Bilmiyorum...
Saturday, June 2, 2012 12:32:17 PM

gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum
yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep
ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine
bilmem, belki bu yüzden
ben sana yanlış bir yerden edilmiş
bir büyük yemin gibiydim
beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
yine de döneyim döneyim istedim
...







vip vipfumefume # Sunday, June 3, 2012 12:33:04 PM
ellerinin güveninde..ruhunun mavisindeyim
yalanım yok demem yalansızlığıma gölge düşürmem...
olmam gereken ve olmakla var olduğum daim yerdeyim...
ben hep sendeyim...
vip
vip vipfumefume # Sunday, June 3, 2012 1:16:54 PM
Unregistered user # Sunday, June 3, 2012 1:23:51 PM
vip vipfumefume # Sunday, June 3, 2012 9:46:06 PM
bazen ....evet bazen kurak topraklar sarp kayalar deprem yaşar
semanın gece yoldaşı ay'ın ışıkları
deryanın yüzeyine misafirliğe gider
kurak topraklar sarp kayalar gündüz deryanin mavisine bürünmüş
gece ise yakomazu misafir eder...
bazen ....hayır her zaman bir şer bin hayır saklar..
çölün dönüşümüde buna benzer...
vip
Unregistered user # Sunday, June 3, 2012 10:37:29 PM
vip vipfumefume # Sunday, June 3, 2012 10:39:20 PM
Originally posted by anonymous:
biliyorum bitanemm...Unregistered user # Sunday, June 3, 2012 10:50:10 PM
Unregistered user # Sunday, June 3, 2012 10:51:00 PM
vip vipfumefume # Sunday, June 3, 2012 10:52:07 PM
Unregistered user # Sunday, June 3, 2012 10:53:11 PM
vip vipfumefume # Sunday, June 3, 2012 10:54:07 PM
vip vipfumefume # Monday, June 18, 2012 8:17:02 AM
bir çözsem saçlarını
bir daha söz etmeyeceğiz ayrılıktan
saatlerin saçları olsaydı sevgilim
bu kadar hızlı geçip gider miydi zaman
ah sevgilim ne diyecektim ben sana
aç pencereyi ve dışarıya bak
son gecemizde kar altında kuğular..
vip vipfumefume # Tuesday, June 19, 2012 7:10:59 PM
sevmek, adamın bakış açısını değiştiriyormuş...
Osman Avcı
ruhuma verilmiş rüşvettir bedenim1deliye2rapor # Wednesday, October 24, 2012 1:58:26 PM
biz her bahar seninle hayatın bütün savurganlığına inat
kabaran tomurcuklarımız ve uzayan dallarımızla
mücerret bir zamanda kıyama duracağız
bana bir harf daha verseler mucizelerden
gözlerindir aşkın rotası, bırak okunmasın
ah ~a~
biz her sağanakta birbirimize sığınacağız
batan bir geminin ihtişamı gibi görkemli
kirpiğimizde yaşlı bir umut kadere sancırken
seyrelmiş telaşlarımızla dostluğa saklanacağız
bana yaşanmamış hikayeler ver
ah ~l~
biz seninle her gitmenin dününde çocuk kalacağız yine
gelmelere aşiyan sabrımızla yeni yeni acılar yetiştirip
durgun pazar günlerinde ne günah işlendiyse artık
gururumuza rağmen bağışlayacağız herkesi
bana bencil korkularla gel
ah ~i~
biz her ikindide bir fincan kahve aralığına dolarken
kilometrelerce uzaklığa inat sevinçlerce hüzün taşıyacağız
ben sana karanfil toplayacağım iklimlerden
sen bana teselli ısmarlayacaksın gözlerinden
bana vefakar mağlubiyetler ver
ah ~h~
biz seninle keskin bir sirke yahut küflü ekmek gibi unutulacağız
kafiyesiz sabahlara uyandıkça keyfimiz imlasız mutluluklar uyduracağız
her şey sevecen gelecek o an belki derdimizi anlatmaktan yorulmayacağız
ilaç gibi, aman gibi, derman gibi, basılmamış bir morfin olacağız birbirimize
bana az kullanılmış yalanlarla gel
ah ~a~
biz seninle cam önünde iki kaktüs
gardımız düşse de hüzünden küflenmiyor ya içimiz
biraz dayansak diyorum; düzelecek düzenimiz
ah benim yardan yaralı güzel kardeşim...
elimi bırakma...
sevmek seni;
bir göğercini göğe havalandırıp
maviden bir eslik umut, ki temaşa
ve kanatlarıyla dünyayı kucaklamak gibi...
fulya codal
ruhuma verilmiş rüşvettir bedenim1deliye2rapor # Wednesday, October 24, 2012 1:58:26 PM
ruhuma verilmiş rüşvettir bedenim1deliye2rapor # Wednesday, October 24, 2012 1:58:26 PM