Tuesday, 17. November 2009, 12:22:37
Sizin yüreğiniz "YOL GEÇEN HANI" MIDIR?
sadece kan pompalayan bir et parçası mı,
"SENİ SEVİYORUM" diyebilmek yazıldığınca kolay mıdır sizde..
O halde İKRA DEDİM SİZE, ALLAHIN ADIYLA..
İKRA!!!!!!!!
MEVLÂNÂ'da NEFS EĞİTİMİ
İnsanın yanlışa düşmemesi için, nefsini kötü niyet, garaz, ihtiraslar gibi kötü duygulardan arındırması gerekir. Mevlânâ'ya göre, insanın hata ve günahtan korunması için "temyiz hassasını" her türlü garazdan temizlemesi ve (bunu yapmaya çalışırken de) dinden yardım araması lâzımdır".(1 )
Bir insan nefsini eğitmedikçe bakışı/görüşü düzgün olmaz; görüşü düzgün olmayınca da tespiti ve değerlendirmesi, kısaca sözleri doğru olmaz. "Bir kimsenin içindeki nazarı (görüşü) eğriyse hiç şüphe yok ki onun cevabı da eğri olur. Çünkü doğru cevap vermek için kendine hakim olamaz. Kuyumcunun altını mihenk taşına vurması, altına yöneltilen bir sorudur ve altın da, "Ben buyum, halisim, yahut katışığım!" diye cevap verir".(2)
Yanlışlara düşmemek için nefsi eğitmek gerektiği ortadadır;
nefsi eğitmenin en önemli yolu da onunla mücadele etmektir.
Bu hususta Mevlânâ, şu çağrıda bulunur:
Bir yürüyüş edelim de kırıp dökelim;
Şu kara yüzlü, şu kötü huylu nefsi, EĞİTELİM!.(3)
Fakat bu mücâdele kolay değildir. Zira "Put kırmak kolaydır,
fakat nefsi (eğitmeyi) kolay görmek cahilliktir.(4)
Bunun için Mevlânâ, sağlam bir irade öngörür.
"Nefsin hevâ ve heveslerini kır, onlardan vazgeç. Vazgeç ama önceden de kendinle bir şart koş da ahdinden dönmemeye uğraş, yoksa hastalık kalakalır sende; iyileşme imkânının da yok olur gider.(5)
"Vücudumuzda binlerce kurt... Temiz, pis, güzel, çirkin binlerce sıfat var"(6) diyen Mevlânâ, insanda hangi huy galipse o huyun sûretine göre haşredileceğini belirtip, sözlerine devamla, insanın eğitilebilen bir varlık olduğunu şöyle dile getirmektedir.
İnsanda bir an olur kurtluk zuhur eder, bir an olur ay gibi Yusuf yüzlü bir güzel hâline gelir.(7)
İyiliklerle, kinlerle gizli bir yolda gönüllerden gönüllere gidip durmaktadır.
Hatta insandan, öküz ve eşek bile bilgi sahibi olur, akıllanır, hüner elde eder.
Serkeş at, rahvan bir hâle gelir, alışır. Ayı oynar, keçi de selâm verir.
Köpeğe insanın huyu geçer, nihayet çoban olur, av avlar yahut sürüyü korur.
Ashab-ı Kehf"in köpeğine öyle bir huy sirayet etti ki sonunda Allah"ı aramaya koyuldu.(8 )
Nefse uymanın tehlikelerinden ve mücadele ederek onu eğitmenin imkân ve gerekliliğini Mevlânâ'ya göre, kısaca belirttikten sonra şimdi de nefsi eğitmenin yollarına geçebiliriz:
1. Nefse Uymama
Nefsi eğitmek için onun arzu ve isteklerine uymamak gerekir. Bu, nefsi eğitmenin ve onun kötülüğünden korunmanın en kestirme yoludur. Nefsi, (insanı kötülüklere karşı ayartan ve teşvik eden) şeytana benzeten Mevlânâ, yanlış yapmamak, günaha girmemek için nefse uymama üzerinde önemle durur. Ona göre, nefse uymama, heveslerden vazgeçme, her zoru açar.(9 )
Ey kalp hastası, ilâca sarıl. Bütün tedbir, mizacı değiştirmenden ibarettir.(10 )
Nasihatımı dinle: Ten, kuvvetli bir bağdır. Yeni istiyorsan eskiden soyun!
Dudağını yum, altın dolu avucunu aç. Ten nekesliğini bırak, cömertliği ele al.
Cömertlik, şehvetleri, lezzetleri terk etmedir. Şehvet yüzünden düşmeyen kalmamıştır.
Bu heva ve hevesi bırakma, sapasağlam bir iptir. Bu dal, canı göğe çeker...(11)
Hasetçi kişilerden çok çeken Mevlânâ, eserlerinde, nefsi eğitmede, iradeyi sağlamlaştırmada haset duygusunu yenmenin önemli rol oynadığını söyler.(12)
Yusuflar, kardeşlerinin hilesi yüzünden kuyuya düşmüşlerdir. Çünkü o kardeşler, hasetlerinden Yusuf'u kurtlara verip dururlar.
Hasetten Mısır Yusuf'unun başına neler geldi? Bu haset, pusuya yatmış büyük bir kurttur.
Hülâsa halim Yakup, Yusuf'a bir şey yapmasın diye bu kurttan daima korkar... (13)
2. Çocukluktan Kurtulma
Bu tabirle Mevlânâ, bir oyun ve eğlence (laib ve lehv)(14) den ibaret olan dünyadan kurtulmayı kasteder. O, nefsin yersiz isteklerine karşı mücadele vererek onun kötülüğünden korunmak için çocukluktan kurtulmayı önerir. Çocukluktan kurtulup baliğ olmak, aşırı istek ve arzulardan sıyrılıp Allah"a yönelmekle mümkündür. O, devamla şöyle der:
Allah, "Dünya kuru bir istek, faydasız bir oyuncaktan ibarettir, siz de çocuklarsınız" dedi. Allah doğru buyurur. Oyuncağı terk etmedikçe çocuksun. Ruh arınmadıkça nasıl temiz olabilirsiniz?(15)
3. Zecrî Tedbirler Alma
Nefsi eğitmede zecrî (sert, zorlayıcı) tedbirler almak ve ona her istediğini yaptırmamak önemli bir yoldur. Bu konuda Mevlânâ şöyle demektedir:
Nefis, tıpkı sofistaiyye gibi kararsızdır, şüphecidir, hile ve aldatmadan yanadır.
Bunun için de o, hakîkati iknâ yoluyla değil de şiddet yoluyla (kötekle) anlar.(16 )
Sürecek.........
Dipnotlar
• 1 Mevlânâ, Celâleddin Rûmî, Fîhi Mâ Fîh, (Çeviren: Meliha Ülker Anbarcıoğlu), M.E.B. Yay., İstanbul, 1990, s.14.
• 2 Mevlânâ, a.g.e. s. 231.
• 3 Mevlânâ, Macâlis-i Seb"a (Yedi Meclis), (Çeviren ve Hazırlayan: Abdulbâki Gölpınarlı), Konya, 1965, s. 54.
• 4 Mevlânâ, Mesnevî, (Çeviren: Veled İzbudak), M.E.B. Yay., İstanbul, 1991, C. i, s.62, B.778.
• 5 Mevlânâ, Dîvân-ı Kebîr, (Çeviren ve Hazırlayan: Abdulbâkî Gölpınarlı), Kültür Bakanlığı Yay, Ankara. 1992, C.VII. s. 626, B. 8338.
• 6 Mevnevî. C. II. s. 108. B. 1417.
• 7 Mevlânâ, a.g.e. C. II. s. 108, B. 1417.
• 8 Mevlânâ, a.g.e. C. II. s. 108-109. B. 1420-1425.
• 9 Mevlânâ, Dîvân, C. VII, s. 626, B. 8336
• 10 Mevlânâ, Mesnevî, C. II, s. 27, B. 293-294.
• 11 Mevlânâ, a.g.e. C. II, s.27, B.1270-1278.
• 12 Haset konusunda bkz., Mevlânâ, Mesnevî, C. 1, s. 34-35, B. 429-439; s. 98, B. 1221; C. II, s.86; B.1126-1130; C. IV, s. 216, B. 2676-2682; C. V. S. 99-101, B. 1200-1219; Mevlânâ, Mektuplar, s. 200, Mektup: CXXXIII; Mevlânâ, Dîvân, C. I, s. 272-273, B. 2550-2555; C. II. s. 309, B. 2539-2542; C. VI, s. 305, B. 3106-3114: CVII, s. 16, B. 205-206.
• 13 Mevlânâ, Mesnevî, C. II, s. 107-108, B. 1406-1410.
• 14 Bu tabirler Kur"ân-ı Kerim"den alınmadır. Bkz. Hadid, 57/20; Muhammed, 47/36; Ankebût, 29/64.
• 15 Mevlânâ, Mesnevî, C. I, s. 274, B. 3430-3431.
• 16 Mevlânâ, a.g.e. C. II, s. 268, B. 3499-3500.
Prof. Dr. İbrahim EMİROĞLU
ibrahim.emiroglu@deu.edu.tr