Fernando Pessoa
Created on Sunday, 3. June 2007.
Fernando Pessoa
Kalabalık bir şair...Fernando PESSOA
************
Fernando Pessoa (13 Haziran 1888 - 30 Kasım 1935) Portekizli şair
Lizbon'da doğdu. Beş yaşındayken, müzik eleştirmeni olan babasını kaybetti. Annesi, Portekiz'in Durban konsolosuyla yeniden evlenince yerleştikleri Güney Afrika'da (1896) tam bir İngiliz eğitimi gördü. 1905'te geri döndüğü Lizbon'da yaşamının sonuna kadar kaldı. Geçimini, İngilizce ve Fransızca iş mektupları yazarak kazandı ve yalnız yaşadı. Portekiz modernizminin öncülerinden olan Pessoa, Milton, Shelley, Keats, Poe, Byron, Whitman, Shakespeare, Baudelaire'den etkilenmiş ve ilk şiirlerini, İngilizce olarak, 1905-1908 yılları arasında yazmıştır. 1912'de, ilk şiirlerini "Portekiz 'Rönesans' " hareketinin yayın organı A Aguia dergisinde yayımladığında, simgeci şiirin ve "saudosismo"nun (geçmişe özlem) etkisi altındaydı. Aynı yıllarda, düzyazı metinler (Fausto, Epithalamium, O Marinheiro, Na Floresta do Alheamento, vd.), eleştiri ve denemeler yazdı. 1913'te, fütürist harekette yer aldı ve Sá-Carneiro ile birlikte Portekiz öncü edebiyatını başlatarak, "paulismo" akımını yarattı. 1914 yılında, her şeyi, olabilecek bütün tarzlarda hissetmek için, kendi içinde gücül olarak bulunan farklı yazar kimliklerini aralarında diyaloğa sokarak, onlara yazı aracılığıyla kurmaca bir gerçeklik kazandırdı. Pessoa'nın farklı yazar kimliklerinin yansıması olan bu kökteş şair ve yazarlar Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis, Bernardo Soares ve Fernando Pessoa'nın kendisidir. Pessoa'nın kendi şiirleri ve kökteş şairleri aracılığıyla yarattığı şiirler Orpheu, Portugal Futurista, Contemporanea, Atena gibi ancak birkaç sayı çıkan dergilerde yayımlandı. "Vatanım Portekiz dilidir" diyen Pessoa ölümünden bir yıl önce, Portekiz tarihinin okültist ve simgeci bir yorumu olan "Mensagem" adlı şiiri yazdı ve Ulusal Propaganda Sekreterliği'nin açtığı yarışmada ödül aldı.
Fernando Pessoa 30 Kasım 1935'te, 47 yaşında, Lizbon'da karaciğer hastalığından öldüğünde pek az tanınıyordu. Sağlığında yayımlanan dört kitabından üçü İngilizce'dir: 35 Sonnets (1918), English Poems I-II ve English Poems III (1921). Portekizce kitap olarak yayımlanan tek eseri Mensagem'dir (1934). Dergilerde kalmış birçok şiir, deneme vb. yazıları vardır. Ardında bıraktığı elyazması fragman sayısı 25-27 bin arasındadır.
Bütün eserleri 1942'de yayımlanmaya başlanmış ve 26 cilde ulaşmıştır. Bu eserler arasında şunlar sayılabilir: Poesías de Fernando Pessoa (1942, Fernando Pessoa'nın Şiirleri); Poesías de Alvaro Campos (1944, Alvaro Campos'un Şiirleri); Poemas de Alberto Caeiro (1946, Alberto Caeiro'nun Şiirleri); Odas de Ricardo Reis (1946, Ricardo Reis'in Odları); Páginas de estética y de teoría y crítica literarias (1967, Estetik ve Edebiyat Kuramı ve Eleştirisi Hakkında Yazılar); Páginas íntimas de autointerpretación (1966, Kişinin Kendi Eserini Yorumlaması Üzerine Özel Yazılar) ve Textos filosóficos (1968, Felsefe Metinleri). Denize Övgü (İyi Şeyler, 1999) ve Sırların Cebiri (Nisan, 1995) Türkçe'de yayımlanmıştır.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Fernando_Pessoa
*****
Portekizli şair Fernando Pessoa, yalnız yazdıklarıyla değil, kendi deyimiyle 'başlı başına bir edebiyat olma' isteğiyle yer etti dünya edebiyatında. 13 Haziran 1888'de Lizbon'da doğan Pessoa, 1896'dan 1905'e kadar, üvey babasının konsolos olarak görev yaptığı Güney Afrika'da yaşadı. Portekiz'e dönmesinden sonra, öldüğü 30 Kasım 1935'e dek, Lizbon'dan ayrılmadı. Öldüğünde, pek tanınmayan bir şair, ama Portekiz modernizmine damgasını vurmuş bir kişilikti. Sağlığında çeşitli dergilerde yazdığı yazılar ve birkaç kitaptan başka yapıtı yayınlanmadı. Ancak ölümünden sonra basılan onlarca cilt, günümüz Portekiz edebiyatına Pessoa'nın varlığını bir hayalet, canlı bir hayalet gibi taşımaya devam ediyor.
Pessoa, yapıtlarını kendi adının dışında yarattığı çeşitli kimliklerin adlarıyla da imzaladı: Örneğin Ricardo Reis, Alvaro de Campos, Alberto Caeiro, Pero Botelho, Bernardo Soares, Alexandre Search... Liste çok daha uzundur aslında ve bunlara birer takma ad demek, Pessoa'nın çokkimlikli, çokyüzlü yapıtının boyutlarını görmeyi engelleyebilir. Bu adların her birinin ardında bir yaşam öyküsü, bir edebiyat duruşu, bir yazım tarzı yatar ki, Pessoa bunların nasıl ortaya çıktığını çeşitli yazılarında ve mektuplarında anlatır. Alberto Caeiro için, 'bir gün, içimde 'ustam' doğdu,' der. Pessoa'nın bütün öbür kimliklerinin de ustası olan Caeiro, eğitimli değildir, saf bir dille pastoral şiirler kaleme alır. Alvaro de Campos fütürist bir mühendistir. Lizbon'da çalışan basit bir memur olan Bernardo Soares, usul bir ırmak gibi akan, geçtiği yerleri sessizce kemiren Huzursuzluğun Kitabı'nın yazarıdır. Ricardo Reis, Alberto Caeiro'nun öğrencisidir. 1887'de doğmuştur; ufak tefek, kara kuru bir adamdır, mesleği doktorluktur. Politik anlamda kralcıdır, şiirdeki duruşuyla ise en kısa ifadeyle bir neopagandır: Klasik Yunan tarzında, alkaios ve sappho dizeleriyle şiirler yazar. Portekiz'de krallığın ortadan kalkmasından sonra, 1919'da Brezilya'ya göç eder, bir daha da sesi çıkmaz, Pessoa'nın ifadesiyle, 'herhalde orada ölüp kalmıştır.' Yaşama ve sevme oyunu oynar Ricardo Reis. Şiirlerinde üç kadının adı geçer: Neera, Cloe ve Lidia. Ve der ki, 'bilgedir dünyayı seyretmekle yetinen.'
Bu kimliklerden hiçbiri Pessoa değil, Pessoa'nın parçaları da değil. Bilinçaltının derin oyuklarından fırlayan bu yaşam dilimleri, 'ben yazılmamış bir romanın kahramanıyım' diyen Pessoa'nın kendini çoğaltışı, kendini azaltışı, dünyaya farklı pencerelerden bakarak dünyanın kendisi olma isteğinin tezahürüdür. Pessoa, onlarla Lizbon sokaklarında karşılaşır, yapıtlarının eline nasıl geçtiğine dair hikâyeler söyler. Pessoa, Avrupa tarafından da geç keşfedildiyse de, Antonio Tabucchi'den José Saramago'ya kadar pek çok yazarın göğüslemek zorunda kaldığı bir kayadır bugün. Tabucchi'nin 'Fernando Pessoa'nın Son Üç Günü,' adlı yapıtında, yarattığı kimlikler, ölüm döşeğindeki Pessoa'yı ziyarete gelirler. Edebiyatın sağladığı bu uzamda, edebiyatın gerçekliğinden başka gerçeklik yoktur, çünkü hayatın gerçekliği yaratılmış, canlı kılınmış kimliklerde erir gider.
-
184 views
-

159 views
-

135 views
-
162 views
-

125 views
-
142 views
-

106 views
-

82 views
-

97 views
-

131 views
-

130 views
-
178 views
-

108 views
-

115 views
-

111 views
-

81 views
-

109 views
-

124 views
-

106 views
-

72 views

Photo albums
- Tahtadan Yaptığım Adam
- Öncesizliğin Sonrasızlığında...
- Jos de Mey Çalışmaları
- Frank Howell Resimleri
- Fernando Pessoa
- Sahici Hayatlar - M.Yaşar SEPETÇİOĞLU
- Aynur Küçükyalçın - Zaman'ın ruhu
- cristianopiatto Çalışmaları
- CheshireC
- Kalemin şahitliğinde...
- Benim Güzel Palyaçolarım
- Gregory Colbert - Ashes and Snow
- Objeler
- Smoke works - Mehmet Özgür
- Politics
- Marvin
- Şem ve Pervane
- Çizgi diliyle
- Dr. Hakkı Açıkalın Resimleri
- Yin Yang
- Kalem Kelâm Hayâl
- March of the Penguins
- Sevdiklerim...
- Papatya gibisin....
- Sesler Yüzler Sokaklar
- Gül'e Serenad
- Suretler

