İz Düşümleri

Toprak post, Allah dost…

Subscribe to RSS feed

Cemâl ve Celâl’in aynılığı…

,

Cemâl ve Celâl’in aynılığı…
Arapça. Güzel, güzellik, iç ve dış güzelliğini ifâde eder.

İki türlü cemâl olduğu söylenir, birisi halkın bildiği güzellik, ikincisi hakiki güzellik. Bu da her uzvun, olması gerektiği karakter ve hey'etin en faziletlisi üzere bulunmasıdır. Cemâl, Allah'ın müşâhede-i ilmiyye olarak, kendi Zâtında ilk müşahede ettiği ezelî bir sıfatıdır. O, müşâhede-i ayniyye olarak yarattıklarında bu sıfatı görmek diledi, bunun üzerine ayna gibi kendi cemâlinin aynını görmek üzere âlemi yarattı.

Cürcânî'ye göre cemâl, rıza ve lütfa taalluk eden sıfatlardandır.

Kâşânî'ye göre de, el-Cemâl, Allah'ın lütf ve rahmetinin vasıflarıdır. Kâşânî konuyla ilgili olarak şöyle devam eder: Cemâl; Allah'ın, Zâtı için vechi ile tecellî etmesidir. Allah'ın mutlak cemâli için bir celal vardır ki, bu da, O'nun veçhiyle tecellî ettiği sırada herşeyi kahretmesidir. Bu şekilde O'nu görecek kimse kalmaz. O, cemâli yüce olandır. Cemali için bir yaklaşma vardır; işte o, bize bununla yaklaşır. O'nun herşeydeki zuhuru, şu beyitte zikrolunduğu gibidir:
Hakikatların hepsinde cemâlin seyreder
Celâlinden gayri yoktur onu setredecek Cemâl için bir celâl vardır. Bu da, kainatın taayyünleri ile cemalin perdelenmesidir. Her celâlin ardında da, bir cemâl vardır. Allah celâl ve kahriyle bütün mevhum varlıkları ortadan kaldırır, böylece cemâlini ortaya çıkarır. Bu sebeple, celâl cemâlin aynıdır.

Erzurumlu ibrahim Hakkı'nın "Kahrın da hoş, lütfün da hoş" diye terennüm etmesi, hakikatte cemal ve celalin aynılığına işaret etmek içindir.

Bu konudaki bazı atasözleri şu şekildedir:

"Celâli de hak, Cemâli de hak",

"Celâlinden Cemâline sığın",

"Cemâlin hakkı için".
Görmek ister isen yârin cemâlinden eser
Gayrîden saf eyleyip âyînene gel kıl nazar



Dr.Haluk Nurbaki

Güllerinde Ağladığı Zaman Vardır

Ehl-i Beytin rûhu şâd olsun, onları seven canların gönülleri aşkla dolsun, göz yaşları aşk olsun!



Hânedân-ı Ehl-i Beyt-i Mustafâ'yı sevmeyen
Esfel-i süfliyyete nâdan gelir nâdan gider




«Yirmi bin kişi birden ok attı Şah-ı mazlûm'a
Bizi atman deyüp zâlimlere tir ü keman ağlar.

Ok atmak Kurretül-ayn'e değil mi aslını imha
Sebepsiz mi bu gün hâlâ hakiki müsliman ağlar.

Cihanın sahibinden bir içim su kıskanılmış âh
Fırat ağlar, Murat ağlar, zemin ü asuman ağlar.

Ayak bastı o mel'unlar kalbgâh-ı sırr-ı Kurân'a
Aliyy ü Fâtıma, Peygamber-i âhir-zemân ağlar.

Belâ-yı Ehl-i Beyti yazmağa imkân mı var,asla
Söz ağlar,söyleyen ağlar,kalem ağlar,yazan ağlar.

Ezelden ağlarım, aktı; dü-çeşmim kanlı yaşımla
Ne hâbım var ne rahat var, yanan cismimde can ağlar.

İki göz oldu a'mâ, ağlarım ey kurretül-ayneyn
Kemâli sûz-ı âhımla nihân ağlar, ayan ağlar.
Osman Kemâli (K.S)
[/ALIGN]



Mükafat

Noel Babaya Geliyorum...



“Memleketimize, herhalde, Beyoğlu’ndan giren, Haliç’i atlayarak Fatih’lere, Aksaray’lara, sonra Rumeli’ye ve Boğaz’ı aşarak önce Kadıköy’lere, Moda’lara ve sonra Üsküdar’lara ve oradan Anadolu’ya geçen bu bunak neyimiz olur: Babamız mı, dedemiz mi, amcamız mı, yoksa Avrupalılıktan pirimiz mi?
İstanbul’un Tepebaşı’ndan Adana’nın Tepebağı’na kadar her yeri bilen, her yere uğrayan bu moruk kimdir, necidir?
Bir resmine bakarsanız Havarilere, öteki resmine bakarsanız Rasputin’e benzeyen bu iskambil papazı, aramızda nenin nesidir... Bunu hiç merak ettiniz mi?
Siz bırakın da ben söyleyeyim onun kim olduğunu: O Haçlı Seferlerinden kalma bir kılınç artığıdır. O zaman silahla giremediği yerlere, şimdi beyaz sakalıyla saygılar ve sevgiler toplayarak girebiliyor.
O evimize girerken eşeğini kapımızın halkasına bağlayan bir Piyer Lermit’tir... Kardeşlerini Mukaddes savaşa hazırlamaktan geliyor.
O, adıyla sanıyla bir misyonerdir ki, şu memlekette ocağına incir dikildikten sonra, kılığını değiştirmiş... ve bizi avlamaya, kucağında getirdiği oyuncaklarla en can alıcı noktamızdan; çocuklarımızdan başlamıştır.
Bu cömertliğinin karşılığını istemeyecek mi sanıyorsunuz, fedakârlığının sebebini düşünmediniz mi?
Bırakın onun hakkından ben gelirim: İşte sakalını çekince gördünüz... Sakalı elimde kaldı ve altından Lüsifer çıktı.
Bilirsiniz ki casuslar da kıyafetlerini ekseriya böyle değiştirirler. Bu, mezar beğenmeyen hortlağa ya mezarını gösterin, yahut bırakın: Haç’ında çarmıha gereyim onu.
Tehlikeyi sezer de kendiliğinden gitmeye kalkarsa çıkarken ceplerini yoklamayı unutmayınız: Muhakkak bir şeyimizi çalmıştır.

ARİF NİHAT ASYA


Merhum Arif Nihat Asya'yıda Rahmetle Anıyorum.

Rahmetle Anıyoruz...

Biraz geç anmakla birlikte Milli şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoyum Hakka yürümesinin yıldönümünde Rahmetle Anıyoruz makamı cennet olsun.

Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyûlâyı da er geç silecektir.
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma;
Sessiz yaşadım; kim, beni, nereden bilecektir...


Yazın ziyaretimde çektiğim merhum Mehmet Akif'in mütevazi kabri şerifi

Aslına Rücû Etmek

Bizlerin ha yeşil ha sararmış yapraklardan farkımız ne ki
Savurmakta ha oraya ha buraya kader rüzgarı dur deme imkanı varmıki
Zaman tünelinde yol almaktayız yeşillikten sararmış,kızıllığa yok oluşa doğru
Yok oluş misaldir gerçek ise hem ceset hem ruh aslına rücû etmeye doğru
Muhibbi

Hangi Yüz En Güzel Yüz

Bu gün hangi yüzümü göstereyim dünya üzerindekilere ?
En Güzel Yüzünü Göster
Mü'min kardeşinin yüzüne tebessüm etmek sadakadır. (Hadîs-i şerîf-Edeb-ül-Müfred)




Birlikte Ayrılık...

, ,

Kim demiş suya yazı yazılmaz diye üstad suya bir yaşam çiziyor Müşfik Kenter'de yorumluyor

Aşka düşerek aşık olduğunu ve sarhoşluğunu yaşıyanların ayılmaları için sade kahve niyetine.

Söz ola bayram ola hayırlara vesile ola

Söz Ola



Esti rüzgarı kader sonbaharda sararmış bir yaprak misali savurdu buraya sebep oldu niyeti hayr ile yak cerağı ışığı görenler gelsin diye mum dibine ışık vermezmiş gelen dostlar yorumları ile aydınlatsınlar yolumuzu olsun o güzel yorumlar fakirin gönlüne cila yeni dostluklara ulaşmak dileği ile aşkı ilahiyi yaşamak adına.
Ziyaretimize gelen dostlar hoşgeldiniz sefalar getirdiniz sizleri saygı ile selamlıyorum aşkınız daim gönlünüz hoş Allah cc yar ve yardımcınız olsun.

Muhibbi