Skip navigation.

Gülü senin olsun bana dikenlerden söz et...

Bana şah damarımdan daha yakın olana sığınarak...

SANA YAZIYORUM AMA SENİ DÜŞÜNMÜYORUM







Küçük ve yaramaz Bebeğim, Evdeyim, yapayalnızım; duvarları (tabii ki! Tavanı ve yeri değil) halı kaplayan entelektüel dışında; ama o sayılmaz. Anlaştığımız gibi küçük Bebeğime kendisinin en azından bir tek şey dışında çok kötü biri olduğunu söylemek için yazıyorum; o tek şey de 'gibi yapmak'; bu konuda onun üstüne yok. Görüyorsun bak, sana yazıyorum ama seni düşünmüyorum. Güvercinlerin peşinde olduğum zamanlara duyduğum özlemi düşünüyorum. Biliyorsun senin bunda hiçbir sorumluluğun yok.

Fernando Pessoa

Sorun şu ki Tanrım;

Sorun şu ki Tanrım, gömleğim önden yırtıldı.
Gömleğim önden yırtıldı ve artık hiç kimseye masumiyetimi ispat edemiyorum.
Bu bir kaza sadece ve sonucu değiştirmiyor
.


Kuyuda saklanıyorum uzun yıllardır. Gelip geçen kervanlardan gizliyorum kendimi. Esir olmak korkusu, pazarlarda satılmak korkusu yapışıyor boğazıma. Kendi karanlığımda boğulmayı seçiyorumDışarı çıktığımda gökyüzünü ciğerlerime çekip, çocukları havasız bırakmak endişesi var üzerimde. Böylesi garip ve bir o kadar saçma endişeler taşıyorum.


Oysa ne Meryem’in iffetinden şüphe etmişliğim var ne de Magdalena’ya bir tek taş attım.
Gömleğim önden yırtıldı ve artık kimseye anlatamıyorum suçsuzluğumu.
Tanrım bu nasıl bir yorgunluktur?



Uhud az önce sona ermiş gibi nefes nefese yürüyorum. Sözlerin nasıl da yoruyor bedenimi. Sarsılıyorum, titriyorum, ateş vücudumu sarıyor. Gözleri çalınmış savaşçılar dolduruyor uykularımı. Kadınların çığlıklarıyla uyanıyorum gece yarıları. Yatağımdan ölü çocukların şarkılarını topluyorum sabahlara kadar. Şeytanın kirli tırnak aralarından besleniyor kentliler.


Işık, biraz ışık lütfen!
Mabedlerin karanlığında günaha el açıyoruz.
Biraz inşirah lütfen!


İstatistik tablolarında ölümler düşüyor payımıza. Gazete manşetlerinde tüketiyoruz hayatı. Hayata gözlerimi kapıyorum. Hayata kalbimi kapıyorum. Hayata ruhumu kapıyorum. Sesler ve ışık yok artık. Aşk ve merhamet yok. Böylesi yoksuluz işte Tanrım! Kentin büyük ve gösterişli binalarına sıkışmış ruhlarımız. Bir gün uzaklarda düşeceğim. Kimselerin tanımadığı yerlerde düşeceğim ve öylece kalakalacağım. Bedenimden yayılan kokular rahatsız edecek iyi giyimli insanları. Korkarım bir gün uzaklarda düşeceğim. İşte böylesi korkular düşüyor birden üzerime ve ben ne yapacağımı şaşırıyorum. Kiminle konuşacağımı ve nereden başlayacağımı sözlerime. Kelimelerin dişlerimin arasında sıkışacağından ve hep yarım kalacağından cümlelerin. Başlayıp da yarım kalmış aşklarım gibi.


Tam söyleyecekken dilimin tutulduğu aşk itirafları gibi. İtiraf edilmemiş aşkların mezarlığına dönüyor kalbim. Ya yağmur bastırıyor o sırada ya da bir yaprağın dansına takılıyor gözlerim. Sık sık uzaklara dalıyorum. Sanırım ben uzaklarda düşeceğim. Otobanda ölmüş kediler tırmalıyor zihnimi. Ben en çok ateş böceklerine kanıyorum.


Sorun şu ki Tanrım;
gömleğim bir kavgada önden yırtıldı ve ben kimselere anlatamıyorum.
Kimseler inanmıyor gözlerimdeki yaraların gerçek olduğuna.
Oysa ne Meryem’in iffetinden şüphe ettim ne de Magdalena’ya bir tek taş attım.




Kalbime sıkışmış bir hayvan içimden kemiriyor bedenimi. Sık sık uyanmam bundan gece yarıları. Çalan her telefondan ürküyorum. Yastığımla başımı kapatıp kurtulmaya çalışıyorum. Söyleyebileceğim hiçbir şey yok. Artık buradan gitmelerini ve başka kabuslara düşmelerini diliyorum. Bu gecenin hiç bitmeyeceğinden korkuyorum. Yaşlı kadınların hayatlarını çalıyor kargalar. Her sabah evlerin önünde siper tutuyorlar. İşte böylesi endişeler çınlıyor kulaklarımda. Böylesi gereksiz, böylesi saçma. Tanrım biliyorum senden çok şey istiyorum. Ve biliyorsun ki artık bir başkası yok. Ve biliyorsun ki kalbim yarılacak.




Biliyorsun
ki
geceler
uzamaya
başladı.
Biliyorsun ki, “yalnız hüznü vardır, kalbi olanın.”




Tarık Tufan/Kentşarkıları

Bir alaturka hüzün




Unuttun






dilimde, başının bıraktığı çukur,
ah o ellerin!...
beni unuttuğun yerdeyim.
şefkatin, omuzlarımdan kayıp giderken,
ah o yüzün!...
beni unuttuğum yerdeyim.
bir bulsan diyorum,
bir bulsam.
kayıp giderken eteklerinden hayatım,
kıyına kurulsam;
bir günlük de olsa
bu saltanatın !...




Filiznur

...


Biraz
da
ağzımızın
tadı
değişsin
nefesimiz
yalnızlık
kokuyor...

Yazıcıoğlu'na

Kalbimiz seninle


umutla

dualarla...

Kök




Ağaç köklerince sağlamdır Âdem. Uzanır gökyüzüne dalları; meyvesiyle, çiçeğiyle, gölgesiyle güldürür.
İnsan, gayesince insan. Uzanır Rabbine elleri; duasıyla, ameliyle güldürür.


meleklerağlamasın-Oktan Keleş

Tarık Tufan'dan



Kalabalık sesler doluşurken beynim, birden saçlarının kokusunu düşünüyorum.
Pat diye gözlerine düşüyorum.
Kahretsin!
Saçlarının kokusunu bilmiyorum.
Hiç gereği yokken serseri bir rüzgar saçlarını düşürüyor aklıma.
En gösterişli caddelere atıyorum kendimi.
Faydası yok.
Yaşamak bir çarmıh gibi ellerimi acıtıyor.
Tanrım korkunç!
Gözlerin yüzümden düşüyor.
Siyah düşlerimi kimse aydınlığa yormuyor.
Bazen diyorum, otobüslerin camına başımı dayasam.
Her durağa dikkatlice baksam seni görebilir miyim diye.
Hiç kimseye farkettirmesem seni aradığımı.
Sonra seni hiç bulamasam.
Gerçekten olup olmadığından kuşku duysam.
Sonra,
sonra.
Yanımda olsaydın anlatacak çok şeyim vardı sana.
Belki de susardım saatler boyu.
Konuşmam gereken hiçbir yerde konuşamadığım gibi.
Temiz bir kağıt bulabilseydim sana mektup yazacaktım.
Gerçi adresin yok ama olsun.
Sana kullanılmamış bir aşk bırakıyorum.
Üstü kalsın!

Ksr





Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır.
Hepimiz aslında çatlak kovalarız.
Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez.
Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin.
Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu
bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep
olabilirsiniz.


sadişirazi

Duyuyormusun beni?




ellerime bak ellerime
kan-ter içinde bir gece;
kan-ter içinde...
ahit sandığında saklı günahlarım
çıkıverecek yeryüzüne.

çoban ateşleri yanmalı
gecenin semalarında bir duman
her ses sükûta gebe
Meryem'in gözyaşı içinde
bütün bilgelik derslerini okuyorum bu gece.
duyuyormusun beni,
söyle;
söylesene?...


Filiznur
January 2010
M T W T F S S
December 2009February 2010
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31