Dünya soğudu cancağızım. Kalpler soğudu. Dudaklar soğudu. Bakışlar, sesler ve sözler soğudu. Dört yanımızdan dört nala bir karanlık koşuyor üstümüze. Öyle ağır ve öyle koyu bir karanlık ki, ustura bile kesmez. Bütün ışıkları yaksak bile, her birimiz birer ışık olmadıkça kâr etmez...
o yıllar bir ressam tanırdım gök çizemezdi yüksek evler yapardı yitik kadın yüzleri- bir gün o kentin -tarihsel bir kenttir- o çarşısındaki hasır iskemleli kahvede onu bir cenini çizerken ağlar gördüm bütün öğeleri belliydi ama neden gözsüz ama neden bir kaleden artmış kapı tokmağı gibi ıssız ve dokunaklı diye sormadım çünkü ben ağlayanları severim ve güzeldir ağlamak denebilir ki- bir insan en çok ağlarken güzeldir
Biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız Anna.
Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan.
Sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.
Piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde. Kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetin iki yüzüne de ardarda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.
İşte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.
İnsaf et Anna!
Gidelim buradan.
Senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.
Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.
Ölelim diyecektim az kalsın. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna.
Sarılalım diyecektim az kalsın. İçimden böyle şeyler de geçiyor işte. Sarılalım, dudakların…
Tamam sustum.
Gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum. Şiir kalsın istersen, sadece otursak. Oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut. Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak. Yüzüme bak ama Anna, yüzüme bak. Gözlerime bak, gözlerimin içine bak.
Gözlerim biraz karanlık. İçinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapıları yumruklayışlar, cipralexler, Turgutlar, Edipler, Sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen başağrıları, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmışlıklar var.
Gözlerim biraz yorgun. İçinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler…
Bekleyişler Anna. Köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela. Nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba, babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.
Hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var. Ama geçecek hepsi, geçecek. Şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.
Gözlerimin içine bakmaktan korkma Anna.
Sen adımını attığın andan itibaren Hira dinginliğine dönüşecek ortalık.
Araba Arap’a arpa yüklü olduğu halde arka arka çarptı çarparken arpa yüklü araba Arap’a arabada tanıdık bir arya çalmaktaydı. Çarpık ayaklı adam arpa yüklü arabada aynaya baka baka çarparken Arap’a arap arka arka gelen arpa yüklü arabaya çarpıldı kırıldı ayna ve durdu arya Arap arka arkaya kasıldı. Kasadan düşen arpa patlayınca Arap’ın alnında ardı ardına Arap’ın gözleri kısıldı ve arabacı bakmadı gözünün yaşına Arap aşı ısmarladı lokantada arkadaşına arkada şınav çeken cezalı araba çıkarıldı arka dışına içi çıktı dışına sırıtarak Arap’a ve kaşına kaşına. Kaşına kaşar yazdı arabacı aynada karda kışta unutup hesap vermemek için kaşına kaşar yazmasını söyleyen karısına kar ısına dursun karda kışta, dikilmesin kimsenin baharda karşısına karşı sınav odasında sınav olmakta: arabacının kaşında ne yazmakta. Yazmak da amma zor diyor Arap bacı arabacıya.
Bir haftadır hastayım ve bir gece herkes uyumakta ateşler içinde yanıyorum beynim kaynamakta ne kadar alakalıysa kaynana ve Matta o kadar alakalıyım, yazdığım; alnına ardı ardına arpa düşen Arap’la ve kaşına kaşar yazan arabacıyla. Kusura bakmayın lütfen ateş sarınca bedenimi dizginlemeden yazıyorum cümlelerimi hayaletler siz ikiniz benimle gelin çocuklar sizde kuzeyden gidin biri yardım çağırsın biri boza diye bağırsın parola böğürtlen; deyince keseceksiniz elektriği antibiyotik, şişko bademcik, obezite alfasilin yanıyorum ve gözümde bir karaltı üç gulhü bir elham gibi üç korner bir penaltı…
Elma dersem çık güzel çocuk bomba dersem çıkma Oyun bozanlık yaptı sevdiklerin ansızın saklandılar, Sobelemek cennete kaldı
Elma dersem çık Gazze dersem çıkma Sen gömül suskunluğuna siyah adam Adının önündeki Hüseyn’den utanmadan Çocuklarının başını okşa Başları okşanmayacak halde olanları Biz düşünürüz.
Elma dersem çık Gazze dersem çıkma Ey ben-i Arab Mirasını devam ettir firavunun Sular yükseliyor Sular yükseliyor