Tecessüd
Thursday, March 22, 2007 1:11:05 AM
Ruh ve beden karmaşası... Ruh bedene verildi ve biri daha dünyaya geldi sonunda. Ruh bedenini istemiş miydi acaba? Ya da beden ruhunu ...İlk kez aynanın karşısına geçti ve " Hmm.. Evet bu benim sanırım, biraz çirkin miyim ne ? " dedi. İşte bu ses bedenden çıkmıştı lakin bu, ruhun sesiydi. Yanlış bedene getirildiğine inanıyordu. Oysaki ona göre; o ne mükemmel, ne güzel, ne kadar da asil diğerlerinden farklı bir ruhtu ! Bedeni de ona layık olmalıydı. Derken ağlamaya başladı...
İşte bu ağlayış ruhun değil bedenin ağlayışıydı. Çünkü O da ruhunu pek sevememişti. O'na göre de o fiziğe, o güçlü görünüşe duygusal, kırılgan ve nazik bir ruh hiç de gitmemişti...
Hayat devam ederken ruhun duyduğu her söz bedenin şeklini değiştiriyor, mesela kaşları çatılıyor ya da gözünden katreler akıyor. Bedenin aldığı her biçim ise ruhun ezilmesine sebep oluyor ve beden ve ruh aynalara bakamaz oluyorlar. İkisi de birbirine küsüyor. Böyle olunca da hayattan duyulan her söz, ya da hayattaki her olay ruhta ya da beden de takılıyor diğerine ulaşamıyor. Yani birbirlerinden haber alamıyorlar artık. Dış dünya ile de bağlantı böylelikle kesiliyor.
Ruh bedenini istemiyor, beden ruhu... Bir uçurumda vedalaşıyorlar. Ruh yukarda göklerde, beden aşağıda toprakta pişiyor...
Bırakın artık aynalarda kendinizle uğraşmayı, bütün olun !..









shizophrenia # Thursday, March 22, 2007 10:04:59 PM
Pesimistbcaner # Thursday, March 22, 2007 10:10:02 PM
Aşk mı? hmm... Tamam seni mi kırıcam. "Gönüldendir şikayet" hikayesine bi şekil yaparım artık
shizophrenia # Thursday, March 22, 2007 10:19:15 PM
mikrop # Thursday, March 22, 2007 10:24:48 PM
Anonymous # Friday, March 23, 2007 12:13:07 AM
shizophrenia # Saturday, March 24, 2007 9:26:26 AM
Frenhoferburhanhan # Saturday, March 24, 2007 8:59:44 PM
Anonymous # Wednesday, March 28, 2007 5:51:15 AM
Anonymous # Monday, April 2, 2007 9:30:04 PM
Pesimistbcaner # Monday, April 2, 2007 9:44:21 PM