Full Metal Games
Sunday, August 22, 2010 11:31:27 PM
Yaz tatili bitmek üzere. Bu son günleri ise maksimum verimlilikte geçirmeye çalışıyorum çünkü önümde öğrencilerin at yerine konulup yarıştırıldığı bir maraton var, her sene yeni engellerin eklenip çıkartıldığı ve büyük bahislerin döndüğü bir maraton: YGS ve LYS. Ama şimdi bunu bir kenara bırakalım, biraz geyik yapalım:
Öncelikle StarCraft 2 benim için bir hayal kırıklığıydı. Tamam, güzel oyun; oynadığım birçok yapımdan daha kaliteli ve eşsiz. Ancak beklentilerimi tam karşılamadı. Ben oyunu bir edebi eseri andıran hikayesinden dolayı almıştım, asıl alma sebebim ve 140 lira bayılma nedenim buydu. Yayımlanan reklam videosu da beni oyunun böyle olacağına inandırmıştı. Yanılmışım. God of War, Heavy Rain, Uncharted veya türevi oyunları seven biriyseniz bu strateji oyununa bulaşmayın derim, hayal kırıklığı yaşarsınız.
Maalesef video oyunları hala tam bir anlam derinliğine sahip değil! Katıldığı her konferansta da Heavy Rain oyununun yapımcısı David Cage bunu dile getiriyor. Cage, hala çoğu 'başarılı' oyunun özünde düşman öldürmece olmasından şikayetçi. Kendi oyununu örnek göstererek “Sektör yeni gelişmelere açık, stüdyolar yaratıcı ve yenilikçi yapımlar geliştirmeli” diyor. Heavy Rain, şimdiye kadar 2 milyon adet sattı, öngörülen rakam ise sadece dörtte biriydi.
Bazıları bana hak vermiyor ama görüceksiniz ki video oyunları ileride sinemanın yerini alacak. Fakat bunun için biraz daha zaman var. Onun için biz şimdilik elimizdeki yapımlarla yetinelim. Bu yaz sürecinde oyun camiasında birçok yenilik oldu. E3 ve Gamescom fuarları gerçekleşti. Ben de sektörden ilgimi çeken bilgileri derleyerek sizlerle paylaşmak istedim.
Force Unleashed II – 7 milyon satan ilk oyundan sonra Force Unleashed, ikinci oyunuyla beraber seriye daha sadık kalacağını söylüyor. Darth Vader'ın gizli çırağı Starkiller'ı oynadığınız bu oyunun sinematiği ise izlenmeye değer. Bu sinematik hakkında da sizinle paylaşmak istediğim bir yorum var. Paranoyakça gelebilir ancak siz yine de mantıklı konuşuyormuşum gibi tepki verin: Video ilk başladığı anda imperial march parçasının çalmasıyla beraber popüler kültürün ikonlaşmış hali Darth Vader'ı karşımızda buluyoruz. Peki onun önünde eğilen kişi kim? Starkiller – yani oyundaki biz, oyuncular. Etrafımız ise karanlık, kamera açısı zaten bize tepeden bakıyor, aşağılayıcı bir tavır... Ancak videonun ilerlemesiyle düşünüyoruz ki biz özeliz, biz ortalığı dağıtırız! Fakat o da ne?! Videonun sonuna geldiğimizde bir de görüyoruz ki Vader bizim klonlarımızı yaratmış? Yani... yani... biz aslında tek değil miyiz, bir sürünün parçası mıyız?
Haliyle videoyu ilk bu şekilde izlemek paranoyakça geliyor. Fakat video oyun ekiplerinde çalışan psikologlar ve psikanalizciler de var. Peki ya bu öngörü, videoyu izleyenlerin bilinçdışına gönderilen bir mesajsa?
Biliyorum, paranoyağım.
Deus Ex: Human Revolution – Bu oyunun sinematiğini izlediğim anda hücrelerim arasında öyle bir etkileşim oldu ki nöronlarım arasında iletilen elektirikler sonrasında kozmosun derinliğindeki sırrı çözmüş gibi oldum. Yahu hangi video oyunu Rembrandt'ın Dr. Nicolaes tablosuna gönderme ile başlar? Hangi video oyunu Antik Yunan'dan Daedalus'a gönderme yapar? Hepsi bu kadar olsa; video ilerledikçe oyundaki zamanın 2027 olduğunu, Ghost in the Shell'deki gibi insanlarda makineleşme sürecinin başladığını, kapitalizmin ilerlemesiyle beraber George Orwell'ın 1984'te öngördüğü fikirlerin uygulamaya geçtiğini görüyorsunuz. Bu 'mükemmel' dünyaya bir de duygusal bir hikaye eklemeyi unutmamışlar. Grafiksel açıdan izlediğinizde ise ağzınız resmen açık kalıyor. O ne fütürist yapılardı yaw öyle? Peki ya videodaki özlü sözlere ne demeli? “ If you want to make enemies, try to change something”, “These people...They're like ghosts; always in the shadows, always hiding behind lies, proxy soldiers...”, “Body may heal, but mind is not always so resilient”, “ I'll never stop looking”
Müzikleriyle, grafikleriyle, hikayesiyle... Her şeyiyle Deus Ex'in yeni oyunu kusursuz gözüküyor. Metal Gear Solid'e bir Mark Twain eseri diyorlardı, peki bu eser Tolstoy'a ait olabilir mi?
Umarım bizi hayal kırıklığına uğratmaz.
Ghost Recon: Future Soldier – Ubisoft yapımı olan bu TPS savaş oyununun kurgusu yakın gelecekte geçiyor. Fransız yapımı olmasından belli, oyunun senaryosu pek kurgusal olmamış. Oyun aslında yakın bir gelecekte ortaya çıkabilecek önemli bir problemi masaya yatırıyor: Su Savaşları. Eğer ki küresel ısınma önümüzdeki yıllarda etkisini 'daha' şiddetli bir şekilde hissettirmeye başlarsa, ilk Rusya olmak üzere tüm dünyada su ve enerji sorunlarına yol açacak. (Biraz da Copenhag kongresindeki sonuçlardan dolayı ben küresel ısınmaya pek inanmıyorum ama...neticede söz konusu ülke ABD olsa bile dünyanın yok olmasına göz yummaz değil mi? DEĞİL Mİ?)
Rusya'nın komünizmden kapitalizme geçmesiyle beraber müthiş bir beyin göçü yaşandı. Rusya hala jeopolitik önemini koruyor ancak kapitalizmin vaad edilen 'özgürlüğü' getirmemesinden dolayı oradaki yeni nesil gençlik çözümü yeni yollarda aramakta: neo-nazizm ve milliyetçilik (http://circassianportal.wordpress.com/2010/06/06/rusyada-yukselen-irkcilik-ve-dazlaklar/). Yeni nesil gençler Stalin'e küfrediyor ama bir yandan Hitler sempatizanlığı yapıyor. Bu henüz bir problem gibi gözükmese de olası bir su savaşı ile dünyadaki dengeler değişebilir. Nitekim oyunun hikayesi de bunun üzerine kurulu.
Gametrailers sitesinde bunun üzerine bir yorum yazdım. Daha önce yazdığım iki yorum silinmişti ancak bu sefer ki silinmedi ve 5 kişi beğendi. Rusya hakkında yazdığım için silinmemiş olsa gerek...
Call of Duty – Bu seri hakkında ne yazmalıyım? Birkaç on milyon dolarlık yapım maliyetine karşılık 6 ayda 1 milyar dolar ciro yapıp yüz milyonlarca dolar kar yaptığını mı? Amerikan propagandası olduğunu mu? Müziklerini Inception'ın da müziklerini yapan Hans Zimmer'ın bestelediğini mi? Oyunun asıl geliştiricilerinin ayrıldığını mı? Heh evet, Call of Duty'nin orijinal yapımcıları Infinity Ward'tan ayrıldı ve Electronic Arts bünyesine katıldı. Orada da yeni bir ekip kurdular: Respawn. İşin komik tarafı, bu yapımcılar aslında tee yıllar önce EA'nın Medal of Honor oyununda çalışıyorlardı. Yıllar sonra ve milyonlarca dolar para kazandıktan sonra eski şirketlerine 'sığınmaları' bir paradoks oluşturuyor. Kendi kurdukları ekipten neden mi ayrıldılar? Gözü kahrolası para yüzünden. Tabii bu serinin devam etmeyeceği anlamına gelmiyor. Artık bir marka haline gelmiş Call of Duty'nin yapımına Treyarch ve Sledgehammer Studios devam edecek. Infinity Ward?
Castlevania: Lord of Shadow – Bu oyunun asıl geliştiricileri İspanyol. Bir Türkün bloğunda bile onların yapımı yer aldığına göre bu boğalar işi ilerletmiş. Tabii japonların yardımı ile! MercurySteam ve Kojima Productions, eski bir oyunu tekrar diriltiyorlar: Castlevania. Beni bu oyunu incelemeye götüren ise Kojima-san'ın yapım sürecine dahil olması. Onca yıllık Metal Gear Solid deneyiminden sonra böyle fantastik bir oyunun yapımında yer alması ilgimi çekti. Kojima eli değmişse bu oyun alınmaya değer.
Oyunun mekanikleri God of War'ı çağrıştırıyor ama kısa bir araştırmadan sonra öğrendim ki aslında God of War özünde bu oyundan esinlenmiş. Sonra baktım grafikler sağlam, hafif Shadow of Colossus'a özenmeler varmış, bilhassa Boss kısımlarında. Hikaye de fena değil. Bekliyoruz.
Microvolts – Kanada yapımı olan bu oyun kurulum aşamasında size üç dil seçeneği sunuyor: İngilizce, Almanca ve Türkçe!! Başta dedim dalga mı geçiyorlar ama bir baktım halis bulis Türkçe. Buradan şu sonucu çıkartabiliriz ki arkadaşlar, Türkiye F2P (Free-to-Play) konusunda başarılı oldu. Güney Kore, en çok yatırım yaptığı ülkeler arasında Türkiye'nin olduğunu söylüyor. WarRock'ın yapımcısı en çok karını Türkiye'den elde ettiğini açıklıyor. Öyle ki bir Güney Kore oyunu televizyona reklamını bile vermişti. (God of War ile Starcraft bile İstanbul metrolarında yer aldı beh!)
İşte, Türkiye'deki bu potansiyeli gören Kanadalı şirket, Türkiye'nin de önemli bir yatırım olacağını düşünmüş. Bir F2P oyunu olan Microvolts, MMOTPS türünde. Oyun, oyuncaklar arasındaki savaşları ele alıyor. Amaç: pil kutularını diğer oyuncaklardan önce ele geçirmek. Teknik olarak da başarılı gözüken yapım, en azından denenmeyi hak ediyor. Şu an oyun açık beta aşamasında.
Dragon Age 2 – İtiraf etmeliyim ki Electronic Arts'ın son yıllarda yaptığı en karlı ve en etkili yatırım BioWare'ı satın alması oldu. Bu ekip sayesinde şu an üç yeni yapıma sahipler: Mass Effect, Dragon Age ve Star Wars: Old Republic. Electronic Arts geçen sene 400 milyon dolar zarar açıklamıştı fakat bu sene kendini topladı ve 90 milyon dolar kar yaptı. Şüphesiz bunda diğer stüdyoların payı da yabana atılamaz. DICE (Battlefield, Mirror's Edge), Maxis (Sims), Visceral Games (Dead Space, Dante's Inferno) stüdyoları da geliştirdikleri yapımlarla beraber EA'ya büyük katkılar sağladı. Öyle ki Electronic Arts gidip 270 milyon dolara Facebook'a oyun geliştiren önemli ekiplerden birini, Playfish'i satın aldı. Yine de stüdyo hala maliye işlerini tam halledememiş ki Ubisoft'taki hisselerini satmayı düşünüyor. Tabii stüdyolar arasında ekip küçültme/birleştirme süreci de tamamlanma aşamasında.
Dragon Age 2'ye gelecek olursak; tanıtım videosu diğer oyunların sinematiklerinde olduğu gibi gerçekten etkileyiciydi. Hani bi Deus Ex etkisi yapmadı ama son sahne korkunçtu yaw :-|
Assassin's Creed 3 – Hiçbir oyununu baştan sona oynama imkanım olmadı ama gördüğüm kadarıyla Assassin's Creed gerçekten video oyunları tarihine adını yazdırmayı başardı. Altair ile olsun, Ezio ile olsun; bu seri giderek kendini geliştirmekte. İlk oyun tadımlıkta olsa yeni bir yapım kazandırdı piyasaya. İkinci oyun ise ilk oyundaki tekrarı yapmadı ve hem görev bakımından çeşitlilik kazandırdı, hem hikaye açısından daha fazla bir anlam derinliği sağladı, hem de sanatsal açıdan da o dönemi birebir yansıtan bir oyun geliştirildi. Üçüncü oyun ile beraber fransızlar bunu bir adım öteye götürmeyi düşünüyorlar.
Bu oyunun da sinematiği gerçekten efsane. Öyle görünüyor ki 300 Spartalı'nın özel efektlerini yapan Hybrid'i satın aldıktan sonra Ubisoft adamlarını sıkı çalıştırıyor. O ne öyle ya? O iki dakikalık videoyu alın, iki saatlik film yapın da izleyelim! Prince of Persia'dan sonra bu da olur gibime geliyor zaten.
Ama n'olur, bir oyunun filmini yaptıktan sonra tekrar filmin oyununu yapmayın, bu ne zerdüştlük ya? Taşak mı geçiyorsunuz?
NFS Hot Pursuit – İtiraf ediyorum: Ben ki video oyunlarında grafiksel estetiklik arayan, ben ki oyunlarda hikaye bakımından bir derinlik isteyen...Her şeye rağmen favorim NFS ve araba yarışları. Her erkek çocukluğunda arabalara hastadır ama genelde gelip geçicidir sonra araya futbol girer, basketbol girer, ilgi alanı kayar. Benim de kaydı tabi ama hep aynı eksen etrafında döndüm. Programlamayla da uğraşsam, grafik tasarımla da uğraşsam hep özünde arabalar vardı.
Çocukluğumda en sevdiğim oyun da Hot Pursuit'ti. Sonra Most Wanted bana tekrar benzer bir deneyimi yaşattı ama şimdi aynı etkiyi vermez çünkü o zamanlar modifiye arabalar gözdeydi, modaydı, Fast and Furious çılgınlığı vardı. Ben de o ana akımın içindeydim. Ancak NFS'nin bu yeni oyunu benim için – ve benim jenerasyonum için - gerçek bir nostalji olacak.
NFS serisi Carbon'dan sonra bozmuş olsa da Shift ile aşama kaydettiğini söylüyorlar (oynamadım). Ama bir NFS serisinin özü simülasyon mudur? Zaten benzerleri varken neden üçüncü bir Gran Turismo'ya ihtiyaç duyulsun ki? Neyse ki seri orijinal özüne emin ellerle dönüyor. Burnout serisinin yapımcısı Criterion, yeni NFS için kolları sıvadı. Yeni videolar ise ağız sulandırıcı. En sabırsızlıkla beklediğim oyun.
Öncelikle StarCraft 2 benim için bir hayal kırıklığıydı. Tamam, güzel oyun; oynadığım birçok yapımdan daha kaliteli ve eşsiz. Ancak beklentilerimi tam karşılamadı. Ben oyunu bir edebi eseri andıran hikayesinden dolayı almıştım, asıl alma sebebim ve 140 lira bayılma nedenim buydu. Yayımlanan reklam videosu da beni oyunun böyle olacağına inandırmıştı. Yanılmışım. God of War, Heavy Rain, Uncharted veya türevi oyunları seven biriyseniz bu strateji oyununa bulaşmayın derim, hayal kırıklığı yaşarsınız.
Maalesef video oyunları hala tam bir anlam derinliğine sahip değil! Katıldığı her konferansta da Heavy Rain oyununun yapımcısı David Cage bunu dile getiriyor. Cage, hala çoğu 'başarılı' oyunun özünde düşman öldürmece olmasından şikayetçi. Kendi oyununu örnek göstererek “Sektör yeni gelişmelere açık, stüdyolar yaratıcı ve yenilikçi yapımlar geliştirmeli” diyor. Heavy Rain, şimdiye kadar 2 milyon adet sattı, öngörülen rakam ise sadece dörtte biriydi.
Bazıları bana hak vermiyor ama görüceksiniz ki video oyunları ileride sinemanın yerini alacak. Fakat bunun için biraz daha zaman var. Onun için biz şimdilik elimizdeki yapımlarla yetinelim. Bu yaz sürecinde oyun camiasında birçok yenilik oldu. E3 ve Gamescom fuarları gerçekleşti. Ben de sektörden ilgimi çeken bilgileri derleyerek sizlerle paylaşmak istedim.
Force Unleashed II – 7 milyon satan ilk oyundan sonra Force Unleashed, ikinci oyunuyla beraber seriye daha sadık kalacağını söylüyor. Darth Vader'ın gizli çırağı Starkiller'ı oynadığınız bu oyunun sinematiği ise izlenmeye değer. Bu sinematik hakkında da sizinle paylaşmak istediğim bir yorum var. Paranoyakça gelebilir ancak siz yine de mantıklı konuşuyormuşum gibi tepki verin: Video ilk başladığı anda imperial march parçasının çalmasıyla beraber popüler kültürün ikonlaşmış hali Darth Vader'ı karşımızda buluyoruz. Peki onun önünde eğilen kişi kim? Starkiller – yani oyundaki biz, oyuncular. Etrafımız ise karanlık, kamera açısı zaten bize tepeden bakıyor, aşağılayıcı bir tavır... Ancak videonun ilerlemesiyle düşünüyoruz ki biz özeliz, biz ortalığı dağıtırız! Fakat o da ne?! Videonun sonuna geldiğimizde bir de görüyoruz ki Vader bizim klonlarımızı yaratmış? Yani... yani... biz aslında tek değil miyiz, bir sürünün parçası mıyız?
Haliyle videoyu ilk bu şekilde izlemek paranoyakça geliyor. Fakat video oyun ekiplerinde çalışan psikologlar ve psikanalizciler de var. Peki ya bu öngörü, videoyu izleyenlerin bilinçdışına gönderilen bir mesajsa?
Biliyorum, paranoyağım.
Deus Ex: Human Revolution – Bu oyunun sinematiğini izlediğim anda hücrelerim arasında öyle bir etkileşim oldu ki nöronlarım arasında iletilen elektirikler sonrasında kozmosun derinliğindeki sırrı çözmüş gibi oldum. Yahu hangi video oyunu Rembrandt'ın Dr. Nicolaes tablosuna gönderme ile başlar? Hangi video oyunu Antik Yunan'dan Daedalus'a gönderme yapar? Hepsi bu kadar olsa; video ilerledikçe oyundaki zamanın 2027 olduğunu, Ghost in the Shell'deki gibi insanlarda makineleşme sürecinin başladığını, kapitalizmin ilerlemesiyle beraber George Orwell'ın 1984'te öngördüğü fikirlerin uygulamaya geçtiğini görüyorsunuz. Bu 'mükemmel' dünyaya bir de duygusal bir hikaye eklemeyi unutmamışlar. Grafiksel açıdan izlediğinizde ise ağzınız resmen açık kalıyor. O ne fütürist yapılardı yaw öyle? Peki ya videodaki özlü sözlere ne demeli? “ If you want to make enemies, try to change something”, “These people...They're like ghosts; always in the shadows, always hiding behind lies, proxy soldiers...”, “Body may heal, but mind is not always so resilient”, “ I'll never stop looking”
Müzikleriyle, grafikleriyle, hikayesiyle... Her şeyiyle Deus Ex'in yeni oyunu kusursuz gözüküyor. Metal Gear Solid'e bir Mark Twain eseri diyorlardı, peki bu eser Tolstoy'a ait olabilir mi?
Umarım bizi hayal kırıklığına uğratmaz.
Ghost Recon: Future Soldier – Ubisoft yapımı olan bu TPS savaş oyununun kurgusu yakın gelecekte geçiyor. Fransız yapımı olmasından belli, oyunun senaryosu pek kurgusal olmamış. Oyun aslında yakın bir gelecekte ortaya çıkabilecek önemli bir problemi masaya yatırıyor: Su Savaşları. Eğer ki küresel ısınma önümüzdeki yıllarda etkisini 'daha' şiddetli bir şekilde hissettirmeye başlarsa, ilk Rusya olmak üzere tüm dünyada su ve enerji sorunlarına yol açacak. (Biraz da Copenhag kongresindeki sonuçlardan dolayı ben küresel ısınmaya pek inanmıyorum ama...neticede söz konusu ülke ABD olsa bile dünyanın yok olmasına göz yummaz değil mi? DEĞİL Mİ?)
Rusya'nın komünizmden kapitalizme geçmesiyle beraber müthiş bir beyin göçü yaşandı. Rusya hala jeopolitik önemini koruyor ancak kapitalizmin vaad edilen 'özgürlüğü' getirmemesinden dolayı oradaki yeni nesil gençlik çözümü yeni yollarda aramakta: neo-nazizm ve milliyetçilik (http://circassianportal.wordpress.com/2010/06/06/rusyada-yukselen-irkcilik-ve-dazlaklar/). Yeni nesil gençler Stalin'e küfrediyor ama bir yandan Hitler sempatizanlığı yapıyor. Bu henüz bir problem gibi gözükmese de olası bir su savaşı ile dünyadaki dengeler değişebilir. Nitekim oyunun hikayesi de bunun üzerine kurulu.
Gametrailers sitesinde bunun üzerine bir yorum yazdım. Daha önce yazdığım iki yorum silinmişti ancak bu sefer ki silinmedi ve 5 kişi beğendi. Rusya hakkında yazdığım için silinmemiş olsa gerek...
Call of Duty – Bu seri hakkında ne yazmalıyım? Birkaç on milyon dolarlık yapım maliyetine karşılık 6 ayda 1 milyar dolar ciro yapıp yüz milyonlarca dolar kar yaptığını mı? Amerikan propagandası olduğunu mu? Müziklerini Inception'ın da müziklerini yapan Hans Zimmer'ın bestelediğini mi? Oyunun asıl geliştiricilerinin ayrıldığını mı? Heh evet, Call of Duty'nin orijinal yapımcıları Infinity Ward'tan ayrıldı ve Electronic Arts bünyesine katıldı. Orada da yeni bir ekip kurdular: Respawn. İşin komik tarafı, bu yapımcılar aslında tee yıllar önce EA'nın Medal of Honor oyununda çalışıyorlardı. Yıllar sonra ve milyonlarca dolar para kazandıktan sonra eski şirketlerine 'sığınmaları' bir paradoks oluşturuyor. Kendi kurdukları ekipten neden mi ayrıldılar? Gözü kahrolası para yüzünden. Tabii bu serinin devam etmeyeceği anlamına gelmiyor. Artık bir marka haline gelmiş Call of Duty'nin yapımına Treyarch ve Sledgehammer Studios devam edecek. Infinity Ward?
Castlevania: Lord of Shadow – Bu oyunun asıl geliştiricileri İspanyol. Bir Türkün bloğunda bile onların yapımı yer aldığına göre bu boğalar işi ilerletmiş. Tabii japonların yardımı ile! MercurySteam ve Kojima Productions, eski bir oyunu tekrar diriltiyorlar: Castlevania. Beni bu oyunu incelemeye götüren ise Kojima-san'ın yapım sürecine dahil olması. Onca yıllık Metal Gear Solid deneyiminden sonra böyle fantastik bir oyunun yapımında yer alması ilgimi çekti. Kojima eli değmişse bu oyun alınmaya değer.
Oyunun mekanikleri God of War'ı çağrıştırıyor ama kısa bir araştırmadan sonra öğrendim ki aslında God of War özünde bu oyundan esinlenmiş. Sonra baktım grafikler sağlam, hafif Shadow of Colossus'a özenmeler varmış, bilhassa Boss kısımlarında. Hikaye de fena değil. Bekliyoruz.
Microvolts – Kanada yapımı olan bu oyun kurulum aşamasında size üç dil seçeneği sunuyor: İngilizce, Almanca ve Türkçe!! Başta dedim dalga mı geçiyorlar ama bir baktım halis bulis Türkçe. Buradan şu sonucu çıkartabiliriz ki arkadaşlar, Türkiye F2P (Free-to-Play) konusunda başarılı oldu. Güney Kore, en çok yatırım yaptığı ülkeler arasında Türkiye'nin olduğunu söylüyor. WarRock'ın yapımcısı en çok karını Türkiye'den elde ettiğini açıklıyor. Öyle ki bir Güney Kore oyunu televizyona reklamını bile vermişti. (God of War ile Starcraft bile İstanbul metrolarında yer aldı beh!)
İşte, Türkiye'deki bu potansiyeli gören Kanadalı şirket, Türkiye'nin de önemli bir yatırım olacağını düşünmüş. Bir F2P oyunu olan Microvolts, MMOTPS türünde. Oyun, oyuncaklar arasındaki savaşları ele alıyor. Amaç: pil kutularını diğer oyuncaklardan önce ele geçirmek. Teknik olarak da başarılı gözüken yapım, en azından denenmeyi hak ediyor. Şu an oyun açık beta aşamasında.
Dragon Age 2 – İtiraf etmeliyim ki Electronic Arts'ın son yıllarda yaptığı en karlı ve en etkili yatırım BioWare'ı satın alması oldu. Bu ekip sayesinde şu an üç yeni yapıma sahipler: Mass Effect, Dragon Age ve Star Wars: Old Republic. Electronic Arts geçen sene 400 milyon dolar zarar açıklamıştı fakat bu sene kendini topladı ve 90 milyon dolar kar yaptı. Şüphesiz bunda diğer stüdyoların payı da yabana atılamaz. DICE (Battlefield, Mirror's Edge), Maxis (Sims), Visceral Games (Dead Space, Dante's Inferno) stüdyoları da geliştirdikleri yapımlarla beraber EA'ya büyük katkılar sağladı. Öyle ki Electronic Arts gidip 270 milyon dolara Facebook'a oyun geliştiren önemli ekiplerden birini, Playfish'i satın aldı. Yine de stüdyo hala maliye işlerini tam halledememiş ki Ubisoft'taki hisselerini satmayı düşünüyor. Tabii stüdyolar arasında ekip küçültme/birleştirme süreci de tamamlanma aşamasında.
Dragon Age 2'ye gelecek olursak; tanıtım videosu diğer oyunların sinematiklerinde olduğu gibi gerçekten etkileyiciydi. Hani bi Deus Ex etkisi yapmadı ama son sahne korkunçtu yaw :-|
Assassin's Creed 3 – Hiçbir oyununu baştan sona oynama imkanım olmadı ama gördüğüm kadarıyla Assassin's Creed gerçekten video oyunları tarihine adını yazdırmayı başardı. Altair ile olsun, Ezio ile olsun; bu seri giderek kendini geliştirmekte. İlk oyun tadımlıkta olsa yeni bir yapım kazandırdı piyasaya. İkinci oyun ise ilk oyundaki tekrarı yapmadı ve hem görev bakımından çeşitlilik kazandırdı, hem hikaye açısından daha fazla bir anlam derinliği sağladı, hem de sanatsal açıdan da o dönemi birebir yansıtan bir oyun geliştirildi. Üçüncü oyun ile beraber fransızlar bunu bir adım öteye götürmeyi düşünüyorlar.
Bu oyunun da sinematiği gerçekten efsane. Öyle görünüyor ki 300 Spartalı'nın özel efektlerini yapan Hybrid'i satın aldıktan sonra Ubisoft adamlarını sıkı çalıştırıyor. O ne öyle ya? O iki dakikalık videoyu alın, iki saatlik film yapın da izleyelim! Prince of Persia'dan sonra bu da olur gibime geliyor zaten.
Ama n'olur, bir oyunun filmini yaptıktan sonra tekrar filmin oyununu yapmayın, bu ne zerdüştlük ya? Taşak mı geçiyorsunuz?
NFS Hot Pursuit – İtiraf ediyorum: Ben ki video oyunlarında grafiksel estetiklik arayan, ben ki oyunlarda hikaye bakımından bir derinlik isteyen...Her şeye rağmen favorim NFS ve araba yarışları. Her erkek çocukluğunda arabalara hastadır ama genelde gelip geçicidir sonra araya futbol girer, basketbol girer, ilgi alanı kayar. Benim de kaydı tabi ama hep aynı eksen etrafında döndüm. Programlamayla da uğraşsam, grafik tasarımla da uğraşsam hep özünde arabalar vardı.
Çocukluğumda en sevdiğim oyun da Hot Pursuit'ti. Sonra Most Wanted bana tekrar benzer bir deneyimi yaşattı ama şimdi aynı etkiyi vermez çünkü o zamanlar modifiye arabalar gözdeydi, modaydı, Fast and Furious çılgınlığı vardı. Ben de o ana akımın içindeydim. Ancak NFS'nin bu yeni oyunu benim için – ve benim jenerasyonum için - gerçek bir nostalji olacak.
NFS serisi Carbon'dan sonra bozmuş olsa da Shift ile aşama kaydettiğini söylüyorlar (oynamadım). Ama bir NFS serisinin özü simülasyon mudur? Zaten benzerleri varken neden üçüncü bir Gran Turismo'ya ihtiyaç duyulsun ki? Neyse ki seri orijinal özüne emin ellerle dönüyor. Burnout serisinin yapımcısı Criterion, yeni NFS için kolları sıvadı. Yeni videolar ise ağız sulandırıcı. En sabırsızlıkla beklediğim oyun.

