Skip navigation.

Gülü senin olsun bana dikenlerden söz et...

Bana şah damarımdan daha yakın olana sığınarak...

"Taş" olmak






Dünya soğudu cancağızım. Kalpler soğudu. Dudaklar soğudu. Bakışlar, sesler ve sözler soğudu. Dört yanımızdan dört nala bir karanlık koşuyor üstümüze. Öyle ağır ve öyle koyu bir karanlık ki, ustura bile kesmez. Bütün ışıkları yaksak bile, her birimiz birer ışık olmadıkça kâr etmez...

uğurözakıncı

Kadın



yüzü okadar solmuştu ki
makyaj bile yerine getiremedi...

K/alın


]


"Kalbimin atışlarının dışarıdan görülmesi mümkün değildi.
Kabanım kalındı.
Bu beni rahatlattı biraz."
yıldızramazanoğlu-kırmızı

Derin





Çok derin yemişim tırnaklarımı

canım acıyor...

ve sen


yine üzüldüğünde





Ağız dolusu "RABBİM" de...

...





o yıllar bir ressam tanırdım
gök çizemezdi
yüksek evler yapardı yitik kadın yüzleri- bir gün
o kentin
-tarihsel bir kenttir-
o çarşısındaki hasır iskemleli kahvede
onu bir cenini çizerken ağlar gördüm
bütün öğeleri belliydi ama neden gözsüz
ama neden bir kaleden artmış kapı tokmağı gibi
ıssız ve dokunaklı
diye sormadım çünkü ben
ağlayanları severim ve güzeldir ağlamak
denebilir ki-
bir insan en çok ağlarken güzeldir

ilhamiçiçek

oysa ben






"Oysa ben Rahman'dan mağfiret istiyorum
Bir de ta yüreğe işleyen dehşetli bir yara..."

abdullahbinrevaha

Anna





Biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız Anna.

Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan.

Sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.

Piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde. Kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetin iki yüzüne de ardarda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.

İşte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.

İnsaf et Anna!

Gidelim buradan.

Senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.

Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.

Ölelim diyecektim az kalsın. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna.

Sarılalım diyecektim az kalsın. İçimden böyle şeyler de geçiyor işte. Sarılalım, dudakların…

Tamam sustum.

Gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum. Şiir kalsın istersen, sadece otursak. Oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut. Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak. Yüzüme bak ama Anna, yüzüme bak. Gözlerime bak, gözlerimin içine bak.

Gözlerim biraz karanlık. İçinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapıları yumruklayışlar, cipralexler, Turgutlar, Edipler, Sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen başağrıları, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmışlıklar var.

Gözlerim biraz yorgun. İçinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler…

Bekleyişler Anna. Köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela. Nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba, babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.

Hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var. Ama geçecek hepsi, geçecek. Şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.

Gözlerimin içine bakmaktan korkma Anna.

Sen adımını attığın andan itibaren Hira dinginliğine dönüşecek ortalık.

Tanrı bizimle de konuşur belki.


Tarık Tufan

şizofren haller





Araba Arap’a arpa yüklü olduğu halde arka arka çarptı
çarparken arpa yüklü araba Arap’a arabada tanıdık bir arya çalmaktaydı.
Çarpık ayaklı adam arpa yüklü arabada aynaya baka baka çarparken Arap’a
arap arka arka gelen arpa yüklü arabaya çarpıldı
kırıldı ayna ve durdu arya
Arap arka arkaya kasıldı.
Kasadan düşen arpa patlayınca Arap’ın alnında ardı ardına
Arap’ın gözleri kısıldı ve arabacı bakmadı gözünün yaşına
Arap aşı ısmarladı lokantada arkadaşına
arkada şınav çeken cezalı araba çıkarıldı arka dışına
içi çıktı dışına sırıtarak Arap’a ve kaşına kaşına.
Kaşına kaşar yazdı arabacı aynada
karda kışta unutup hesap vermemek için
kaşına kaşar yazmasını söyleyen karısına
kar ısına dursun karda kışta, dikilmesin kimsenin baharda karşısına
karşı sınav odasında sınav olmakta:
arabacının kaşında ne yazmakta.
Yazmak da amma zor diyor Arap bacı arabacıya.

Bir haftadır hastayım ve bir gece herkes uyumakta
ateşler içinde yanıyorum beynim kaynamakta
ne kadar alakalıysa kaynana ve Matta o kadar alakalıyım, yazdığım;
alnına ardı ardına arpa düşen Arap’la ve kaşına kaşar yazan arabacıyla.
Kusura bakmayın lütfen
ateş sarınca bedenimi dizginlemeden yazıyorum cümlelerimi
hayaletler siz ikiniz benimle gelin çocuklar sizde kuzeyden gidin
biri yardım çağırsın biri boza diye bağırsın
parola böğürtlen; deyince keseceksiniz elektriği
antibiyotik, şişko bademcik, obezite alfasilin
yanıyorum ve gözümde bir karaltı
üç gulhü bir elham gibi
üç korner bir penaltı…

a.kibritçi

Çık/ma!





Elma dersem çık
güzel çocuk
bomba dersem çıkma
Oyun bozanlık yaptı sevdiklerin
ansızın saklandılar,
Sobelemek cennete kaldı

Elma dersem çık
Gazze dersem çıkma
Sen gömül suskunluğuna siyah adam
Adının önündeki Hüseyn’den utanmadan
Çocuklarının başını okşa
Başları okşanmayacak halde olanları
Biz düşünürüz.

Elma dersem çık
Gazze dersem çıkma
Ey ben-i Arab
Mirasını devam ettir firavunun
Sular yükseliyor
Sular yükseliyor

İnsan dersem çık
Masum dersem çıkma ey dünya

adigebatur
December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31