Subscribe to RSS feed

GÖZLERİN

KALBİMDE GİZLİ BİR SEVGİ Mİ ARAR GÖZLERİME BAKIP DALAN GÖZLERİN

Başarısız Erkek 5 Kat Fazla Aldatıyor!

Kadınların iş hayatında çok daha fazla yer almaları, önemli başarılara imza atmaları ve ekonomik özgürlüğünü elinde tutmaları, kariyer basamaklarını tırmanırken aşk hayatlarıyla ilgili önemli bir detayı görememelerini sağlıyor olabilir... 20. yüzyılın ortalarında iş hayatına yavaş yavaş daha fazla dahil olmaya başlayan kadınlar, özellikle 21. yüzyıl ile birlikte daha çok söz sahibi olmaya, akılda kalıcı kariyer öyküleri oluşturmaya ve maddi anlamda güçlenmeye başladı. Gerek siyasi gerek ekonomi, gerekse sanayi ve ticaret alanında kadın isimlerini artık daha fazla duyuyoruz. Yapılan bilimsel araştırmalarda ortaya çıkan istatistikler de bunu destekliyor. İstatistiklerin belirttiği bir başka şey de var, zorlu kariyer basamaklarını bir bir çıkan kadınların giderek kocalarından çok daha fazla kazanmaya başlamaları. Başarılı kadın aldatılıyor ABD ve Avrupa'da eve kocalarından çok daha fazla para getiren kadınların oranı her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz haftalarda yapılan son bir araştırma, mevcutta herhangi bir kazancı olmayan ve maddi açıdan tamamı ile eşine bağımlı olan bir erkeğin aldatma riski tam beş kat daha fazla! Kime göre? Tabii eşiyle aynı ya da aşağı-yukarı benzer bir aylık kazanca sahip olan erkeklere göre... Kadın-erkek ilişkilerinde dengeler değişiyor Asırlardır eve ekmek getiren, karısını ve çocuklarını besleyen erkeklerin, kadınların ekonomik döngüye daha fazla katılması ve bu anlamda dünya düzeninin değişmesi, değişiyor olması ile birlikte egolarında ister istemez bir hasar meydana geliyor. Yüzyıllardır karısının evde oturup çocuklara bakmasına alışık olan ve bu mevcut düzeni tüm bedeni ve ruhunda iyice benimseyen erkeklerin yeni dünya düzenindeki mevcut kimlik arayışları ve bize çoğu zaman anlamsız gelen 'gurur savaşları' için onları körü körüne suçlamamalı sanki. Günümüzde roller değişiyor. Kadınların artık çok daha fazla 'bağımsız' olacakları bir çağa adım atıyoruz... Cinsel kimlik tehdit altında! Kadın ve erkeklerin dahil olduğu bu değişim sürecini ilişkilerimizi nasıl etkilediğini irdelemek zorundayız. Herkesin kendi ilişkisine dönüp bir bakması gerekiyor sanki. özellikle de aşk ilişkilerinde oldukça hassas bir yerde duran 'aldatma ve aldatılma konularına' odaklanabilmeliyiz. Kadınların ailede besleyici, koruyucu, destekleyici ve kol kanat gerici gibi rolleri üstlenmesi, erkeklerin cinsel kimliklerinin tehdit altında olduğunu hissetmelerine neden olabiliyor. Kadınların üstlendiği bu rolleri kendi üzerine alamayan erkek, yoldan sapabiliyor. Evlilikleri devam ettirmek için ne yapmalı? Tüm bu değişim sürecinin farkında olan ve kocasından daha fazla kazanan kadınların ne yapması, nasıl davranması gerekiyor? Öncelikle, eşinizin kendine saygı duyuyor olduğundan emin olun. Bu anlamda bazı şüpheleriniz varsa, başta seks hayatı olmak üzere türlü paylaşımlarınızda ona biraz daha fazla komplimanda bulunmanızı öneririz. Ayrıca evle ilgili finansalkararlarda onun fikirlerine daha fazla yer vermeniz de (faturaları ödemeyip arabayı değiştirmekten bahsetmiyorsa tabii ) onu iyi hissettirecektir. Ayrıca sizi ihmal etmemesi kaydı ile yakın arkadaşlarıyla maç izlemeye gitmesine, erkek erkeğe takılmalarına da fazla ses çıkarmayın. Bu, onun cinsel kimliğine odaklanabilmesini sağlayacaktır. Bir erkeği sakinleştirmenin ve yeniden huzur bulmasını sağlamanın en iyi yolu, erkeksi kimliğini ve egosunu okşamaktan geçiyor ki zeki kadınların çoğu, bunda içgüdüsel olarak gayet başarılı... Mutluluğa diğer yoldan da ulaşabiliriz... Erkekler hep der; kadınları anlamak ve idare etmek çok zor diye. Kadınların da aynı cümleyi onlar için kurmasında görüyorsunuz ki fazla sakınca yok... Zor olan güzeldir! Akarsuyun yolu değişse de mutluluk denizini bir şekilde bulacaktır. Yeter ki kurumasın, kurutulmasın...

Men

Well, most of u don't really know what they're looking for but, u keep searching anyway hopping that life can give u what u want eventually. So u just believe that "Men are like stars ~~ There are millions of them , but only one can make your dreams come True" ..
ESMAÜL HÜSNA
Allah: Yaratan, yapıp eden, ezeli, ebedi olan, varlığında
başkasına muhtaç olmayan,
eşsiz, ortaksız kudret. Afüvv: Affeden, hataları, günahları bağışlayan.
Ahad: Zatında, varlığında tek olan.
Âhir: Sonu olmayan.
A'lâ: En yüce.
A'lem: En iyi bilen.
Âlim: Tüm bilgilerin kaynağı olan, her şeyi gereğince
bilen.
Alim: Her şeyi bilen, bilgi bakımından eşi benzeri
olmayan.
Aliyy: Yüceliğin kaynağı ve sahibi. Ulu.
Azim: Ululuğun kaynağı ve sahibi, çok yüce.
Aziz: Kudret ve onurun kaynağı ve sahibi. Çok güçlü,
çok onurlu.
Bâri: Var eden, varoluşu kuşatıp yöneten.
Basir: Görme gücünün kaynağı, en iyi şekilde gören. Her şeyi gören. Bâtın: Gözle görülemeyen, her şeyde kendinden bir güç bulunan
Bedi': Var eden, yarattıklarını ahenk ve
güzellikle donatan.
Berr: İyilik ve lütfu sonsuz olan. Eşsiz cömert.
Câmi: Toplayan, bir araya getiren. Mahşer günü tüm
insanları, hesap vermek
üzere huzuruna toplayan. Cabbâr: Yapılmasına karar verdiği şeyi, dilediğinde zorla
yaptıran.
Ekrem: Cömertlerin cömerdi, cömertliği sonsuz.
Evvel: İlk. Başlangıcına zaman belirlemek söz
konusu olmayan.
Fâlık: Yarıp parçalayarak ortaya yeni bir şey çıkaran; tohumun ve dânelerin içinden yeni bir şey çıkaran.
Fâtır (Fâlık): Yaratan. Birtakım varlıkları yarıp
parçalayarak yeni varlıklara
ve oluşlara vücut veren. Fettâh: Açan. Fetih ve zafer lütfeden. Kolaylık sağlayan.
Gaffâr: Dilediğinden, günahları beklenmedik
şekilde affeden.
Gâfir: Bağışlayıcı, affedici. Gafür: Sürekli bir biçimde günahları affeden.
Galib: Her hal ve şartta galip gelen.
Gani: Zengin. Zenginliği sınırsız olan. Yanında
herkesin yoksul kaldığı
kudret.
Haalik: Yaratan, var eden. Habir: Her şeyden en iyi biçimde haberdar olan. Hâdi: Hidayet veren. Doğruya, iyiye ve güzele
kılavuzlamada en yüce
kudret.
Hafiy: Lütufkâr.
Hâfız: Koruyan, her şeyi ezberinde tutan.
Hafiz: Koruyup gözeten. Her şeyi kontrol ve gözetimi
altında tutan.
Hakim: Tüm hikmetlerin kaynağı. Her yaptığında
mutlaka bir hikmet bulunan.
Hakk: Gerçeğin kaynağı ve belirleyicisi. Her yaptığı ve
emri gerçeğe en uygun olan. Hakkın ve hukukun kaynağı
kaynağı ve belirleyicisi. Halim: Davranışlarında yumuşak ve şefkatli. Sertlik
ve katılıktan uzak olan. Hallâk: Yaratışı sürekli olan. Yarattıklarında sürekli yeni
boyutlar ve türler oluşturan.
Yaratışındaki yoğunluk ve
çeşitliliği izlemek mümkün
olmayan.
Hâmid: Her türlü övgünün sahibi ve muhatabı olan.
Dilediğini, dilediği şekilde
öven.
Hasib: En iyi ve en hassas biçimde hesap soran. Tüm
yarattıklarını ince bir hesaba
uygun olarak var eden. Hayy: Sürekli diri. hayatın kaynağı. Kendisi için ölüm
sözkonusu edilemeyen. İlah: Tapılmaya layık tek kudret. Yüce, eşsiz. Kaadir : Kudretin kaynağı ve sahibi. Kaahir: Yarattıkları üzerinde hüküm ve egemenlik kuran.
dilediğinde kahır ve baskıyla
sindiren.
Kadir: Gücü her şeye ulaşan, her şeyde hissedilen.
Kâfi: Hem kendisine hem de yarattıklarına yeten.
Kullarının her türlü istek ve
ihtiyaçlarına, araya başkası
girmeksizin cevap veren. Kahhâr: Gerçeği örtüp, buyruklarına karşı çıkan
inkarcıları kahrı altında ezen.
Karib: Çok yakında olan. Kullarına şah damarından
daha yakın olan. Yakarış ve
çağrıları duymada hiçbir
aracıya, alete gerek
bırakmayan.
Kavi: Gücü bizzat kendinden olan. Gücünü kullanmada
hiçbir buyruğa ve
yönlendirmeye muhtaç
olmayan.
Kayyûm: Kudretin kaynağı. Kudretiyle her şeyi
kıvamında tutan.
Kebir: Tüm büyüklük ölçülerinin kavrayamayacağı
şekilde büyük olan.
Kerim: Lütfu hep işleyen, cömert.
Kuddûs: Tüm kutsallıkların kutsadığı tüm varlığın tesbih
edip yücelttiği. Tüm
noksanlıklardan arınmış, tüm
yüceliklerle donanmış olan.
Lâtif: Gözle görülmeyen. Lütfu ve bağışı çok olan. Malik: Sahip olan.
Mecid: Cömertlik ve ululuğun kaynağı, cömert ve
ulu.
Melik: Güç, saltanat ve yönetimin en yüce sahibi. Melîk: Mülk ve saltanatı dilediği gibi dağıtan. Metin: Her hal ve tavır karşısında sebat ve
dayanıklılığını koruyan.
Güçlü, zorlu.
Mevlâ: Koruyup gözeten, destek veren. Sevdiklerinin her hal ve şartta yanında
bulunan.
Mucîb: En iyi şekilde, en kısa zamanda cevap veren. Kullarının istek ve
yakarışlarına aracısız cevap
veren.
Muhît: Her şeyi çepeçevre kuşatan.
Muhyî: Yaratan, hayat veren. ölüleri dirilten. Mukît: Yarattıklarının gıda sistemlerini, beslenme tarzlarını belirleyen ve her
birinin gıdalanmasını yerli
yerince düzenleyen. Muktedir: Gücünü, kendisi tarafından belirlenen ölçüler
ve planlar dahilinde görünür
hale getiren. Gücünden,
yarattıklarına belli oranlarda
nasip veren.
Musavvir: Şekil, renk ve desen veren. Görünüş
kazandıran, görünüşü
ahenkli kılan.
Müheymin: Hükmü altında tutan. Yarattıklarının, kendisi
tarafından belirlenen ölçülere
uygunluğunu denetleyen. Mümin: İnanan, güvenen. İnsana bir takım emanetler
bırakan. Güven ve iman
sunan. Kendisine iman
edenlerle yakın ilişkiler içinde
olan.
Müsteân: Darda ve zorda kalanın başvurduğu, yardım
dilediği kudret. Kendisinden
yardım ve destek istenen. Müteâl: Aşkın, yüce. Akıl ve bakış ölçülerinin
ulaşamayacağı boyutlarda
olan.
Mütekebbir: Ululuk ve yüceliğin kaynağı olan. Kibre,
böbürlenmeye sapanları
hizaya getiren.
Nasir: Yardım eden. Yardım etmede yer, zaman ve sınırı
kendisi belirleyen.
Nûr: Işık. Işığın aydınlığın, yol gösterişin, erdirişin
kaynağı ve yöneticisi olan. Rab: Besleyip, terbiye edip eğiten. Yarattıklarını
belirlediği bir programa
uygun olarak, birtakım
hedeflere götüren. Tekâmülü
programlayıp yöneten. Râhim: Rahmet ve merhameti sınırsız olan.
Dünya hayatını buyruklarına
uygun biçimde yaşayanlara,
ölüm sonrasında özel rahmet
sunan.
Rahman: Rahmeti sonsuz olan. kendisine inanan-
inanmayan herkese rahmet
ve merhametinin tüm
nimetlerini ayrım
yapmaksızın sunan.
Rakîb: Kontrol eden, gözleyip gözetleyen.
Raûf: Acıma, şefkat ve esirgemesi sınırsız olan. Refi': Yüceliğin sahibi ve tüm yüceliklerin dağıtıcısı
olan. Dilediğini, dilediği
makam ve yüceliğe çıkaran.
Rezzâk: Yarattığı tüm varlıkların rızıklarını bol bol
veren.
Samed: Tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin,
yakarışların yöneldiği eşsiz
kudret.
Selâm: Esenlik, barış ve mutluluğun kaynağı. Esenlik,
barış ve mutluluğun nasıl
sağlanacağını gösteren. Semî': En iyi şekilde işiten, duyan. Her şeyi işitip duyan.
Şâkir: Şükredenleri duyup ödüllendiren. Kendisine
şükredenlere teşekkür eden.
Şehîd: En yüce tanık. Her şeyi görüp gözetleyen.
İnsana, görüp gözetleme,
tanıklık etme gücü veren. Şekûr: Bütün şükürlerin yöneldiği kudret.
Şükredenlere daha fazlasını
veren. Şükredenlere teşekkür eden.
Tevvâb: Tövbeleri çok kabul eden. Tövbe nasip eden.
Kendisine yönelenlerin, bu
yönelişlerini karşılıksız
bırakmayan.
Vehhâb: Bağışı sınırsız olan. Sürekli ve sınırsız bir biçimde
bağışta bulunan.
Vâhid: Sıfatlarında, özelliklerinde tek ve biricik olan. Kullarının, ibadet ve yönelişlerinde kendisine
herhangi bir varlığı eş ve
aracı tutmamalarını isteyen.
Vâris: Bütün mülk ve saltanatların, sonunda
kendine teslim edildiği
kudret. Dilediğini, dilediğine
mirasçı kılan. Barış severleri
mülk ve yönetime sahip
kılmayı esas alan.
Vâsi: Kudret ve belirişi süreçle açılıp saçılan. Varlığı
sürekli genişleten. Yaratışı ve
yarattıklarını dilediği şekilde
artırıp genişleten.
Vedûd: Sevginin kaynağı olan. Seven. Sevdiren. Sevme-
sevilme ilişkisini kotaran.
Tüm sevgilerin en son ve en
yüce gayesi olan.
Vekîl: Gücü ve yönetimi kullanan. Kendisine teslim
olanlara vekalet eden. Son
söz ve yetkiyi elinde
bulunduran.
Veli: Dost, yardımcı, destek veren. Kendisine inananların
dostluğunu kabul eden.
Kendisine inananların en
güvenilir dost olarak yalnız
kendisini kabul etmelerini
isteyen.
Zâhir: Her şeyde tecelli eden. Tüm yarattıklarında
kendisinden görünebilir izler,
işaretler bulunan.
Different
positions: The old husband and wife decided to make love in a different position. The man has an idea; - Female cats do like,
I'm behind you, lean on the balcony rail *uck you. His wife agreed. Started to be installed behind the old man.The broken iron balconies and
the lady at the end of second fallen on
the floor below the barrel of
trash. Meanwhile, the drunkard is steeped below called out to
remove his head: - Uncle Why do
you throw away, 20-30 times
more bored with it ..
Men said, and the Ottoman such must be! Externally, not internally fired! Heart passionate, passion
must brave! Be based on the longing! Woman should be half,
he delirious Love! Should not be outside the eye! Head erect,
eyes should be open! Mert's
Heart, lyrics must be sharp!
Perspective must be burning!
Life for life, blood, blood should
be ...
Çırılçıplak şiir Aşk şiirleri Küstahlığımı nezaketim götürdü Sadece kendime bakakaldım. Kararsızlık bir an sürdü. Gizlenen insanların ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Selamımı tanıdıklar götürdü. Saygı bekleyince alçaldım. Kararsızlık bir an sürdü. Kendini beğenmişlerin ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Ağlamayı ölenler götürdü. Kendimi ölmez sanınca ufaldım, Kararsızlık bir an sürdü. Ölülerle dirilerin ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Sonsuzluğu ufuklar götürdü. Yarattığım dünyaların içinde daraldım. Kararsızlık bir an sürdü. Başlangıçla bitiş ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Aydınlığı bulutlar götürdü. Yıldızlara doğru yol aldım. Kararsızlık bir an sürdü. Varanlarla duranların ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Özdemir
Bir İngiliz, bir Fransız, bir de Temel bir uçakta oturuyorlarmış. İngiliz bir ah çekmiş ve... 'Benim anam orospuydu demiş. Uçaktan atlamış. Fransız bir ah çekmiş ve' - Benim anam dahil hepsi orospuydu demiş. Uçaktan atlamış. Temel de bir ah çekmiş ve uçaktan atlamış. Temel'i hastanede gören uçaktakiler sormuş - Abi sen niye atladın? Temel de... - O kadar orospu çocuğunun arasında duramazdım demiş. Muhteşem üçlü
One British, one French and one
in an airplane sitting together in
Basic. Oh, and attracted a
British ... 'My mother said
whore. Jumped from the
airplane. Oh, and attracted a French '- all of them, including
my mother said whore. Jumped
from the airplane. Oh also
attracted a base and jumped off
the plane. Basic, the passengers
who had asked the hospital - why are you brother did? Key in
the ... - He could not stay in until
the son of a bitch said.
Magnificent triple
June 2013
M T W T F S S
May 2013July 2013
1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30