My Opera is closing 3rd of March

AŞK; 'A'cıya 'Ş'eker 'K'atmaktır

NASIL OLECEGIZ...

Her sabah binbir ümit ve neşe ile bizi hayata çağıran o kadar iş ve o kadar ses var ki, gözlerimizi açar açmaz bir koşuşturmadır başlıyor... Ve kendimizi birdenbire yaşamın tam ortasında buluyoruz.

Şu eksik, bu lâzım, haydi onu da yapayım derken, ertelediğimiz nice güzellikler hep bir başka güne taşınıyor. Birbiri ardınca nice mevsimler geçiyor. Halbuki, yaşadığımız bir başkasının hayatı değil, kendi hayatımız. Harcadığımız, kendi ömür sermayemiz. Görülecek o kadar güzellik, anlatılacak o kadar harika şey hep mahzun, hep bir kenarda bizi bekliyor. Susturulmuş veya küstürülmüş çocuk gibi, boynu bükük ve mahzun, hep bekliyor onlar. Döner de bir gün bakarız, farkederiz diye...

Baharın dört bir yandan sarmaladığı ve cihetsiz kuş seslerinin ruhumuza ilâhî bir hazzı, ulvî bir zevki tattırdığı erteleyemediğimiz bir zaman diliminde çok sevdiğim bir kardeşimle sohbet ediyorduk. Uzun süren dalgınlığımın ardından, ne düşündüğümü sordu.

Ben de:

— Öteden beri bunca insan nasıl öldü, son nefesini nasıl verdi ve acaba neler hissetti diye düşünürdüm. Şimdi ise nasıl ve ne halde öleceğimi merak ediyorum, dedim.

Bu gibi durumlarda tekellüfsüz fakat hikmetli bir cevabı olurdu her zaman.

— Cevabı belli abi, dedi.

— Nasıl yani, dedim.

— Hz. Peygamber “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz” buyurmuş. Ölümünü merak ediyorsan, yaşadığın hayata bakmalısın.

Birden beynimde şimşekler çaktı:

— Ama, dedim, sadece ölümü değil, ölümden ötesini de merak ediyorum.

— Onun da cevabı aynı hadisin devamında. Yani, “Nasıl ölürseniz, öyle de dirilirsiniz.”

Merakımı giderecek başka cümleler aramaya gerek kalmamıştı. O güzel insan, sevgili Peygamber, insanları en doğru seçime iki cümle ile davet ediyordu. Nefsimizin bizi bu kadar içinde olduğumuz bir gerçekten alıp dâ nerelere taşıdığını anlamak için bu hatıra yeter.

Gide gide ölüme varacağımızı zannediyoruz. Gide gide ölüme varılmıyor. Ölümle beraber gidiliyor. Ölüm hayatın gölgesi; onu bundan, bunu ondan ayırmak zor. Ama bir tecelli oluyor ve hayatın önünü kesiyor ölüm. Ecel gelince, başağrısı bahane... Gide gide ölüme varılsaydı, gidemeden ölenler olmazdı. Doğduğu günde ölenler var. Ha bir adım, ha yüz adım farketmiyor. Uzunluk veya kısalık bize göre bir kavram. Çok kısa sürede Rabbini razı eden işler yapıp da vefat eden ile yüz sene yaşamış olup da Yaratıcısından haberdar olmamış biri aynı kefede değerlendirilmez. Ölüm hayatın içinde olmasaydı, hayat bu kadar güzel ve çekici olur muydu? Hayatı güzelleştiren, belki de bu geçici ve fani yönü. Hayat bitmese, ölüm başımıza gelmese, ahirete nasıl geçilecekti, düşünülmeye değer doğrusu. Burada kalan dostların sayısının azaldığı, ahirete gidenlerin ise her gün çoğaldığı bu diyarda gurbetimiz oraya, anavatana geçmekle ve dostlarımıza kavuşmakla sona erecek. Hasret Sevgililer Sevgilisine kavuşmakla bitecek.

“Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber,

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?”

Clüm saatinden daha güzel bayram mı arıyorsun ey nefsim? Dostum beni çağırdığı zaman nasıl koşarak gitmem ki? Yalnızlık çevremi kuşatmaya başlamışsa...

Selim Gündüzalp

Canımla...(: ♥ :)

Comments

kuLmawii Tuesday, June 21, 2011 7:51:03 PM

şeb-i arus olsun ölümlerimiz...ümmedi Muhammed A.S'mın

funya Wednesday, June 22, 2011 5:01:47 AM

InsAllah mawisim

İbrahim ÇELİKinfinitelight Thursday, June 23, 2011 2:28:13 AM

Ölüm ölmüyor ! hem ölmek için yaşamıyormuyuz ½ ? ölmemek için birde direniyoruz...

funya Thursday, June 23, 2011 6:55:54 AM

ölüm öldürülmüyor kabrin agzi kapanmiyor o zaman neden deliler gibi bu dünyaya ait gibi yasamaya calisiyorum

Garip Kul tahsin33 Thursday, June 23, 2011 7:22:19 AM

Ahiret bu dünyada kazanılır, onun için henüz elimizde fırsat varken inançlarımızı ve amellerimizi yeniden gözden geçirelim.
Asr suresi bu konuda iyi bir bilgidir.

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

1- Asra andolsun;
2- Gerçekten insan, ziyan içindedir.
3- Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.

İnş. ziyanda olanlardan olmayız.

funya Thursday, June 23, 2011 12:13:48 PM

InsAllah... Saol arkadasim

Melik HakerMelikhaker Tuesday, July 5, 2011 7:30:22 PM

Ey kardeşim
Ölmeden önce dirilmek gerekir
Her insan ölü doğmaz mı dünyaya
Bir küçük candır
Dahası konuşması anlaması bir başka.

Zamanla akleder, sever, vicdanını bilir
Ve büyür o küçük beşer
Ve anlar ki yol ayrımındadır.
Ya dirilecek
Ebedi bir aleme gerçeçek
Ya bu alemi son bilip
Her gün ölümlerden ölüm beğenecek.

Ölüm dirilmeden olmaz
Zaten dirilen Hakla ölmez.
Şehitler şahitler ölmez
Neden hayatlarının anlamını bulmuşladır
Şahittirler Allah'ın ilahlığına
Şahitlikleri canlarıyla mühürlenmiş
Şehitler ölmez
Şehitler dirilir
Ölenler kendini bilmeyen
Bir solucan gibi yaşayanlardır.

Write a comment

New comments have been disabled for this post.