Skip navigation.

Pesimist Kötü Adam

İç Karartıcı Sözlerin Buluşmasına Yardımcı Olan Adam !..

April 2008

( Monthly archive )

Meydan

Güzel günler yaşayacağız, el ele kol kola. Sonra kavga da edeceğiz, kıyasıya...

Zaman gelecek sıkıldığını farkedeceksin, anlamsız triplere gireceksin. Zaman gelecek ayrılmak isteyeceksin, ama başaramayacaksın. Yokluğum içini yakacak koşup sarılacaksın..

Zaman gelecek ilgisizlikten yakınacaksın, zaman gelecek arkadaşlarınla eğlenirken aklına bile gelmeyeceğim. İlgisizlikten yakındığın zamanlar hep canının sıkıldığı zamanlar olacak. Ben bunu bileceğim ama yüzüne vurmayacağım. Az kendimi çekeceğim daha çok bağlanacaksın....

Zaman gelecek araya hasret girecek. Özlemin biri bin para olacak.. Derin bir iç çekeceksin.. Sonra o özlem yerini alışmaya bırakacak. Unutacaksın...

Şimdi söyle, benimle olmaya var mısın?..

İntihar Arası, İnziva Sonrası !..

- Neden yaptın?
- Sorgulamak istedim belki yaşadıklarımızı, gerçekliğini...
- Gerçek miymiş peki?
- Gerçekliğe benim gözümle bakabilmelisin önce!
- Senin gözün kör olmuş. Baksana yaptığına. Önce görmeyi öğrenmelisin..
- Suçlamaya geçmeden önce kendini sorgulamayı denedin mi? Gözlerimin görmediği ne idi? Gösteremediğin...
- Kendimi neden sorgulayayım?. Eksik bir şeyler mi gördün?. Resmen aldatmışsın işte beni daha ne üste çıkmaya çalışıyorsun? Yüzsüz !..
- Derdim üste çıkmak olsa idi bunları konuşuyor olmazdık! Aldatmak sadece bedenin oynadığı oyun değildir unutma! Eksiğin belkide herşeyi nesnel görmendir ha ne dersin! ?
- Belki de sende ar namına küçük kırıntılar kaldığından konuşuyoruzdur bunları. Bedenin oynadığı oyun demek.. Bedenin onunla oynaşırken ruhun da benle oynuyordu ama. Nesnel görseydim umursamazdım bile şu anda bu yaptığını
- Beni hiç tanımamışsın! İşte eksik nokta burada sen görmek istediğin noktadan görüyorsun olayları. Bedenen aldatan ben olsa idim karşına geçecek cesareti ölümle yüzleşmek için kullanırdım! O yüzden "aldatmak sadece bedenen olma ya!" ruhun benle oyun oynamayı hiç beceremedi!
- Öyle mi dersin?
- Öyle değilse sence neden ?
- Kabul ediyorum çünkü artık şu saatten sonra konuşacak bir şey yok. Boşuna zaman kaybetmeyelim. Defol git evimden. Yüzünü görmek istemiyorum. Senden nefret diyorum. Kinimi daha fazla akıtmadan kaybol !..
- Kovmak! Kabullenemediğin ve hatalarınla yüzleşemediğin noktada yaptığın en güzel kaçış! Gözlerine sakladığın çocuğa aşıktım ben oyun oynayabildiğim çoğu zaman... Ama görünen o ki uzun zaman önce sevdiğim çocuk küfür içeren sözlerinin altında ezilmiş Kaldesen de duramam ki!
- Oyun oyun oyun.... Ne de çok kullandın bu kelimeyi. Ne çok seviyorsun oyun oynamayı.. Ben küçük çocuk, ben küfürbaz küçük.. Ama oyuncağım sen olmadın asla lakin beni oyuncak ettin kendi kalbine. Hala burda mısın?
- Belkide hala o çocuğun ezilmediğine inancımdır hakaretlerini duymama ma sebep! Sana saygı duydum ben ! Oyuncağın olacağını bile bile...
- Sen beni sevdiğini mi söylemeye çalışıyorsun?
- Ne için çabalıyorum sanıyosun şapşal! Seviyorum...
- Son duyduğum sözler bunlar olsun o zaman...

Der ve kafasına silahı dayar Zıbaaaaaaaammm !...

Pesimist & Too_Late

Uykusuz 2

Uykusuz gecelerden günahlarını kaldırımlara yükleyerek ve sus diyerek duyduğum tüm seslere; sabahın savaşını veriyorum yine... Yanlızlığın sesi ne tuhaf... Bildiğim halde duyamadığım... Uyu gülüm... Sabah uzak değil... Ben bekliyorum

Günahlarımı meleklere emanet ettim, sus derken çok bağırdım sesim kısıldı. Yalnızlığın sesi bu olsa gerek; ses kısıklığından doğan içinden haykırmalar.. Uyuyorum melekler de sana emanet...


Aldım düşlerimi yanıma.sensiz düşlerimi bitireceğim seni.kahrettim gönlüme bir selam yolladım sevdiklerime onlar sağ ben selamet.gidiyorum be gülüm aşkımda sana emanet...

Ceplerde taşınılan tabakalarda saklı imiş çoğu zaman düşler... Çıkartıp tabakadan bir nefes kadar yakın aslında... Unuttuğumuz ateşin yokluğunda nefesin renksiz kaldığı...
Gidiyorum demek kolay gülüm emanetini bırakırken yabancı kollara; uyuyabilecekmisin ırak-diyarlarda...

Uyumak nedir gülüm... uyumak geri uyanmak yaşayanlar için.sonsuza dek hayattan ben vazgeçmişim... dönüşü olmayan bir diyardır gidişim...sen beni bırak allaha emanet....

Gitmek kolay derler ya. Çok yanlış. Gitmek çok zordur... Delikanlı gibi, granit gibi çekip gitmelisin. Emanet bırakmadan.. Al bedenini git gözüm görmesin..

Gidebilmek, gidiyorum demekle eş değer olmuş yaşanılanların gölgesinde... Benim dediğim benim olanı bırakabilmek kolay olsa idi emanet olmazdı adı dimi... Kovmak ta çare değil gidene öfkende! Tüm bedenin hala ona nefes alabiliyorken...

Yazanlar: pesimist, too_late, Dead Ghost