...
Wednesday, December 26, 2012 10:27:24 PM
eylül ikindisiydi
minik ayaklarınla saatlerinde yürüdüğün
ve adınla başlayan yağmurdu
sessizce şehre döktüğün
İşte yalnız bunun için bile ıslanabilirdim sana
günlerden pazartesi
dağınıktı İstanbul'un herbir tepesi
saçların toplanmış
meydan okuyordu rüzgâra
yalnız bu bile yeterdi sana bakmama
susmuştun orada
durmadan konuşuyormuş gibi
beni kendinle
söyleyerek tek kelimeyle
yalnız bu bile yeterdi sana kulak vermeme
bir martı süzülüyordu denizin üzerine
oldukça üzgündü
ve bakışları hüzünlü
ve sessizce baktık aynı yöne
işte denizi sevdiğim için bile
dokunabilirdim eline
herhangi bir bahane yaratmak istemem
gümüş yelkenliydi gözlerin
denizlere açılan
hiç kimselerin bilmediği
işte yalnız bunun için bile sevebilirdim seni
Sadık Altuntaş
minik ayaklarınla saatlerinde yürüdüğün
ve adınla başlayan yağmurdu
sessizce şehre döktüğün
İşte yalnız bunun için bile ıslanabilirdim sana
günlerden pazartesi
dağınıktı İstanbul'un herbir tepesi
saçların toplanmış
meydan okuyordu rüzgâra
yalnız bu bile yeterdi sana bakmama
susmuştun orada
durmadan konuşuyormuş gibi
beni kendinle
söyleyerek tek kelimeyle
yalnız bu bile yeterdi sana kulak vermeme
bir martı süzülüyordu denizin üzerine
oldukça üzgündü
ve bakışları hüzünlü
ve sessizce baktık aynı yöne
işte denizi sevdiğim için bile
dokunabilirdim eline
herhangi bir bahane yaratmak istemem
gümüş yelkenliydi gözlerin
denizlere açılan
hiç kimselerin bilmediği
işte yalnız bunun için bile sevebilirdim seni
Sadık Altuntaş






