My Opera is closing 3rd of March

Edebiyat Medebiyat

Oyhan Hasan Bıldrki

Söke'de Kültür Hangi Noktada?

       Soruyu sordum ya, inanın hemen vazgeçmek istedim. Soru açık değil diye düşündüm. Bir kere kültür ne, bilen var mı dedim. Sonra boş verdim. Kültür karın mı doyuruyor ki, üzerine titreyeni bulunsun? Hele 2009 Türkiye’sinde hangi kültürden söz edeceksin? “Çok kültürlülük” diye yeni bir mesel çıktı şimdi. Onu allayıp pulladılar, kültürsüzlüğümüzün üzerine örttüler; görünmesin diye.
       Söke’den birdenbire ülkeye gittik.
       Yanlış mı yaptım, ne?
       Hemen Söke’ye dönmeli, meraklısı için aşağıdaki alıntıyı Söke’nin kültür tarihine “tarihî bir not” olarak miras bırakmalıydım.
       Öyle yaptım.
       Buyrun, okuyun.

       “Borsada toplantı: Sökelli olma bilinci gelişiyor

       HABER MERKEZİ (Yenisöke, 13 Haziran 1997 Cuma)
       Oturum Başkanlığını Halil Özşarlak’ın yaptığı ikinci AR-GE toplantısı dün saat 21.00′de Söke Ticaret Borsası Meclis Salonu’nda yapıldı. Toplantıda sekretarya görevine O. Hasan Bıldırki getirildi.
       Söke Ticaret Borsası Salonu’nda yapılan ikinci AR-GE toplantısına; Borsa adına Hakkı Davas, İbrahim Candal ve genel sekreter Yalçın Ateş, Söke Ziraat Odası Başkanı Muhammet Oğuz, Ticaret Odası Başkanı Halil Özşarlak, Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı Avni Göktepe, gazeteniz Yeni Söke adına Yaşar Çağbayır, Abdülkadir Güler ve O. Hasan Bıldırki, şair Ali Yılmaz katıldılar

       H. ÖZŞARLAK: «Siyasetin dışında bir çalışma başlattık. Resmî kurum ve kuruluşların yanında, sivil toplum örgütleri ile kulüplerin de katılmasıyla bir kitap hazırlamayı düşündük. Fikir arenası yaratarak düşünceleri harekete geçirmek istiyoruz. Proje oluşturacak gruplara ihtiyacımız var. Belki yapmakta olduğumuz işin hayalindeyiz fakat bir eser ortaya çıkaracağız.»
       İlk AR-GE toplantısını özetleyen O. Hasan BILDIRKİ şunları söyledi: «Hazırlanacak olan kitapta, Söke’nin ve Sökeli’nin faydalanacağı ana fikirler ortaya konacak. Bir fotoğraflama çalışması yapıyoruz. Doğrulara ulaşmak için iyi yoldayız. Kitapta kullanılacak son sözler iyi seçilmeli. Önsözü izleyen örnekler, son sözü mutlaka desteklemeli. Kitap, bizi birleştiren bir çimento olacak.»
       İBRAHİM CANDAL: «Gördüğüm kadarıyla yapılacak işte geç kalınmış. Fakat şimdi nereden başlarsak, oradan yola çıkalım. Şairler şöleni, 6 Eylül’de mutlaka yapılmalı.»
       A. GÜLER: «Toplantımız biraz daha, kapsamlı olmalıydı. Gelecek toplantıya kadar mutlaka bir görev bölümü yapılmalı. İlk çalışma örnekleri Haziran sonunda mutlaka sekretaryaya teslim edilmeli.»
       HAKKI DAVAS: «Ana hedef, yalnız bir kitapçık basmak mı? Kitabı reklâm edebilecek, arşivde kalmaktan kurtarabilecek miyiz? Sökeliye bu kitabı okutmalıyız. Bunu, asıl çalışmak zorunda olduğumuz bir ders kitabı haline getirmeliyiz. Güç birliği oluşturmalıyız.»
       H. ÖZŞARLAK: «Yapılan çalışma, kitapta kalmayacak. Oluşacak ana fikri kamuoyuna mal edeceğiz. İnsanımızı bilinçlendirirken, hem aramıza katacağız, hem de ona yardımcı olacağız. Dağıtılan programlardaki konuların fotoğraflanmasına başlıyoruz.»
       ALİ YILMAZ: «Son hedef, sanki İstanbul’un Fethi olarak tarihteki yerini aldı. Sonraki nesillerde hedef yok. «Oku» emrini, nedense kavrayamadık. Arşivsizliğin sancısını yıllardır çekiyoruz. Eksiklerimizi, yapacağımız hizmetle arşivlemiş olacağız.»
       AVNİ GÖKTEPE: «Kitap, ilk hedef. Asıl hedef Söke’yi masaya yatırmak ve gerekli konsültasyondan geçirmektir. Bazı külfetleri omuzlamak zorundayız. Söke OSB’de iki yıldır ne yapıldığını bilemiyoruz.»
       MUHAMMET OĞUZ; «Dün öldü, bugün can çekişiyor, yarın daha doğmadı. Yarın için planlar lazım. Fotoğraflama bu. Hedef bulmalı, kabuğu nasıl kıracağımızı belirlemeliyiz. Kitap, kaynak kitap olacak. Rehber belki okunmuyor ama en çok bakılan kitaplardan değil midir? Elit bir tabakayız. Güzel bir kitabın çıkacağına inanıyoruz. Senaryolar bile artık kombine çalışmayla yazılıyor.»
       A. GÖKTEPE: «Söke OSB’ye kilitlenmiş olmamız, bana göre hedefsizliğimizin başlıca sebebi oldu. Ticareti niçin düşünmüyoruz? Nehrin önü kapatılmazsa, Söke pamuğunu göremeyeceğimiz söyleniyor. Kıpırtı bile yok.»
       YAŞAR ÇAĞBAYIR: «Aslında ayrı cephelerden baksak bile aynı şeyleri görüyoruz. Kendi tarihi eserlerimize kıymet vermiyoruz. Çok kere düşünüyorum; Halaza (önceki yıldan tarlada kalan tohum) göründü diye, ektiğimiz buğdayı biçelim mi? Uzak hedeflere ihtiyacımız var. Karina’ya bir liman yapılsa, fena mı olur?»
       Birimlere özel çalışma programları verildikten sonra, toplantı 23.30′da bitti.”

       “Siyasetin dışında bir çalışma haşlattık.” denmiş.
       “Doğrulara ulaşmak için iyi yoldayız.” denmiş.
       “Şairler şöleni, 6 Eylül’de mutlaka yapılmalı.” denmiş.
       “Toplantımız biraz daha, kapsamlı olmalıydı.” diye eklenmiş.
       “Ana hedef, yalnız bir kitapçık basmak mı?” sorusu ortaya atılmış.
       “Yapılan çalışma, kitapta kalmayacak.” düşüncesi ileri sürülmüş.
       “Arşivsizliğin sancısını yıllardır çekiyoruz.” diye şikâyet edilmiş.
       “Kitap, ilk hedef.” olarak gösterilmiş.
       “Senaryolar bile artık kombine çalışmayla yazılıyor.” denilerek bir doğruya işaret edilmiş.
       “Nehrin önü kapatılmazsa…” bahtımıza düşecek olanın tarifi yapılmış.
       “Uzak hedeflere ihtiyacımız var.” denilmiş.
       “Kitap, bizi birleştiren bir çimento olacak.” denmiş.

       Denmişte ne olmuş?
       Hangi kitap? Hani nerde?

       Kitabın olmadığı yerde, kültür mü olur?
       Bir yerde, bir eksiğimiz var. Ama, ne?
       Ah, bir söyleyeni olsa da, dinlesek.
       Söke’nin kültürü mü?
       Yok ki!
       10 Temmuz 2009

       Oyhan Hasan Bıldırki

       Söke Ekspres Gazetesi, Yıl: 47 Sayı: 14214 s. 3 30 Temmuz 2009 Perşembe

Sanata SığınmakTürk Birliği

Write a comment

New comments have been disabled for this post.