Skip navigation

Lost password? | Help

SAKURA

Fenerbahçe'nin ve Fenerbahçeli'nin büyüklüğü yalnızlığındandır.

Posts tagged with "Dünya Fenerbahçeliler Günü"

Yer, Gök Sarı-Lacivert Olsun!

, ,


2000 yılından beri her 19 Temmuz günü (19.07), Antu&Fenerlist'ten yeşeren bir fikir ile yurdumuzda ve dünyanın dört bir yanındaki Fenerbahçelilerce "Dünya Fenerbahçeliler Günü" olarak kutlanıyor. Bu yıl kutlayacağımız gün ise belki de bütün 19.07'lerin en anlamlısı... Çünkü, bir anlamda camiamızın 100. yıl kutlamalarının startı bu günde verilecek. Dünyanın en büyük kulüplerinden biri olan Fenerbahçemizin bu büyük yılı, şanlı geçmişine ve büyüklüğüne yakışır etkilnliklerle kutlayacağından kimsenin şüphesi yok. Ancak tamamen bir taraftar inisiyatifi olan, başlangıç fikri taraftarlarımızca ortaya atılan "19.07 Dünya Fenerbahçeliler Günü", 100. yılımızda ancak milyonlarca taraftarımızın inisiyatifi ele almasıyla camiamıza yakışır bir görkem yakalayabilir, rakiplerine ezilmişlik duygusunu ancak bu yolla verebilir.

Bu sebeple, Büyük Fenerbahçe'nin Büyük Taraftarına sesleniyoruz; 19 Temmuz günü mümkün olan her yere şanlı bayrağımızı asalım. Evlerimiz, işyerlerimiz Sarı-Lacivert renklerle donansın... Arabalarımızı süsleyelim, radyolarımızdan Fenerbahçe marşları dinleyelim. Tüm dünyada Fenerbahçe rüzgarları estirelim.


www.antu.com

Bu bayrak inmez, Bu sevda bitmez

, ,

Evvelki gün altı yaşındaki küçük kızımın doğum günüydü. Yaklaşık bir aydır onlardan uzaktayım. Hem telefonla olsa bile doğum gününü kutlayım istedim. Hem de doğum günü hediyesi özel bir şey istiyorsa onu alayım dedim. Anne ve baba olanlar bilirler çocukların doğum gününde hediye almak çok zordur. Çoğu zaman beklentileri hayalleri vardır. Ayakkabı elbise gibi öyle ihtiyacı olan bir şeyde değildir çoğu zamanda… Çünkü çocuklar bunları hediye değil anne babanın alması gereken görev olarak görürler. Eğer onların istedikleri şeyden farklı bir şey alırsanız tuhaflaşırlar. Neyse sözü uzatmayayım biz başladık konuşmaya…

— Kızım sana doğum günü hediyesi ne alayım? Ne istersin?
— Kocaman Fenerbahçe Bayrağı istiyom.
— Var ya kızım bir sürü bayrak ev de…
Biraz utangaç biraz da çocuklara has o yuvarlamasıyla
— Babaaaa… O bayraklar benim değil ki…
— Kimin kızım…
— Ablamla senin… Benim hiç bayrağım yok ki…
Anlaşıldı alacağız bayrağı da biz de biraz naz yapar gibi konuşalım istedim. Amacımız belli konuşturacağız bizim ufaklığı… Bu arada hem sesini duyacağız. Hem de özlem gidereceğiz.
— Ne fark eder kızım sonuçta hepsi senin… Fenerbahçe Bayrağının benini mi, senini mi olurmuş… İstediğini al salla işte…
— Ya baba yaaaa. Sen beni dinlemiyon mu? Kocaman istiyom kocaman…
— Ne yapacaksın sen kocaman bayrağı kızım.
— Haftaya ne var baba.
Ben hemen gülümseyerek…
— Ben geliyorum.
— Tamam da… Sen değil baba…
İçimden geçirdim. “Allah Allah ne var ki haftaya…”
— Başka ne var kızım
— Bayram var ya baba ya…
— Ne bayramı?
— Offf be baba ya… Her şeyi unutuyorsun… Fenerbahçe Bayramı…
Eyvah çok kötü yakalandık diye geçirdim içimden…
— Unutmadım ki kızım… Ama sen o kocaman bayrağı alıp da bayramda sallayamazsın ki…
—Hihihihi… Sallamayacam ki…
— Peki ne yapacaksın kızım?
— Asacam… Ablam söyledi. Fenerbahçe Bayramında bütün Fenerbahçeliler bayraklarını asacakmış. Ben de Fenerbahçeliyim ama benim bayrağım yok. Bana bayrak al. Bende bayrağımı asacağım.
— Peki kızım…


İçimden de geçiriyorum tabi “Ulan bu armut denen şey bir kere de uzağa düşsün be, bir kere de uzağa düşsün”

Bir yerden de kahrediyorum, utanıyorum tabi… Altı yaşındaki çocuk Fenerbahçeli olduğu için 19.07 günü bayrak asmaktan bahsediyor. Ben nelerle uğraşıyorum… Keşke onun kadar saf ve masumane inanabilseydim herkesin o gün, bütün Fenerbahçelilerin bayrağını asacağına ama şunu da biliyorum artık…

Bu sene ne bu bayrak iner ne de bu sevda biter.

Doğru Biziz, Yanlış Sizsiniz (19.07 Alternatif Şampiyonluk Kutlaması)

, , , ...

Donuk bakışlarıyla bir daha baktı televizyona ve sonra öylece kala kaldı. Televizyonda ki spikerin çığlık dolu sesini dinledi “Evet sayın seyirciler şimdi Ali Sami Yen’e bağlanıyoruz.” Sami Yen stadında bir adam kılçıklı sesiyle kendinden geçmiş Galatasaray tribünlerine soruyordu “Saat Kaç?” Saatine baktı. 21.10 du. Ama nedense tribünde ki insanlar “20.45” diyordu. Güldü ne yazık ki konu Fenerbahçe olunca kollarındaki saati bile doğru söyleyemiyorlardı. Sonra bu olaya gülmesi değil ağlaması gerektiğini düşündü.

Onca mücadele onca kavga ve onca umut boşa gitmişti. Sene başından beri değerleri uğruna verdiği savaş sanki yanlış olmuştu. Tarihin en büyük ittifakları, sürekli aleyhinde olan medya ve Futbol Federasyonun taraflı verdiği cezalar kısacası bütün adaletsizlik ve haksızlıklar yaşanan her şey aklına geldikçe karabasan olup çöktü üstüne. Sanki doğrular yanlış, yanlışlar doğru olmuştu. Neydi emeğin tarifi, neydi alın terinin tarifi ya alnın ak olması ne demekti? İlkokul yıllarından beri öğretmenleri ona her şeyi yanlış mı öğretmişlerdi? Ya o sevinen insanlar böylesi bir sevinci nasıl sindirebilmişlerdi içlerine… Yoksa asıl yanlış onun bildikleri miydi?

Kızına baktı. “Yarın okula gitmek istemiyorum baba…” Cevap vermedi. Sustu. Çünkü haklıydı kızı. Okuldaki arkadaşları ne diyecekti. Çalınan çocuğunun hayalleriydi. Kimin hakkı vardı bir çocuğun hayallerini böyle çalmaya hangi vicdana sığmıştı. Önce futbolcusuna kızdı. Sonra hocasına… Böylesine sevdalandı etrafını da sevdalandırdı diye kızma sırası kendine gelmişti. Bilgisayar’ı açtı internete baktı. Her kafadan bir ses vardı. Bazılarının sevinç çığlıkları onun felaket haberleri olmuş sekiz sütuna manşetti. Beni benden olan anlar diye Fenerbahçe sitelerini dolaştı sonra… Tam bir kargaşa tam bir bulamaç olmuşlardı. Onlarca düşünce birbirine girmiş. Duygular anlamsız ve tanımsız olmuştu.

Bir yandan suçu takıma futbolcuya bulanlar “Bir Denizli’yi yenemiyorsan” ile başlayanlar, diğer yandan “Nerede hata yaptık” diye kafasını kaşımaktan kel kalanlar ya da her şeye rağmen “Seni seviyorum Fenerbahçe” diyenler. Herkes haklıydı kendince çünkü gelecekte kimse sene içinde yaşananları hatırlamayacaktı. Ne Manisa da yenen haksız dayak, ne penaltı atılırken 70 milyonun gözü önünde işaretleşen futbolcular, ne el ele çıkılan pankartlar, ne "Çocuklar inanın türküleri", ne o haksız cezanın ardından isyan gibi stadın etrafında toplanan on binlerce taraftar, ne ikili ezeli rakibin sahada rakip olduklarını unutması, ne hocanın taktiği, ne futbolcunun oyunu ne de yaşanan bu karabasanlar hatırlanacaktı... Sadece şampiyonluğu son maçta kaybetmenin verdiği hayal kırıklığı ile ince bir yürek sızısı kalacaktı en derinde…

Her şey bu kadar basit olmamalıydı. Her şey bu kadar basit yaşanmamalıydı. Yok o Fenerbahçeliydi bu kadar kolay pes edemezdi. Onun ruhundaydı Kuvay’ı Milliye, onun kanında vardı isyan. İşgale direniş onun kanındaydı. Aziz vatanın bütün kaleleri zorla alınmış olsa dahi, içeride ve dışarıda ona ihanet edenler olsa dahi, onun damarlarında dolaşan kan buna müsaade edemezdi. İsyanın diğer adıydı Fenerbahçe…

Klavyeye gitti eli haykırdı önce “Nerede ne zaman gördünüz siz benim eğildiğimi. Asıl siz teslim olun” diye… Sonra kızına döndü. Hayır, okula gideceksin ve eğer arkadaşının biri bir şey söylerse sana sende onlara haykıracaksın… “Hepinize Fenerbahçe… Eğer siz böyle yıllardır olduğu gibi kol kola şaibeli dayanışmalı bir sevinçten utanmıyorsunuz, buna rağmen hala büyük olmaktan bahsediyorsanız ben de sizin gibi olmaktan, sizin gibi Fenerbahçe’nin büyüklüğü karşısında ezilmiş rakiplerim olmasından utanıyorum. O yüzden yalnızım işte, o yüzden büyüğüm işte, işte sırf bu yüzden Fenerbahçe’nin bugün geldiği yere sizin yöneticilerinizin hayalleri bile ulaşamıyor. Hepinize İnadına Fenerbahçe” diyeceksin…

Sonra aklına geldi. Bu öfke, bu kızgınlık nasıl Fenerbahçe’ye zarar getirmeden bir fayda sağlar diye düşündü… Öyle ya bu uzun yürüyüşte onun mücadelesi hala devam ediyordu. Neden 19.07.2006 Dünya Fenerbahçeliler Günü Alternatif Şampiyonluk Kutlamasına dönüşmesin dedi. Madem bu şampiyonluğa hak etmeyenler sevinememişti. Dünya Fenerbahçeliler günü şampiyonluğu gerçekten hak edenlerin sevinmesi için bir fırsat olamaz mıydı? O gün 100 ncü yıl da yaşanacak Şampiyonluğun ateşi yakılamaz mıydı? Ve o gün bütün dünya bu sene Türkiye Liglerinin gerçek Şampiyonu Fenerbahçe’yi ve Taraftarının şampiyonluk kutlamalarında göremez miydi?
December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31