Wednesday, 27. February 2008, 00:09:48
'80 Sonrası toplum mühendisliğinin diğer bir neticesi ise eğitim sistemindeki gizli değişikliktir.
Temelleri 1954 yıllında köy enstitülerinin kapatılmasıyla atılmıştır. "Köy enstitüleri müfredatında ve yapılanmasında kuruluş amaçlarından uzaklaşan değişiklikler yapıldı. İlerleyen yıllarda da, daha önceleri sıkı sıkıya bağlı olduğu "iş için iş içinde eğitim" ilkesinden uzaklaştırıldı. Önceleri yaratıcılığın ön plana çıktığı eğitim anlayışının yerine giderek geleneksel, ezberci eğitimin yerleştiği öğretmen okullarına dönüştürülmüştür
." Hissettirmeden planlanan, sakınca görülmeden aşamalı olarak uygulanan bu sistem; ezber odaklı, düşünme, fikir yürütme, yorum yapma yeteneğinden uzak
embesiller yaratmıştır.
Düşün(e)meyen, sorgula(ya)mayan bu embeseiller ordusu, yarış atı gibi ÖSS denilen 3 saatlik bir sınav için yarıştırıldı. Yarış atı olurlarken de hayatın anlamı kaçırdılar. Eğitimdeki bu dejenerasyonu da dershanecilik sistemi pompalamıştır. Okul hocalarımızın belki bir çoğu; "salla başını al maaşını" mantığıyla hareket etti.
Peki eskiden öyle miydi?
Değildi elbet. Çünkü sonuçta idealist öğretmenlerimiz vardı. Ama özetle bu güzide hocalarımızı da mevcut sistem içerisinde kaybettik. İdealist öğretmenler de kalmadı artık. Malum; hayat kavgası, para kazanma, daha çok kazanma arzusu bir çok şeyin önüne geçmiştir. Tabi istisnaları tenzih etmek gerekir.
Ve büyük bir çoğunluğu; şimdilerde çeşitli iş kollarında, aslen sevmedikleri ama yaşamak için zorunda oldukları işlerinin başında oturuyor. Çoğu mutsuz; mutlu olanların bile içinde keşkeleri vardır.
Eğitim sistemi, EMBESİL BİR NESİL YETİŞTİRMİŞTİR. Tam da iktidarların güdebileceği koyun sürüleri yaratmıştır. Sadakaya, bir torba kömüre satın alınabilecek nesiller yaratmıştır ve bu bağlamda da başarılı olmuşlardır. Buralarda hiç bir iktidar kendinden daha özgür iradeli, analitik düşünen, sorgulayan, hesap soran bir halk istemez.
Eğitim, bir ülkenin geleceğidir, aydınlığıdır. Bir ülkenin medeniyet seviyesini ve toplumsal tercihlerini eğitim sistemi yönlendirir.
Düşünün; güzel ülkemin güzel okullarında, ezber mantığından uzak, analitik düşündüren, sorgulatan, yorum yaptıran bir eğitim sistemi olsaydı:
"
Cumhuriyet rejiminin artık sonu gelmiştir. Laik sistemi değiştireceğiz." diyebilen
Birini Cumhuriyeti temsil için seçmez. Akp yi iktidar yapmaz.
Deniz Baykal'ı ise halen Cumhuriyet Halk Partisi'nde tutunamazdı.
Silbaştan yeniden tasarlanması gereken tüm sistemler içerisinde ilk olarak değiştirilmesi gereken eğitim sistemidir. Zaten o olduktan sonra; siyasi partiler yasası da değişir, sağlık ve sosyal güvenlik sistemi de. Her şey güllük gülistanlık olur, tadından yenmez.
Kaldı ki hayat bu kadar kolay çözümleri uygulatmayacak kadar gaddar. Öncellikle Türk siyasi hayatından
"gerontokrasi"nin çıkartılması gerekir. %52'si gençlerden oluşan bir ülkede yaşlı egemen sistemi kabul etmek; mantık sınırlarımın çok ötesindedir.