GÜL MASALI
Monday, January 2, 2012 7:58:27 PM
Âh bütün kelimeleri bağrına batıran gül’üm!
Kalbimin şehrine örülen kıble gâhım
Yüzümü sana döndüm
Kıyamdayım.
Elimin tersiyle sürgün ettim vakitsiz uluyan rüzgârı
Sana döndüm bütün azalarımla
Sana döndü bütün okları pusulanın
Makam-ı bülbüller say eder gül bakışlarında
Gözlerimde şimdi aks-i sedası “lebbeyk”
Ey kokusuna gül diye sızdığım!
Ebru zen dergâhından süzüldüm senin yollarına
Pervaz eder bütün sec’ası renklerin
Ruhuma serpilir bir bir dergahından.
Ey can-ı dilim!
Sen konuştukça yüreğime kıvrılır
Bütün kır şakakları bülbülün
Sen sustukça öksüz kalır ruhsar-ı gül’ün
Dökülsün dudağıma güldeste
Peykân peykân…
Ey kâinatın bestekârı sevgili!
Hüzün gâh makamı şimdi
Kalbimin tek noktasısın her nefeste alıp verdiğim
Dökülsün suretime siretin
Ölümsüzleşsin Sûzan nağmeleri siretimde
Sutûr sutûr..
Âh benim sine-i püryanım
Bağrımda kıvılcım kıvılcım inleyen ateşim
Gecenin gerdanlığını kuşandım boynuma
İntihar çığlıklarıyla öterken baykuşlar.
Gözlerin değdiğinde koynuma
Yıldızlar kümelenir ruhumda
Bahtiyar bahtiyar…
Arşın gölgesinde inlerken âh nur efşan diye kavak yelleri
Ey gül şenimde umudu katmerleyen sevgili!
Tahtımın padişahı
Gönlümün sultanı
Çek sürgüsünü dilimin
Bahtıma vur kilitleri
Lâl olsun bütün kelimeler
İsminin haricinde tek bir hece bilmeyeyim
Ve bilmesin başka bir hece mabedimin kapısında
“lâ” diye inleyen ma’bûdeler.
Ey ölümsüzlük suyu içen gonca gülüm, Güllerin şahı!
Yanağından süzülen damlaya Lâ’l olayım.
Kurbanı olayım dikenlerinin
Serabın olayım her yudumunda seninle ölümsüzleştiğim.
Ey benim Arzuhalim!
Sükutun işgalindedir hüzün semalarım
Yuvalansın kâinatın bütün kuşları
Sinemde kanat çırpsın senin arz-ı cemalin.
Gel ey! Gülî şah
Şadanı olayım gül bahçelerinin
Saçılsın ruhuma envar envar
Ahenk ahenk yaprakların..
Ey gül!
Senin güzelliğine serenattır bütün suskunluğum
Susuyorum şimdi ebediyen.
28 mayıs 2009 E.H
Kalbimin şehrine örülen kıble gâhım
Yüzümü sana döndüm
Kıyamdayım.
Elimin tersiyle sürgün ettim vakitsiz uluyan rüzgârı
Sana döndüm bütün azalarımla
Sana döndü bütün okları pusulanın
Makam-ı bülbüller say eder gül bakışlarında
Gözlerimde şimdi aks-i sedası “lebbeyk”
Ey kokusuna gül diye sızdığım!
Ebru zen dergâhından süzüldüm senin yollarına
Pervaz eder bütün sec’ası renklerin
Ruhuma serpilir bir bir dergahından.
Ey can-ı dilim!
Sen konuştukça yüreğime kıvrılır
Bütün kır şakakları bülbülün
Sen sustukça öksüz kalır ruhsar-ı gül’ün
Dökülsün dudağıma güldeste
Peykân peykân…
Ey kâinatın bestekârı sevgili!
Hüzün gâh makamı şimdi
Kalbimin tek noktasısın her nefeste alıp verdiğim
Dökülsün suretime siretin
Ölümsüzleşsin Sûzan nağmeleri siretimde
Sutûr sutûr..
Âh benim sine-i püryanım
Bağrımda kıvılcım kıvılcım inleyen ateşim
Gecenin gerdanlığını kuşandım boynuma
İntihar çığlıklarıyla öterken baykuşlar.
Gözlerin değdiğinde koynuma
Yıldızlar kümelenir ruhumda
Bahtiyar bahtiyar…
Arşın gölgesinde inlerken âh nur efşan diye kavak yelleri
Ey gül şenimde umudu katmerleyen sevgili!
Tahtımın padişahı
Gönlümün sultanı
Çek sürgüsünü dilimin
Bahtıma vur kilitleri
Lâl olsun bütün kelimeler
İsminin haricinde tek bir hece bilmeyeyim
Ve bilmesin başka bir hece mabedimin kapısında
“lâ” diye inleyen ma’bûdeler.
Ey ölümsüzlük suyu içen gonca gülüm, Güllerin şahı!
Yanağından süzülen damlaya Lâ’l olayım.
Kurbanı olayım dikenlerinin
Serabın olayım her yudumunda seninle ölümsüzleştiğim.
Ey benim Arzuhalim!
Sükutun işgalindedir hüzün semalarım
Yuvalansın kâinatın bütün kuşları
Sinemde kanat çırpsın senin arz-ı cemalin.
Gel ey! Gülî şah
Şadanı olayım gül bahçelerinin
Saçılsın ruhuma envar envar
Ahenk ahenk yaprakların..
Ey gül!
Senin güzelliğine serenattır bütün suskunluğum
Susuyorum şimdi ebediyen.
28 mayıs 2009 E.H












