Azrail
Thursday, January 14, 2010 11:36:47 AM
Zaman zaman insan suretinde peygamberlerle görüşen ölüm meleği Azrail (a.s.), Hz. Süleyman (a.s.)'ın ziyaretine gitmişti. O sırada orada bulunan bir gence manalı ve hayret dolu gözlerle baktı. Kısa süren bir sohbetten sonra da izin isteyip ayrıldı.
Genç, Hz. Süleyman'a onun kim olduğunu sordu. Hz. Süleyman "Azrail'di" d...iye cevap verdi. Birden gencin içine bir korku düştü. Yüzü sarardı ve tir tir titremeye başladı. Hz. Süleyman bu durumu görünce, "Ne oldu sana , nedir bu halin? Metin ol, o senin için gelmedi, zaman zaman yanıma gelir" dedi. Genç:
"O çok tuhaf ve manalı gözlerle baktı. İçime bir korku düştü" dedi ve şu dilekte bulundu:
"Ey adaletli hükümdar! Allah (c.c.) rüzgarları senin emrine verdi. N'olur, rüzgarlara emret de beni Hindistan'a götürsünler. Azrail'den uzak olmak istiyorum. Bir müddet orada kalıp dönersem içimi dolduran bu korkudan kurtulurum."
Hz. Süleyman (a.s.) gencin ricasını kabul etti ve rüzgarlara emretti. Onlar da onu Hindistan'ın Seylan Adası'na uçurdular.
Ertesi gün Azrail (a.s.) yine uğrayınca Hz. Süleyman, bir gün önce olanları hatırlatıp gencin durumunu sordu. Azrail (a.s.) şöyle cevap verdi:
"Ey Allah'ın peygamberi, benim o gence manalı bakmamın nedeni, onu burada görünce şaşırmam dolayısıyla idi. Çünkü Allah (c.c.) bana o günün gecesinde onun ruhunu Hindistan'da almamı emretmişti. Bu adamın yüz tane kanadı olsa yine de o vakte kadar Hindistan'a gidemez, diye düşündüm. O yüzden kendisine tuhaf tuhaf baktım. Fakat Hindistan'a gidip tam vaktinde onun da oraya gelmiş olduğunu görünce emri yerine getirdim ve Allah'ın takdirine hayran oldum. Sana bugün tekrar uğramamın nedeni de, bu işin sırrını ve dün benden sonra olanları öğrenmek içindi."
Hz. Süleyman,
"O güya senden uzak olmak ve ölümden kurtulmak için oraya gitmek istemişti" dedi ve olanları anlattı.[/COLOR]
Genç, Hz. Süleyman'a onun kim olduğunu sordu. Hz. Süleyman "Azrail'di" d...iye cevap verdi. Birden gencin içine bir korku düştü. Yüzü sarardı ve tir tir titremeye başladı. Hz. Süleyman bu durumu görünce, "Ne oldu sana , nedir bu halin? Metin ol, o senin için gelmedi, zaman zaman yanıma gelir" dedi. Genç:
"O çok tuhaf ve manalı gözlerle baktı. İçime bir korku düştü" dedi ve şu dilekte bulundu:
"Ey adaletli hükümdar! Allah (c.c.) rüzgarları senin emrine verdi. N'olur, rüzgarlara emret de beni Hindistan'a götürsünler. Azrail'den uzak olmak istiyorum. Bir müddet orada kalıp dönersem içimi dolduran bu korkudan kurtulurum."
Hz. Süleyman (a.s.) gencin ricasını kabul etti ve rüzgarlara emretti. Onlar da onu Hindistan'ın Seylan Adası'na uçurdular.
Ertesi gün Azrail (a.s.) yine uğrayınca Hz. Süleyman, bir gün önce olanları hatırlatıp gencin durumunu sordu. Azrail (a.s.) şöyle cevap verdi:
"Ey Allah'ın peygamberi, benim o gence manalı bakmamın nedeni, onu burada görünce şaşırmam dolayısıyla idi. Çünkü Allah (c.c.) bana o günün gecesinde onun ruhunu Hindistan'da almamı emretmişti. Bu adamın yüz tane kanadı olsa yine de o vakte kadar Hindistan'a gidemez, diye düşündüm. O yüzden kendisine tuhaf tuhaf baktım. Fakat Hindistan'a gidip tam vaktinde onun da oraya gelmiş olduğunu görünce emri yerine getirdim ve Allah'ın takdirine hayran oldum. Sana bugün tekrar uğramamın nedeni de, bu işin sırrını ve dün benden sonra olanları öğrenmek içindi."
Hz. Süleyman,
"O güya senden uzak olmak ve ölümden kurtulmak için oraya gitmek istemişti" dedi ve olanları anlattı.[/COLOR]







funya # Thursday, January 14, 2010 8:10:20 PM
funya # Thursday, January 14, 2010 8:36:03 PM
suyahapsettim # Friday, January 15, 2010 6:45:45 PM
haşa.. çok saçmalamış olurum değil mi ?
yaızıyı ilk okuduğumda,
defalarca okuduğum kitaptan bir kaç satır
geldi aklıma yukarıda ki zevzekliğimi bi tarafa
bırakıp onunla bitireyim...
Kim kazandı ?
Odunlar mı..? Küller mi..?
Terziler mi..? Kumaşlar mı..?
Avcılar mı..? Kuşlar mı..?
Kim kazandı..?
Gülleler mi..? Surlar mı..?
Salonlar mı..? Kırlar mı..?
Değnekler mi..? Körler mi..?
Kim kazandı..?
Diriler mi..? Ölüler mi..?
Çobanlar mı..? Sürüler mi..?
Efendiler mi..? Köleler mi..?
Kim kandı..?
Sevqili Dost,
Herkes kaybetti. Ölüm kazandı..
Mezar taşlarına: "Huve'l Bâki " kazındı.
funya # Friday, January 15, 2010 8:34:00 PM
kuLmawii # Friday, January 15, 2010 9:07:06 PM
Çok sevindim seni gördüğüme…
Hazırım, gidelim…
Örtün artık şu duvağı yüzüme
diyenlerden olalım inşALLAH..
funya # Friday, January 15, 2010 9:14:04 PM
amin ....
kuLmawii # Friday, January 15, 2010 9:15:48 PM
GARİP EYLER SEVGİLİYE YOLCUYU..
İLAHİ AZRAİLL SEN ADAMI ÖLDÜRÜRSÜN..
funya # Friday, January 15, 2010 9:22:28 PM
Karahitaykarahitay # Friday, January 15, 2010 10:04:46 PM
Karahitaykarahitay # Friday, January 15, 2010 10:07:48 PM
KuLahuzar # Monday, January 18, 2010 9:50:14 AM
..davut a.s ey azrail dostun canı alınır mı hiç der..
bi soru karşısında azrail a.s ALLAHın huzuruna varıp ne yapması gerektiğini sorar..
ALLAH c.c..deki davuta..dost dosta varmak istemezmi..
davut a.s bu cevap karşısında tamam der ya azrail..hazırı..m
Karahitaykarahitay # Monday, January 18, 2010 10:02:40 AM
KuLahuzar # Monday, January 18, 2010 10:03:54 AM
yanlışlarım için Mevlam affetsin.
funya # Monday, January 18, 2010 12:18:15 PM