HAPİSHANELERDE HÜLYA VE HAYAL
Wednesday, 1. July 2009, 19:52:02
Zindana düştü ne çare,
Hür göklere dağılmış
Mor bulutlar pare pare,
Geçip gider, geçip gider!..
OYHAN HASAN BILDIRKİ
Wednesday, 1. July 2009, 19:52:02
Sunday, 7. June 2009, 06:31:22
Gece ve gündüz tanık olsun bu niyetime
Gündüz güneş, gece dolunay tanık olsun
İşlensin ünlü ünsüz bütün sevdalıların yüreklerine
Köroğlu olsaydım eğer mor dağları kuşatırdım
Wednesday, 12. November 2008, 06:04:41
BİR BAŞKA ŞAFAK
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Hikâyeler
Millî Eğitim Bakanlığı Yayınevi
Yayın no: 847
ISBN: 975.11.0230.8
3. Baskı / 1994
Millî Eğitim Basımevi - İstanbul
Türkçe
Karton Kapaklı
112 Sayfa
Saturday, 26. July 2008, 15:40:44
Okullar yeni açılmıştı, cıvıl cıvıl. Bu cıvıltıyı, bağırış ve çağırışları her okulda duyarsınız. Fakat bazı haykırışlar kederli, bazıları tatlı.
Sonbahar bütün gücüyle borası, karı ve fırtınasıyla kuşatmıştı şehri. Kar yağıyor çimdik çimdik. İnce küçücük, zarif beyazlıklar dökülüyor önlüklere. Soğuğa, kara rağmen; okul yolunda hayat dolu sesler, sevinç çığlıkları.
Tuesday, 17. June 2008, 12:45:21
Thursday, 3. April 2008, 16:53:01
BILDIRKİ: Bol bol okumak ve içine doğanları olduğu gibi yazmak… Samimiyetin ipuçlarını yakalamak. Bir şeye inanmak. Neyi, niçin anlattıklarının farkında olmak.
Wednesday, 20. February 2008, 19:06:53
Oyhan Hasan Bıldırki, zevkle okuyacağınız "ÇANAKKALE DESTAN DESTAN" adlı yapıtını, Ocak 2008'in yılbaşı armağanı olarak yayınlayıp kültür tarihimize armağan etti. Kitap yayınlanır yayınlanmaz bir adet bize ulaştırdı. Seve seve okudum, "ÇANAKKALE DESTAN DESTAN"ı.
Tuesday, 12. February 2008, 19:46:27
Ben Dede Korkut üslûbunu çok severim. Öyle uzun uzadıya tasvir bölümleri yok gibidir. Ama kişiler, yerler, olaylar bol bol sıfatlarla bezenerek anlatılır.
Tuesday, 5. February 2008, 06:48:05
Yazar Oyhan Hasan Bıldırki, kitabının 153. sayfasına aldığı resimde “Dün: Yıl 1915 Çanakkale Geçilmez / Bugün: Yıl 2007 Vatan Bölünmez” diyerek tarifsiz talihsizliğe bir kez daha dikkat çekiyor.
Wednesday, 9. January 2008, 19:27:41
"Sağlam bir Türkçe ile ve halk için, Türkçe'mizin dil zevkine göre yazan Mehmet Çınarlı'nın bu eseri üzerine ne söylense, ne yazılsa azdır. Günümüz edebiyatının meselelerinin ağır bastığı esere, Atatürk, Yahya Kemal ve hürriyet konularını işleyen yazılar bir başka renk ve tat katıyor. Her Türk aydınının, aklı başında kişisinin bu eseri muhakkak okuması gerek. Ozan Sağdıç'ın kapak kompozisyonunu yaptığı, Hisar Yayınları'nın 9.'su olan "Halkımız ve Sanatımız"dan öğreneceğimiz çok şey var. İnancımız odur ki; 1970'lerin en güzel eseri olan bu kitap, gelecekteki günlerde de bir başucu kitabı olarak kalacak ve sevilecektir. Ayrıca edebiyat dünyasına girmeye çalışan genç nesil için bir rehber eser olarak, genç neslin ruhunu okşayacak ve ona ışık olmaya, yol göstermeye devam edecektir."
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Thursday, 3. January 2008, 06:44:05
"Üç-beş istisnası ile 1970 / 1980 devresinden, gelecek nesillere kalacak hiçbir şey yoktur... Cephede, vatan müdâfaasında bulunan bir insandan, filân mısraın güzelliğini idrak etmek tabii beklenemezdi. Bu nesil, vatan müdâfaasının kaleleri idi. Yaşadıkları destanlık çaptaki hadiselerin şiiri, hikâyesi ve romanı olmaz mı?" diyen, dost Alâaddin Korkmaz, biraz insafsız davranmış gibime geliyor. Üstü kapalı da olsa, anılan dönemin hem şiiri, hem hikâyesi, hem romanı vardır.
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Sunday, 30. December 2007, 06:19:09
"Nazım Hikmet'i, Cemal Süreyya'yı, Ülkü Tamer'i sevdiği şairlerin başında sayan Uyaroğlu, acaba birilerine kaş-göz mü oynatıyor? Şövalye şiirleri yazmaya devam ediyormuş. Aman, ne iyi. Yalnız bu şiirleri; kitabı kendi içinde bir bütünlük oluştursun diye bir kitaba almıyor. Ve kaş yaparken, göz çıkarırcasına ekliyor: "Bir bunun için almıyorum, bir de kitabı tehlikeye atabilirler diye almıyorum. İlerde kitaplaştıracağım, onları." Niçin "ilerde?" Cevap yok. Ama, siz anlıyorsunuz değil mi? Nedense "hürriyet"in bütün nimetlerinden faydalananlar, sevdikleri şairleri sayıp, hizaya gelenler, gönül ve kafalarındaki "sansür" korkusunu kırıp, yıkamıyorlar. Ne dersin, yanılıyor muyum İsmail?"
Thursday, 27. December 2007, 16:49:19
"Fakat... günümüz edebiyatının kangrenleşmesine yol açan bu tutumun yanında, sevinilecek bir diğer husus da, edebiyatımızın millîleşme, öze dönme, kendini bulma kavgasını sürdürmesidir. Özlediğimiz millî edebiyat ufukta görünmeye başlamış, bir hamaset edebiyatı olmaktan kurtulmaya doğru gitmektedir. Öze dönme kavgasının öncüleri olarak gördüğümüz Tarık Buğra, Mehmet Çınarlı, Mustafa Kutlu, Nüzhet Erman, Yavuz Bülent Bakiler, Lâtif Yıldız, Muzaffer Civelek, Bekir Büyükarkın, Sabahat Emir gibi yazar, şair ve hikâyecilerimiz, eserlerinde millî insan tipini işlemekte, onu maddî-manevî yönleriyle ele almaktadırlar."
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Monday, 24. December 2007, 06:17:19
"Gürbüz Azak'ın fırçasından dökülen kapak, nefis, bir içim su gibi. Gri, yeşil, sarı, siyah, kırmızı ve beyaz renkler harman olmuş, lüks kapak oluşmuş. Uzun Vuran Gölge. Şiirler. Üst tarafta bir imza: Gültekin Sâmanoğlu."
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Wednesday, 19. December 2007, 06:13:03
Biz, değerli şair ve Türkçe'nin ustalarından M. Faik Ozansoy'da, susuzluğumuzu, açlığımızı giderdik. Hepimizin "yakınma"larını birleştirmesindeki ustalığı yanında, onu alkışladık. Edebiyat denilen çamur bataklığında, yeşil ve münbit vahaların bulunacağı fikrinden bir şeyler kaybetmedik..."
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Showing posts 1 - 15 of 108.
| S | M | T | W | T | F | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
|
| ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |