Skip navigation.

efendisiz

her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların olmasın, her zaman bir patronun olabilir ama hiç efendin olmasın.

Posts tagged with "şiirlerim"

no title

Sanki bir şehir alır gider seni benden
İçimi büsbütün korku sarar
Senin olmadığın bir yerde gömülmek isterim
Kimsesizler mezarlığında

Bilsen
İçimde ormanlar yanıyor bir bilsen
İçimi büsbütün korku sarar
Yıpranırım bu mavisinde gecenin…
Anlatamam derdimi kimseye bu matemin

Kumral Yalnızlığım


Kumral Yalnızlığım

Hiç gitmeyeceğine inandığım sevgililerin,
her gidişinde benden daha fazla şey götürdüğü;
uzun,
uzun bir tren yolculuğuydu hasretin.
Ben her dakikada en az altmış kere öldüm,
ve en az seni sevdiğim kadar üzüldüm yokluğuna.
Çok daha kumralını tanıdım sonra;
yalnızlığın…
Beton-arme bloklar arasında…
Öylesine sıkışmıştı ki hasretin kapıya…
Hasretin kapıda.
Ne yapsam olmuyorum,
yarım kalıyorum;
giden her sevgilinin ardında.

Hiçbir şey yoktu çekip giderken…
Oysa hala hatırlıyorum mutluluğu.
Islak yanaklarından anlıyorum durumun ehemmiyetini…
Ve inan çok daha kumralını tanıdım sonra…
Uzun saçları omzundan dökülen;
kaderi,
içindeki hüznü belirten;
kederli bir akşam yağmurunda
tüm zarafetiyle yürüyen kadınlar…

Hala çok daha fazlasını istediğim hayatın;
benden daha fazla şey götürdüğü,
daha kumral bir yalnızlığa tanık oldum…
Şüpheli,
samimiyetsiz arkadaşlıklar kurdum uğrunda;
ve en az
seni sevdiğim kadar üzüldüm,
içinde bulunduğum duruma…
Ve çok daha kumralını tanıdım sonra;
yalnızlığın…
Betonarme blokların
soğukluğunda..


Anıl Özatalay
3 Mart 2005 ankara-balıkesir treni
dokuz eylül ekspresi


(her hakkı bana ait!)

Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Bakışların Tutsak

Bakışların Tutsak

Sahilin güzelliği vuruyor,
senin o güzel gözlerine.
Bakışların tutsak,
zaman bir hiç olup akıp gitmekte.
Ben ne yapsam seni bırakamıyorum…
Acı gerçeklerin acı sonlarında;
sessiz sebepsiz bir soluktu içime çektiğim yalnızlık…
Her yanım bin pişmanlık duygusu yokluğunda,
her yanım sensizlik…
Ben,
sen olup başka bir gönüle takılıp gitmeseydim;
sensiz yalnızlık da olmazdı inan;
sensiz yalnızlık olmazdı…

Bir günah bin günah olmalı dudaklarında;
bir pişmanlık, bin yalnızlık…
Hasretse hasret olmalı çektiğim;
sebepli sürgünlerde bulmalıyım kendimi,
senin olmadığın yerde,
gül kokusunun değerini daha da anlamalı,
hüzün getiren yağmurlar gibi akmalıyım,
zamansız sevdalara…

Yeter ki gözlerin ağlatmasın beni,
gözlerin beni aldatmasın…
Vardır bir sebebi,
çektiğimiz zalim acıların,
bu zamansız sevdalara oyuncak olmamızın ,
bir nedeni vardır elbet,
severken ölesiye,
çekerken yalnızlığını…

Fikirleri ipotekli yalan sevdalar gördüm,
dolaştığım bu sahilde…
Sahilin güzelliği vuruyor gözlerine…
Bakışların tutsak…
Ben ne yaparsam yapayım
seni bırakamıyorum…

Anıl Özatalay
24 Mayıs 2004

Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Sarılma Hasreti

Sarılma Hasreti

Gözleri kan çanağı
uyanır.
İçi buruk
ve ölümü beklercesine beklide,
kalkar sigarasını yakar…
Yüzü gülmediğinden,
aynaya bakamaz.
Sarılma hasreti kalmıştır gönlünde…
Yolda yürür gözleri dumanlı.
İçinden bir şiiri mırıldanır,
gözleri arar,
bulamaz seni…
Gözünün önüne gelir yaşadıkları.
O her zamanki gibi seni düşünür,
buğulu bir sesle isyan eder,
ağlar.
Kimse duyamaz,
anlayamaz,
kapalı bir kutu gibidir yaşadıkları…
Özgürlüğü sendedir.
Görür, konuşamaz seninle…
Yüzü gülmez…
Kelimelerin eski tadı kalmadığından,
kimselerle konuşamaz…
Bir şiiri anımsar,
gözleri dolar.
Sarılma hasreti vardır gönlünde,
duyguları pusudadır içinde.
Hisseder,
ama başını kaldıramaz,
konuşamaz seninle…
Gözleri kan çanağı,
ayağa kalkar sabahları.
Ölümü beklercesine,
sessizliği ve sensizliği içerdedir…
O artık eskisi gibi olmayacaktır.
içi buruk,
hayatı bırakırcasına elini ayağını çeker.
Bir umutla bekler,
ama gelmez,
yüzü gülmez,
beklide gülmediği için,
aynaya bakamaz…
Sarılma hasreti vardır gönlünde…
Anıl Özatalay
24 Kasım 1999

Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Kaybolan Aşk

Kaybolan Aşk

Sadece gecenin içinden gelen,
şiir defterleri arasında kaybolmuş bir aşk.
Bir aşk,
alıp götüren,
götürdüğünde çok yakına ait çizgiler taşıyan.

Ey şiir defterleri arasında kaybolmuş aşk!
Nerdesin?
Göremiyorum…
Neden buradasın?
Bilemiyorum…

Her zamanki aşklar değildir,
aslında bizi yaşatan,
gülün dikenleri gibi elimizi kanatan,
Sevilmiş değildir,
kaybolmuş aşklardan kalan..
Hayatın ta kendisidir,
yaşanan…

Hep arayıp da bulamadığım, sen,
kaybolan aşklardan kalan,
yaşanan,
bir akşam kahvesi gibi sıcak,
içten,
yağmurlardan yorgun düşen kalbim,
ve ele avuca sığmayan,
sevda yüzünden ölen ben…
Ben her zamanki gibi,
sonumun ne olacağını bilmediğim,
bir yere doğru gitmekteyim,
terk etmekteyim yaşadıklarımızı…

Sana sarf ettiğim sevgi sözcüklerinden arta kalan zamanımda,
seni sevdiğimi söylüyorum yıldızlara.
Seni sevdiğimi söylüyorum,
kaybolan aşklarıma…


Biliyor musun?
Sevmek,
seni sevmek…
Yaşamak,
seni yaşamak kaybolan aşklarda,
daha güzel,
daha özel bu gece.
Bu gece sana olan şiirlerimi,
haykıracağım yıldızlara…
Belki bir tanesi bana göz kırpacak,
belki de duyan olmayacak sitemlerimi…

Biliyorum…
Kaybolmuş aşklardır,
roman gibi okunan.
Şiir defterleri arasında kaybolan,
yaşanmayan yağmurlardır…
Kaybolan aşklardır,
yağmurlarda sevilen…
Ağladığında,
hıçkırıkları duyulan,
hayatın ta kendisidir yaşanan…

Anıl Özatalay
7 Mayıs 1999
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Kaybedenler Rıhtımı

Kaybedenler Rıhtımı

Yalnızlar rıhtımında
yalnızlığa aşık gözler gördüm
hepsi hallerinden memnun ağlıyordu
üzülmüyordum
bu onlara daha da güç veriyordu
seviniyordum

Şimdi nerden bakarsanız bakın
o rıhtım birçok aşka
aşıklara tanık olmuş gibidir
çünkü asıl sevenler ordadır
ve her zaman bir damla yaş gibidir aşk
bir yudum şarap gibidir sevgi
yalnızlar rıhtımında ,
zaten Kırık Kalpler Sokağı da önünden geçer

Şimdi yalnızlar rıhtımında olmak vardı
yalnızların oturduğu çay bahçesinde
çay içmek vardı…
Tekrar tekrar eskitmek vardı kaybedilenler sokağını
her geçişimizde bize boş yaşadığımızı hatırlatan
o eski köprüden geçmek vardı şimdi
her düşündüğümde sanki duyacakmış gibi hissettiğim
feryat sokağından geçmek
Burnunda tüten eski aşklar kıyısında oturmak
ve hiçbir şey yokmuş gibi yaşamak vardı boşa
aşk gibi akmak vardı gözlerden
şarap gibi gelmeliydi yine sevgi
ve yalnızlar rıhtımı kucaklamalıydı
kaybeden herkesi…


Anıl Özatalay
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.


Her Defasında

Her Defasında

Geldiğinde benden hesap soracak,
karşıma dikilip,
gözlerime bakacaksın sebepsiz yere…
Aşka meydan okurcasına,
özlemle beklediğim,
yağmurlu sonbahar geceleri,
benliğimi avutacak yanarcasına,
ve ben
gözlerinden akan yaşları sileceğim…

Haykırışlarım,
hıçkırıklarıma karışacak,
ve ismini bilmediğim bir Fransız akşamında bulacağım kendimi.

Senin sebepsiz yere çekip gittiğini,
anlamaya çalışacağım her defasında…


Anıl Özatalay
19 Ekim 1999
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Gözlerin…

Gözlerin…

Gözlerin…
Her bakışımda kendimi başka yerlerde bulduğum gözlerin…
Gözlerin olmasaydı;
ben ne yapardım?
Söylesene…
Sabaha kadar dayanır mıydı gözyaşlarım;
hasretinle yanarken?
Sen olmasaydın;
mutluluğun bir anlamı olur muydu?

Geceleri…
Geceleri bir başkadır hasretin…
Vurur sensizliğim odamın duvarlarına,
sensiz bu oda, dar gelir bana…
Yalnızlığım sessizliğime karışır;
ben sensiz yapamam…

Beni unutma giderken.
Giderken…
Giderken bir parça götür yüreğimden.
Her parçam paramparça olur yokluğundan.
Bu saatten sonra ben;
sensizliği kabul edemem…

Sensizlik problemini çözemedim ben…
Tüm yalnız taraflarımı,
kaldırım taşlarına, sebepsiz hüzünlere harcadım.
Hasretindi beni bu köhne köşelerde ağlatan.
Yüreğimdeki aşk sancıları;
geçer miydi?
Dağılır mıydı hüznüm; sensiz herhangi bir saatte,
hüznüm azalır mıydı?
Dayanır mıydı gözyaşlarım sabaha kadar;
hasretinle yanarken;
Gözlerin yokken;
sensiz,
mutluluğun bir anlamı olur muydu?


Anıl Özatalay
11 Ağustos 2004
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Güçlü olsaydım…

Güçlü olsaydım…

Yoksun…
Yine yok…
Yine bu kahrolası yalnızlıkları bana bırakıyorsun.
Güçlü olsaydım,
elimden tutsunlar diye beklemezdim,
ağlamazdım geceleri.
O rezil gözyaşları bulaşmazdı gönlüme.
İnan güçlü olsaydım,
ölmek istemezdim,
görmek istemezdim seni,
adını anmazdım her gece.
İnan güçlü olsaydım;
yalnızlık koymazdı bu kadar,
yanmazdım,
yakmazdım kendimi kor ateşlerde,
ateşlerde yanmazdım inan…

Bir ümitti belki yaşamak,
sonbahardaki çiçekler gibi solmak,
sevmek delicesine…

Attığım her adım bir pişmanlık duygusu;
yazmazdım inan,
gerçekten güçlü olsaydım…

Anıl Özatalay
14 Şubat 2004
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Farkı yok…

Farkı yok…

Acı şekerin,
tatlı gözyaşından farkı yoktur aslında…
Senin varlığın beni döndürmüştü hayata.
Hatalarımla buradan giderken;
arkamda hiçbir aşkı yarım bırakıp gitmek istemedim…
Sesimin soluğumun çıkmaması da bundadır herhalde,
ayrılırken;
sebebim…
Ne bilinmez bir yaşamın ortasındayız,
ne kadar basit yaşıyoruz her şeyi…
Her şeyi ne kadar da güzel kahrediyoruz
kendi ellerimizle…
Acaba kansız yaşayanlar;
aşksız da yaşayabilirler mi?
Damarlarında kan;
aşk olmayanın neyine yarar ki?
Kan;
uğruna dökebileceğin bir aşk bulmadan,
neye yarar ki?
Şaşkın olmalı aşk;
giderken yalnız kalpleri bıraktım her şeyiyle,
hepsini devrettim terk ederken şehrimi,
boş sokaklara…

Bir kenara bırakılmış yalnızlık değildi bizimkisi.
Biz seninle yalnızlığı;
yalnız kaldığımız zamanlarda bile dert etmedik…
Sana yalnızlığımı bıraktım giderken,
giderken yalnızlığımla baş başa kal diye…
Şehrimi terk ederken sessizce,
aldığım;
dünyanın en güzel hediyesisin,
fırtınalar kopuyor gönlümden
her bir rüzgar kalbimi çizip de geçiyor
içimi ezip de geçiyor…
Giderken;
aşk burada kalıyor ne yazık…
Ne bilinmez bir yaşamın ortasındayız;
ne kadar basit yaşıyoruz her şeyi…
Her şeyi ne kadar güzel kahrediyoruz;
kendi ellerimizde…

Anıl Özatalay
25 Mayıs 2004
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Bazen…

Bazen…


Kaybolup giderken boş vücutlar arasında;
akan zamana bir çare bulunur diye,
gereksiz umutlar kurdum sensiz zamanlarımda
Böyle zamanlarda ;
sevmek bile yetmiyordu,
içimizdeki hüznü dağıtmaya…

Giderken bir sevgiliye;
“dur” demek olanaksızdı.
Hasrete bir çare bulunur diye;
toz pembe hayaller kurdum sensiz zamanlarımda,
Böyle zamanlarda;
sevmek bile yetmiyordu,
içimizdeki hüznü dağıtmaya…

Tan vaktinde bir yok oluştu;
sensizlik dedikleri…
Benliğini yitirmiş,
satır arası bir intihardı yokluğun;
böyle zamanlarda;
yaşamak bile yetmiyordu mutlu olmaya…

Hangi takvim yaprağında kalmıştı mutluluk dedikleri?
İçimizde yitirilen, sömürülen;
hangi duyguydu?
Sensizlik dedikleri;
neydi?

Ziyan olup giderken duygular…
İçimizdeki garip sarhoşluğa bir çare bulunur diye;
kahve tadında yalnızlıklar yaşadım sensiz zamanlarımda.
Böyle zamanlarda;
bazen kusmak bile yetmiyordu;
içimizdeki mutluluğu çıkarmaya…





Anıl Özatalay
17 Eylül 2004
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Ben Giderken

Ben Giderken

Nerdesin?
Ben hala bırakıp gittiğin yerdeyim.
Öyle bir yerdeyim,
öyle yalnızım ki şimdi sorma.
Gözlerimdeki yaşların bir anlamı vardır herhalde,
giderken,
şehrimi terk ederken sessizce.
Hoşça kal sevdiğim,
ben giderken,
sakın ağlama…

Kurtuluşu olmayan bir savaş gibi,
artık rüzgarın nerden estiğini hissedemiyorum.
Kaybolmuş umutlardı belki de bizi
bize bağlayan,
belki de çekilmiş anlamsız yalnızlıklardı
bilemiyorum…

Kokunu özledim sevdiğim,
giderken sessiz ve anlamsız.
Neden söylemedin sevdiğini?
Neden derdini söylemedin?

Hangisi?
siyah mı, gri miydi umutlarımız?
Hangi aşkın gözyaşıydı bu,
bu kadar akan,
kanatan,
sızlatan?
Belki de hiç bilemeyeceğimiz,
bir yalnızlık,
bir veda şarkısı mıydı dinlediğimiz?
Konuş,
söyle sevdiğim…
Ben giderken,
sen yaşayabilecek misin?
Ben giderken,
sen,
bu kadar yalnız
kalabilecek misin?

Anıl Özatalay
12 Mayıs 2004
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Benim Gibi Seveni…

Benim Gibi Seveni…

Benim gibi seveni;
deli ilan ettiler dün,

Bilmiyorlardı elbet,
benim senin için,
ne kadar hasret çektiğimi.
Benim senden;
ne kadar çektiğimi…

Ben seni,
nedensiz severken;
secde ederken aşkından,
deli olmamak içten değildi…

Ben seni çok sevdim anlasana.
Ben seni çok sevdim…
Yaşanan öyle böyle bir aşk değildi.
Ümitlerimi aldı hayatımdan;
çekip aldı…

Benim gibi seveni;
deli ilan ettiler dün…
Bilmiyorlardı elbet,
seni sevmenin karşılığının
delilik olduğunu…

Benim gibi seven zaten deliydi;
anlasana…
Ben seni bildim,
seni yaşadım her seferimde.
Ben her gelişinde;
seni sevdim…
Bilmiyorlardı evet,
bilmiyorlardı…
Seni sevmenin karşılığının delilik olduğunu.
Seni sevmenin delilik olduğunu….


Anıl Özatalay
30 Mayıs 2004
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Bedensiz bir yalnızlığın ortasında…

Bedensiz bir yalnızlığın ortasında…

Nursuz yüzündeki aşk sancıları,
yüzünden okunuyordu.
Bedensiz bir yalnızlıktı senin çektiğin.
Benim çektiğim gözlerimden okunuyordu…

Adam gibi bir aşk yaşamak için,
önce adam olmak gerekiyordu.
Ama, gördüğüm bütün adamlar;
hiç görmediğim kadar yalnızdı,
ve muhtaçtı terli bir elin hasretine…

Yakarken içimdeki cehennemi,
sebepsiz sevdalarımı atamadım gönlümden…
Rutubet kokusunda çektiğimiz yalnızlıkları ve mutlulukları,
kucaklıyorum şimdi…
Şimdi adının çiçeksi narinliğini anımsıyorum…

Kalacak sandığım gözlerinin güzelliği,
beni,
şeytanca bakışlarına almış boğazlıyor…
Ben bu kadar bedensiz bir yalnızlığı sana yakıştıramıyorum…
Sana yakışan yalnızlıktı;
sen bedensiz olanını seçtin…
Sen aslında yalnızlığı;
bile bile,
isteye isteye seçtin…

Cehenneminde yanarken ölür müyüz acaba?
Sen bizden daha yalnızdın yanarken,
Sızlatırken yüreğimi;
acıma duygusunu,
içindeki sokak dilencilerine verdin herhalde.
Yoksa bu kadar nefret sana yakışmazdı…
Sızlatırken yüreğimi bu nefret,
sana yakışmazdı…

Bedensiz bir yalnızlığın ortasında,
sızlatırken yüreğimi,
içindeki acıma duygusunu,
sokak dilencilerine verdin herhalde.
Yoksa akışmazdı,
yakışmazdı sana bu kadar nefret,
bu kadar kin duygusu…

Anıl Özatalay
5 Haziran 2004

Artçı sevgiler…

Artçı sevgiler…

Uzaklaşırken artçı sevgilerin kucağından;
hafife alınmayacak;
reddedilmiş,
masum aşklarım oldu benim…
Bu masumluğa ihtiraslı sevişmeler de dahildi.
Uzaklaşırken sevginden;
sebepsiz bir yangındı yanışım;
ben yanarken artçı yalnızlıklarım oldu…

Söylesene;
kaç kalp uzaklaşırken seni de götürdü?
Benim sevdamdı ısmarladığım bu mükemmelliğin…
Seni herhangi bir köşede,
ısmarladığım gibi;
hala bulabilir miyim?

Belki de sensizliğindi beni bu kadar bağlayan,
yaralayan…
Altı üstü darmadağın bir yalnızlığın üstüne gelmiştin:
Biz de acımızdan acınacak;
gönülden bir sevginin tuzağına,
belki biraz da uzağına düşecek haldeydik…
Sen geldin
ve sonra gittin…
Bıraktığın ezik bir yalnızlıktı giderken.
Gitmen;
pek de o kadar iyi olmadı.

Kahve kültürünün tipik bir sonucuydu
seni loş ortamlarda hayal etmek.
Ben bu loş ortamların;
hoş,
yarım yamalak yalnızlıklarında seni özlüyordum,
demi zift olmuş çay bardaklarında…

Uzaklaşırken;
alışmaya çalışırken sensizliğime,
hafife alınmayacak;
reddedilmiş masum aşklarım oldu benim…
Depremlerindi asıl yıkan adam gibi bir adamı,
artçı sevgilerim oldu benim,
bir o kadar da artçı yalnızlıklarım;
acı dolu
ve sensiz…

Anıl Özatalay
9 Haziran 2004
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Durum…

Durum…

Çok yalnızım…
Eriyorum,
yavaş ve derinden.
Gecenin puslu siyah kapılarının,
ardından bakıyorum yine geceye…
Seni düşünüyorum…
Her şeye rağmen pişman değilim,
ama yaşamıyorum.
Şimdi kendime sorarken,
sadece kendini aydınlatabilen bir gaz lambasının yanında;
“Tüm aşklarım yalan mıydı?” diye…

Hiç mi sızlamayacak için?
Hiç mi özlemeyeceksin?

Sensiz,
sessiz bir sonbahar ikliminin kıvamına giriyorum, usulca…
Artık sana son veda bu,
bu son mektup…
Artık istesende mektuplarım gelmeyecek adresine.
Artık seni seven bir, ben olmayacak gönlünde…
Gecenin titrek ürpertisi var üzerimde,
içiyorum…
Efkarlı,
efkarlı…
Ve ağlıyorum,
efkarlıyım,
sevmişim boşuna…

Anıl Özatalay
Ekim 98

Dilenci Ruhum

Dilenci Ruhum

Dilenci ruhumda çocuk sevinçleri
Adı aşk olmalı hissettiğim.
Güzel günler bizi bekliyor olmalı.
Her şeyi ta en başından vermeye hazırken;
gelmemezlik etmemelisin…

Kim bilebilirdi ki mutluluğun yanımızda olduğunu;
inatçı sevdalar düşlerken.
Adının yanına adımın karalanacağını kimse bilemezdi.
Bende bilemezdim…

O tanrısal güzelliğin ve hüzün kovan bakışlarınla;
acılarla yoğrulmuş bir kalbin,
başına gelebilecek en mutlu olaysın.

Ömrümde dinlediğim en güzel aşk şarkısısın,
bir ömür hayatımda, akıllarda kalacak.
ne iyi ettin de geldin.
İçimin masum çocuğu;
ne iyi ettin de geldin…
Kusura bakma biraz çabuk geldim yanına…
Seni tanıdıktan sonra
sensiz olmak elimde değildi artık.
Seni tanıdıktan sonra;
mutlu olmamak elimde değildi.

Dilenci ruhumda çocuk sevinçleri
Adı aşk olmalı hissettiğim.
“Mutlu aşk yoktur.” tezini sende çürüttüm ben.
Ben sende hatırladım mutluluğu.
İmkansızı başararak kalbimde yeni bir sayfa açtım ben.
İzin ver gönlünde bir yer işgal edeyim.
İzin ver de bu şehir aşk görsün.


Anıl Özatalay
29 Temmuz 2004
Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.

Sadece seni…

Sadece seni…

Boşluktayım…
Her yer karanlık.
Adımlarım belirsiz,
konuşmalarım anlamsız.
Sensizlik bir ölüm sessizliği gönlümde.
Sesin yankılanıyor bu karanlık odada…

Yokluğun kavururken bedenimi,
kurşunlar vururken benliğimi.
Ateşlerde yanarken bile;
seni arar dudaklarım;
sadece seni…

Anıl Özatalay
20 Ocak 1999

biliyorum...

Yalnızlık sel oldu gözlerimde.
Beni ben yapan yalnızlık,
arkamdan vurdu yüreğimi…
Bu zamansız ölümün,
ölümü sevmeyi öğretti gönlüme…
Artık hatırlayamıyorum hayatı,
anıları,
her ne ise yaşananları…
“Mutlaka bir arıza var yüreğimde.”
Biliyorum…

Anıl

Adı Koyulan Yalnızlık

Adı Koyulan Yalnızlık

Bir gün uyandığımda,
bana ait her şeyin,
yok olduğunu gördüm.
Aradım gönlümü,
sanki bir daha öldüm.
Hayat denilen
ve bir daha tekrarlanmayan her şeyin,
beni bıraktığını gördüm.
Nedendir bilinmez,
içimi kaplayan ateşin yerini,
yalnızlığın kapladığını gördüm.

İki gölge,
bir umut arasında kurdum hayalleri.
Sonunda,
duyguların
ve yağmurun
dindiğini gördüm…

İki kelime yetmeliydi seni anlatmaya.
İki dilek dilemeliydim senin için,
sanki yollar çalışıyordu bizi ayırmaya…
Ne yazık ki,
hayatımın baharının bittiğini gördüm.

İki durak arasında
bekledim yalnızlığı.
Yağmur tenimi ıslattı,
gülmeyi unutmuş dudaklarım,
büküldü usulca.
Yoksa ben yine aşık mı oluyordum.
Anladım sonu gelmez ayrılığı,
yalnızlığı,
ben yine unutulanı oynuyordum.

Bilmiyorum adını ben mi koymuştum yalnızlığın,
yoksa zaman mı çalmıştı benden mutluluğu.
Acı çekmeden yaşanmıyor muydu bu dünyada?
Yoksa ben yine,
salağı mı oynuyordum…


Anıl Özatalay
3 Mart 2000

Bu web sitesinde yayınlanan şiirler Anıl Özatalay'a ait olup; 5846 sayılı "Fikir ve Sanat eserleri Kanunu"nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Anıl Özatalay'ın yazılı izni olmadıkça hiç bir kimse, yayıncı ve kuruluş; eserin tamamını ya da bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.
December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31