25 Mart 2012
Ders 56
Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla
El-KEBİR
El-Kebir diyen aslında kendini büyütür. Allah’ı büyükleyen kendini bilendir. El-Kebir diyen kendini bilmiş kendi küçüklüğünü bilmiş olur.
Rabbinle bağlantını sağlarsın, Rabbine yaklaştıkça kendin büyürsün.
Allah’u ekber demek El-Kebir isminin tecellilerine mazhar olmaktır.
Manevi nimetler maddi nimetlerin tadını belirliyor. Maneviyatımız maddiyatımızdan daha büyük daha güçlüdür.
Görünmeyene sabretmeyen görünene şükretmez, görünmeyen daima büyüktür. Allah’u ekber diyebilmek büyük bir nimettir. Her Allah’u ekber Allah’ın bir nimetidir. Çok söylemek bunu dile getirmek bir nimettir.
Allah’ın büyüklüğünü bilen kendi küçüklüğünü bilir. Kendi küçüklüğünü bilen kendini bilir. Şahadet etmesi için insanın kendini bilmesi gerekir. Kendini bilen Rabbini bilir.
Allah şahsiyetimizi toplamak için esmasını nazil eden Rabbe binlerce kere hamd olsun.
O her şeyden büyüktür demek bir varlığa kıyasla büyük demek değildir. Allah tek büyük hep büyüktür.
Kibir Allah için kullanıldığında müsbet insan için kullanıldığında menfidir. Kibir önde giden, görünen anlamına gelir. Büyüklüğünde hiç şüphe olmayan bunda hiçbir eksiği olmayandır.
Esmaül hünsayı omuzlanan insana yetersizliği bildirilmektedir. İnsan haddini bildikçe büyür. Kim tevazu gösterirse büyür, Allah’a en yakın olduğu an insanın secdede olduğu andır.
Müstekbir büyüklenen firavun, Nemrut gibileridir. Mustazaflar isen Hz Musa, Hz İbrahim’dir.
Sahabe demek Peygamberimizi gören değil Peygamberimizle dava arkadaşı olandır.
Ey insanoğlu Allah’tan rol çalmaya kalkma. Kebir olmaya kalkmayın ey firavunlar ey Nemrutlar.
El-Kebir ismi Kur’anda tek başına gelmiyor. Mutlaka bir başka isimle birlikte geliyor. Mekke döneminin 9-13. yıllarında gelmeside ayrı bir mana taşıyor. En acılı yıllarda geliyor bu isim. Acı çeken ızdırap çeken insanların kör kuyudan çıkmak için Kebir ismine tutusunlar deniyor. Anı mutlaklaştırmayın, Allah’ın büyüklüğü karşısında bütün acılar ne kadar küçüktür.
Aliy ismiyle birlikte geliyor
Bir yerde mütahal ismiyle birlikte geliyor.
Allah her dişinin karnında ne taşıdığını neyi ne kadar artırdığını bilir.
Allah ölçüsüz iş yapmaz. Allah her zaman ölçülü ve tartılı iş yapar. Ey insan sen neden ölçüsüz iş yapıyorsun.
O ölçüyü koyan Allah bilinen ve bilinmeyen Alemin Alimidir.
Tüm şirklerin Allah’ın büyüklüğü ile problemleri vardır. O her türlü benzetme ve kişileştirmelerden münezzehtir. Onların söylediklerinden çok beridir.
Şirk Allah’ın mutlak büyüklüğü ile sorunu olanların hastalığıdır.
Onun izni olmadan hiçbir şefaat edemezler.
Allah hakikati söyledi zira o El-Aliy El-Kebirdir.
Şefaat konusunda bir şey icad eden Allah’ın büyüklüğü konusunda problemi vardır.
Allah’tan başkasının kayıracağını söylemek Allah’ın büyüklüğü ile sorunu vardır.
Tekbir üç türlüdür. Kalbin, aklın ve dilin tekbiri. Tasdik etmek, iman kalbin tekbiridir. Aklın tekbiri kainat kitabını okumak ve ondaki hikmeti bilmektir. Dilin tekbiri Allah’u ekberdir.
Rabbine gelince O’nu tekbir et.
Namazın içinde birçok emri birden yapıyoruz. Tekbir insanın acziyetini anlatır.
İnsanın büyümesi ancak Rabbini tekbir etmesiyle olur.
Düğünümüzde, cenazemizde tekbir getiririz. Sevincimiz üzüntümüz tekbir iledir.
Bayramlarımızda deriz ki Rabbim sevincim senden bağımsız değildir.
Ya Rabbim ölümü sensiz atlatamam.
Şaşırdığımızda söyleriz bu Allah için çok kolay olduğunu söyleriz.
Allah’u ekber deriz şaşırdığımızda, üzüldüğümüzde, sevindiğimizde. Çünkü bu Allah’tan, Allah ile ben bunu karşılarım deriz.
Allah aklımda bana kimse lades yapamaz çünkü Allah aklımda demiş oluruz.
O’nun büyüklüğü ile başlayan, bu bilincle yapılan ibadetler ibadet olur.
Allah tek büyük hep büyüktür.
İnsanlar yokları sayarlar, halbuki Allah’ın verdiklerini saymaya kalksalar baş edemeyeceklerdir.
Tekbir eden insan kendini Rabbine bağlayarak Rabbinin kendini büyütmesini isteyen insandır.
Allah’u ekber demek Allah’ın büyüklüğü tüm günahlardan büyük demektir.
Allah’u ekber demek kara gemi yapmaktır.
Allah’u ekber demek İsmail olup emredildiğin şeyi yerine getir ey babacığım deyip başını bıçağın altına yatırmak demektir.
Lut olup arkana bakmamaktır.
Şu kainat El-Kebir isminin tecellisidir.
EL-MÜTEHAL
Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla
Aşkın varlık, mutlak aşkın.
Tek Rad suresinde geçer bu isim.
Mekke döneminin 9. yılında gelmiştir.
Allah kimsenin müdahalesinden zarar görmez. Allah insanın kendisine zarar vermemesi için müdahale eder.
Birine irade vermek bir risk üstlenmektir.
Gölge olma başka ihsan istemem demek şahsiyet olmasını istemektir.