Friday, August 20, 2010 11:00:08 AM
kızma bana
aynı seste sıkıştı nefesim
zeytin dalları geciktirdi
italik hülyalarımı
derin, kör ve sığ
bir serabın böldü rüyalarımı
ayaküstü adımların karışıyor sokaklara
kulaklardaki uğultular ki imkan noktasında
hangi dem asılı kalır ki cam parçalarında
hangi kaçırılan güneşler güler gece dağlamasında
söyle
ölüm avucunda mı hala
/ kuraklık nehri kül ettiği zaman
inanacağım sana /
çürüyor bahardan arta kalan ne varsa
dirilt, sükut duanla gözlerimi
dileğimdir
şimdi
alfabem çalındı bu haşiyede
dili yok ki kalemimin, konuşsun
pazarlık etmiyorum yemin ederim
artık mektuplar kanrevan bu devirde
herkes avare
ve herşey çöl akşamı nisbetinde
ey kalem sahibi
aklıma ismin dökülüyor
elif diyorum
evet
şimdi sekte zamanı
. . .
Seher ORTAÖNER
Kuyu Dergisi / Sayı 5
Monday, April 19, 2010 9:12:35 PM
Sanırdım
tıkanırdı nefesim
Filistin'de açardım gözlerimi
kapatmamak üzere
sanırdım sanılan doğrular fiiliyat
sanışımla mor sümbül bile susmuş
ki tüm çocukluğum sevgi lekelerinde gizli
ve ben yine sana sevdalı
Bil Gül-i Reha
Yanardım
biterdi şarkım
her şey büyülürken ben küçülürdüm
bütün eflak başka başka fasıl
yanış bir özge varlık mahiyetinde
yazılan eserler bile yanarken
ve sönmüş alev dahi solgunsa eğer
yıkılası / şad edilesi gezmişken avarece ben
ne olur yanışıma bakıpta bırakma beni
Yak Gül-i Reha
Uyandım
çözüldü rüyalarım
bitmeyen geceye inat inadım
öldüren sessizlik gizlendi bir anda
gece bittide o bitmedi inan
ve sükut kozası düştü nasibime
aranılan teşrif rumuzunda
biledim yüreğimi yetim dünyaya nispetle
ve ümidim bir hazanda saklı, çıkarma onu
Çöz Gül-i Reha
Ama bilemedim
kanılan bahar müjdesi solumakta kalemim
yarı uykulu duygular mahzeninde kağıdım
sandım / yandım / uyandım
ama bilemedim
su olup akamadı duygularım
aslında ölüm yorgunuyum ben
fırtına biçilse de ömrümde
ve zerre vari mutluluklar çoğalsa da
ben yine sana adadım kendimi
Bırakma Beni
Ey Gül-i Reha
Seher ORTAÖNER
Monday, April 5, 2010 2:42:19 PM
Belki farksız bir ses bu / yandığım
Yada yarım bir öykü
Yangın başlangıcında dönme sözünün
Hep ertenilen bir yarenlik hüznü
Şad eyle Ey Sevgili
Bilirim bu usul sesin takatini
Ve bilirim iç savaşların kıtmirliğini
Son suskunluk değil bu an
Münevver bir hale mahzunu
Aşktan kalan birkaç kelamın
Ter-u taze öyküsü
Şad eyle Ey Rasul
İhdas değil bu sa'y
Muhabbetinin tevellüdü
Gözlerde konuşurmuş hayat lügatinde
İntibah edermiş eşya Sen'in sayende
Ve bu gamze çelişkisinde
İblise inat, kandım işte
Şad eyle Ey Nebi
Erelim baharının nesimine
Dirilelim bu beliyye tünelinin en zor ülkesinde
Artık gerçek kaçkını oldu insan
Hazan vurdu reşhalarına
Biyografilerde baykuşlar da tünedi
Ve tedahül oldu yar ile yar muhabbeti
Şad eyle En Sevgili
Beyrut gibi korkusuz şimdi yüreğim
Filistin kadar kederli
Aslında farklıydı bütün aşk-ı sadalar
Bi-misal ğınalıktı
Serkeş derekelere hidayet
Biz gibi fakirlere de aşk üzre nedamet
Seher ORTAÖNER
Şehrengiz Dergisi
Sayı -4
Tuesday, March 30, 2010 7:56:21 PM
İnfaz eden bir susku karışıyor geceye
Anımsanmak için direniyor
Kimse bilmiyor ki iki hecenin onu bitirdiğini
Kimse bilmiyor geçiştirildiğini
Sokak lambaları haykırıyor üşüyen yanlarını
Alelade düşersem korkma diyor şiirlere
Herkez aynı notadan muzdarip
Diyesi gelmiyor
/ Taşarsa nehirler bundandır
Biline! /
Ne çok mektup devşirilmiş
Şair kelimelerinde
Ve neden bu sanrı hanedanlığı
Üşütmüş baharları
Bilinmez
En üşüyen yanımla sesleniyorum
Duy
Yada azat et nicedir üşüyen yanlarımı
Yakaza
Wednesday, February 24, 2010 8:42:22 PM
esselam biz de geldik operaya, hayrola...