Sunday, 4. May 2008, 12:54:14
1 Mayıs'ın ardından tam 3 gün geçti.
Neler oldu peki?
Bir gazeteci, polis saldırısı sonucunda kolu kırıldı.
http://www.ntvmsnbc.com.tr/news/444924.asp Sadece çekim yapmak amacıyla orada olan kameran kardeşlerimin, abilerimin kameraları kırıldı.
Olayla uzaktan yakından hiç bir alakası olmayan bir turisti polis tartakladı.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=139100 Şişli Etfal Hastanesi'ne gaz bombası atıldı.
Hastanedeki hastalar, çocuklar ve hasta yakınları olaydan bihaber zarar gördü.
Sadece görevini yapmak isteyen sağlık görevlisi (görevini bilmiyorum) polisin tartaklamasına maruz kaldı.
Bilirsiniz ki savaş hukukunda bile; hastaneler bombalanmaz.
Vali ne demişti? "Bomba elinden düştü."
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Vali_Elinden_dustu_demisti_176284_1&tarih=03.05.2008&Newsid=176284&Categoryid=1 Hayır kardeşim bomba düşmedi, bomba atıldı.
Bunun dışında;
"Cihangir’de çay bahçesinde oturanlar polisin attığı gazdan etkilendi. Gazdan etkilenen Erler Film’de sanat yönetmeni yardımcısı olarak çalışan Erhan Tural, yüzünü limonla temizlerken bir polis, “Sen limonla korunmayı nereden öğrendin” diyerek, coplamaya başladı. Kız arkadaşının yanında neye uğradığını şaşıran Tural, etraftakilerin uyarısıyla polisin elinden zor kurtuldu. Gazdan etkilenenler arasında sanatçı Yavuz Bingöl de vardı."
http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=3273&page_number=4 Olaylar büyüdü de büyüdü.
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Erkan_Erkan_daha_cok_su_bassana_176213_1&tarih=04.05.2008&Newsid=176213&Categoryid=1 Peki yurtdışında 1 Mayıs nasıl geçti?
En basitinden Almanya'da 1 Mayıs işçi bayramıyla görevlendirilmiş polisler, sıkıntıdan kağıt oynadılar.
Sarkozy de Elysee Sarayı’nda 1 Mayıs nedeniyle bir resepsiyon verdi.
....
liste bu şekilde uzayıp gider.
Ne oldu?
Daha 1 Mayıs öncesinde zaten ipler gerildi.
"Orantılı şiddet." kullanılacağı baştan belirtildi. (evet x'e beş verilerek orantılanmış bir şiddetti hem de.)
Başbakan; “Ayakların başları yönettiği yerde kıyamet kopar” diyerek yangına körükle gitmiş oldu.
Taksim'i açmayarak bu süreç tırmandırıldı.
Peki ne olmalıydı?
Aslına bakacak olursak; mevcut iktidar resmen kendi aleyhine iş yapmış oldu.
Toplumun stresini almak yerine, 1 Mayıs öncesi kutuplaşma yaratarak, belki de mevcut oy potansiyelinin hatrısayılır bir bölümünün ciddi bir şekilde tepkisini çekti.
Toplumun gazı alınmalıydı, Taksim açılmalı ve geniş çaplı "güvenlik önlemleri alınmalıydı"
Toplumun gazı alınmalıydı ki bayramı kutlamak isteyenler Eylem yapma girişiminde bulunmasın.
Sen, 1 Mayıs'ı kutlamak isteyenleri, ayak sınıfı olarak dışlarsan, toplumsal uzlaşıyı gözönünde bulundurmazsan, elbette ki işçi sınıfı böyle kudurtursun.
Taksim açılmalıydı, Kanlı 1 Mayıs'ın (1977) ötesinde bir kutlama yapılmalıydı.
Polis, 1 Mayıs'ı kutlamak isteyen işçileri değil, 1 Mayıs'ı fırsat bilip provakate etmek isteyen provakatörlere "orantılı güç" kullanabilseydi.
Diğer tüm Avrupa ülkeleri gibi, normal, sıradan bir bayram gibi kutlanabilseydi ne olurdu?
Şüphesiz, iktidarın, o kapısında çok beklediği Avrupa Birliği'ne bu rezil bir tablo göstermiş olmazdık.
Mevcut iktidar da bu yaklaşımın ve sağduyunun meyvesini alırdı.
Ama olmadı olamadı.
1 Mayıs yine olaylı bitti.
Sadece Türkiye'de yaşanabilecek olaylar listesine not düşüldü.
Ve bir kez daha; siyasette politik ve sosyolojik tutumlar konusunda iktidar sınıfta kaldı...
Ne diyelim, "
durmak yok yola devam."
efendisiz
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=1_Mayis_gergin_basladi_176051_1&tarih=04.05.2008&Newsid=176051&Categoryid=1