Saturday, 28. June 2008, 21:27:15

Sıkıntı buruyor kalbimi.. Yavaş yavaş uyuşmaya başlıyor ellerim. Buruşmaya başlıyor kıyafetlerim nasıl duracağımı bilemememden... Mükerrer yutkunuşlar gırtlağımda bir su hazında... Ter kokmuş sıkıntıları tükürükle yıkamak, düğümlenen boğazıma halatla düğüm atmak, gözlerimin kırmızısını fotoğraf hatası sanmak istiyorum...
Ya da hata olduğuma inanmak.......
İntihara yüklenen sebeplerin yükleme katacağı tek değer ölmek (Evet fiildir). Yazdıklarıma inananların alamayacağı tek ünlem sükunettir.. Kaldım yarıyolda, evet yolun yarısında...Tam ortadayım, önüm nokta, arkam üç nokta...
Monday, 9. June 2008, 23:39:02
Korku, korkusuz
.jpg)
Erdal küçücük bir çocuktu. Arkadaşları ona korkak diyorlardı. Bu durumdan çok rahatsızdı ama yapısı böyleydi engel olamıyordu. Ne zaman bir kavga olsa; O, kavgada olmasa da yüreği güp güp atmaya başlıyordu. Kavganın içinde olduğunda da hemen ağlamaya...
Bir gün çok düşündü, korkusuz olmak istiyordu...Korkularının üstüne gitmesi gerekiyordu!..
Mahallede futbol oynuyorlardı. Erdal da defansta topun peşinde koşup duruyordu. Ne zaman sert bir şut gelse arkasını dönüyordu korkudan, top bir yerine gelip de canı acımasın diye... Derken bu durumdan da rahatsız oldu.. Ne kadar arkasını dönerse dönsün top hiç bir yerine çarpmıyordu. Yine bir şut geldi ve Erdal arkasını dönmedi bu sefer... Top tam yüzüne gelmişti... Ağladı ağladı ağladı...
Yıllar geçti Erdal hep korkularının üzerine gitmeye kalktı ama hep kötü sonuçlanmıştı. Arkadaşları yüksekten atlıyordu o korkuyordu,ne olursa olsun atlayacağım dedi ve düşerken ayağını burkup bileğini kırdı.. Arabaların lastiklerini patlatıp kaçardı arkadaşları, o yaptığında yakalanmıştı, ağzında kibrit söndüren gençler vardı, o denemek istemişti ama dilini yakmıştı... Yani bir türlü olmuyordu...
Liseye gidiyordu artık.. Gençlik zamanları, gece dışarı çıkma sevdası vardır hep... O da çıkıyordu ama yalnız eve dönmekten hep korkuyordu. Ya bir şey olursa korkusu vardı. Birileri sataşsa korkup ağzını bile açamıyordu.. Nitekim sataştılar da.. Kafasını eğip gitmek zorunda kaldı!..
Bir gün kız arkadaşıyla eğlenceden dönüyorlardı gece vakti yine... 3 kişi çevirdi etraflarını.. Arıza çıkarmaya başladılar. Erdal'da yine korkmaması gerektiğini düşündü, yanındaki kızı da korumak maksadıyla adamlara daldı... Sonuç yine hüsran olmuştu !.. 4 yerinden bıçaklandı...
O gün şunu anladı... Korkusuzluk ona göre değildi, Allah'ın verdiği ruh Allah'a sığınmalıydı.