Tuesday, 20. November 2007, 02:48:48
ateist olmak çok zordur, çünkü bir ateistin varlığının bütün ağırlığı kendi sırtına yüklenmiştir. mutsuz yaşadığı hayatına karşılık ölümden sonra onu bekleyen şey cennet bahçelerindeki huriler değil bir hiçliktir. dünyada yapılan haksızlıklar, hırsızlıklar, işkenceler vs. hepsi yapanın yanına kar kalmakta, cehennemde cezalandırılmamaktadır. daha da kötüsü aslında hayatın hiçbir anlamı yoktur, insanların doğması, ölmesi, savaşlar, aşklar, süpernovalar, hiçbiri ve hiçbirinin bir anlamı yoktur, sadece evren sisteminin içinde belli kurallar içinde gelişen doğa olaylarıdır hepsi, hiçbir kutsallık yoktur, ateizm kutsal kavramını reddeder. bir ateist hayatı boyunca tabiri yerindeyse kendi bacağından asılır, çektiği acılar, yaşadığı mutluluklar, içinde ukte kalan arzular, nefret ettiği insanlar, hepsi kendi ölümü ile birlikte silinip giderler, ve ateistin buna karşılık dışarıdan herhangi bir yardım isteme opsiyonu yoktur. böyle ağır bir yüktür ateist olmak, ''allah yok, şarap içip dağıtalım o zaman heyoo'' demek değildir, böyle diyenler karşılarına hayatın acı yüzü çıkınca sırtlarını döndükleri allahın adını ağızlarından düşürmezler.
evet, ağır bir yüktür belki ateist olmak, ama aslında insanı hayata diğer bütün dinlerden daha sıkı bağlar, çünkü ateizmde insanın sahip olduğu tek şey hayatıdır. ölen bir arkadaş, aşık olunan kızla başkasının çıkması,... hepsi birer derstir ateist için; arkadaşlarına değer vermek(ölen arkadaşla cenette buluşacağına gerçekten inanan insan acaba gerçekten üzülür mü?) onları yaşarken sevmek, aşkına sevdiğini itiraf etmek, bundan sonra unutmayacağı şeylerdir ateistin. kısacası bir ateist içinde hiç bir şeyin ukte kalmasını istemez ve bunun için hayata kendisini adam gibi verir. ''allah öyle buyurmuş'' deyip işin içinden çıkmaz.
kimi zaman düşünerek, kimi zaman da doğuştan zerre inanç ihtiyacı duymama sonucunda varılan nokta.
ama her şeyin de ötesinde samimiyettir: tanrıyı tanımayan ve dolayısıyla yakayı sıyırmanın imkansız olduğu bir cezalandırma ve ödüllendirme kurumuna inanmayan birinin davranışlarının gerisinde yatan nedenler mutlaka farklı olacaktır. bir ateistin yardımseverliğinin bir inananınkinden daha değerli olduğunu elbette söyleyemeyiz ama hiçbir ebedi karşılık beklemeden yaptığına emin olabiliriz.
tanrı var yada yok diye tartışmak gereksizdir.yaşamınızda ilahi bir güce,tanrıya inanmak ihtiyacınız varsa inanırsınız,eğer böyle bir ihtiyacınız yoksa da inanmazsınız.bazı insanlar vardır*,tanrı düşüncesi, inancına yaşamlarında yer ya da ihtiyaç yoktur,bunlar din olmadan da prensiplerine bağlı,anlamlı bir yaşam sürme çabasındadırlar.zaten din niye var,daha iyi insanlar,daha iyi toplum olsun diye.işte din olmadan da iyi insan olmak mümkündür.mesele budur kanımca:)
fanatik dincilerin eylem ve dusuncelerini gordukçe "allah'a sukur ateistim" dedirten felsefe
"biz ayrı dünyaların insanıyız sevgilim" cümlesinin söylenmesine yol açan düşünme sistemi. allahsızlık, kitapsızlık...
ulkemizde yasayan ateistlerin nerdeyse tumu ailesi musluman oldugundan bir musluman gibi gomulur. olumun yokluk/sifir oldugunu dusunen ateist icin oldukten sonra kendisini ne yaptiklarinin ne onemi olabilir ki?
hakkinda çok fazla kafa yorulacak bir kavram olmadigi halde nedense özellikle ateistlerin disinda insanlar tarafindan teshisler konulan bir dünya görüsü.özellikle ateistler ateizmi din olarak görmedigi halde her naneyi kiçindan uydurmaya alismis kisilerce israrla bu bir dindir denmesi ateistlerin kendini sasirmis insanlar oldugu konusunda iddialara sahip olmak demektir.oysa ateistler genellikle hiç birseye sasirmayan insanlardan çikar.
"bak yanli$ anlama ben tanrinin olmadigina inaniyorum demiyorum, tanrinin varligina inanmiyorum diyorum" --ahmet cakar
(ssg,
kaynak : ekşi sözlük - hemfikir olduğum yazılar.
Nobel fizik ödülü sahibi Steven Weinberg) : “Din insanoğlunun yüceliğinin alçaltılmasıdır. Din olsa da olmasa da her zaman iyi şeyler yapan iyi insanlar ve kötülükler yapan kötü insanlar olacaktır. Ancak iyi insanların kötülük yapabilmesi için din gerekir.”