Leylâ
Sunday, June 3, 2012 9:17:16 PM
Leyla
Leylî bakışlar, büyük, simsiyah kanatlarıyla masalsı bir kuş gibi bütün ufkumu sardı.
Pençesinde yaralı bir ceylan gibiydim. Sessiz çığlıklarım istimdat için gözlerinden kalbine yol aradı. Uzandım, ruhumu okşayan yumuşacık tüylerine dokunmak için; yaralı bir serçe oldu avuçlarımda.
İstimdat dileyen bakışları kanattı yüreğimi.
Sağaltmak için yarasını bir buse kondurdum kanadına; bu kez ben onun avuçlarındayım.
Tükenmez bir deverana düştüm; anlaşılmaz kim kimin avuçlarında.
Onu bir gece vakti gördüm; ay gibiydi.
Gece renkli gözleriyle bakmıştı bana, yoksa gecenin kendisi miydi?
Leylî bakışlar, büyük, simsiyah kanatlarıyla masalsı bir kuş gibi bütün ufkumu sardı.
Pençesinde yaralı bir ceylan gibiydim.
Sessiz çığlıklarım istimdat için gözlerinden kalbine yol aradı. Uzandım, ruhumu okşayan yumuşacık tüylerine dokunmak için; yaralı bir serçe oldu avuçlarımda.
İstimdat dileyen bakışları kanattı yüreğimi. Sağaltmak için yarasını bir buse kondurdum kanadına; bu kez ben onun avuçlarındayım.
Tükenmez bir deverana düştüm; anlaşılmaz kim kimin avuçlarında.
Kim girdi gönül evime ansızın bu akşam
Semenderler barındıran ateşi kim yaktı
Bir suret görünüp kayboldu gönül aynamdan
Harfsiz kelimesiz mektubu kim bıraktı
…
Leylâ’yı görenler gölgesini gördüler, sevenler gölgesini sevdiler.
Bunca şiir, şarkı, destan gölgesine yazıldı. Mecnun suretli nice meftun Leylâ’ nın gölgesinin peşinde kayboldu.
Mecnunun düştüğü sahrayı bilen yoktur.
Zira mecnun kendi içinin sahrasına düşmüştür.
Heyhat ki, Leylâ orada da değildir.
Leylâ diye bir gölgenin peşinde ömür tüketen mecnun suretli, içinde bulunduğu hali aşk zannetmektedir.
…
İçinde lâle yetişmeyen bahçe aşk bahçesi olamaz. Bahçesinde tek kalmış lâlenin başında terk-i can eylemelidir bahçıvan. Aşkı çoğaltan, tüketen de âşık değildir.
Lâle mi bulunur sahrada
Zoraki mecnun
Bir nokta iken aşk
Aynada çoğalıyor Leylâlar
Salınan gölgesiydi Leylâ’nın
Zoraki mecnun
Harap etti ömrünü
Sahrayı saran vaveylalar
Leylâ…
İsmiyle müsemma: Gececil, gecenin kızı…
Ne hayret vadisinde mütehayyirim ne cünûn şehrinin sakini.
Noktayı geçip Elif’in sırrına erseydim bilirdim belki seni.
Gölgeni yazdım senin.
Hakikat misin yoksa rüya mı? Soru musun cevap mı?
Var mısın, yok musun?
Gece dersem çık, gündüz dersem çıkma.
Osman MESTAN







