Tuesday, 1. December 2009, 16:30:16
Şiirler
Nasıl bir halde ise ruh
Çevren olur bir ayna görür insan
İçini dışını birbir
Tüm tabakaları sayılır;
Ne eksik ne fazladır.
İnan, insan mücadele ettikçe
Ruhu paklanır;
O zaman arınır tüm kirden,
Bilir ki tüm hayat, bir harlı ateş.
Girmeden bu ateşe,
Altın curuftan ayrılmaz;
Allah dağına göre kar verir ya
Dağ gibi insan dayanır.
Zalim yaptıklarıyla kazar kuyusunu
Mazlum ahı her vardığında göğe
Elbet duyulur, kazılır en derin cehennem kuyusu
Zalim için zamanı bekler cehennem de.
Derdi hocam
Hey derviş,
Senin elinden gelen nedir?
En fazla dilinden bir beddua mı gelir?
O dev günah nehrini besleyen,
Dereler senin sokağından,
Daha yanı başından geçmez mi?
Bu kıyamet koparken kaç fidan diktin,
Meyvesini dermeyeceğini bilerek.
Kaç akraban duydu sesini
Huzur evleri nerde,
Yetim var mı semtinde
Tüm bunları bilir misin söyle.
Hayır değil mi
Hep tüm dertler ötedemizde
Yanıbaşımızdakilere ulaşmak zor
Asıl duymazlık, bunda.
Varsın söylesin dilim,
Düşünsün beynim,
Değişen ne
Bir hiç.
Yanıbaşımda yanan ateşi görmez
Gözlerim.
Ya Rab öyle bir anlayış ver ki
Gerçekten tüm çevremi, kendimi
Olduğu gibi göreyim
Kendi içimdeki düşmanı yenmem için
Bana hikmeti ver.
Bu dünya da suç kimde
Karanlığa düşmeden bileyim.
(Aralık 2009- İstanbul)
Monday, 30. November 2009, 14:46:13
Şiirler
Bir gönül ki,
Kristal kadar berrak,
En saf, temiz bir kaynak.
Akar durur,
Yok içinde dirhem yalandan kir
Allah korusun böyle bir yürek ki
İçi inci, dışı mercan
Parıl parıl can içinde can.
Doğduğumda sarıldığım kundağım;
Hiç çözülmeseydi.
O zamanın temiz yüreği,
Bunca günah yükünü almazdı,
Belki.
Dedim ya güvercin.
Nasıl temiz atar o yürek,
Zaman durmaz yerinde,
Elbet büyüyecek.
İnan ki sen koru,
Temiz bir hazinedir o fıtrat.
Binbaşlı ejderhalar döner durur.
Bir başını kessen,
Yine vardır ısıracak bir baş.
Korunmak için,
Bileyle kalbini, ruhunu.
Güzel ahlaktan bir set ör kendine,
Atsın içinde güzel güvercin bir yürek.
(Kasım 2009- İstanbul)
Monday, 30. November 2009, 12:47:32
Şiirler
Ta Adem'den gelir
Kurban olayı;
Habil'in kurbanı kabuldü
Kabillinki kabil değildi, hak katında.
Kabil kurban etti kendi nefsine
Düşen ilk kan damlasıydı,
Yazıldı alnına katil yazısı
Bu da can almaydı ama;
Kendi nefsine kurban etmişti,
Kardeşi Habili.
Zaman yürüdü,
İbrahim zamanıydı.
Temiz bir kalp sahibi ibrahim
Tek put bırakmadı, kırdı birbir
Öyle bir imana yükseldi ki;
Canından, sevdiğinden vazgeçmek,
Onun sevgisine yükselmek istedi.
Adanmış bir hayatı yaşıyordu
İbrahim.
Hayatta aldığı her nefes,
Çoktan satılmıştı ebediyete.
İbrahim hanifti,
Tevhide kanat açan,
Ölmeden göğe yükselip,
Allah'a ermiş bir kişiydi.
İsmail ebedi bir hayata
Doğmuştu,
Kesilmişti söz, adamıştı ibrahim
En sevdiğine İsmaili.
Mühlet dolmuş,
Vakit kurban günüydü.
Hadi can dedi, yürü;
Adandığın, varlığının sebebine,
Kanat açma vakti geldi.
Ne tereddüt etti,
Ne geri adım attı ismail;
Yürüyelim dedi, bu canı veren hak
Ondan başka yok ki adanacak/alacak,
Yoluna kurban olunacak ...
İsmaili kurban eden İbrahimi,
Anlamak için insan,
Adamalı Allah'a en sevdiğini, tereddütsüz.
Kendine dönüp bakmalı;
Kaç kurban verdim,
İki parça et mi yükseldi göğe,
Kurban ettiğim hayvan nefsim mi
Yoksa semirtiğim nefsime mi bu kurban,
Değilse;
Düşünmeden, akletmeden kabul olmaz,
Allah katında, kestiğim kurban.
(Kasım 2009- İstanbul)
Saturday, 28. November 2009, 14:43:02
Şiirler
Gece yetmez
Seni anlatmaya, bir ömre sığmazsın.
İstanbul son sevgilinin busesi
Herkesin son sevgilisi.
Gel al kollarına beni
At boğazın gerdanına.
Yıldızlardan taç yapayım
Ne ben kanayım
Ne sen bunca aşığına yan.
İstanbul deli fişek
Her yaptığında mazur görülür
Kanatdıkça içimi, daha bir olurum
Bak gör içim dışım istanbul.
Senle gelen her derdi kederi
Dökmüşüm boğazımdan,
Sevinç, mutluluk mu ararım
Tam içindeyim ey güzel istanbul.
Mutluluk sensin, sevmeyen
Seni görmeyen,
Gönülsüz bakanlara darılma
Bildikçe açılan bir hazinesin,
Bilmeyen ne bilsin.
Aşk dedik, aşkı sende aştık
Al bizi kat o büyük yüreğine
Bula istanbul kadar aşk olalım da,
Yeniden doğalım, senin en güzeline.
(Kasım 2009-İstanbul)
Tuesday, 24. November 2009, 22:39:01
Şiirler
Bir damla yaş
Oldum damladım gözünden
İçimde bir dünya sevinç, keder
Neye yorarsan var.
Tut sakın düşmesin yere
Bir damla yaş sevgilinin gönlünde
Depremlere sebep.
Gözlerin tüm duygularını
Taşırdığın pınar
İzin ver
Dökülsün içinden
Damla damla yaş
Serin bir sağnak
Kim sevmez böyle bereketi
İnsanın gönlüne rahmet veren yağışı
Yağdıkça açılır gül üstüne gül.
Eğer ağlamazsa bir gönül
Bil ki artık tüm pınarları kurumuş
İçinde göz yaşı bulutlarını besleyecek
O sıcaklığı verecek bir ateş yok,
Sönmüş içi, buz tutmuşsa
O gözlerden yaş gelmez
İnsan ağlamazsa eğer
Bu insan için ağlamaya gerçekten değer.
(Kasım 2009)
Monday, 23. November 2009, 21:10:19
Şiirler
Saatin sarkacında
Kaç keder, kaç sevinç salanıp
Düştü,
Düşünmüşümdür
Ne düşte,
Ne düştüğünde zamandan
Yaşananlar,
Tatlı bir huzur aradım.
Cılız sesiyle ses verdi duymadım.
Anladım ta içime saklanmış.
Öyle sevimli
Öyle tatlı ki,
Bir o kadar çekingen,
Çıkarmak zor onu.
Ne sözler, şiirler yazdım,
Yılan olsa çıkardı,
Dedim ya şerbetten
Tatlı dili.
Öyle ki gözler konuşur
Dil şarkı söyler
Akıl saatinin zembereği salınmış
Bilmez günü geceyi
Müebbet muhabbettir bu
leyla ile Mecnunun dili
Gönül görmediği sevgiliye
Meşk eder.
(Kasım 2009)
Monday, 23. November 2009, 18:28:17
Şiirler
Zamanı döndürmek
Gerisinden, başlayıp gelmek
Mümkün mü büyücü
Zamanın içinde, gülüp eğlenmek.
Çevir dünyayı dönsün geriye
On, onbeş değil yirmi geriye
Ay kıskansın, güneş yansın
Takılsın özgürlük gelsin beriye.
Nice günler geçti ben bilemedim
Yaşı onbeş ise gel hele dinle
Bu zamanda gençlik geçmez bir daha
Sözü anlayıp, yaz bir tarafa.
Sandım ki hep böyle kalacağım
Zamanın içinde, yol bu durağım
Güzel yüzüm, güzel gözlerimle
Aynanın karşına vursun
Tüm canlar beğensin yansın yakılsın
Doğrudur belki yakılan çoktu
Nice zaman oldu ben bilmeden
Yanan ateşiyle, yandı kavruldu
Kimsenin içinde kalmadı közden
Yılların vicdanı olmaz yeniden
Bilmeden ahi zarda kalanda
Bütün işlerini yarına koyan
Gün gelir yarınlar gider elinden
O zaman bak gör halimi
Otur ve düşün hayatını yeniden
A dostlarım nedir kıymetim benim
Canımın canı gittikten sonra
Alıp kendini yeniden başla
Lakin kel başım, ağrıyan dişimle
Ne ola işim.
Sen otur bekle hey gidi derviş
Bu zamanın derdi;
Bir güzeli, güzelce sevmekmiş.
Geçti morsümbüllü bağın zamanı,
Dermeden soldu güller hazanda,
Neden gelmedi ötmedi bülbül,
Kurumuş yanmış gülüstana bakan kim.
Kendi, devrini bilmedin artık
Koskaca ağaçlar yürür mü yerde
Söksen köklerini beğenmez yerde
Fidan gibi gençken beğenseydin sen
Olmazdı dalların bugün yerlerde.
Anladım vezirim sözlerin zehir,
Kalan bir kaç on yılı,
Harcama böyle,
Vurduğun yerlerim en derin yaram,
Bari geçmişi söyleyip, dağlama sende.
Var gidip yurdu eyle söz ile
Nice güzellerin, var bu devirde,
Sen böyle söylerken gider biride
Haydi yorgun çınar sök köklerini
Sen bakma benim böyle dememe.
Senin için genç, yüreğin temiz
Nasıl sevmez bir insan böyle birini
Bak parlıyor ağlayan göz pınarların,
Bekletme, yürü ne güller var dalında durur
Bülbül figan eder gayrı yorulur
Gidipte gülüne hatrını alsa
Solmadan devrini bilsin sevgiyi
Güllü çok bülbülü çok
Dünya döner durur, durmaz devranı
Arayan bulur, canı cananı
(Kasım 2009)
Saturday, 21. November 2009, 12:06:13
Şiirler
Ufuk çizgisi gözlerin,
Adım adım
Nefes nefes sana varma, tüm ömrüm.
Unut dedin, unuttum kendimi.
Neden geldim buraya ,
Ben nerdeyim.
En derin fırtınalarda
Kahreden acılar denizinde yol
Aldım, kaç gece.
Pusulam nerde,
Yelkenlerim inmiş.
Bir limandı gözlerin.
Sen unut dedin ya,
Sevdiğim.
Yok, yok artık
başka liman.
Gönlünün kuytusunda
Yer verir misin?
Hafızamın en derininde nöbetteyim,
Unutmam,
_________unutamam
___________________sevdiğim,
Ben senleyim.
(Kasım 2009)
Saturday, 21. November 2009, 09:33:13
Şiirler
Somuta, şu ana tapmaktı yaptığı
İnançsızlığı bu inançtı.
Gün geldi, yeri göğü taradı;
Bulamadı,
__________kendini.
Baktı olmadı.
_____________inandı.
Artık katıksız bir küptü beyini;
Ondandı,
________özgünlüğü.
Tüm evreni, hayatı anlamıştı,
Çözmüştü bulmacayı.
Artık ne şeytan, ne melek vardı.
Aklı her şeye yeterdi.
Bak dokun, kokla işte,
Her yerde bir tutam,
Tüm maddenin içinde;
Kendiliğinden olmuş,
Bir akıl var ya,
Görmediğine inanma.
Bundan sonra tek putu yoktu
Sıra sıra boy boy dizdi.
Kimine aşk dedi, kimine şarap
Hayat ehli keyf olmaya bak
Tüm bunlar birer araç,
Asıl amaç;
Mutluluğa giden yolu açmak.
Ne Adem, ne Habil,
Kabil değildi bildiği.
En sevdiği inançsızlığını
Göğsüne gururla yerleştirdi.
Ne önceyi,ne sonrayı düşündü,
Anı yaşamak ve bitmekti.
Hayat bundan ibaretti,
Bir hiç gibi.
Severim tüm çelişkileri
Tek bire tapmak niye?
Bulmuşum binlerce etrafımda,
Kul köle olacağım birer imge.
Ölümse gerçek,
Herkes bir gün ölecek.
Ötesi yok,
Yok bundan başka gerçek.
Fakat bunca evren
__________________içinde evren
Olan insanın
_______________nedeni
______________________niçini
Zordur bu bilmeceyi düşünmek, zor.
Ancak inançsızlığa inanmakta
_____________________________çözüm bulur.
Tüm açmazlarında
________________ birbir,
_________________________an an
_______________________________boğulur.
Ateist misyonerin
Bir mezar taşı bile yoktur.
(Kasım 2009)
Friday, 20. November 2009, 19:42:39
Şiirler
Büyükçe bir meydan,
Etraf mahşer yeri;
Kaynıyor insan üstünde insan.
Yorgun adımlarla,
Ağır ağır çıkıyorum kalabalığa.
Kalabalık yarılıyor,
Bir bıçak sanki bedenim
Önüm kesilirken,
Ardım kapanıyor.
Etrafımda bir uğultu
Duymuyorum.
Ama anlıyorum,
Ensemde soluyor öfke.
Bir kabarıyor ki;
Sesleri kulaklarımdan girip
Tırmalıyorlar,
Beynimin en içlerini,
Perde
______perde.
Gözlerimi eğdim yere
Keşke dedim,
Olmasaydım, yaşam bana verilmeseydi de
Bu ateş çemberine düşmeseydim,
Başımı iyice düşürdüm,
Yere.
Toprak bile iğrenerek
Ayaklarıma,
Küçük taşlı mızraklar saplıyor
Hey sen diyor
İn üzerimden, yürüme.
Tam karşımda
Kurulmuş bir darağacı
Şaşırıp kalıyorum, üşüyorum.
Cellat, suçum ne?
Ne günah işledim?
Bakma kanlı gözlerle,
Durma hadi, söyle.
Bunlar senin idamının sebepleri;
Yardım etmeyip kaçtığın akrabaların,
Kaç yetimi itip kaktınsa hepsi burda,
Ha bak senin yaşlı annen ve baban
Hayırsız evlat layığını bulsun diyorlar,
Artık mühlet bitti,
Al ilmeği geçir boynuna.
Bir çığlıkla uyandım.
Bir kabusmuş bu evet.
Yok yok artık uyandım.
Allah biliyor ya
Artık uymam şeytana,
Yatmam gaflet uykusuna,
bir daha, asla.
Melik Haker (Kasım 2009)
1 2 3 4 5 ... 13 Next »
Showing posts 1 -
10 of 122.