My Opera is closing 1st of March

Payımıza sükût DüştüğünDen Beridir, Kalbimizin Sesini Daha bi Güzel Duyar Olduk...

"Her sözcük sessizlik ve hiçliğin üzerine düşürülmüş bir lekedir."

vakt i yel

Dil-i ruba! can çekişen ellerim ölmek üzere
Mevsimler kapattı bütün sayfalarını
Yalnızlık yağmurları öper şakağımdan
Göğüm kapantı
içimdeki vefalı güneş söndü...
yürütme bana bunca aşınmış yolları
dizlerim yaralı yaralarım merhemsiz
öksüzlüğü ötüşür kuşlar bir dirhem
ekmekle ağızlarında
yollarımdan göçtü bütün sürüler
diretme bana rüzgarı
ellerini uzat bana
bende aç sefilim
yalnızım, hep terk edilen raylar gibi
hiçbir şarkı aldıysa da geri getirmedi
yok oldum sefersiz uçan kelebekler gibi
kanatları kadar narin suskunluğun
kırıldı kırılacak içimde
ben sana haykıramadım
içine dolan çoşkun bir ırmak gibi
salamadım bütün toprağın sevincini
söyleyemedim uğruna yolunu gözleyen
sözcükleri
hep sakladım aynı nakaratı
notaları kemanın belkide
hiç asılmayacak olan tellerine
bir kışın ortasındayım şimdi
kulağıma fısıldanır bütün vedaları çiçeklerin
gittikçe uzaklaşan adımlarım buz gibi
soğuktan sarıldım yokluğuna sımsıkı
Ne çok şey var içimde titreyen ölü yapraklar misali
Tıpkı umutlarını yitirmiş kuruyan şu dal gibi
Tutunacak ne varsa hepsi başıboş
Kapalı gözler yine bir karanlığa mahkum etti beni
Gittiğin günden beri ne çok özledim seni
Ne çok özlemişim gülümseyen yüzünü
Sana sevgiyle baktığım günü
Hiçbir takvim yaprağıyla
hesaplaşamayacak kadar aciz insan
Acizim gelmediğin günleri sayamayacak kadar
Hele ki bu hayatı sorgusuz sualsiz yaşamak gerektiğini
Anlayabiliyor insan bazen
ama karşı koyabilecek kadar çaresiz
Kalıyor kimi zaman,
Ben ne çok çaresizim
Günler ay olmuş aylar sene
Ben hala hep aynı yerdeyim
Bekliyorum yeni bir günün başlangıcını
Toprağın çiçeğe doyduğu günü
Rüzgarın bütün seferlerini başlattığı
Deniz gözlerini açtığında masmavi
Çocuklar güneşe uzattığında uçurtmalarını
İçim coşkuyla dolduğunda çığlıklarıyla
Trenler hiçbir yolcusunu yitirmediğinde
Ayaklarının toprağıma bastığı o günü
Beklerim o günü sükunetle banklar üstünde
Dönüşü de var mutlaka gidişine kesilmiş
Bütün biletlerin
Geleceksin diye henüz kapanmış değil bütün kapılar
Ölüm bile çaresiz kendisine
Ancak Vakti gelir kefenlerin bile diriliş saati
Yokluğunda ölen gözlerim gelişini bekler
Pencere önünde şimdi
Vefayla bekler umutları kucağında fesleğenler
Gel, dirilsin kainatın bütün ölü neferleri….
Esra Harmanda

Tut(un) Video

Write a comment

New comments have been disabled for this post.