Yanmak, yüreğimi aydınlatan ışık…

Yanmak, yüreğimi aydınlatan ışık…

Söndü lâmbam, bu hikâyedeki rolüm bitti

Yine tek başıma kaldım sevda köprüsünün başında.

Melek ve Şehzade ne yaparsa yapsın şimdi;

Sevdalımın sevgisiyle yandım eridim.

 

Gönlümün sesini dinledim hep aklımdan önce

Sevda gönle yerleşince akıl başta mı kalır?

Mor dağların aydınlanacağına inanmazsa âşık dediğin;

Vefasız zaman değirmenin ardından bakakalır.

 

Sevda ateşleri yakmadıkça yüreği, âşıklar olgunlaşamaz

Sevgi dediğin gel geç bir heves olur çıkar.

Aynı dalda çifte kiraz kesildik ikimiz,

Yaz güneşi yüzümüze bakar.

 

Sevda köprüsünün öte başında birisi var,

Rüyâlarımı dolduran sevdiğime benziyor.

Gözlerinde acabalı bakışlar cengi,

Kaderinin izinde geziniyor.

 

Yanmak, yüreğimi aydınlatan ışık…

Yanmak, gökkuşağının altındaki umudum.

Yanmak, yandıkça sende yok olmak;

Ruhum!

14 Ocak 2009

 

Oyhan Hasan BILDIRKİ