Bursa'da Zaman ve Bursa Öykücülüğü Üstüne Oyhan Hasan Bıldırki İle Bir Söyleşi
Sunday, September 11, 2011 5:48:21 AM
Bursa’da hangi tarihler arasında bulundunuz?
1968-1971 yılları arasında Bursa’da bulundum. Bursa Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nde okudum. Daha sonraki yıllarda da Bursa’ya sık sık uğradım. Ama şimdiki Bursa’yı -daha da güzelleşmesine rağmen- yadırgıyorum. Sanki Yeşil Camiinin büyüsü bozulmuş, Setbaşı Köprüsü’nün tadı kalmamış.
Bursa’da Zaman dergisini hangi tarihler arasında, kaç sayı çıkardınız?
Bursa’da Zaman dergisini: “Çağımızda zamanın önemi çok büyüktür. İnsan, zamanı anlayabildiği ölçüde, ondan bir şeyler koparabildiği nispette çağa ayak uydurabilir. Medeniyet yarışında geriye kalmaz.” anlayışı içinde “Zamanı sinesinde eriten, burcu burcu Türk kokan bu atalar yadigârı şehirden, bu isimle seslenmeyi uygun gördük.” diyerek çıkardık. Bu nedenle Ahmet Hamdi Tanpınar’ı da saygıyla andığımız ilk sayımızı 1969 Haziran’ında çıkardık.
Bu derginin ilk sayısı Bursa’nın Sesi Matbaası’nda basıldı, sonraki sayılarının dizgi ve baskıları Kardeşler Matbaası’nda yapıldı.
“Bursa’da Zaman” Fikir Sanat Gençlik ve Haber Dergisi ayda bir yayınlandı. Ama ancak 6 ay dayanabildik. 1969 Kasım’ında 6. sayımızı da yayınlayarak yayın hayatından çekildik.
Bursa’da Zaman’ın yayınlandığı yıllarda Bursa’da; Millet, Hâkimiyet ve Bursa’nın Sesi -daha sonra Olay Gazetesi oldu- gazetelerinin yanında Bursa Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü’nün çıkardığı “Alkım” dergisi yayınlanıyordu. Rauf Tamer, henüz Millet’te yazıyordu.
Alâaddin Korkmaz’ın sahipliğini yürüttüğü “Bursa’da Zaman”ın yayın müdürlüğünü de Oyhan Hasan Bıldırki yapıyordu. Yazı kurulunda; Abdullah Parlak, Oyhan Hasan Bıldırki, Ali Akmanlar, Alâaddin Korkmaz, İbrahim Özen, Selahaddin Özmen ve Adil Yılmaz görevliydi.
Bu dergide kimlerin hangi öyküleri yayınlandı?
Bursa’da Zaman’da;
Abdullah Parlak’ın “Hürriyet Deyince” adlı öyküsü,
Adil Yılmaz’ın “Türkmen Kızının Ardından” adlı öyküsü,
Hüseyin Özkan’ın “Değirmen” adlı öyküsü yayınlanmıştır.
Günümüzdeki edebiyat dergilerinde de öyküye az yer verildiğini siz de biliyorsunuz.
Bursa’da Zaman, yayınını sürdürebilseydi, hikâyecilerimizin sayısı artacaktı. Ama bu dergide yazanlardan daha sonra öykü yazanlar ve yazdıklarını kitaplaştıranlar da çıktı.
Ve yaşadığınız dönemdeki Bursa Öykü atmosferi hakkında hatırladıklarınızı paylaşırsanız çok mutlu olacağım.
O dönem, edebiyatımız için oldukça talihsiz bir dönemdir. Kendimizi biz birdenbire gençlik kavgalarının içinde gördük. Ancak, o tarihlerde Bursa’da ileri teknolojiyi kullanan matbaalar da yoktu. Çıkan üç gazetede de daha çok tefrika romanlara yer veriliyordu. Sizin sorunuzun karşılığını o yıllarda biz de aradık.
Bu karşılık Ender Uzer’in “Mektup”unda var:
“Canım Kardaşım,
Kitapçı vitrinlerinde görüp elime aldığım Bursa’da Zaman beni öylesine şaşırttı ki sevinçten olacak. Geç ama temiz oldu Bursa’da Zaman’ı bulmam. Bulmak ne kelime, kavuşmam. Son on senedir Bursa’da çıkan ve onun ozanlarının, onun yazarlarının olan bir dergisi yoktu. Bir ara “Çatı” görüldü ortalıkta. Ama maddî yoksunluk çökertiverdi Çatı’yı. Şimdi Bursa’da Zaman var karşımda.
…
Ne güzel… Ah öylesine ümitlendim, öylesine dilim tutuldu ki. Ve de ne güzel; bu işin öncüsü, benim yuvam. Yıllar önce ilim ve irfan aldığım benim okulum.”
(Ender Uzer, Bursa’da Zaman / 1. Yıl Ekim 1969 5. Sayı – 5. Sayfa)
“Ama maddî yoksunluk çökertiverdi Çatı’yı.”
Çatı’nın kaderi, “Bursa’da Zaman” için de yok oluş elbisesi olup çıktı.
Mektupta da görüldüğü gibi, Bursa Eğitim Enstitüsü o günlerdeki Bursa edebiyatının çekirdeklerinin yetiştiği bir fidelikti. Sonra enstitü kapatıldı. Bu ocaktan yetişen öğretmenlerimiz de okullardan ellerini çekince torunlarımız “as, slm,” örneklerinin sıkça görüldüğü anlaşma yoluna girdiler.
“Bursa’da Zaman”ı çıkardığımız yıllarda Bursa’da yazdığım öykülerim Hisar, Fikir ve Sanatta Hareket, Şafak, Adımlar gibi dergilerde yayınlandı. Bu öykülerimi, bir başka öykücünün yolunu kesmemek için Bursa’da Zaman’da yayınlamamıştım.
Bursa’da yazılan ve Bursa’dan izler taşıyan öykülerimden bazılarının; Suç, Şeftali Çiçekleri, Kaderci, Ümit Yorgunu ve Kadersiz Başım Oy adlarını taşıdığını biliyorum.
Kadromuzdan Adil Yılmaz, Ali Akmanlar ve Feyzi Ülgü’nün Bursa’da Zaman sonrası, Bursa basınında çeşitli yazılarıyla yer aldıklarını biliyorum. Bursa’da Zaman; Beşir Ayvazoğlu, Olcay Yazıcı, Ozan Arif ve Özkan Yalçın’nın yazı hayatına atılmalarını sağlayan -örnek anlamında- ilk kıvılcım olmuştur.
Sevgilerimle.






