Monday, 20. July 2009, 00:02:02
yazık

Kalın duvarlara süslü yazılar... Sağa eğik bildiğin el yazısı, altında inceden bir not; "Yazık"...
Bir yazı yazmak için uğraşmamıştı yıllarca ama bir "Yazık" yazmak için onca uğraş vermek... Vay be dedirtiyor adama... Ne de kutsal bir kelime bu. Ne kadar da içine kapanık...
Kut yemek, nimet manasında, azık da yine yemek manasında... Ve yazı... Ne de yüce kelimeymiş bu "Yazık"...
Hani bir gün vardı yenik bir adamı uğurlayan, hani o adam uğurlanıyor diye arkasından su yerine oluk oluk gözyaşı dökülen, hani boşa yalvarışlar vardı dönmeyeceği bilindiği halde yakarılan... Hatırladın mı?... İşte o günün adı "Yazıktı"...
Sarhoş bir beyne sahip olmuştu, çakırkeyf olanlar mavi gözlü müdür diye düşünüyordu çoğu kez... Aklından saniyede 26 fikir geçiyordu, tırlatmak üzereydi... Yere yığılmıştı, yağmur yağıyordu, tabiat da onun iyi olmasını istiyordu, yüzünü yıkıyordu ayılması için ama fayda yoktu...
Yazık, yeterince yazık olmuştu ve tam da buna halk arasında "Yazıklar olsun" deniyordu.. Çok yazık...
Wednesday, 20. August 2008, 21:11:45
psikopat, yazık, hazan

Küçücük bir bebekti. Herkes doğduğuna o kadar mutluydu ki. O'nu çok seviyor, öpüyor kokluyor, tenine zarar gelmesini istemiyorlardı. O kadar saftı ki...
4-5 yaşlarına geldiğinde ilgi denen şeyin farkına varmıştı. Çok hoşuna gidiyordu bu... Ailesinin sürekli onla ilgilenmesini sevmesini istiyor ve bekliyordu.. Ailesi de bunu büyük bir zevkle yapıyordu... Çocuk çok rahattı her konuda, gülüyor eğleniyordu. Tek derdi oyundu. Başka bir şey düşünmüyordu...
6 yaşına geldiğinde ilk acı deneyimiyle karşılaştı. Mahallede; evin hemen önündeki sokakta oynarken çocuklardan biri ona "koca burunlu" demişti. Çok ağrına gitmişti. Ağlamaya başladı... Annesinin yanına koştu, ben koca burunlu muyum dedi. Tabi ki annesi bunun aksini söyledi..
Gel zaman git zaman çevresindeki insanlardan garip şeyler duymaya başladı... Çocuğun yürüyüşüyle, konuşmasıyla vs. alay ediyorlardı.. Garip bir çöküntü içine düşmüştü.. Yaşı ilerledikçe daha bi içine kapanır hale gelmişti. Artık yolda yürürken bile insanların ona bakıp alay edebileceklerini düşünüyordu. Hatta yanından birileri gülerek geçse üzerine alınıyordu...
4-5 yaşlarındayken ilgi denen şeyi farkeden, ailesiyle mutlu olan çocuk artık ailesini suçluyordu. Nedeni ise neden böyle bir çocuk meydana getirdikleriydi... Suçlamayı o kadar yanlış bir yere yapıyordu ki, ancak başka çaresi yoktu. Kendini güçsüz hissediyordu ve nazının geçebileceği tek yer ailesiydi o bunu bilmese de....
Oysaki mahallenin en güzel kızı ne kadar da rahattı hayatı boyunca....