My Opera is closing 1st of March

Burası evsiz kediler sokağı..

Subscribe to RSS feed

Bir çocuk.. Selimiye.. Sinan..

Edirne'de padişah İkinci Selim'in kendi adına Mimar Sinan'a yaptırdığı Selimiye Cami.. Ustanın eserlerinden en görkemlisi. Kitabesine göre, yapımına 1568'de başlanmış, 1575'te tamamlanmıştır.

İkinci Selim'in tahta çıkışının üçüncü yılında, bir sabah korkuyla uyanır. Neye yoracağını bilemediği bi' düş görmüştür.
Kıbrıs Fatihi olursam bir cami yaptıracağım diye söz vermişti Allah'a.
Ama henüz bir cami yaptırmamıştı..
Düşünde bu sözü hatırlatılmıştı kendine.
Hemen, dedesi gibi sevip saydığı 'Aksakal' diye çağırdığı, Koca Mimar Sinan'dan İstanbul'da Sultan Selim adıyla
anılacak bir cami yaptırmasını ister.

Büyük usta, padişahın buyruğuna 'Devletlim, İstanbul'da cami yapılacak tepe kalmadı. En uygun yer Edirnedir.' diye cevap verir.
İkinci Selim kırmaz büyük ustayı, caminin Edirne'de yapılmasına izin verir.



Yapımının bittiği sabah, merakla camiyi seyreden bi' çocuk Koca Sinanın ilgisini çeker.
Koca Sinan ilgilenir çocukla:
' E.. sen ne dersin bakalım güzel olmuş mu??' diye sorar.
Çocuk, parmağıyla minareyi göstererek 'Bak! O minare eğri olmuş dede' der.
Sinan, ustalar seslenir:
'Çocuk doğru söyledi' der ve etrafındakilerin şaşkın bakışları arasında bir halatı minareye bağlatır.
Halatın ucu adamların elinde. Sinan usta var güçleriyle çektirir halatı.
Adamlar halata asılırken sorar küçüğe:
'Nasıl düzeldi mi dersin. Eğriliği gitti mi ??'
Çocuk, dikkatle bakar minareye, neden sonra:
'Tamam tamam şimdi düzeldi.' der.

Mimarbaşının 'Bu ne menem iştir' diye soranlara cevabı:
'Bir çocuğun Selimiye'yi özürlü bilerek büyümesini istemedim' olur.