Skip navigation.

Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,

Duyuyor musun sen abdest alırken dökülen günahların çığlıklarını?

STICKY POST

...örtte senin de ayıbını örtsünler!

Sana bir ayna getirdim.



Kendine bak ve beni hatırla!..."


Hz.Mevlana

ALDATAN SÖZLER..

Ölüm yokmuş gibi yaşayan dünyaperest aldandı !
Zira Kur'anda buyrulur: 'Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir! Velevki eflâke ser çekmiş surlarda bulunun!' (Nisa:.77/..)

Cehennemi hesaba katmayan dindar aldandı !
Çünkü Kur'an şöyle anlattı: 'ALLAH tarafından hiç hesaba katmadıkları karşılarına çıkıverdi..' (Zümer: 47)

Cennetteki yerini hazır bilen herkes aldandı !
Zira Kur'an: 'O öyle sizin kuruntu ve hayallerinizle olacak iş değil' buyurmuştur. (Nisa: 123)


Aleme talkın verip kendini unutan öğütçü aldandı !"
'İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz ? Halbuki kitap okuyorsunuz, artık akıl etmez misiniz?' (Bakara: 44)

Rabbini bırakıp hevasına kulluk eden aldandı !
'Gördün mü o hevasını ilâh edineni ? Artık ona sen mi vekil olacaksın. Yoksa onların çoğunu işitirler veya akıl ederler mi sanıyorsun ? Onlar sırf hayvan gibi hatta gidişce daha sapkındırlar..' (Furkan: 43-44)

Rahmete güvenip kendini emniyete salan fasık aldandı !
'ALLAH'ın kendilerine kuracağı plandan emin mi oldular ? Kendilerine yazık eden kavimlerden başkası ALLAH'ın mekrinden emin olmaz.' (A'raf:/..97)

Yolunun eğriliğinden şüphe etmeyen kendini bilmez aldandı !
'Tuttukları yol sebebiyle dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmiştir de zannederler ki cidden iyi bir iş yapıyorlar.' (Kehf: 104)


Kendini hizmette bilip, kılını dahi kıpırdatmayanlar aldandı !
'ALLAH, gayret gösterip cihat edenlere, olduğu yere mıhlanıp kalanların çok üzerinde bir ecr-i azim ihsan etmiştir.' (Nisa: 95)

Namazsız aldandı !
Hele bir baksan ya Kur'an nasıl anlattı: 'Ashabı yemin Cennetten seslenip mücrimlere soruyorlar: “sizin bu sekar cehennemine girmenize ne sebep oldu” ? diye..
Onlar da diyorlar ki : Biz namaz kılanlardan değildik...' (Müddesir: 39-43)


'Ben bundan sonra kurtulmam.' diyen me'yus aldandı !
'De ki: Günah işlemek suretiyle öz nefisleri aleyhine israf etmiş kullarım ! ALLAH'ın rahmetinden ümidi kesmeyin, çünki ALLAH bütün günahları mağfiret buyurur. Şüphesiz o öyle gafur, öyle rahimdir. Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azap gelmeden evvel tevbe ile Rabbinize dehalet edin ve ona halis müslümanlık yapın, sonra kurtulamazsınız !' (Zümer: 53-54)

'ALLAH dilemeseydi günahkar mı olurdum !' diyen kaderci aldandı!
'..diyeceği gün bir nefis: Eyvah! ALLAH yanında yaptığım eksikliklerden dolayı hasretime bak, doğrusu ben eğlenenlerden idim. Yahut diyeceği: ALLAH bana yolunu gösterse idi ben de muttakilerden, ALLAH'tan korkan dindarlardan olurdum.' (Zümer: 56-57)


'Keşke her günahım bunun gibi olsa.' diyen muznib aldandı !
Zira Sahabe Hazreti Enes şöyle anlattı: "Sizler, size göre saç kılından ince, kıymeti olmayan işler yapıyor, günahlar işliyorsunuz. Lakin biz onları Rasulullah zamanında helâk sebebi sayıyorduk."

'Sen bakma benim kalbim temiz.' diyen amelsiz aldandı !
'Yemin olsun ki zamana! İnsan mutlak hüsrandadır. Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesnadır.' (Asr: 1-3)


'O devirler geçti artık, bu zamanda her şey para!' diyen zengin aldandı !
'Oyaladı o malda çokluk kuruntusu sizleri. Taa.. ziyaret edişinize kadar kabirleri. Öyle değil, ileride bileceksiniz. Sonra öyle değil ileride bileceksiniz. Öyle değil ilmel-yakin bileceksiniz. Kasem olsun o cehennem ateşini çaresiz, göreceksiniz. Sonra kasem olsun onu çaresiz, aynel- yakin göreceksiniz. Sonra kasem olsun o gün mallarınızdan hesaba çekileceksiniz!' (Tekâsür Suresi)

'Bu zamanda da bu olur mu canım !' diyen cahil aldandı !
'Rabbinin kelimesi doğrulukça da adaletçe de tam kemalindedir, onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur, işiten de O, bilen de O. Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni ALLAH yolundan saptırırlar, onlar sırf zan ardına gider ve sadece yalan atarlar.' (A'raf: 115-116)

'Göreceksin biz nice hacı-hocadan önce gireceğiz cennete!' diyen nadan aldandı !
'Şüphesiz korunan muttakiler içindir Rablerinin katında na'im Cennetleri. Artık müslimleri mücrimler gibi kılar mıyız ? Neniz var ? Nasıl hükmediyorsunuz ? Yoksa size mahsus bir kitap var da onda şu dersi mi okuyorsunuz ?' (Kalem: 34-37)


'Hem ondan hem bundan lazım; öyle tek taraflı, a-sosyal olmaz.' diyen bihaber aldandı !
Zira '..İyi bir amel ile diğer bir kötüyü karıştırdılar...' (Tevbe: 102)

'O kadar incesine aklım ermez.' diyen akıllı aldandı !
'Onlar dünya hayatını zahiren biliyorlar. Ahiret hakkında ise hepten gafiller!' (Rum: 7)

'Bu da bir şey mi canım, millet neler işliyor.' diyen günahkar aldandı !
'Ona kendi kazandığı,size de kendi kazandığınızdır.Siz onların amellerinden sorulacak değilsiniz.' (Bakara: 134)
Lakin 'şüphe yok bütün yaptıklarınızdan mesul tutulacaksınız!' (Nahl: 93)

'Benim babam da hacı' diyen evlat aldandı !
Çünkü baksana dalgalar arasındaki inkarcı oğlu için yalvaran Nuh peygambere (a.s) ne denildi: 'Ey Nuh!. O senin ailenden değil, çünkü o, dürüst iş yapan temiz bir insan değildi. O halde hakkında kesin bilgin olmayan bir şeyi Benden isteme. Onun kurtulması için dua ederek cahil bir iş yapmandan seni menederim.' (Hud: 46)

'Ben gıybet etmiyorum ki, olanı söylüyorum.' diyen aldandı !
Zira Efendimiz bir gün soruverdi: "Bilir misiniz gıybet nedir ?"
Ashab: "ALLAH ve Resulü daha iyi bilir" dediler.
Efendimiz(s.a.a) : "Kardeşini beğenmeyeceği şekilde anmandır" buyurdular.
Soruldu: "Ya söylediğimiz şey onda varsa ?"
Cevap verdi Efendimiz: "Eğer varsa onu gıybet ettin demektir. Şayet söylediğin onda yoksa, o zaman da ona iftira ettin demektir."


'İşlediysek biz işledik, azabını çeker diyetini öderiz.' diyen bedbaht aldandı!
'Yemin olsun! Rabbinizin azabından onlara, velev ki bir nefha, bir kıvılcım dokunuverse VAY BİZLERE derler!'(İsra: 21)
__________________

Yâ Mevlâ!... Ente Mevlânâ!.

Ve sana kavuştuğumda, seni bulduğumda,
Bu, bu sen değildin Leyla, aradığım sen değildin,
Sen "Leyla" değildin, Leyla "sen" değildi.
Bu, kavuşmak değildi...
Leyla aradığım sen değildin,belki de sen hiç yoktun...

Yâ Mevlâ!...
Yok Artık Leyla,Leyla Yok Artık...
Sen Varsın-Ben Varım!... Biz Varız...
Yok-Yok, Ben De Yokum... Yalnızca Sen Varsın!...

Temizle Beni-Temizle Gönlümü!...
Sadece Seni Sevmesi İçin Yarattığın Gönlümü!...
Aslında Benim Olmayan-Senin Yarattığın Senin Olan Gönlünü...
Yanına Al-Aşkınla Yak!Yok Et Zerrelerimi Hatta Tüm Benliğimi...
Gözümü Al!... Görmesin Sensiz Hiçbir Şeyi
Gönlümü Al!... Sevmesin Sensizliği....

Yâ Mevlâ!... Ente Mevlânâ!.

Vefasız kimsenin gönlü gamla, matemle dolsun; vefası olmayan, şu alemde olmasın, yok olsun!?(mvln)

*Bir gönlü mü kırdın; ağlamalısın. Hele özür dilemesini bilmiyorsan;
senden dost olmaz,
Senden yâren olmaz..
ya incittiğin, kırdığın gönlü ALLAH (c.c.)seviyorsa..! RASULULLAH (S.A.V.) seviyorsa..!
hatta arz-ü sema dahi seviyorsa..!!

Nerden bileceksin, bilmiyorsun..
Bilseydin ödün kopardı dokunmaktan..

*Her varlığı yalnızca ALLAH?tan (c.c.) ötürü sevmek ve övmek gerektiğini asla
unutmamalısın?!!

ney



Ney sükutu anlatıyorsa neyzene yakışanda sükutu yaşamak olur...

Şah-ı Mevlana...
__________________

(dünyanın insanlara nasihati)

EY ADEMOĞLU!
Üzerimde;gezip dolaşıyorsun! İçimde; hareket edemeyeceksin!
Üzerimde;günah işlersin! İçimde;hesap vereceksin!
Üzerimde; gülüyorsun! İçimde;ağlayacaksın!
Üzerimde;neşelenirsin! İçimde;mahzun olacaksın!
Üzerimde;mal topluyorsun! İçimde;pişman olacaksın!
Üzerimde;haram yiyorsun! İçimde;kurtlar seni yiyecek!
Üzerimde;hile yapıyorsun! İçimde;zelil olacaksın!
Üzerimde;sevinçlisin! İçimde;üzüntüye düşersin!
Üzerimde;ışıkta geziyorsun! İçimde;karanlığa düşersin!
Üzerimde;herkesle berabersin! İçimde;yalnız kalacaksın

AŞK

AŞK
Sarp kayaların dehlizinde saklı, tılsımlı define gibidir.
Ele geçirilmesi bir hayli zordur.
Sabır ve meşakkat ister. Ele geçen definenin muhafazası ise;
O defineyi bulmaktan daha zordur.
SADAKAT ve İSTİKAMET ister.

MAŞUK
Kaf dagının ardındaki Zümrüd-ü Anka kuşu gibidir.
Pek nazlıdır, hiç ihmale gelmez.
TESLİMİYET ve MUHABBET ister.

AŞIK
Aşıgın durumu ise çok farklıdır.
Ne CEHENNEM ister ne CENNET.
Ne SALTANAT ister ne SERVET.
Sevildigini bilmek yeter Ona.
Buna da DİYET ister.
En mühimi de koca bir YÜREK ister

Seyyid Taceddin Erol

Âşinâ-yı aşk olandan âh u zâr eksik değil

İçime sığmıyor hüzünlerim; Sana geliyorum; düşe kalka. Susuyor dilim; Senin huzurunda sözlerim "gözlerimden" akıyor.. Adın DuA! Özüm DuA! DuA'ya Saklandım; beni kimse bulamasın...

Abdest Nur'dur..



Duyuyor musun sen abdest alırken dökülen günahların çığlıklarını?

İçi hep kaynar Aşığın

Hadi yaramı sarmaya merhemin yok
yalandan da olsa gönül alamaz mısın?
MEVLANA

Ey âşık! Sevgilinin hasretiyle seherlerinde ah ederek göz yaşı döktüğün geceler miktarınca, aşkın sana kutlu olsun!..



Hiç yüzünü görmeden âşık oldunuz mu birine?

Ezelde âşık olmuşum sadece bir isme…

” Bu nasıl iştir ?! ” demeyin…

Ben de bilmiyorum, ama oldu işte!

Her'an şaşılacak işler olmuyor mu yerde ve gökte?


Bir ismin peşinde koştum durdum yıllarca ümitsizce…


Acaba kimdir, bilir miyim, yüzünü görür müyüm? diye…


Ansızın karşılaşıverdim O’nunla zamanın bir yerinde…


Yer ve gökte ararken Öz’de buldum,


Sen’de ararken Ben’de buldum derler ya,
İşte öylesine…


Meğer ne de güzelmiş...

Ey benim nazlı yarim, sevda çiçeğim, aşk bahçem…

Ne yana dönsem, sadece Sen ! Yalnız Sen !
Mecnûnum, aşkından olmuşum bir divâne
Bir varmış, Bir yokmuş, evvel zaman içinde, zaman hayal içinde

Hani o vakitler çağırmıştın beni, gönülden sessiz ve gizlice

” Çiçeği dalından kim kopardı, seni BEN’den kim ayırdı ?

Ben Gül’üm, sen bülbül, dön gel yine BEN’im ol ! ” diye…


Gelmez miyim Yâr, Belî ! elbette ! elbette !


İşte o gün bir yemin ettim ilâhi aşkımız üstüne…


Sözleştik O Arşın altında BİR’leşmek üzere…


Vakit o vakit, bugün neş’e var, aşk var evimizde...


Düğün dernek kuruldu Gül bahçemizde…


Melekler koşuşuyor bir telaş, pür telaş içinde


Bir o yana, bir bu yana, hepsi de delicesine…


En güzel ilâhiler söylenirken o yüksek burçlarımda…


Güneş, ay ve yıldızlar raks eder semalarımda…


Bir bir çıkarıp attım o eski elbiselerimi de…


Kuğular gibiyim bembeyaz gelinliğimle…


İnciler taktılar sırma saçımın örgüsüne,


Sürmeler çektiler gözümün kısırdöngüsüne,


Gül suları serptiler aşkınla yanan şu zavallı göğsüme,


Taze gül yaprakları da dökülmüş üstüne…

Mikâil tatlı bir meltem estiriyor başımda yine…

Cebrâil hayretten secde etmiş, çok şaşkın bu işe,

Ömründe hiç böyle aşk görmemiş mi ne?!

İşte duyuyorum defler çalınıyor bir yerlerde,

Sevdiğim sesleniyor, ” Bir AN’da, ansızın geliver ! ” diye…


Ne duruyorsun İsrâfil, artık şu Sûr’a üfle!


Varsın kıyamet kopsun külliyen alemde, bundan kime ne?


Aşk ile BİR olacağız, kâinat duysun ezelden ebede…


İşiten, gören, bilen herkes dâvetli bu düğüne…


Selâmun aleykum Azrail !


Çok sevindim seni gördüğüme…


Hazırım, gidelim…
Örtün artık şu duvağı yüzüme




O’na, âline ve O’nun ashabına kâinat durdukça zerreler adedince selât-u selam olsun.



Muhammedul beşeru, veleysekel beşeru.

Yakutu vel haceru, veleysekel haceru...

AŞKI İLAH-İ

Öyle yanayım ki.. Ya İlahi..

Sevdan geceleri uykumu bölsün, günün aydınlığında gafleti silsin..

Her hâl'de Seni arayım, her hâl'imle Seni bulayım..

Affeyle..

İncitme!

Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül.

Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül..

Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek,

Kibirle yürüyerek, yolu incitme gönül…

Mevla verince azma, geri alınca kızma,

Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül..

Dokunur gayretine, karışma hikmetine .

Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül..

Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma .

Sevene diken olma, gülü incitme gönül..

Konuşmak bize mahsus, olsada bir güzel söz,

Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül …

Eğer Çekemezsen Gülün Nazını

Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,

Sahrada mecnun değilsen,

Ne Leyla’yı çağır, ne çölü incit…

Muhabbetle vesselam…


(alıntı)

kadın ve erkek..

güldür qarip yüzümüzü aşqınla yak özümüzü tutamadık sözümümzü kurban olam Ya Muhammed a.s

aşk(a)

İran'lı bir şair diyor ki; "Aşk'a uçarsan kanatların yanar..."
Bu söze cevaben Mevlana Hazretleri der ki; "Aşk'a uçmazsan kanatların neye yarar..."

cumanız mubarek ola!

Tahir ile Zühre..

kırlangıcın öyküsü!

qönül dostlarıma!!

Ey Namaz kıl beni!


Ey Allah'ım!
Amellerin hesap olunacağı gün beni,ana-babamı ve mü'minleri bağışla!
Ey Rabbim!
Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle "

...

ve sus/amışken

Leyla Mecnun'a vermişse sancı..

[IMG=h Senin için dökülen tek bir damla gözyaşı,
Cennet ırmaklarının şerbetinden tatlıdır gülüm.
Senin için varılan her bir kapı,
sarayların hazinelerinden güzeldir gülüm...
Rahmet kuşatmış her bir tarafını
yönünü hangi çevirirse çevirsin...

doğacak olan bebek doğmadan 1 gün önce ALLAH ile konuşur..

Dogacak bebek dogumdan bir gun once Allah
ile gorusur...


Allahim dunyaya gidecegim ve orada ne yapacagim bilmiyorum" :melek:

"Ben senin icin bir melek yarattim; o seninle ilgilenecek" ^_^


"Allahim ben onlarin dilini bilmiyorum; onlarla nasil
konusacagim iletisim kuracagim?" :melek:

"Senin icin yarattigim melek sana onlarin dilini
ogretecektir"


"Allahim duydugugum kadariyla dunyada cok kotuluk varmis;
onlarla nasil basa cikacagim?" :melek:

"Senin icin yarattigim melek seni cani pahasina kotuluklerden

koruyacaktir merak etme"

"Allahim sana tekrar nasil donecegim?" :melek:

"Senin icin yarattigim melek
bana nasil donecegini sana anlatacaktir"



Derken melekler gelir ve ge dunyaya gitme zamani geldigini
soylerler....

Melekler bebegi Allahin huzurundan alirken bebek son kez
sorar.


"Allahim benim icin yarattigin melegin adi ne?" :melek:

"Adinin onemi yok ama sen ona ANNE diyeceksin"

annelerimizin kıymetini bilelim.