özgürlüğün ölümü
Saturday, 14. November 2009, 12:38:58
büyük bir kral ülkeyi ziyarete gelmişti. biraz sonra da konvoyuyla oradan geçecekti. işte bütün mesele buydu. insanları, bir an bile olsa bir kralı görmek için evlerinden çıkaran, hayatlarının akışını durduran buydu. oysa onların her biri birer kral değil miydi? ilahi tâcı başlarının üstünde, ilahi izleri bedenlerinde, ilahi sırları kalplerinde ve içlerinde taşıyan onlar değil miydi? bir kralı, kahramanı, pehlivanı seyretmeden önce, gece gündüz kendilerini seyretmeleri daha uygun değil miydi? fakat bu akıllarına gelmez.
ey özgürlük, gözünü aç ve insanlara bak. gördüklerin sakın seni şaşırtmasın. onları azarlama. cehaletlerinden dolayı onları kınama. senin kutsal adını boş yere ağızlarına aldıklarında onların dudaklarını yakma. çünkü onların dudakları, kalplerindekini değil, kalplerinde olmasını temenni ettikleri şeyi dile getirir. kalplerindeki, en kötü ifadeyle, köleliktir. insanın insana köleliği. kaplerinde olmasını temenni ettikleri şey de, senin tertemiz ruhundur ey temiz, saf, kutsallaştıran ve kutsal olan özgürlük.
bunun için ismini dudaklarıyla överler. cismini de ayaklar altına alırlar. bugün ayaklarıyla seni toz haline getirdiklerine şahit oldum. ve kulaklarımla da 'yaşasın kral' diye tezahürat yaptıklarını duydum. bunun anlamı da 'yaşasın kölelik, kahrolsun hürriyet' idi. çünkü onlar kölelik için tezahürat yaptıklarında, senin ölümüne tezahürat yaptıklarını anlayamıyorlar. yine onlar, kölelik konvoyunda yürüdüklerinde, senin cenazende yürüdüklerinin farkında bile değilleri.
köle, köle pazarında alınıp satılan değil, kalbi köle pazarı olandır.
işte bunun için insanlar tezahürat yaparken ben sustum.
mihail nuayme / kendini arayan adam(arkaş'ın günlüğü)














genc wertherin acilari # 14. November 2009, 13:06
delilikvakti # 14. November 2009, 13:09
genc wertherin acilari # 14. November 2009, 13:17
delilikvakti # 14. November 2009, 13:20