My Opera is closing 3rd of March

2+2'nin 5 olduğu Dünyam...

2+2=5

Subscribe to RSS feed

Önce insanlar gider...

Önce insanlar gider; geriye kalan ucu kıvrık, sararmış, siyah-beyaz resimler... Sonra ahşap evler çekilir ve kesme taş yollar; geriye kalan ucu kıvrık, sararmış siyah-beyaz resimler... Neyin hasretidir ki bizi o buğulu şehirlere, yalın ayak çocuklara, buhurculara, macunculara, kestane kokularının, ıspanaklı böreklerin, cumbalı evlerin arasına çeker? Önce insanlar gider; sonra aşklar da karışır gidenlerin kuytusuna... Sonra bir ressam gelir, ahşabı yakar, sanki "yine yakmış yar mektubun ucunu" türküsünü söyler gibi. Sonra bütün o ateş, içimize düşer de, belki yirmi yıl öncesinin İstanbul’una hasret çeken “Ah Güzel İstanbul”un hazin Sadri Alışık’ı gibi sırtımızı boğazın lodosuna yaslayıp, “Kimseye etmem şikayet/ Ağlarım ben halime” diye bir şarkı tutturuveririz.