kitaplığa baktı, sonra kurumuş çiçeklere.
-Sevdiğini hatırladı tabi…
-Galiba. Çünkü çiçekler gibi hatıraları da kurumuştu.
-Sevilmek olunca hatıralar unutulmuyor öyle mi!
-Hayır ! Hatıralar arasında bir buket çiçek olunca, sevilmek olmuyor, böyle!

V. sus...
-Çiçekleri alıp çıktı, odayı terk etti, demir kapıyı çarpıp gitti.
-Yüreğinin acısına dayanamadı…
-Galiba .Çünkü gitmenin yürek yarasını biliyordu.
-Gitmek olunca yürek yaralı oluyor öyle mi !
-Hayır ! Yüreğin acı ile dolunca gitmek oluyor, böyle !

VI. sus…
-Artık bitirmeli bu sessizliği, tarihsiz takvim yaprağı eklemeli seneye.
-Düşünmek istemiyorsun öyle ise.
-Galiba.
-Takvim yaprakları tarihi, sen düşünmeyi erteliyorsun.
-Hayır ! Düşünceme tarih verdikçe, beni erteliyorum , böyle !

GüLcE

Dua makamı

Allah'ım!
Kuvvetimin tükendiğini sana arz ediyorum.
Gücümün azaldığını,
insanların gözünde küçük düştüğümü sana şikayet ediyorum!
Ya Erhamerrahimin!
Sensin ezilmişlerin Rabbi!
Sensin benim Rabbim!
Beni kimlerin eline bıraktın?
Bana gaddarlık yapan yabancıların eline mi?
Yoksa davamı ipotek edecek bir düşmana mı?
Eğer sen bana gücenmedinse,
kesinlikle bunlara aldırmıyorum.
Lakin iyiliğin beni rahatlatacaktır.
Senin nuruna sığınırım,
karanlıkları aydınlatan nuruna...
Gelecek azabın, bana ulaşacak öfkenden
kaçıp kurtulacak bir sığınak arıyorum.
Sana sığındım, yeter ki razı ol.
Güç ve kuvvet sendendir,
yalnız senden."
(İbn Hişam, Sire II/29-30)

bir insan




Aynı yaştayız. O kendini yaşlı bir adam olarak tanımlıyor, ben kendimi yaşı olmayan bir insan...

tezer özlü
yaşamın ucuna yolculuk

Bu sadece bir ...

üfle/de söndür



Üfle de söndür şu mumdaki yanan ateşi..
söndür!
söndür de gördüğüm kötülüklerin yanında iyilikler de görünmesın bana!

Lâyezal

ölürsem





Sen Aslında Çok Eski Bir Şeye Aşıksın

Künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerimi
Ölürsem beni seninle ararlar şimdi

Bak, incelirken zehirleniyorsun yavaş yavaş
Beni yanaşma ruhum boğuyor geceleri

Ölürsem beni seninle ararlar şimdi

Yüreğim paslı bir sarnıç
Gözyaşlarının demi hala avuçlarımda

Sesleniyorsun sevdaların kilitlendiği manastırlardan
Yaşamak güçlü olmak değildir her zaman

Künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerini
Ölürsem beni seninle ararlar şimdi

Cezmi ERSÖZ

/

B
e
n
y
a
l
n
ı
z
/
c
a
/
y
d
ı
m
!

ve Mutsuzuduk Biz




Ve mutsuzduk biz
Ah ne güzeldi o günler…"*

Yüzündeki serinlik kimin gözlerine dokunsa mahcup bir bakışa dönüşürdü. Uykusuna gömülmüş meyyit olurdu kim varsa.
Önce ben düştüm. Sonra şehir, insanlar…
Bakışların kanıma karıştı ve zehirlendim.
İstasyon istasyon arandım durdum. İçim ezildi. Bir sabahı daha geçtim- buhurumeryem- düşlerimde gezdirdiğim ivedi tutku ve son tren.
Ağır teamüllerin nişanı üstümde gezdirildi; sana mühürlendim. Oysa sen, ne kadar kahramansan, ben o kadar olağan şüpheliydim.
Rutubetli yüzler, çarmıha çekilmiş birkaç resim ve fırtınadan arta kalan son martı çığlığı.
Efkar tutarsa beni bu şehirde, tutarsa yılgın bir titreme; - Anla o zaman ne kadar hatıra varsa karantina.
-Zabit kayıtlarında eşkâlimize şerhler düşüyor sinsi bir kalem. Gözlerini lavaboda unutmuş metalik bir gülümseme beni sana ihbar ediyor. Ve yarım kalmış bir öfke sahibini arıyor. Farkında mısın? -

* Victor Hugo


Ömer İdris A.

...



fotograf:gökhanözcan


Hüzün bazen yavaş yavaş deli dalgalarla gelir gölümün kıyısına vurur...

Ah bu! Coşku, kâbus!




Ey ruhum söyle!



Ey saflık! Ey saflık!



Ey üzerimden çıkmayan yasemin kokusu!



Ve işte hala bu dünya!



Ey Meryem, Kutsal Bakire!



Ah bu! Coşku, kâbus! Bunu ancak sen anlarsın. Gel ve beni anla!

Üzüntülerimi anlatsam sana kalbim, acaba susturduğum tüm müziklerden daha iyi anlar mısın beni?



zarif çoban
October 2008
MTWTFSS
September 2008November 2008
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031