Şiirli Köyün Delisi

Kan revan bir dikendir dilimiz, hayat gülüne asılı. Aslımız gülistan, özümüz dikendir bizim karanlığa batan.

WHAT IS MY NAME "GOOGOL SALİH"!

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,



WHAT IS MY NAME “GOOGOL” SALİH!

“Googol” Salih,

Bana bulaşmakla hayatının hatasını yaptığının farkındasın, ama hiç sevinme, çabuk “knock out” etmeyeceğim seni, on beşinci raund’un sonuna kadar döveceğim, kendisine inatla “Cassius” diyen boksörü dövdükçe “What is my name!” diyen Muhammed Ali gibi. Adımı desturla anacağın güne kadar, sözcüklerimle döveceğim. Maçan sıkar da Nicomedia’ya gelirsen ya da İstanbul’da bir ortamda denk gelirsek, sol kroşemi tattıracağım sana daha ve son darbe de sağ direk olacak ki Allah düşmanıma göstermesin. Eski boksörüm ben, boksu bırakıp şiire başladım sonra. Dişlerim ise on dört yaşında kırıldı, askeri lisede, kavgada. Bir doksanlık sınıf arkadaşımla dövüşürken, kimseye boyu eğmemek kendini ezdirmemek için mücadele ederken. Yani ezelden beri dik duruşluyuzdur “Googol Salih”. Öyle kuru gürültüye ise hiç pabuç bırakmayız. Şimdi de harf kombinasyonları ile “knock out” ediyorum sencileyin şiir köçeklerini. İstersen yanına İzmit’teki şiir konsomatristi yandaşlarını da alıp gel; onların arasında da dövmeyi çok istediklerim var zaten. Hatta bir tanesini, Ruşen Hakkı’nın kıçını yalayarak ortalıkta “şairim ben ulen” diye yalancı pehlivan gibi dolaşanlardan birini, baş şiir konsomatristi Ruhan Odabaşı düelloya davet etmiştim de, senin gibi kuyruğunu kıstırmıştı. Seni telefonla arayan da olsa olsa, gene Ruşen Hakkı’nın kıçını yalaması sayesinde tanıştığı Güngör Gençay’a, cebinden para vererek sikindirik şiir kitaplarını bastıran, Şiirin Çocuk Kalpli Şövalyesi İhsan Topçu’nun mirasının üstüne yatıp Kocaeli Ü.’de Şiir Etkinliği Birimi’nin başına çöreklenen Nejat Gacar denen şiir köçeğidir. Ta 2005’te deşifre etmiştim o şiir köçeklerini ve diğer küçük kentlerdeki benzer oligarşik yapıları. Şehir Dergisi, yayımlamıştı ŞİİRİN KONSOMATRİSLERİ adlı yazımı, sonra Baki Ayhan T, 2006’da hazırladığı YKY yıllığına falan almıştı. Cümle âleme yıllardır rezil ediyorum sizin gibi şiir köçeklerini, hem Constantinapolis’tekileri, Cihangir Orospu Çocukları Cumhuriyeti’ndekileri, hem de küçük kentlerdeki şiir köçeklerini.

“Ejder Kapanı”na gelince. Bi’ kere onun senaristi Uğur Yücel değil, Kubilay Tat. Kubilay ise tesadüfen bir alışveriş merkezinde rastladığı Uğur Yücel’e senaryosunu vermiş. Uğur Yücel de üzerinde biraz değişiklik yapıp filme çekmiş. Benim romanımın konusunun çalınması iddiam, tamamen Kubilay Tat’ı hedef almaktadır. Ne TMC Yapım Şirketi’nin ne de Uğur Yücel’in böyle bir şeye tevessül edeceğini sanmıyorum. Ne var ki hukuki zorunluluk gereği dava sadece senariste karşı değil, ayrıca yapımcı ve yönetmene karşı da açıldı. Savcı ve hâkim, iddiamızı ve avukatlarımın hazırladığı on iki sayfalık dava dilekçesini ciddiye aldı ki beşinci duruşma görülmüş durumda hâlihazırda. Dava bir buçuk senedir sürüyor ve daha da en az üç sene sürermiş bu tip davalar, avukatlarımın belirttiği üzere. Dava sonuçlanıp da kazandığımda, mahkeme ilamını kırmızı kurdele ile yollarım sana merak etme.

Azıcık şerefin varsa, alenen blog sayfanda ya da aleni başka bir alanda yaz: “Bu adam şizo” de gene, yine böyle bıyık altından pis pis sırıtır tavrınla yaz, ki cümle âlem devrimci geçinen nemenem bir hödük olduğunu görsün. Keşke şizofren olsaydım Attila Jozsef ustam gibi, ama benim derdim, psikiyatrik hastalıkların en acılı seyredeni: OKB. Ne var ki beni askerlikte, Gata’da kapalı koğuşa yanlış teşhisle atıp, Bipolar Affektif Bozukluk yani Manik Depresif teşhisiyle rapor verdiler. Yani bir eşşoğlueşşeği eşek cennetine yollasam bile cezai ehliyetim yok canım.

Azıcık haysiyetin varsa, aklın sıra beni tehdit ettiğin şeyi yap ve aleni bir ortama yaz: “Bu çocuk zamanında TRT’den İŞ DİLENDİ” de gene, ki cümle âlem görsün senin şerefsiz bir burjuva olarak, tuzu kuru bir bakır tüccarı olarak, bir bakır spekülatörü, bir kan emici olarak nasıl solculuk oynayan bir cibilliyetsiz olduğunu, emeğini sömürtecek yer aramak zorunda kalan bir yazı emekçisinin iş arama çabalarını, denize düşüp yılana sarılan adamın ekmek kavgasını nasıl küçümsediğini, iş aramayı “DİLENMEK” olarak nitelediğini görsünler; solcu maskeni kazıdığımızda altından çıkan aşağılık burjuva zihniyetini herkes görsün. "Dudullu'dan ta Salacak'a koşarak alkışlayalım" biz de seni.

“What is my name Googol Salih!”. Ha, “What is my name!”

SERKAN ENGİN
KASIM 2011


YETER “GOOGOL” SALİH BUNCA REZİLLİK!Kan Telaş

Write a comment

New comments have been disabled for this post.

June 2012
M T W T F S S
May 2012July 2012
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30