Korkuyorum Kafama Yine Birşeyler Esiyor!!!

Martılara Fil Atmak İstiyorum

Subscribe to RSS feed

.....

Kendi kötün ile kendi iyini kendine sağlayabilir misin?… Kendi istemini bir yasa olarak kendi üstüne asabilir misin?… Kendi kendinin yargıcı olabilir misin ve kendi yasasının öç alıcısı?…

Korkunçtur, kendi yasasının yargıcı ve öç alıcısıyla yalnız kalmak… Yıldız işte böyle fırlatır ıssız uzaya, yalnızlığın buzlu soğuğuna…


Ama bir gün yalnızlık yoracak seni… Bir gün eğilecek gururun ve yürekliliğin yılacak…Bir gün haykıracaksın: “Yalnızım ben!…


Bir gün artık görmeyeceksin yüksekliğini, alçaklığını ise pek yakından göreceksin… Kendi yüceliğin bir hayalet gibi korkutacak seni…


Bir gün haykıracaksın: “Her şey düzme!…”


Nietzsche

Mucize bekleyenlere...


Adam fısıldadı :
“ Allahım konuş benimle.
”Ve bir kuş cıvıldadı ağaçta.
Ama adam duymadı.

Sonra adam bağırdı :
“ Allahım konuş benimle !
”Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı.
Ama adam dinlemedi onu.

Adam etrafına bakındı ve
“ Allahım seni görmeme izin ver ” dedi.
Ve bir yıldız parıldadı gökyüzünde.
Ama adam fa...rkına varmadı.

Ve adam bağırdı,“
Allahım bana bir mucize göster !
”Ve bir bebek doğdu bir yerlerde.
Ama adam bunu bilemedi.

Sonra adam çaresizlik içinde sızlandı,
“ Dokun bana Allahım ve burada olduğunu anlamamı sağla !
”Bunun üzerine Allah adama dokundu.

Ama adam kelebeği elinin tersiyle uzaklaş-tırdı....
Ve yürüyüp gitti.

Heryerde sen

Kulagimda nereden geldigini bilmedigim bir melodi ve gecenin karanliginda yine yalnizligimla ba$ ba$ayiz... Hicbir $ey du$unmeden dinliyoruz ya da cok $ey du$unerek...

Ne kadar da kararli basiyor notalara Erkin Baba, kelimelere dokemedigi duygularini anlatmakta inatci, ama dinleyene "yeter be" dedirtmeyecek kadar da yumu$ak ve anlamli... Hayat kar$isinda olmak istedigim gibi uzun lafin kisasi...
Derken, yalnizligim sesleniyor aradan bak diyor oradayim... Beni anlatiyor her bir nota darbesiyle... Bak duyuyor musun isyanlarda $u anda?.. Senin gibi... Nasil da $iddetlendi melodi... Ama bak kabullendi $imdi de, her insan isyanlarda gordun mu? Ama kabullenmekte sonun ba$langicinda benimle olmayi...
Sus diyorum, ben kabullenmek istemiyorum ki seni... Ali$tim sana, ama kabul etmek istemiyorum bu ali$kanligi...
Sigara gibi degil... "Ali$kanlik i$te..." Deyip gecebilecegim... O bile yava$ yava$ akitir zehrini bedenime, fark ettirmez... Ama sen! oyle misin ya?! Hep fark ettirirsin varligini! Varligin bir bulut olup sarar her bir yanimi, u$utur...

Ama sonra dedim ya, ali$kanlik... isinirim.

Hani olur ya, ki$ gunu yeni serilmi$ car$aflara buz gibi yatarsin, titrer her bir yanin... Ama huzur bulursun o serinlikte bile, isinirsin sonra... Yine de kabul etmek istemezsin bir sonraki gun de u$uyerek yatagina girecegini... Ama kacamazsin, katlanirsin...

Katlanirim... Ali$ilmi$liktan gelen garip bir huzur verir varligin... Sonra varliginla uykuya dalarim... Kulagimda bilmedigim bir melodiyle, bilinmez diyarlara...

uyaniyorum..

uyandigimda,

Butun duygularimin yalan oldugunu dusunup,
Gercekleri aynalarin diger taraflarinda ararsin.

Heryer sen ve ben seni ariyorum...

Seninle ve Senli...

Sevince insanlar bir baska der ya fonda...

Durma dostum sende yer ver aska...

Gel... Teşhis Et Beni...(Selin Ersoy'a)


Esaretin zincirleriyle bağlanmış cesaretimi sürüklüyorum, gittiğim yerlere..
zincirin şıkırtılı sesi hep aynı acıyan yerime vuruyor…
gecenin yarısında ,nakaratı sende kalmış bir ezgiyle düşüyorum yola…
damağımda son sözlerinin kavurgan tadı
ve yüreğimde derin bir burkulmayla,
mahçup uyuyan sularda akıyorum…
göğsümde çoğalan susuşlar biriktiriyorum…

Suç benim…
Birlikte içtiğimiz sigaraların dumanında boğuldum…
Artık her sigara yakışım ,sol göğsümde gıcırdayan
berbat bir öksürük nöbetine dönüşüyor…
Anladım…
Öksürmekle sökülmeyeceksin ciğerimden…
Bir sigara daha yakıyorum ,yanımda yatan ruhumu zehirleyerek…
Dudağımdan çıkardığım duman halkalarına asıyorum,
dönüş yollarımın darboğazlarını…
Boğazlanıyorum günbe gün ,yorgun düşmüş ,
sana yenilen benliğimle
Karantinaya alınmış Gülüşlerimi saklı-yorum,
kırık-dökük bir yaşamın zındanlarında…

“OYSA GÜL DESEN,GÜLECEKTİM”

Seni alıp götüren bir fırtınanın ertesiyim…içimde sağır bir zaman…
Kör bir gece ,sedef’ten gölgeler döküyor avuçlarıma…
Alaca kanatlı atlılar ,ellerinde simsiyah güllerle geliyor ,
yalnızlık merasimime..

Sen yoksun başucumda..
Sıla ‘ya giden yollarım tutuk…bekleyen yok ,dönüş günümün coşkusunu…
O halde ben neyi bekliyorum öksüz çocuk gibi…
seni getirmez ,İstanbul lodosları…

Zaten zındandayım ya !
Kilitledim kendimi sensizliğin zındanına…
Mazgallarından bakıyorum şehrin meydanına..
Meydanda bir darağacı…
Asmışlar darağacına özgürlüğümdeki “ben”i…
Tutsaklığım ölmüyor …nerdesin ?…

Cesedim kendini intihar’a vurmuş Yunus şimdi…
Gel teşhis et beni…
Bak …aşkıma şahit ol…

Den Hali !!!

MUTLULUĞUN REÇETESİ

Mutluluğun reçetesi var mı..Ya da bana mutluluğun reçetesini yazabilirmisiniz???
Ernie E. Zelinski bilge kişilerin çağlar boyunca söylediklerinden yararlanıp bir mutluluk reçetesini oluşturmuş.
Kanımca bugüne kadar yazılmış en iyi reçetelerden biri bu. Bu reçeteyi mutlaka bir kenara not edin. Kesip saklayın. Mümkünse eşe, dosta, sevgiliye, arkadaşa fakslayın. E-posta veya telefon mesajı ile yollayın. Ama en önemlisi mutlaka uygulayın.

İŞTE REÇETENİZ:

Doyum sağlayacak kadar bir amaç

Geçinebilecek kadar bir iş

Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik

İş ve eğlenceyi dengeleyecek kadar sağlıklı bir akıl

Birçok insanı beğenecek, bunlardan birazını da sevecek kadar şefkat

Kendini sevecek kadar özsaygı

Muhtaç olanlara verecek kadar iyilik duygusu

Zorluklarla yüz yüze gelecek kadar cesaret

Sorunları çözecek kadar yaratıcılık

Her an gülecek kadar mizah duygusu
İyi bir yarını bekleyecek kadar umut

Hayatı bütün değerleri ile yaşayacak kadar bir sağlık

Sahip oldukların için şükran duygusu

Reçetenizdeki 13 ilaçtan siz hangisini beğendiniz bilmiyorum ama benim favorim sonuncudur.

SAHİP OLDUKLARINIZIN DEĞERİNİ BİLİN!!

"Sahip olduğunuz şeylere şükran duymak".Bu her insanın kendi içinde bulabileceği çok eski ve güçlü bir ilaç!! Sahip olduğunuz her şeyi kaybettiğinizi sonra da bulduğunuzu düşünün. Nasıl da mutlu olurdunuz. Sahip olduğunuz şeylerin, sağlığınızın, eşinizin, çocuklarınızın, arkadaşlarınızın ve dostlarınızın değerini bilmek...

Mutluluğun peşine düşmek yerine, biraz da onun sizi bulmasını beklemek, kısacası bulduğunuz ve olduğunuzla yetinmek bu ilacın en önemli faydalarıdır. Reçetenin etkinliği arttırmanın diğer yollarını ise Mark Twain yazmış: "Palamarı fırlatıp at. Güvenli limanlardan uzaklaş. Bırak alize yelkenleri şişirsin. Araştır, düşle ve keşfet".

Gel... Teşhis Et Beni...

Bir camın kırılışına verdim zerreciklerimi…
Birde hayaline sarılıp ,savruldum uzak coğrafyalara…
sessizliğin ve yalnızlığın ucundayım…
ne yana gitsem,milleri uzatıyorum kendimle…
Geceden kalma sorularla, günaydınsız bir sabaha uyanıyorum ..
Demir meridyenlerle çizilmiş penceremden,
rastgele bir ışık sızıyor odama…Arsız bir sevincin izdüşümü..
Kırık hıçkırıklarla kurşunlanmış uykumu, asıp ranzama.geçiyorum aynanın karşısına..kavruk bir yüze bakıyorum
Ne çok olmuş aynalara küseli…


Soğuk ve sessiz taş parçalarının arasında ,
öğrenmediğim acılar biriktiriyorum yaşama dair…
sevinci hırpalanmış çocuk gibi,
kapı arkalarında söyleniyorum kırılganlıklarımı…
Dar bir odada dönüyorum şimdi…
sinirlerim ne kadar yoklasada ihanetin sınırlarını…
zulamda hala tebessüm tozu var…

“GÜL DESEN GÜLECEKTİM OYSA”…